Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Azerbaycan Cumhuriyet Başsavcılığı 7 Türk vatandaşı hakkında ‘Darbeye teşebbüsten” tutuklama istedi!

Azerbaycan Cumhuriyeti Başsavcılığı, 7 Türk vatandaşı hakkında gıyabi tutuklama kararı

7 kişi Azerbaycan’da darbeye teşebbüsle suçlanıyor!

Azerbaycan Cumhuriyeti Başsavcılığı, Türkiye’de yaşayan ve faaliyet gösteren 7 kişi hakkında gıyabi tutuklama kararı aldırıldığını açıkladı. Söz konusu kişiler hakkında uluslararası arama başlatıldığı bildirilirken, soruşturmanın sosyal medya paylaşımları ve diplomatik temsilcilikler önündeki protestolarla bağlantılı olduğu belirtildi.

Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, tarihinin en gergin ve tedirgin günlerinden geçiyor. Daha önce Azerbaycan Devlet Başkanı ilham Aliyev isim vermeden Türkiye’yi ülkesinin iç işlerine karışmakla suçlamıştı; Azerbaycan’da savcılık dün ilginç bir adım atarak 7 Türk vatandaşını ülkede “darbeye teşebbüs” ile suçladı.

Azerbaycan Devlet Haber Ajansı AZERTAG’ın aktardığına göre, Azerbaycan Başsavcılığı, gıyabi tutuklama kararı verilen kişilerin Rıdvan Kaya, Zekeriya Ceran, Fatih Tezcan, Ahmet Şanlı, Fahrettin Taşkaya Saral, Abdurrahman Tumer ve Alparslan Tanrıkulu olduğunu duyurdu.

Açıklamada, söz konusu kişilere Azerbaycan Ceza Kanunu’nun farklı maddeleri kapsamında suçlamalar yöneltildiği kaydedildi.

Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmada, 7 kişi hakkında Azerbaycan Ceza Kanunu’nun 281.2, 283.2.1 ve 167-3.1 maddeleri kapsamında işlem yapıldığı belirtildi.

Bu maddelerin, iktidarın zorla ele geçirilmesine ve anayasal düzenin zorla değiştirilmesine yönelik aleni çağrılar, şiddet yoluyla dini nefret ve düşmanlığın körüklenmesi ile dini aşırıcılık içerikli materyallerin hazırlanması, saklanması ve yayılması suçlamalarını kapsadığı aktarıldı.

Başsavcılık, soruşturmanın devam ettiğini ve uluslararası adli yardımlaşma ile iş birliği mekanizmalarının devreye alındığını açıkladı.

Söz konusu isimler arasında yer alan Tezcan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, laiklik ve cumhuriyet düşmanlığıyla biliniyor.

Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin okullara alınmadığı yönündeki iddialar üzerinden Ankara-Bakü hattında tartışmalar başlamıştı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in liderliğini yaptığı iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi (YAP), Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ve AKP milletvekillerinin açıklamalarına sert tepki göstermişti.

Türkiye’deki iktidar çevrelerini Azerbaycan’ın içişlerine müdahale etmekle eleştiren YAP, “AKP iktidarını bu zararlı siyasetten kaçınmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

 

Aygün Attar, Türkiye’de kendisine hakaret edenlere dava açtı.

Aygün Attar, Türkiye'de kendisine hakaret edenlere dava açtı.
Türkiye-Azerbaycan Dostluk, İşbirliği ve Dayanışma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Profesör Aygün Attar, sosyal medyada kendisine yönelik hakaret ve iftira içeren paylaşımlarda bulunan kişiler hakkında yasal işlem başlattı.
AZXEBER.COM’un haberine göre Aygun Attar bu bilgiyi sosyal medya hesabından paylaştı.
Profesör, şu ana kadar siyasi duruşu veya sosyal medyada yaptığı eleştiriler nedeniyle kimseye karşı kişisel bir dava açmadığını söyledi. 
Ancak, hakaret, iftira ve itibarını zedeleyen paylaşımlar nedeniyle mahkemeye çıkarılacak.
Attar, “Bugün itibariyle, sosyal ağlarda, X’te, Instagram’da, Facebook’ta ve hatta hiç kullanmadığım dijital platformlarda kimliğime yönelik yapılan tüm hakaret, iftira ve itibar zedeleme iddialarıyla ilgili olarak mahkemeye başvurma emri verdim. Avukatlarım dört yönde de çalışmalara başladı” dedi.
Profesör, Türk-Azerbaycan kardeşliği adına yürüttüğü faaliyetler nedeniyle her iki ülkeden bazı kişiler tarafından saldırıya uğradığını belirtti. Ayrıca, gönüllü avukatların da kendisine destek olmak amacıyla hukuki mücadelesine katıldığını sözlerine ekledi.
Aygün Attar, amacının hakaret ve iftira içeren paylaşımlara karşı hukuki mücadele yürütmek olduğunu vurgulayarak, “Korktuğum için değil, sınırlarını aşanlara göstermek için kabul ettim. Şükürler olsun ki, Allah’tan başka kimseden korkmuyorum, O’na kurbanlar sundum ve hayatımda hiç böyle bir korkum olmadı,” dedi.
Profesör Attar ayrıca, yasal işlemler sonucunda elde edilen tazminat fonlarının eğitim kurumlarına bağışlanacağını da açıkladı.
Haber ajansları