Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

EMİNAĞAOĞLU açıkladı: Çerçeve Yasa’dan kimler faydalanacak? Selahattin Demirtaş hapisten çıkacak mı? Can Atalay, Osman Kavala…

Kamuoyunda “İkinci Çözüm”, “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürecin sonunda, Çerçeve

Kamuoyunda “İkinci Çözüm”, “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürecin sonunda, Çerçeve Yasa’nın TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçmesi üzerine, kimleri kapsayıp kapsamayacağına yönelik ayrı bir tartışma başladı.

12 maddelik çerçeve yasa niteliğindeki “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, 8 Ağustos’ta TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçti.

Teklife “Evet” diyen siyasi partilere tepki yağarken, Gezi tutukluları Can Atalay ve Osman Kavala ile Selahattin Demirtaş‘ın serbest kalıp kalmayacaklarına yönelik tartışmalar başladı.

Hukukçu Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU, Gezi davası nedeniyle hakkında mahkeme kararı kesinleşen Can Atalay ve Osman Kavala ile istinaf başvurusu bulunan Selahattin Demirtaş ile ilgili sorulara açıklık getirdi.

Ömer Faruk Eminağaoğlu (@eminagaoglu) / Posts / X

Ömer Faruk Eminağaoğlu (E. YARSAV Bşk.)

EMİNAĞAOĞLU: “AKP, BU SEFER DE PKK MENSUPLARI İÇİN KÜLLİYE’DE KAYYIM KURULU KURUYOR.PKK, AK’LANIYOR!”

“İHANETE HAYIR!
AKP iktidarının çıkardığı yeni Türk Ceza Yasası, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girdi.
Bu yasa döneminde suç işleyen yönetici dahil tüm PKK mensuplarına,
Dağdan indikleri üstelik aynı gün,
Ceza değil siyaset ve seçilme yolu!
Dağdan inenler hakkında, haliyle yokluklarında ifade alınamadığı için yargılama ve mahkümiyet kararı zaten olamaz.

O HALDE…

1- Haklarında hiç soruşturma açılmamışsa,
Külliye’de çalışan ve yasanın 7 nci maddesi ile kurulan Cumhurbaşkanının emrindeki (fiilen PKK Kayyım Kurulu olan) Kurul,
Bu kişiler hakkında soruşturma açılması izne bağlı olduğu için, soruşturma izni vermeyecek.
Bu kişiler böylece hiç bir engelle karşılaşmadan doğrudan siyasi hayata atılacak.

Can Atalay’a yaşatılanları bile yaşamadan…

2- Dağdan inenler hakkında soruşturma ve/veya kesinleşmemiş bir yargılama var ise,
Soruşturma ve/veya yargılamalar ertelenecek. (Md 3)
3- Önceden dağdan inmiş, soruştırma ve/veya yargılama söz konusu olmuş, bu süreçte tutuklanmış ve/veya ceza almış ancak cezalar kesinleşmemiş ise,
Bu kararlar bozulup bu kişiler salıverilecek. (Md 4)
4- Dosyalar/cezalar kesinleşemeyeceği için bu kişilere ASLA siyaset yasağı söz konusu olmayacak! (Anayasa md 76)
Yasa’da 7 nci maddeye göre oluşturulan Kurul’un, canı istediğinde ve herhangi bir süre de beklenmesine gerek kalmadan,
Bu konularda yargı organlarından hak yoksunluğunun kaldırılmasını isteyebileceği belirtiliyor ki,
Mahkeme bu kararı verse de vermese de, zaten Anayasa md 76’ya aykırı bir hak yoksunluğu söz konusu değil ki…

SONUÇ OLARAK…

YENİ TCK DÖNEMİNDE SUÇ İŞLEYEN VE DAĞDAN İNEN PKK’LAR,
Külliye’deki Kayyım Kurulu’nun lütfetmesiyle AYNI GÜN siyasi hayata…”
 
Osman Kavala'nın tutukluluğuna devam kararı verildi
(Osman Kavala)
 

Eminağaoğlu:

“Kişiye özel yorum ve değerlendirmeler yapılıyor.

Buna göre bir fikir benimserniyor…

Sağlıksız sonuçlara varılıyor.

Osman Kavala, Can Atalay Gezi davasından ceza aldıkları için bu yasadan yararlanamıyor.

Demirtaş hakkında Kobani davasında aldığı ve kesinleşmeyen ceza ile ilgili dava, 3 üncü madde gereği 10 yıl erteleniyor.
Demirtaş, 4 üncü madde gereği dosyası bölge mahkemesince bozulup tahliye ediliyor.
Demirtaş, 7 nci madde gereğince oluşturulan Kurul, canı ne zaman ister ve gerekli görürse, bu dosyayı yargı mercii önüne gönderiyor ve bu dosya ile ilgili hak yoksunluklarının kaldırılması kararı verilir deniliyor. (Md 7/4-a)”
 
Selahattin Demirtaş'tan 'Cumhurbaşkanlığı' açıklaması: 'Önerim gerekçe  sunulmadan reddedildi' - Son Dakika Siyaset Haberleri | Cumhuriyet
(Selahattin Demirtaş)
 
“A N C A K;
İŞİN İLGİNCİ,
Bu dosya kesinleşmediği sürece (ki zaten kesinleşemiyor), AY md 76 gereği henüz bu dosyaya bağlı bir hak yoksunluğu yok ki…
KURUL’un,
Canı istediğinde herhangi bir süre beklenmesine gerek de olmadan, yargı organından hak yoksunluğunun kaldırılmasını isteyebileceği belirtiliyor ki,
Mahkeme bu kararı verse de vermese de, zaten AY md 76’ya aykırı bir hak yoksunluğu söz konusu değil ki…
(NOT: Demirtaş’ın bu yasa kapsamı dışında kalan başka davalarının varlığı karşısında,
O davalarda ceza alıp almadığı, ceza almış ise o kararların kesinleşmiş olup olmadığı, o kararların Anayasa md 76, TCY md 53 yönünden seçilme haklarına etkisi konusu unutulmamalı.
Bu nedenle, Demirtaş sömürüsü de yapılmamalı)”
 
Can Atalay, 'bugüne kadar susanlar'a seslendi: Artık konuşun
(Can Atalay)
 
Ömer Faruk Eminağaoğlu:
“ANLAYAMADIK VEYA KANDIRILDIK DEMEYELİM.
YASADA DEMOKRATİKLEŞME KONUSUNDA TEK BİR HÜKÜM YOK.
10 MADDESİNİN 1O’UDA HUKUK BİR TARAFA, ANAYASA’YA DA AYKIRI.
PKK, FİİLEN CUMHURBAŞKANLIĞI’NA BAĞLANIYOR.
ŞEHİTLERE HAKARET EDİLİYOR.
ÖCALAN’A SİYASET YOLU AÇILIYOR.
BU İHANET VE HIYANETE HAYIR!
 
Suriye’de nasıl SDG devlete entegre edildi…
Aynı akıl, başka ve daha üst bir adım atarak tüm PKK mensuplarını çok daha üst noktalara biat ettiriyor…
Nasıl mı…
İşte sadece iki ayrı Kurul ile ilgili bazı ipuçları…”
 
 
Son dakika haberi... Ömer Faruk Eminağaoğlu CHP Genel Başkanlığı'na  adaylığını açıkladı | NTV Haber

Eminağaoğlu

“MGK

Öncelikle şunu söylemek gerekir ki, bu yasanın uygulanması, yasanın RG’da yayımı ile değil, MGK karar tarihi ile başlıyor.
Anayasaya göre, MGK tavsiye kararı alabilen bir organ iken, burada ise MGK, anayasaya aykırı olarak bağlayıcı karar organı haline getirilmiş. (Anayasa madde 118/3)
Kuşkusuz amaç; yasadaki bu düzenleme nedeniyle istendiğinde siyasi yararın AKP’ye, sorun olursa faturanın MGK’ya çıkarılması.
Artık MGK’nın, Cumhurbaşkanı’nın sözü dışında hareket etme olasılığı yok.
Çünkü MGK, Cumhurbaşkanı başkanlığında 5 sivilden (Cumhurbaşkanı yardımcısı, Adalet, İçişleri, Dışişleri, Milli Savunma bakanları) ve 4 TSK mensubundan (Genel Kurmay Başkanı, Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanları) oluşuyor.
MGK’nın gerek yapılanması, gerekse sadece sivil üye sayısı bile gözetildiğinde, Cumhurbaşkanı ne zamanı işaret ederse, yasanın uygulanması, o zaman başlayacak.
Artık seçimlerde/anayasa değişikliğinde bir görelim ben de seçimlerden/anayasa değişikliğinden sonra mı bakarım denilecek….
PKK ve mensupları konusunda her şey TBMM’nin değil, Cumhurbaşkanı’nın (Erdoğan’ın) iki dudağı arasında.”
 

“TAKİP, KOORDİNASYON, UYGULAMA KURULU” DENİLEN KURUL,

FİİLEN (PKK’LILAR İÇİN) BİR KAYYIM HEYETİ!

 
Yasanın 7 nci maddesi ile Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında 4 bakan (Adalet, İçişleri, Dışişleri, Milli Savunma) ve 3 bürokratın (MİT Başkanı, CB Genel sekreteri, MGK Genel Sekreteri) yer aldığı bir Kurul kuruluyor.
Bu Kurul, Bakanlar ve bürokratlar nedeniyle, tamamı bağımsız olmayan ve tüm üyeleri Cumhurbaşkanı’na bağlı ve sorumlu olanlardan oluşan bir Kurul.
Kurul, haklarında “henüz soruşturma açılmayan, soruşturulan, yargılanan, cezası infaz edilenler” dahil her düzeydeki tüm PKK’lılar konusunda yetki ve görev sahibi.
Bu Kurul işlemi olmadan yargı lehe hiç bir şey yapamıyor.
MGK kararı öncesi işlenen ve haklarında henüz soruşturma açılmayan her düzeydeki her bir PKK’lı hakkında soruşturma açılıp açılmaması artık bu Kurul’un İZNİNE bağlı.
KISACASI dağda olup, haklarında soruşturma olmayanlar konusunda, bu Kurul tarafından soruşturma izin verilmeyince, bu kişiler bırakın soruşturulmayı, tüm kapılar DOĞRUDAN AÇILDIĞI İÇİN doğrudan siyaset sahnesine…
Ayrıca yargı kararına bile gerek YOK!
(AKSİNİ SÖYLEYECEK TEKLİF SAHİPLERİ LÜTFEN SES ÇIKARSIN)
Bağımsızlığı olmayan (Cumhurbaşkanlığına daha doğrusu Cumhurbaşkanına bağlı) bu idari Kurul, PKK ve bileşenleri nedeniyle yine terör suçlarından soruşturulan, kovuşturulan, mahküm edilen herkes hakkında tek yetkili.
Kurul, yasa gereği soruşturma, yargılama ve cezasının infazı ertelenen İSTEDİĞİ her düzeydeki kişilerin dosyasını yargıya taşımada, hak yoksunlukları kaldırılması talebinde bulunma konusunda tek yetkili.
Bu Kurul’un yargıya taşımadığı hiç bir dosyayı yargı inceleyemiyor.
Kısacası bu Kurul, istediği PKK’lı hakkında işlem yapılmasını sağlayan, istemediğinin dosyasını bekleten, PKK’lıların tabi olduğu, biat edeceği, yoksa dosyaları rafta bekletebilecek adete ve de fiilen bir kayyım kurulu.
 

Artık her düzeydeki her PKK mensubu,

Cumhurbaşkanının tek söz sahibi olduğu bu kayyım kurulunun iki dudağından çıkacak söze bakacak.

BÖYLECE PKK ve PKK ile özdeş siyasi hareket, ayrıca bu Kurul yoluyla Cumhurbaşkanı’nın vesayeti altına giriyor.
Bu durum, PKK’nın da, Cumhurbaşkanının da razı olduğu, uygun bulduğu bir durum…
Yasanın hazırlanma şekli de bunu ortaya koydu…
 

ŞEHİTLERE VE YAKINLARINA HAKARET EDİLDİ!

Adam öldürme suçları işleyenlerin kapsam dışı bırakıldığı ifade edilip, şehit yakınlarına mavi boncuk dağıtılıyor.
Öte yandan, dağa kaldırılıp özgürlüğünden yoksun bırakma, malı mülkü ateşe verme, tecavüze uğrama, yaralanma mağdurları vb ile ilgili PKK’lılar yasa kapsamında.
Böyle olunca Anayasa Mahkemesi (geçmişteki örneklere bakınca), iptal kararı verip, öldürme suçlarını da yasa kapsamına sokacak. Bu nedenle şehit yakınları aldatılıyor!
 

ÖCALAN’A SALIVERME, UMUT HAKKI VE SİYASET YOLU GELİYOR!

01.06.2005 tarihi öncesindeki suçların yasa kapsamı dışında olduğu belirtilip, Öcalan’ın yasa kapsamında olmadığı mesajı veriliyor.
Böyle bir ayrımın hukuksal dayanağı asla yok ve bu tarih kısıtlamasını Anayasa Mahkemesi kesin olarak iptal edecek.
01.06.2005 sonrası, Öcalan’ın cezaevinden örgüt yönetme suçu konusunda da malüm Kurul soruşturma iznini, müneccim olmaya gerek yok ki vermeyecek… (Madde 3/son)
Öcalan ikinci kez soruşturulmayınca, 01.06.2005 tarihi konusundaki olası bir Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrasında da,
Öcalan da bu yasadan yararlanacak ve umut hakkına ilişkin yasa bile çıkmadan,
Malüm bu Kurul’un infaz yargıçlığından talebi ile adli sicil kaydı varken ve Anayasa’nın 76 ncı maddesine aykırı olarak bile Öcalan’a bile siyaset yolu açılacak!
Bir yargıç bu kararı vermez ise, verecek olan bulunur da, vermeyenin halini, vesayet altındaki HSK yoluyla varın düşünün…
 

SORUYORUZ:

Bir sorun çözülecek ise, neden anayasa yerle bir edilerek adım atılır da, anayasaya ve hukuka uygun adım atılmaz…
Çünkü yapılan aslında 2010, 2017 anayasa değişiklikleri sonrası bir adım daha atarak,
Gerçekte üstelik anayasanın ilk dört maddesini delen bir yasa değişikliği…
Çünkü bugün görünen duruma göre, çıkacak yasanın iptali konusunda Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmayacaktır!
Yasa ile Türkiye’deki kimin ne sorunu çözülüyor…
Hiç kimsenin hiç bir sorunu çözülmüyor, PKK meşrulaştırılıyor.
PKK ve her düzeydeki militanları konusunda Cumhurbaşkanı tek söz sahibi yapılıyor.
Kısacası her düzeydeki PKK mensupları, Cumhurbaşkanının iki dudağı arasına bakar hale getiriliyor, bir başka ifade ile fiilen Cumhurbaşkanına bağlanıyor.
Böyle olunca başlayan bu dönemde adeta PKK’nın başına Cumhurbaşkanı geçiyor.
Bu ihanet ve hıyanete hayır!

ÖMR FARUK EMİNAĞAOĞLU

 
 
 
 

SELAHATTİN DEMİRTAŞ ve Kobani Davası

Selahattin Demirtaş kaç yıl ceza aldı?

6-8 Ekim 2014 tarihinde çıkan sokak eylemlerine ilişkin görülen Kobani Davası’nda eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında 2024 yılında 42 yıl hapis cezası verilirken tutukluluk halinin devamına hükmedilmişti.

Müebbet cezası 20 yıla indirildi

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a ‘devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozmaya yardım’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi, cezası 20 yıla indirilmişti.

Demirtaş hakkında ayrıca ‘suç işlemeye tahrik’ten 4 yıl 6 ay, 21 Mart 2016’da yaptığı konuşmadan 2 yıl 6 ay, 29 Şubat 2016’da Diyarbakır’da yaptığı konuşmada halkı kanunlara uymamaya tahrikten 1 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

Kobani davasında kime ne ceza verildi?

Verilen cezalar, tahliye, tutukluluk ve beraat kararlarından bazıları şu şekilde:

-Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a devletin birliği ve bütünlüğünü bozmaya yardım suçundan 20 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan da 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmesine hükmedildi. Toplamda 28 yıl altı ay hapis cezası alan Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

-Eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçuna yardımdan 19 yıl hapsine, suç işlemeye tahrik suçundan da 4 yıl 6 ay hapsi ile tutukluluk halinin devamına karar verildi.

-Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’e devletin bütünlüğünü bozma suçundan beraat, örgüt üyeliğinden ise 10 yıl hapis cezası

-HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Alp Altınörs’e devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçuna yardımdan 18 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan ise 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

-Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) HDP Üyesi Ali Ürküt’e devletin birliğini bozma suçuna yardım suçundan 13 yıl 4 ay hapis cezası verildi.

-Cihan Erdal hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan 16 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan ise 4 yıl 6 ay hapis cezası kararı verildi.

-Dilek Yağlı hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan 16 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan 4 yıl 6 ay hapsine ve tutukluluk halinin devamına karar verildi.

-Eski HDP Milletvekili Emine Ayna hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat, örgüt üyeliğinden 10 yıl hapis cezası kararı verildi.

-Eski HDP milletvekili Ayla Akat hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat, terör örgütü üyeliğinden ise 9 yıl 9 ay hapis cezası verildi, ancak tutuklulukta geçirdiği süre göz önüne alınarak tahliyesine karar verildi.

-Aynur Aşan hakkında örgüt üyeliğinden 9 yıl 9 ay hapis cezasına karar verildi. Yurt dışına kaçarken yakalanmış olması nedeniyle tutukluluk hali devam edecek.

-Bülent Parmaksız hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçuna yardımdan 16 yıl hapis, suç işlemeye tahrik suçundan ise 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmesine hükmedildi ve tutukluluk halinin devamına karar verildi.

-Ayşe Yağcı hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat, örgüt üyeliğinden 9 yıl hapis cezasına karar verildi, ancak tutuklulukta geçirdiği süre göz önüne alınarak tahliyesine hükmedildi.

-Pervin Oduncu hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozmaya yardım suçundan 18 yıl hapsine, suç işlemeye tahrik suçundan 4 yıl 6 ay hapsine ve tutukluluk halinin devamına karar verildi.

-Zeki Çelik hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozmaya yardım suçundan 18 yıl hapis cezasına karar verildi.

-Zeynep Karaman hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçuna yardımdan 18 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına karar verildi.

-Zeynep Ölbeci hakkında örgüt üyeliği suçlamasına ilişkin yargılamanın tefrik edilerek Mersin’deki dosyası ile birleştirilmesine, propaganda suçundan 3 yıl 9 ay, devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat örgüt üyeliğinden ise 9 yıl hapsine, hükmen tutukluluk halinin devamına karar verildi.

-Menzir Çakır’a örgüt üyeliği suçundan 9 yıl hapis cezası verildi.
Gültan Kışanak’a, devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat, örgüt üyeliği suçundan ise 12 yıl hapis cezası verildi.

-Kışanak’ın tutuklulukta geçirdiği süre göz önüne alınarak, tahliyesine hükmedildi.

-Sabahat Tuncel’e devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat, örgüt suçundan ise 12 yıl hapis cezasına karar verildi.

-Tuncel’in tutukluluk süresi göz önüne alınarak tahliyesine hükmedildi. 

Sırrı Süreyya Önder’in devletin birliği ve bütünlüğünü bozma ile örgüt üyeliğinden beraatına karar verildi.

-Günay Kubilay hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçuna yardımdan 16 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan 4 yıl 6 ay hapis ve tutukluluk halinin devamına karar verildi.

-İsmail Şengül hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçuna yardımdan 16 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası ve tutukluluk halinin devamına karar verildi.

-Mesut Bağcık’ın devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraatına, örgüt üyeliğinden ise 9 yıl hapsine karar verildi.

-Meryem Adıbelli, devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat ederken, örgüt üyeliği suçundan 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Adıbelli’nin tahliyesine karar verildi.

-Nazmi Gür hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozmaya yardım suçundan 18 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası ve tutukluluk halinin devamına karar verildi.

-Altan Tan, devletin birliği ve bütünlüğünü bozma ile terör örgütü kurma suçundan ve hakkındaki diğer suçlamalardan beraat etti.

-Ayhan Bilgen’in devletin birliği ve bütünlüğünü bozma ile terör örgütü üyeliği suçlarından ayrı ayrı beraatına karar verildi.

-Aysel Tuğluk devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat etti.
Berfin Özge Köse tüm suçlardan beraat etti.

-Bircan Yorulmaz devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat etti.
Can Memiş devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat etti.
Emine Beyza Üstün devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat etti.

-Gülser Yıldırım devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat etti.
İbrahim Bilici devletin birliği ve bütünlüğünü bozma ve örgüt üyeliği suçundan beraat etti.

-Sibel Akdeniz beraat etti.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ, SELAHATTİN DEMİRTAŞ DAVASI

https://hudoc.echr.coe.int/eng#{%22itemid%22:[%22001-202342%22]}

OSMAN KAVALA ve GEZİ DAVASI

Osman Kavala ve Gezi Davası

Tanınan bir iş insanı ve filantropist olan Osman Kavala, ulusal ve uluslararası işbirliklerini güçlendirerek yerel kültürel inisiyatifleri destekleyen ve toplum nezdinde barış kültürü yaratmak için kültürel çeşitliliğe vurgu yapan Anadolu Kültür’ün kurucusudur. Kültürel mirasın korunmasına yönelik katkıları uluslararası kurumlar tarafından da takdir edilen Kavala, 2019 yılında Avrupa Arkeolojik Miras Ödülü’ne layık görülmüştür.

Osman Kavala, 18 Ekim 2017 tarihinde Suriyeli mülteci sanatçılarla yürütülecek bir projenin hazırlık çalışmaları için belediye yetkilileri ile görüşmek üzere gittiği Gaziantep’ten dönerken İstanbul’da bir havaalanında gözaltına alındı. Parmaklıklar arkasında geçirdiği 16 ayın sonunda hazırlanan iddianame, 2013 yılında Taksim Gezi Parkı’nda inşaat projesine karşı başlayan ve ülkenin 81 iline yayılan eylemlerin hükümeti devirmek amacıyla dış güçlerin bir komplosu olduğunu ve Kavala’nın bu komplonun yerli organizatörü olduğunu iddia ediyordu. Şu an, eylemlerin üzerinden beş seneyi aşkın bir süre geçtikten sonra, Osman Kavala kendisiyle birlikte 15 kişi ile birlikte yurt çapında gerçekleşen eylemler ile ilişkisine dair ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanıyor. Dava kapsamında tutuklu yargılanan tek kişi Osman Kavala. Ocak 2020 itibariyle, Kavala tam 27 aydır özgürlüğünden mahrum. 

10 Aralık 2019 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Osman Kavala’nın tutukluluğuna dair davada kararını açıkladı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5.1,5.4 ve 18. maddelerinin ihlal edildiğine karar vererek Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına hükmetti. Söz konusu kararın ardından, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi ve Avrupa Parlamentosu Osman Kavala’nın serbest bırakılmasına dair çağrılarını yineledi. AİHM kararı, Financial Times ve Süddeutsche Zeitung dâhil olmak üzere ulusal ve uluslararası medyada geniş yer buldu. 

Lakin İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi 24 Aralık 2019 tarihli duruşmada Adalet Bakanlığı’nın AİHM kararına itiraz etme ihtimalini gözeterek Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verdi. Kavala’nın avukatlarının da açıklamalarında belirttiği üzere, “AİHM kararlarının hukuki değerlendirmesini yapacak merci, tarafsız ve bağımsız Türk Mahkemeleridir, buna rağmen İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, söz konusu kararla süreci geciktirmek adına bu yetkisini Adalet Bakanlığı’na devretmiştir. Bu karar; hukuka aykırı olmasının ötesinde Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve uluslararası ceza hukuku prensipleri ile kurmaya çalıştığı bağları kopartacak niteliktedir”.

AİHM kararının uygulanmasının ertelenmesi, Kavala’nın hâlihazırda çok uzun süren tutukluluğunun daha da uzamasından öte sorunlara işaret etmektedir. Bu durumun yakın gelecekte dava nezdinde daha vahim sonuçlar doğurması ihtimalinin yanı sıra söz konusu erteleme Türkiye’de yargı sisteminin ve dolayısıyla temel hakların ve demokrasinin endişe verici durumunu ortaya koymaktadır.

( https://www.osmankavala.org/tr/osman-kavala-ve-gezi-davasi )

CAN ATALAY ve GEZİ DAVASI

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4631838