AKP MV’i içinde, namuslu-haram yemeyen biri varsa, lütfen beni dava etsin!
Dava etsin ki, “Hırsızlık Partisi” haline gelmiş AKP’nin yediği haltları, devletin kayıtlarına geçirelim…
Bunların yaptığını Sülün Osman-Jet Fadıl-Selçuk Parsadan-Tosuncuk bile yapamaz. Mütedeyyin insanlarımızın “Seccade Şeytanı” dedikleri bu çakalların, yasalarla oynayarak, hırsızların önlerini açtıklarını özet olarak takdim ediyoruz! Başta CHP olmak üzere tüm muhalefet partilerinin Genel Başkanlarını gözlerinden öperim. Karşı çıkmadıkları gibi, yaklaşan soygunu Türk Milletine anlatmadılar bile! Gerçi bilmediklerini nasıl anlatsın ki bu kişiler…
1)YARGIÇLARIN ŞAHSİ SORUMLULUĞU
2011 öncesi Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanunu (HUMK) döneminde, bir Yargıcın, KASITLI/ AĞIR KUSURLU/ HUKUKA AYKIRI KARAR VERMESİ durumunda, zarar gören vatandaş doğrudan Yargıcın şahsına karşı tazminat davası açabiliyordu! AKP tarafından 2011 yılında HMK) Hukuk Mahkemelerinin 46’ncı maddesi sistemi kökten değiştirildi. Yargıçların, yargısal faaliyetlerinden dolayı açılacak tazminat davalarının doğrudan Devlete açılması hükme bağlandı! Sözde, devlet tazminat öderse Yargıca rücu edebilecekti. Bugüne kadar böyle bir olay yaşanmadı…
Böylelikle, Yargının bağımsızlığından ziyade, siyasi iktidarın güdümünde bir ceza ve ödül mekanizmasına dönüşmesi sağlandı. Akın Gürlek’in hakkındaki yolsuzluk iddialarına yanıt vermemesi bundandır. Böylece Hukuk Devletinden, Yargıçlar Devletine geçmiş olduk!
2)TEFTİŞ KURULLARININ KAPATILMASI, İŞLEVSİZLEŞTİRİLMESİ
Hesap Uzmanları Kurulu (Kuruluş 1945), Maliye Teftiş Kurulu Kuruluş 1879),
10 Temmuz 2011’de 646 Sayılı KHK ile kapatıldı!
SAYIŞTAY RAPORLARININ SAVCILIĞA DİREKT GÖNDERİLMESİ ENGELLENDİ
19.12. 2010 da 6085 Sayılı Sayıştay Kanunu yürürlüğe girdi. 2012 ve 2013 te
ek torba yasa değişiklikleriyle, Sayıştay Denetçilerinin tespit edip doğrudan Savcılığa bildirmeleri mümkün olmaktan çıkarıldı.
C. SAVCILARININ RESEN SORUŞTURMA AÇMASININ ENGELLENMESİ
17/25 2013 Hırsızlık- Rüşvet- Soygun olaylarının ardından AKP, 21.12. 2013 te, ADLİ KOLLUK YÖNETMELİĞİNDE köklü değişiklik yaptı.
Sonuçta; Savcılar “Cumhuriyetin Savcısı” olmaktan çıkarılıp, Adalet Bakanlığına ve dolayısıyla İKTİDARA BAĞLI BAŞSAVCILARIN elemanı haline getirildiler. Başsavcıların onay vermediği hiçbir dosya açılmadı.
3)SORUŞTURMALARDA GİZLİLİK KARARI REZALETİ
Aralık 2014 te, 6572 sayılı kanun ile CMK 153’ncü maddesine geri getirildi,
Sonuçta “Katalog Suçlar” (terör-anayasal düzene karşı suçlar vb) gerekçe gösterilerek, Sulh Ceza Yargıçlıkları üzerinden her dosyaya otomatik gizlilik
kararı verilmeye başlandı. İnsanlar neyle suçlandıklarını bilmeden, avukatları tek evrak okuyamadan aylarca tutuklu kalmaya başladı.
4)KESİNLEŞMİŞ KARAR OLMADAN, MALA EL KONULMASI-SATILMASI
15 Temmuz sonrası Olağanüstü Hal döneminde, 6 Ocak 2017 tarihli 680 sayılı KHK ile, CMK’nın 128 ve 248 maddelerinde değişiklik yapıldı.
Kaçak veya Terör iltisaklı şirketlere ve kişilerin mallarına (Kesinleşmiş Yargı Kararı) olmadan bu mallara el konulması, satılmasının yolu açıldı!
Aziz Türk Milleti;
Anayasa’nın kökeni, yürütmenin yetkilerini sınırlamak ve bütçenin HALK adına denetlenmesi esasına dayanır.
Denetim mekanizmalarını, Hesap Uzmanlarını, Sayıştay’ı, Bağımsız Savcıları ortadan kaldırdığınızda o aygıt, “Kamu yararına çalışan bir devlet” olmaktan çıkar. Gücü elinde bulunduran grubun, kendi bekasını korumak, kaynakları yandaşlarına dağıtmak, muhalifleri ezmek için kullandığı muazzam bir baskı aygıtına dönüşür. Bugün yaşadığımız derin ekonomik krizin de, toplumsal çürümenin de, temel nedeni denetimsiz kalan yürütme çarkıdır… Yarın devam edeceğiz!
Sağlık ve başarı dileklerimle 16 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

O KADAR UZUN DEĞİL
İki emekli parkta karşılaşmış ve sohbete başlamışlar!
Biri diğerine sormuş; Adın ne?
Diğeri yanıt vermiş; Muuuusaaaaa, demiş ve sormuş; Peki senin adın ne?
Biri; Benimki de Musa ama, o kadar uzun değil…
Avrupa Parlamentosu, 17 Haziran’da oylanacak “Türkiye Raporunda” Adalet Bakanımız Akın Gürlek” için “AB Yaptırım listesine alınmasını ve hesaplarının dondurulması/mal varlığına tedbir konulmasının oylanmasını” istedi ya, sert bakışlı Bakanımız, kendisi gibi sert bir açıklama yaptı!
Yeni siyasetçi Emlak zengini Bakan, Avrupa Parlamentosunu ve milletvekili olan raportörlerini, şafakta polis veya jandarma ile evinden aldırdığı İBB İtfaiye şoförü ile karıştırıp, bir de fırça attı!
Bakan Bey; “Biz egemen ve bağımsız bir hukuk devletiyiz! Türk Yargısının kararlarını kimse eleştiremez. Avrupa Parlamentosunun alacağı kararların yaptırımı yoktur. Boşuna uğraşma denir bu işe” diye gürledi!
O iş sizin bildiğiniz gibi değil Sn. Başsavcı Bakan! O kadar uzun boylu değil.
17 Haziran’da Türkiye Raporu oylanıp, kabul edilirse, konu AB Konseyine gelecek. AB Konseyi, üye ülkelerin Bakanlarından oluşur. Yaptırım uygulaması bu konsey tarafından yapılacaktır, verdiği kararlar kesindir.
Siz “Ben bu kararları tanımıyorum” diyebilirsiniz ama bir sabah kalktığınızda, Lüksemburg’daki milyonlarca dolarlık Yatınızı bulamazsınız. Yeni bir villa almak için bankaya gittiğinizde ne paranızı ne maaşlarınızı çekemezsiniz!
Siz istediğiniz kadar “biz Türkiye olarak Hukukun üstünlüğünün” geçerli, yargı kurumlarının bağımsız ve tarafsız olduğunu söyleyin, önünüze WJP’nin raporunu koyuverirler. (World Justice Project-Dünya Adalet Projesi) WJP, her yıl “Hukukun Üstünlüğü Endeksi-Rule of Law Index) yayınlar. Bunlar çok ciddi incelemeler sonunda verilen ve tüm dünyanın itibar ettiği raporlardır.
Türkiye için yapılan son araştırmaya göre;
Türkiye, Hukukun Üstünlüğünde 143 ülke arasında 115’nci sıradadır.
İfade Özgürlüğü-Adil Yargılanma da; 134’ncü sırada!
Yolsuzlukla Mücadele de 143 ülke arasında 73’ncü sıradadır!
Sn. Bakan siz bu karneyle Avrupa’ya giremezsiniz ve inandıramazsınız…
“Temel, ilk kez İstanbul’a gelmiş. Otobüs durağında beklerken, bir de insanların Belediye otobüsüne nasıl bindiklerini izliyormuş! İnsanlar ellerindeki bir kartı şoföre gösterirken “Paso” deyip biniyormuş. Temel, evlilik cüzdanını göstermiş ve paso demiş!
Şoför, hop dur bakalım dayı, bu ne, diye sormuş! Temel yine paso deyince, şoför; “Dayı, sen bununla ancak Fadime Yengeme binersin, otobüse değil” deyip Temel’i indirmiş…
Bakan Bey; Siyaset otobüsünden indirilmek istemiyorsanız, 16 mı 4 adet mi Villaları nasıl aldığınızı, Lüksemburg’daki milyonlarca dolarlık yatı, ve alın teri ile kazandığınız tüm yatırımlarınızı, belgeleriyle açıklayın ve Avrupalıların karşısına “Fatih’in Fedaisi Kara Murat” gibi çıkıp, belgeleri de yüzlerine çarpın.
Ya Fatih’in Fedaisi gibi, ya da karşısında esas duruşta durduğunuz Bilal Oğlan’ın yamağı gibi anılacaksınız! Cesur olun, tercih de karar da sizin…
Sağlık ve başarı dileklerimle 15 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
