İBB davasının ikinci celsesi 33’üncü gününde ek iddianamenin tutuklu sanıklarının dinleneceği duruşmada, tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yarın sanık kürsüsüne çıkarak savunma yapması bekleniyor.
Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB davasında ikinci celsenin 33’üncü günü başladı. Bugün, birleştirilen ek iddianamenin tutuklu sanıklarının savunmalarının alınması bekleniyor. Yarın ise sanık kürsüsüne tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu çıkacak.
Tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı. Tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, ek iddianame kapsamında savunmasını yapmak üzere sanık kürsüsüne ilk gelen isim oldu.

Ek iddianamede kendisine yöneltilen suçlamaları reddeden Keleş, adının yalnızca eylemlerin başındaki şüpheli listelerinde ve cezalandırılmasının istendiği kalıp ifadelerde geçtiğini belirterek, “Tek bir somut olay, tek bir somut bulgu yoktur. İddia makamı niyet okumalar üzerinden şahsıma suçlamalar yöneltmiştir” dedi. İddianamede örgüt yapısı ve hiyerarşisine ilişkin herhangi bir somut tespit bulunmadığını savunan Keleş, “Bir örgütün varlığı iddiasını reddediyorum. Kimseyle aramda hiyerarşi ve emir talimat ilişkisi yoktur” ifadelerini kullandı.
İBB iştiraklerinden Ertan Yıldız’ın sorumlu olduğunu söyleyen Keleş, “Ek iddianamede deliller susuyor, bir beyan zinciri konuşmaya devam ediyor” dedi. Bazı sanıkların etkin pişmanlık kapsamında somut delillere dayanmayan beyanlarda bulunduğunu savundu.
Keleş’in avukatı Baran Kaya ise ek iddianamede eylemlerin örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleştirildiğine ilişkin delil bulunmadığını belirtti. Etkin pişmanlıktan yararlanan Ertan Yıldız’ın serbest olduğunu hatırlatan Kaya, bunun eşit muamele ilkesini ihlal ettiğini savunarak Keleş’in tahliyesini talep etti.
Keleş’in diğer avukatı Nergiz İnce de ana iddianamede iştiraklere ihale verilmesinin suç olarak tanımlandığını, ek iddianamede ise iştiraklere ihale verilmemesinin suç olarak ileri sürüldüğünü söyledi.
Keleş’in ardından tutuklu Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas savunma yaptı. Duruşma gününün doğum gününe denk geldiğini belirten Sukas, “Umarım bir sonraki doğum günümde ailemin yanında olurum” dedi. Ağaç AŞ’nin kamu kurumu ya da piyasa düzenleyici olmadığını ifade eden Sukas, “Şirket kâr amacı gütmektedir. Hayır kurumu değildir. Davada şirketin kâr etme amacı sorgulanmaktadır” diye konuştu.
Sukas’ın savunmasının ve sorgusunun tamamlanmasının ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Aranın ardından Sukas’ın avukatının beyanlarına geçilecek.
Dünkü duruşmada mahkeme başkanı, sanık savunmalarının tamamlanmasının ardından duruşma takvimine ilişkin açıklama yaptı. Buna göre, birleştirilen dosya kapsamında tutuklu yargılanan sanıkların savunmalarının alınmasının ardından yarın Ekrem İmamoğlu’na söz verilecek.
Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun savunması 4 gün sürecek. İmamoğlu ve avukatlarının çarşamba, perşembe, cuma ve cumartesi günleri boyunca savunma yapabileceği açıklandı.
İmamoğlu, ikinci celse başlarken 18 Ağustos oturumunda mahkeme başkanına “Ben susma hakkımı kullanmadım. ‘Susma hakkını kullandı’ kavramı tamamen uydurma bir kavramdır. Feragat diye bir kelimeyi de kabul etmiyorum” tepkisini göstermişti. Mahkeme, 17 Ağustos’ta Ekrem İmamoğlu’nun “uygun bir zamanda” savunma yapabileceğini söylemişti.
Dün, 96. Günde neler oldu?
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen, Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası’nın 96’ncı günü sona erdi.
8 Temmuz’da savunma yapamayan İmamoğlu’nun bu hafta savunma yapması bekleniyor.
İmamoğlu 9 Mart’ta başlayan ve tutuklu sanıkların dinlendiği ilk celsede daha uzun bir süre savunma yapma hakkı istedi ancak bu durum mahkeme heyeti tarafından reddedildi.
Mahkemenin verdiği süreyi altı saat olarak tanımlayan İmamoğlu bu kadar suçlamayla karşı karşıya kalan birinin savunma süresinin daha uzun olması gerektiğini belirtti yaşanan tartışmanın ardından mahkeme, “susma hakkını kullandı” şeklinde zapta geçirdi.
