lang="tr" prefix="og: https://ogp.me/ns#"> Rifat Serdaroğlu: TÜRK MİLLETİ İÇİN HİÇ ÖZEL OLAMADINIZ, YA YÜZ KARASI? - Sonsöz Gazetesi | İlkeli Gazeteciliğin Ulusal Öncüsü
Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Rifat Serdaroğlu: TÜRK MİLLETİ İÇİN HİÇ ÖZEL OLAMADINIZ, YA YÜZ KARASI?

Tarih, yalnızca zaferleri ve gurur sayfalarını yazmaz. Milletin umudunu heba

Tarih, yalnızca zaferleri ve gurur sayfalarını yazmaz. Milletin umudunu heba eden kırılma noktalarını, sarsılan inançları ve sözlerin savruluşunu da yazar.

Yüz yılı aşan bir birikimin, Kurtuluş Savaşımızın siperlerinde harçlanan CHP
bu ülkenin yalnızca bir siyasi kuruluşu değil, bağımsızlığın, laikliğin ve çağdaşlaşmanın en büyük transatlantiği idi. Ancak son dönemde yaşananlar, Cumhuriyetçi ve Atatürk’çü seçmenin yüreğinde derin bir sızı, akıllarda ise yakıcı bir sorgulama bıraktı…

8 Kasım 2023’te büyük umutlarla Genel Başkanlık koltuğuna oturan ve
31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde Türk Milletinin basiretiyle partisini birinci sıraya taşıyan ÖZEL, tarihsel bir sorumluluğun eşiğindeydi. Türk Milleti
Cumhuriyet’in kurucu değerlerine ve sarsılmaz ilkelerine sahip çıkılsın diye
o yetkiyi verdi. Ne var ki, hemen ardından başlayan “Normalleşme” ve “Yumuşama” söylemleri, yıllardır Cumhuriyet’in temel niteliklerini hedef alan anlayışlara karşı gösterilmesi gereken ilkesel duruşu gölgeledi. İktidarın meşruiyet alanını genişleten adımlar atılırken, rejimin dönüştürülmesine ve laikliğe yönelik saldırılara karşı sergilenen esneklik, seçmenin iradesine yapılmış en büyük haksızlıklardan bir idi.

Seçim uğruna kurulan ittifaklar, ilkesiz kadrolaşmalar ve yerel yönetimlerde yaşanan iğrençlikler, yüz yıllık koca çınarı iktidarın ve yargı mekanizmasının müdahalesine açık hale getirdi. Siyasi deneyimsizliğin kurbanı edilen koca bir gelenek, ihale iddiaları, usulsüzlük söylentileri, şaibeleriyle anılır duruma düşürüldü.
Sonuç, kaçınılmaz bir parçalanma oldu. 24 Temmuz 2026’da atılan bir istifa imzasıyla CHP ortadan ikiye bölündü, milletin umudu olan o büyük çatı çatırdayarak ağır yaralar aldı.

Bugün gelinen noktada, kişisel nüfuz ikliminin yarattığı fezlekeler ve adliye koridorlarında yankılanan rüşvet iddiaları bir yana, Cumhuriyetçi seçmenin vicdanını asıl yaralayan hamle son virajda yapıldı.
Tarihsel kırılmaların yaşandığı bir dönemde, ilkesel çizgiden kopuşun simgesi haline gelen “Çerçeve Yasa” tasarısına “EVET” oyunun verileceğinin açıklanması bardağı taşıran son damla oldu. Cumhuriyetin temel hukuk prensiplerini ve üniter yapısını riske atan düzenlemelere destek beyan etmek, bu ülkenin kurucu iradesine verilen sözlerin tamamen terk edildiğinin açık bir göstergesidir.

Şimdi, Cumhuriyetçi, Atatürkçü ve vatansever her bir yurttaşın durup yeniden düşünme vaktidir.
Kurtuluş Savaşımıza koşarak giden insanlarımızın göğüslerinde birer parti rozeti mi vardı? Yakında öyle günler gelebilir ki, gerekiyorsa, hepimiz parti rozetlerimizi çıkarıp, siyaset cambazlarının suratlarına atarız. Önümüzdeki günlerde “Çakma Türk Milliyetçisi” olanların zoru gördüklerinde partilerini kapatıp, Sarayın arka bahçesine koşacaklarını göreceksiniz. Sadece bağırmakla, savaşların kazanılamayacağını, mutlaka “Birleşik Akıl” ve Stratejik düşünmeye sahip Kuvvacıların da devreye gireceği görülecektir.

Bu it-kopuk, soyguncu, küresel çete elemanlarına, tarikat artıklarına hadlerini bildirip, Atamızdan bizlere emanet cennet vatanımızı, aynı saflık ve temizlikle gençlerimize emanet edeceğiz…

İsimlerin, geçici koltukların ve kişisel ikbal hesaplarının ötesinde, asıl korunması gereken Atatürk’ün “en büyük eserim” dediği Cumhuriyet değerleridir…

Sağlık ve başarı dileklerimle 11 Ağustos 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı