Dergimizin Kasım-Aralık 2025 tarihli 14’üncü sayısındaki, “Atatürk’ün Çiftlikleri, Milli Tarım Ve Marabanın Efendi Olması” başlıklı yazımda, Atatürk’ün milli tarıma, tarımsal KİT’lere ve üretici kooperatiflerine örnek ve öncü olması amacıyla kurduğu çiftlikleri tanıtmaya çalışmış, çiftliklerde yaptıklarını ve tamamını devlete bağışlarken yaptığı vasiyeti aktarmıştım.
Atatürk’ün devlete emanet ettiği çiftliklerin sonraki iktidarlar döneminde nasıl talan edildiğini ele aldığımız bu yazıya geçmeden önce, çiftliklerin önemini hatırlamak için, yazıdaki iki bölümü buraya da aktarıyorum.
A-a.) ATATÜRK’ÜN ÇİFTLİKLER HAKKINDA VASİYETİ
Atatürk 11. 6. 1937 tarihinde Hasan Rıza Soyak’a yazdırdığı ve Soyak’ın da tanık olarak ayrıca imzaladığı “Başvekalete” (Başbakanlık) hitap eden mektubunda, kurduğu her Çiftliği, Çiftliklerdeki her tesisi, her demirbaşı, tarım yapılan her araziyi ayrıntılı olarak listeliyor, bunların tamamını Hazineye bağışladığını belirtiyor. Nasıl değerlendirilmesini istediğini de ayrıntılı olarak anlatıyordu.
Belgenin aslı, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi’nde 30-10-2-12-5 numarada korunmaktadır.
Vasiyet mektubu şu şekildedir;
“Malum olduğu üzere, ziraat ve zirai iktisat sahasında fenni ve ameli tecrübeler yapmak maksadı ile muhtelif zamanlarda memleketin muhtelif mıntıkalarında müteaddit çiftlikler tesis etmiştim.
On üç sene devam eden çetin çalışmaları esnasında faaliyetlerini; bulundukları iklimin yetiştirdiği her çeşit mahsulattan başka her nevi ziraat sanatlarına da teşmil eden bu müesseseler, ilk senelerden başlayan bütün kazançlarını inkişaflarına sarf ederek büyük küçük müteaddit fabrika ve imalathaneler tesis etmişler, bütün ziraat makine ve aletlerini yerinde ve faydalı şekilde kullanarak bunların hepsini tamir ve mühim bir kısmını yeniden imal edecek tesisat vücuda getirmişler, yerli ve yabancı birçok ırkları üzerinde çift ve mahsul bakımından yaptıkları tetkikler neticesinde bunların muhite en elverişli ve verimli olanlarını tesbit etmişler, kooperatif teşkili sureti ile veya aynı mahiyette başka suretlerle civar köylerle beraber faydalı şekilde çalışmışlar, bir taraftan da iç ve dış piyasalarda daimi ve sıkı temasta bulunmak sureti ile faaliyetlerini ve istihsallerini bunların isteklerine uydurmuşlar ve bugün her bakımdan verimli, olgun ve çok kıymetli birer varlık haline gelmişlerdir.
Çiftliklerin, yerine göre, araziyi ıslah ve tanzim etmek, muhitlerini güzelleştirmek, halka gezecek, eğlenecek ve dinlenecek sıhhi yerler, hilesiz ve nefis gıda maddeleri temin eylemek, bazı yerlerde ihtikârla fiyli ve muvaffakiyetli mücadelede bulunmak gibi hizmetleri de zikre şayandır.
Bünyelerini metanetini ve muvaffakiyetlerinin temelini teşkil eden geniş çalışma ve ticari esaslar dahilinde idare edildikleri ve memleketin diğer mıntıkalarında da mümessilleri tesis edildiği taktirde tecrübelerini müsbet iş sahasından alan müesseselerin, ziraat usullerini düzeltme, istihsalatı artırma ve köyleri kalkındırma yolunda devletçe alınan ve alınacak olan tedbirlerin hüsnü intihap ve inkişafına çok müsait birer amil ve mesnet olacaklarına kani bulunuyorum ve bu kanatla tasarrufum altındaki bu çiftlikleri, bütün tesisat ve demirbaşları ile beraber hazineye hediye ediyorum.
Çiftliklerin arazisi ile tesisat ve demirbaşlarını nücmel olarak gösteren bir liste ilişiktedir.
Muktazi kanuni muamelenin yapılmasını dilerim.”
A-b.) ÇİFTLİKLERİN AMACI VE BAŞARILARI
Çiftlikler, ulusal tarımın ve tarımsal KİT’lerin yol göstericisi olmuştur. Atatürk’ün çifyliklerle neleri amaçladığı ve nelerin başarıldığını şöyle sıralamak mümkündür;
1 -) Atatürk, çiftlikleri ülkenin sadece bir yerinde, bir bölgesinde değil, “muhtelif mıntıkalarında” inşa ettirmeye özen göstermiştir.
Çiftlikleri ülke tarımına ve köylüye devrim yaptıracak ocaklar olarak planladığını, bu amaçla farklı yerlere bilerek ve isteyerek serpiştirdiğini görüyoruz.
2 -) Çiftlikler, tarımda tutuculuğun kırılmasına önderlik etmiş, “ziraat ve zirai iktisat sahasında fenni ve ameli tecrübeler” ile bilimsel ve uygulamalı tarıma önderlik etmiştir.
3 -) Çiftlikler, topraklarımıza uygun ve iyi cins büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığı, kümes hayvancılığı, at, eşek yetiştiriciliği, sütçülük ve süt ürünlerinin (süt, yoğurt, peynir, yağ, kefir gibi) modern tesislerde işlenmesi, arıcılık, üzüm bağları, şarap ve bira üretimi, sebze tarımı, buğday, arpa, nohut, fasulye, mercimek gibi tarla tarımı ile hem işgücü yaratmış, hem ürün türlerinin çoğalmasını sağlanmış, hem köylüye modern tarımı öğretmiş, hem de bölge ve ülke kalkınmasında büyük yararlar sağlanmıştır.
4 -) Kendi yağı ile kavrulan Çiftlikler, her çeşit “ziraat sanatlarına da teşmil eden müesseseler yaratmış, ilk senelerden başlayarak bütün kazançlarını inkişaflarına” (gelişmelerinde) değerlendirmiş.
Başka yerden destek almadan, tesis ve üretim alanları kurmuş, “büyük küçük müteaddit (birçok) fabrika ve imalathaneleri” inşa etmiş, üretime açmıştır.
5 -) Atatürk, Tekir Çiftliği çevresindeki köylülerle birlikte ilk Tarım Kredi Kooperatifi’nin kurulmasına önderlik etmiş, bugün 17 Bölge Birliğine, 1.625 kooperatife, 188 hizmet bürosuna, 7.244 personelin çalıştığı, 1 milyon 100 bin çiftçinin örgütlendiği devasa bir Birlik haline gelmesini sağlamıştır.
Atatürk’ün böyle bir köylü örgütlenmesi amaçladığını, 1936 yılında Ekonomi Bakanı Celal Bayar’a gönderdiği telgraftaki sözlerinden de anlıyoruz.
“Atatürk’ün Diktiği Ağaçlar” kitabında Nazmi Kal, şöyle aktarıyor;
“Tarım Kredi Kooperatiflerinin ilki olan Tekir Kooperatifi muamelesinin bittiğini, sevinerek öğrendim… Tarım Kredi Kooperatiflerinin az zamanda bütün yurdu kaplamasını, başarıcı gayretlerinizden bekliyoruz. Gözlerinizden öperim.”
6 -) Çiftlikler, ağanın marabası, şeyhin müridi olan köylünün bilincinde devrimler yaratmıştır. Köylü, tarladaki ürünün, otlaktaki malın-davarın verimini artırmanın kendi elinde olduğunu görmekle kalmıyor, bizzat kendisinin kurduğu kooperatiflerle, bölüşüm ilişkilerine müdahale edebileceğini de görüyordu.
7 -) Üretimde devrimler yapan köylü, planlamaya da söz sahibi olmalıydı.
Atatürk Orman Çiftliği’nde düzenlenen 1.000 köylünün katıldığı Köylü Kongresi, bu amacı içeren adımlardan biri idi.
8 -) Çiftlikler, bugün TİGEM olarak bilinen Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki modern tarım işletmelerinin doğmasına yol açmıştır.
9 -) Çiftliklerin, “hilesiz ve nefis gıda maddeleri temin eylemek, bazı yerlerde vurgunculukla fiili ve başarılı “mücadelede bulunmak gibi hizmetleri de zikre şayandır” şeklindeki prensipleri ile tarımda halkçı bir ahlaka da önderlik etmektedir.
10 -) Atatürk vasiyetinde demektedir ki, çiftlikler eğer amaçları, azimleri ve başarılarının temelini oluşturan geniş çalışma ve ticari esaslar dahilinde yönetilirse ve memleketin diğer bölgelerinde de şubeleri-benzerleri kurulursa, sağladığı tecrübelerle,
– Ziraat usullerini düzeltme,
– Üretimi artırma ve
– Köyleri kalkındırma yolunda
– Devletçe alınan ve alınacak olan tedbirleri güçlendirecek,
– Bu tedbirlerin devletin tarımsal amaçlarına çok müsait birer benzerlik ve dayanak”
olacaklardır.
11 -) Çiftlikler, köylünün kalkınmasında, tarımın modernleşmesinde tarihi bir rol oynayan tarım alet ve makineleri de üretiyor, gezici tamir timleri ile köylünün arızalı alet ve makinelerine bakım yapan, traktörler imal eden Türkiye Zirai Donatım Kurumunun tohumlarının atıldığı yerdir.
12 Eylül’ün Amerikancı darbesi sonrasında iktidara gelenler, Kurumun bütün şubelerini, hatta merkezini dahi tasfiye etmiş, yok etmişlerdir.
12 -) Çiftlikler, özelleştirmeci Hükümetlerin 1980 darbesinden sonra kamuya ait bütün fabrikalarını sattığı, ya da kapatarak yok ettiği Yem Fabrikalarının da doğduğu yerlerdir.
13 -) Çiftlikler, Anadolu’yu ağ gibi saran, köylüyü destekleyen, tüketicinin ucuz ve sağlıklı ürünlere ulaşabilmesini sağlayan Süt Endüstrisi Kurumunun da doğduğu yerdir.
12 Eylül darbesi sonrasındaki hükümetler, devlete ait bu kurumun da bütün fabrikalarını, işletmelerini, süt toplama merkezlerini satmış ya da kapatarak tasfiye etmiş, hatta isim hakkını bile satmışlardır.
14 -) Çiftlikler, büyük kısmı kapatılan, SEK, Yem Fabrikaları ve daha nice kurum gibi tümüyle yok edilmekten kıl payı kurtulan Et ve Balık Kurumlarının da doğduğu yerdir.
15 -) Çiftlikler, bugün Orman Bakanlığının işlettiği fidanlıkların, köreltilen çiçekçiliğin, bugünlerde taşeron kömür tüccarları için sahaları yok edilmek istenen zeytinciliğimizin de önem kazandığı yerlerdir.
16 -) Köylüye gübrenin önemini, hayvansal gübrenin dışında daha çok verim alınan gübrelerin olduğunu öğreten, sonra da köylünün gübre ihtiyacını sağlayan kamusal gübre fabrikalarının kurulmasına yol açan yerlerdir.
Özelleştirmeciler, diğer işletmeleri gibi devletin gübre fabrikalarını da tamamını sattılar son 40 yılda.
17 -) Çiftlikler, deri sanayimizin gelişmesinde büyük önemi olan yerlerdir.
18 -) Çiftlikler, yabancıların elindeki şarap ve bira fabrikalarımızın millileştirilmesinden sonra, kendi üzümümüzle bizim kurduğumuz fabrikalarda şarap ve bira üretilmesini sağlayan sürecin doğduğu yerlerdir.
Bugünün özelleştirmeci hükümetleri, millileştirdiğimiz ve sonradan bizim inşa ettiğimiz bu milli tesislerin tamamını, yeniden yabancılara ikram etmişlerdir.
19 -) Çiftlikler, milli soda ve gazoz sanayimizin, milli meyve suyu tesislerimizin doğduğu ya da gelişmesini sağladığı yerlerdir.
20 -) Çiftlikler, Atatürk Orman Çiftliği’nin satış mağazaları, Tekir Tarım Kredi Kooperatifinin mağazası, köylünün ürününü tüketiciye aracısız sunabilmesinin yolunu açmış, tefecilerin, aracıların sömürüsünden kurtarmış, yaygın satış mağazaları ile tüketicinin sağlıklı ve ucuz ürünlere ulaşabildiği GİMA, TANSAŞ, Sümer, KÖYTEKS mağazalarının esin kaynağı olmuştur.
21 -) Bütün bunlara bakınca, Atatürk’ün kurduğu çiftliklerin ve aynı yoldan ilerleyerek kurulan devlet çiftliklerinin neden söndürüldüğü daha net anlaşılıyor
ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ YAĞMALANIYOR
Bu yazıda Atatürk’ün çiftlikleri arasında sadece Atatürk Orman Çiftliği’nin (AOÇ) başına neler geldiğini aktarmaya çalışacağım.
,…
Yazının devamını dergiden okumak mümkündür
Mehmet Akkaya
Bilim ve Sosyalizm Dergisi / Mayıs-Haziran Sayı: 17















