Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TÜRK DEVLETİNİ KİRLETTİNİZ

Bir değil, iki değil, defalarca kirlettiniz. Binlerce yıllık tarihinde, her

Bir değil, iki değil, defalarca kirlettiniz. Binlerce yıllık tarihinde, her devletin onun önünde eğildiği, gittiği her yere adalet götüren, üzerinde sömürgecilik lekesi olmayan, dünyanın ve bölgesinin en saygın devleti olan Türk Devletinin alnına “HIRSIZ” damgasını vurdurdunuz, hem de “Paris İstinaf Mahkemesinin” kesinleşmiş kararıyla!

Dava, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi (IKBY) petrolünün, Irak Merkezi Hükümetinin izni olmadan, Türkiye üzerinden ihraç edilmeye başlandığı
21 Mayıs 2014 ile 30 Eylül 2018 tarihleri arasında yapılmasına Türkiye’nin izin vermesi ve Türkiye’nin (1976 Türkiye-Irak Petrol Boru Hattı Anlaşmasını) ihlal ettiği gerekçesiyle, Barzani Ailesinin şikayeti üzerine açıldı. (Barzani, AKP’nin Büyük Kongresinin ONUR KONUĞU idi!)

İlk Tahkim Kararı; ICC Tahkim Heyeti (Milletlerarası Ticaret Odası) Şubat 2023’te görüşülmüş ve Türkiye’nin aleyhine karar verilmiştir. Karar göre Türkiye 1,5 MİLYAR DOLAR Tazminat ödemeye mahkum edilmiştir.

Türkiye, ICC’nin bu kararına karşı, Paris İstinaf Mahkemesinde İPTAL Davası açtı. Temmuz 2026 da mahkeme, Türkiye’nin iptal talebini reddetti ve Tahkim Kararını hukuken kesinleştirdi.
Şimdi, kararın icrası için, ABD (Washington) mahkemelerinde Tenfiz işlemleri devam etmekte.

4 yıl 3 ay boyunca, komşu ülkenin petrolüne el koyup, Ceyhan Limanından satılmasına Türkiye adına kim izin verdi?
Bu yasa dışı işten CB Erdoğan’ın haberi ve izni olmamasını düşünmek mümkün mü? Peki yıllarca süren bu olay sırasında Enerji Bakanı olarak kimler görev yaptı ve bu hırsızlığa izin verdi?

Taner Yıldız; Onun döneminde başladı. Yıldız 1 yıl görev yaptı.
Ali Rıza Alaboyun; 2 ay görev yaptı.
Fatih Dönmez; 1 ay görev yaptı.
Berat Albayrak; Yaklaşık 3 YIL görev yaptı!

Peki, bu hırsızlığı başlatan ve 4 yıl 3 ay boyunca devam ettiren AKP’li BAKANLAR yargılandılar mı?
Türk Milletine bir açıklama yaptılar mı? NE OLDU BU YETKİLİLERE?

Ne mi oldu?
-17/25 Aralık Hırsızlık-Rüşvet olayındakilere ne oldu ise, o oldu!
-Halkbank ve Reza Zarraf, olayındakilere ne olduysa o oldu! (Sahi, Halkbank dolandırılırken, Ali Babacan Halkbank’tan sorumlu değil miydi?)
-TCMB rezervleri, kamu bankaları üzerinden satılmasına izin veren ve
128 MİLYAR DOLAR kayba neden olan Hazine Bakanına ne olduysa, o oldu!
-Ticaret Bakanlığına Dezenfektan alımında, Bakana ne olduysa, o oldu!
–Türk Telekom’un, Hariri Ailesine satışında oluşan zarara sebep olanlara ne olduysa, o oldu! (Özelleştirmeden Ali Babacan sorumlu idi.)
-Kamu İhale Kanunu ve Yap-İşlet-Devret projelerinde, devleti zarara sokanlara ne olduysa, o oldu!
-Deniz Feneri e.V davasında, soygunu kabullenmelerine rağmen, Türkiye ayağında kimse tutuklanmadı.

Peki, FON VURGUNUNDA ne olacağını umuyorsunuz?
Türk Devletini dünya kamuoyunun gözünde “HIRSIZ YATAĞINA” çevirenlerden ne bekliyorsunuz ki?

Sağlık ve başarı dileklerimle

19 Ekim 2026

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

Rıfat Serdaroğlu'ndan Erdoğan hakkında suç duyurusu açıklaması

AKP YOZLAŞMIŞ BİR YAPIDIR

Yasal ve kurumsal bir görünüm altında, kamu kaynaklarını, halkın birikimlerini veya ortak değerleri sistemli bir şekilde yağmalayan yapılara verilen ad “Yozlaşmış Yapıdır.”

Bir ay önce patlayan “FON VURGUNU” böyle bir yapının işidir.
Bir esrarengiz güç, bir taraftan devletin yasa ile verdiği denetim ve düzenleme hakkı olan kurumlarını baskılayıp durduracak, bir taraftan bu kurullara kendi yandaşları arasından liyakatsiz ve emir alan kişileri atayacak, bir taraftan da parti teşkilatlarında çalışan gençlerden ahlaki bozukluk sahiplerini, özel sektörde görevlendirecek, sonucunda ise Cumhuriyet Tarihinin en büyük soygununu yapacak. Bu ancak “Organize Yozlaşmış” yapıların işidir.

AKP benzeri yapılar, iktidara halka hizmet için gelmezler, getirilmezler.
Bunlar, düşmanı oldukları kendi DEVLETLERİNİ ELE GEÇİRİP, emperyalistlerin emrettiği şekilde dönüştürmek, gerekiyorsa parçalamak için gelirler, getirilirler.

AKP için “kamuya yansımamış, yolsuzluk” hiç problem değildir.
Yolsuzluğun ortaya çıkması EN BÜYÜK PROBLEMDİR.
AKP yönetimi, yolsuzluk yapana değil, yolsuzluk yaparken yakalananlara çok kızar.
Hatırlayın, AKP için Reza Zarraf denen piç, soygun ve rüşvetler yapılırken çok itibarlı biri idi. Hatta arkasında kocaman bir Türk Bayrağı ile ATV’ye çıkarılıp, “Türkiye’nin ihracatının %15’ini tek başına yapan kişi” olarak tanıtılmıştı!
TBMM Başkanı ve Bakanlar bu piçe madalya vermişlerdi. Ama ne zaman ki, yolsuzluk patladı, kahraman olan Reza Zarraf CASUS ilan edildi!

Ne oldu, hırsızlık yapan rüşvet alan Bakanlar ve esas büyük lokmayı yutan (Sekiz Milyar Dolar) görünmez adam? AKP, FETÖ ile kapışmasaydı, bu yolsuzluktan Türk Milletinin haberi olacak mıydı?

Kamuoyuna yansıyan finansal skandallarda veya yolsuzluklarda, düzenleyici ve denetleyici kurumların (SPK-BDDK-DDK-TAKAS MASASI-REKABET KURUMU-SAYIŞTAY vb.) felç olmuş gibi kalmaları, soruşturmaların kurum yöneticilerine veya siyasi sorumlulara uzanmaması, toplumdaki iktidara olan puanı sıfıra yaklaştırmaktadır.

İktidarlar geçicidir ve mutlaka biter. Önemli olan nasıl anılacaklarıdır.
İçinde hırsızların, dolandırıcıların, kural tanımayan, yozlaşmış kişilerin barındığı, korunduğu, kümelendiği ve yasa dışı faaliyetlerin odak noktası haline gelmiş yer, mekân veya kurumlar, idari birimler, organizasyonlar için kullanılan deyim “Hırsız Yatağıdır”. Umarım hiçbir parti böyle anılmaz…

Sağlık ve başarı dileklerimle

18 Ekim 2026

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

Doğru Parti Genel Başkanı Rifat Serdaroğlu Gaziantep'e geliyor.

HEPSİNİ KAPATIN ve SATIN

AKP’den önce televizyon mu vardı? Yoktu tabii ki!
AKP, iktidara gelirken TV Teknolojisini bilen “Dindar ve Kindar” İmam Hatipli gençleri de getirdi. Türk Milleti televizyonla böyle tanıştı! Ne gibi?
Tıpkı buzdolabı, traktör, çamaşır makinesi gibi!

TV’ler kuruldu ama, bazı TV’ler “Özgür Basın”, “Bağımsız Yayıncılık” diye tutturunca, AKP rahatsız oldu. Bazı TV sahipleri “Tutuklanma” korkusuyla veya FETÖ’cu iddiasıyla TV’lerini satılığa çıkardılar.
Devlete ihalesiz iş yapan Müteahhitler, “Babalarının Hayrına” aralarında 630 MİLYON DOLAR para toplayıp, dönemin Ulaştırma Bakanı 1000 Ali’ye yerine ulaştırması için verdiler. Birdenbire çok sayıda TV, hapishane arkadaşlarının ve damadın oluverdi…
Muhalif (!) kanal olarak birkaç tane kalmıştı. HALK TV’ye “Anayasa Mahkemesinin 14 Eylül 2023 tarihli kararına aykırı olarak el konuldu” ve kapatıldı.

Bence AKP getirdiği (!) televizyonların tamamını kapatsın ve her birini dijital kumarhane yapması için, “Torbeş Tüpçüye” versin. Hem eleştiriden kurtulur hem de yol bulurlar. AKP; Hepsini kapatıp, satmazsa hatırımız kalır. Bunlarla mı uğraşacak, yahu? Ağız tadıyla “Günah İşleme Özgürlüklerini” yaşayamadı AKP’nin veletleri!

Fakat bir gerçeği AKP üst yönetimine ve özellikle yiğit sözcüsüne anlatmam lazım. Sonra anlatmadın be abi demesin pudracılar, foncular, Gay barcılar!

Allah, sadece Türk Milletine çok özel bir duygu vermiş! Başka millette yok.
Eskiler buna “Hiss-i Kable’l-Vuku” derlerdi! Halk diliyle anlatırsak;
Bir olayın gerçekleşeceğini ÖNCEDEN kalben ve sezgisel olarak hissetme durumudur.

Bir örnek verelim;
Kurtuluş Savaşı öncesi! Köylerde geceleri “ÇOBAN ATEŞLERİ” yanıyor ve köyler, Mustafa Kemal Paşa Komutasındaki “Türk Ordusuna” katılacaklarını açıklıyordu.

Erzurum’un İspir İlçesi Zeyrek Köyü! Köyün yaşlı ebesi Şadiye Ana, tek oğlu Mert ile beraber yaşıyordu. Başka kimsesi yoktu. Birgün Mert anasına dedi ki; “Ana bana izin ver, ben gideceğim!” Anası; “Nereye gidecen oğlum?”
“Anacığım, vatan işgal altında imiş. Ben Mustafa Kemal Paşanın yanına gidip onunla beraber savaşacağım. Ben ona inanıyorum. Vatanı o kurtaracak?
Şadiye Ana; “Oğlum, sen köyden dışarı çıkmadın. Paşayı nerden bilirsin?”
Mert; “Ana, benim kalbim yanılmaz. Kalbime öyle doğdu!”

İşte “Hiss-i Kable’l-Vuku” budur. Türk Milleti kim iyi, kim kötü, kim dost, kim düşman, hisseder. Türk Milletini “Dini duygularını” istismar ederek bir dönem aldatabilirsiniz. Ama sadece bir zaman için.

Türk Milleti; AKP’yi, Saray’ı, MHP ve Bahçeli’yi, PKK Temsilcisi DEM Partiyi, CHP’yi, Yeni Partiyi, Hüda-Par’ı ve diğerlerini çok iyi anladı, tanıdı.

Nereden biliyorsunuz derseniz. Biz devamlı sahadayız. Türkiye’nin her yerinde siyaset arkadaşlarımız var. Her gün konuşuruz!
AKP ve Saray, ne yaparsa yapsın artık Türk Milletinin gönlünü kazanamaz.
PKK Lideri Bebek Katiline kapısını açan “Vatan-Millet-Tarih” düşmanlarına, Türk Milleti sonsuza kadar kapısını kapatmıştır. İster inanın, ister inanmayın, yakında göreceksiniz…

Sağlık ve başarı dileklerimle

17 Ekim 2026

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı