(Resmi evrakta sehven demek, bir hatanın yanlışlıkla, dalgınlıkla ya da unutkanlık sonucu yapıldığı, demektir.)
Anayasal hukuk düzenlerinde devlet, şiddet ve zor kullanma tekelini elinde tutan en üst otoritedir. Bu otoritenin en somut ve en ağır yaptırımlarından biri de mülkiyet hakkına müdahale olan el koyma ve tedbir kararlarıdır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, FON VURGUNU şüphelilerinden 141 kişi için mal varlıklarına el koyma kararı verdi ve uyguladı.
Fakat ertesi gün bu kişilerden 29’unun el koyma kararını “Sehven Konduğu” gerekçesiyle kaldırdı!
Bir kişinin mal varlığına tedbir konulması, sadece bir dijital sicil kaydı veya kağıt üzerindeki bir şerhten ibaret değildir. Tedbir kararı uygulandığı an;
-Kişinin banka hesapları dondurulur, ticari faaliyetleri durur!
-Çalışan personelin maaşı ödenmez, tedarikçilere olan borçlar aksar.
-Ailesinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin temel yaşam gereksinmelerini karşılama imkanı kısıtlanır.
-Karar kamuoyuna yansıdığı an, kişinin lekelenmeme hakkı, telafisi imkansız şekilde zedelenir.
Yargı makamlarının elindeki yetki ne kadar ağır ve kısıtlayıcıysa, o yetkiyi kullanırken sergileyeceği dikkat, özen ve sorumluluk da o kadar yüksek olmak zorundadır. İnsan hayatını, aşını, işini ve ailesini doğrudan etkileyen kararlarda “SEHVEN” gerekçesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan ve kamu vicdanını yaralayan son derece vahim bir idari ve yargısal hatadır…
Bu olay benzerini daha önce AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın FON VURGUNCUSU oğlunun malvarlığına önce el konması, sonra kaldırılmasında yaşadık.
Yine daha dün, HALK TV kanalına el konulması ve kayyım atanması çirkinliğini gözlemledik. Kayyım atanmasının gerekçesi olarak Savcılıkça “rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve kara para aklama” gösterildi.
Yani, kayyım atanması Halk TV’nin yayın politikasından kaynaklanmıyor.
Halk TV’ye atılan suçlar, kişilerin işleyeceği suçlardır. Eğer Savcılığın iddiası doğruysa ve delillendirilebiliyorsa kişiler suçlanabilir. Halk TV bir kurumdur.
Kuruma el koyup, kayyım atama haksız ve yanlış bir karardır. Karar Türkiye’yi karanlığa bir adım daha yaklaştırmaktır.
Israrla ve sürekli olarak söylüyoruz ki, AKP artık yönetme yeteneğini kaybetmiştir. İktidarda kalmak için çabalaması onun her gün biraz daha
bataklığa gömülmesini getirmektedir. Sonları çok yakındır ve ibretlik olacaktır. Mücadeleye devam…
Sağlık ve başarı dileklerimle
16 Ekim 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

FON’DA ZORLAMA OLMAZ !
“FON VURGUNUNDAN” paraları götüren uyanık Badem, insanlarımızın dolandırılmayı ne kadar sevdiğini görünce, yeni bir plan yaparak gazetelere şöyle bir ilan vermiş!
“TÖVBE FONU HESABI” açılmıştır. Fon vurgunundan darbe yiyen vatandaşlarımıza destek olmak amacıyla “Biatsa biat, İtaatsa itaat” düsturuna inanmış dindar vatandaşlarımızdan, gönül rızasıyla bu hesaba para göndermelerini istirham ediyoruz. Tek şartımız “Gönüllü olup, istemeden vermenizdir.” Bildiğiniz gibi dinde ve fonda zorlama olmaz! Ne verirsen elinle, o gelir seninle…”
(Tövbe Fonunda ilk gün ne kadar para toplandığı, yoğun müracaat nedeniyle ancak yarın hesaplanıp açıklanacaktır!)
Beynimiz için 1,5 kiloluk evren denir.
Beynimiz diğer organlarımıza benzemez. Doğarken sahip olduğumuz Kalp-Böbrek gibi organlarımız, öldüğümüz zaman fiziki gelişme dışında, aynı organlar olarak kalır.
Beynimiz ise hayatımız boyunca evrimleşme ve gelişme yeteneğine sahiptir. Ona yapması için yeni şeyler bulduğunuzda, sizi yeteneklerin kaynağı haline getirir. Beynimiz dünyayı yorumlamakla kalmaz, onu yaratmaya çalışır.
Bu yaratıcılık hiçbir bilgisayarın boy ölçüşemediği, canlı, daima yenilenen bir ilham kaynağıdır.
Bir insanın beynini kullanabilmesinin yolu, sorgulayıcı-araştırmacı-tartışmacı olmasından geçer. “Biatsa biat, İtaatsa itaat” diyen ve sorgulamadan dolandırıcılara inanan insanların beyni, hiç kullanılmadığından yepyeni kalır…
Biat kültürüyle yetişmiş bir Badem, arkadaşının ofisine gider.
Arkadaşının bürosundaki nefis sarışın sekreterini görünce nefesi kesilir ve sorar; “Nereden buldun bu afeti huriyi yahu?”
Arkadaşı; Aslında o bir robot. Ama müthiş yapmışlar. Bir defa mesai endişesi yok. 24 saat emrinde. Yıllık izin yok, yaşlanmaz, şişmanlamaz. Her işi yapar, der! Badem nereden aldığını öğrenir ve hemen kalkar!
Birkaç gün sonra arkadaşını telefon ile arar;
“Ahretlik, hastaneden arıyorum. Senin robottan ben de aldım, her şey iyi gidiyordu, Ama Hocam insan söyler ya! Robotun bacak arasındaki delik kalemtıraşmış yahu…”
Hadi, oylar AKP’ye, paralar “Tövbe Fonu Hesabına” Yaparsa AKP yapar…
Sağlık ve başarı dileklerimle
16 Ekim 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
