Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mahkemenin mutlak butlan kararının ardından göreve tedbiren atanan eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasındaki partililerle ayrı bayramlaşma krizine bir yenisi daha eklendi.
Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık koltuğuna yeniden oturduğu CHP’de Özgür Özel de grup başkanı seçilmişti.

Özgür Özel grup toplantısının yapılacağı Salı günü için, “‘Yarın benim konuşacağım grup toplantısı yapılacak” dedi.
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ve ekibi bir araya geldi.
Saat 11.20’de başlayan toplantıda, Özel ve ekibinin yarınki grup toplantısına ilişkin izleyeceği yol haritası karara bağlandı.
CHP lideri Özgür Özel’in, partisinin MYK toplantısının ardından saat 13.00’te açıklama yapacağı bildirilmişti. Özel’in partisinin yarın gerçekleştirilecek grup toplantısına ilişkin yol haritasını açıkladı.
CHP lideri Özgür Özel, yarınki CHP Grup Toplantısı’na kendisinin başkanlık edeceğini söyledi.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun yarınki toplantıya başkanlık edeceğini duyurmasına işaret eden Özel, “O kürsüyü seçilmiş değil atanmış birine teslim etmemiz mümkün değildir” dedi.
CHP Grup Başkanlığı, yarınki grup toplantısında Özgür Özel’in konuşacağına ilişkin bildirimi TBMM Başkanlığı’na yaptı.

Kılıçdaroğlu ekibi yarınki grup toplantısı için Meclis Başkanlığı’na yazı yazdı

Özgür Özel bugün MYK sonrası yaptığı açıklamada, yarınki CHP Grup Toplantısı’na kendisinin başkanlık edeceğini söyledi.
Özgür Özel’in açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
* Değerli basın mensupları, iyi bir hafta diliyorum öncelikle. Bu haftanın Meclis’e ve partimize yakışan bir hafta olarak sürmesini ve tamamlanmasını temenni ediyorum. Zira 21 Mayıs günü bütün dünyada yankı uyandıran, Türkiye’de siyasi tarihimize ve hukuk tarihine büyük bir kara leke süren butlan kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin son dört kurultayında resmi Yüksek Seçim Kurulu tarafından mazbata almış, son üç kurultayda geçerli oyların tamamını almış Genel Başkanın ve parti yönetiminin, son üç kurultayda anahtar listenin parti tarihinde ilk kez delinmeden seçildiği parti yönetiminin görevden uzaklaştırılıp pandemide seyircisiz yapılmış 2020 kurultayının sonuçlarıyla partiyi yönettirmeye kalkan bir saray aklıyla, saray planı ile karşı karşıyayız.

* Bu noktada beklenen elbette bu görevin kabul edilmeyip partinin birlik ve beraberlik halinde derhal kurultaya gitmesine omuz vermekken, bir yandan kurultayın yapılmasındaki olanaksızlık ifade edildi. Bu konuda Türkiye’de böyle düşünen, Genel Merkezin yeni görevlendirdiği avukat arkadaş dışında kimse yok. Bütün kamu hukuku hocaları, seçim hukuku hocaları, herkes aksine derhal kurultay yapılmasının gerektiğini söylüyorlar, yazıyorlar. Uluslararası dergilerde makaleleri yayınlanıyor, hukuk dergilerinde yayınlanıyor, aynı metinlerde buluşuyorlar.
*Ama bir hukukçu ve bir kişi ‘Kurultay yapamayız’ diyor. Ve partiyi yönetmeye kalkıyorlar. Biz mesela Esenyurt kayyımını neden eleştiriyoruz? Kayyım olarak otobüs giydiriyor, billboard bastırıyor, kalem bastırıyor. Kayyım olarak seçilmiş siyasetçilerin yapabileceği şeyleri yapıyor. Bugün benzer bir durumla karşı karşıyayız. Partide otobüsler giydiriliyor, afişler hazırlanıyor. Ve seçilmemiş bir Genel Başkan, bu kez de partimize sahip çıktığımız günlerde 24’ünde, sabahın 07.00’sinde önde bir grup milletvekili, arkada o partinin sokağından bile geçmeyecek tiplerle partiye gelip saldırılmıştı. Bizi o partiden, baba ocağından polis zoruyla çıkardılar.”
* Bugün geldiğimiz noktada da 96’sının yetişip oy kullanabildiği, 106-107 milletvekilinin Grup Başkanlığında desteklediği, 111 milletvekilinin acilen kurultay istediği bir süreçte grup toplantısı için bulunması gereken 1/3 sayısı, 46 milletvekilinin bulunamayacağının açıkça belli olduğu bir salonda, grup toplantısı kararının açıkça grup iç yönetmeliğinde yazdığı ve Meclis Başkanlığı’nın da takdir ettiği gibi Grup Başkanı ya da Grup Yönetim Kurulu tarafından ilan edilecekken, bir grup toplantısı yapılma niyeti var. Adına grup toplantısı denen bir korsan toplantı veya bir sadece toplantı yapılma niyeti var. Ve burada şöyle bir üzüntüm var arkadaşlar. Bu süreç şöyle başladı ve ilerledi bütün şeffaflığı ile söyleyelim.
* Sizlerin geçtiğimiz hafta hem ‘Geçmiş olsun’, hem amcam için başsağlığı dilekleriyle 40’a yakın gazeteci arkadaşımız görüşme talep edince, toplu bir görüşme yaptık şu salonda. Soruları yanıtladım. Bir sayın arkadaşımız da sordu. Dedi ki, ‘Görkemli bir grup yaptınız. Haftaya da yapacak mısınız?’ Ben de dedim ki ‘Haftaya ayın 9’u, Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümü. Ben grup yapmayacağım ve Manisa’da olacağım. Grup toplantısını 16’sında yapabiliriz.’ Ardından burada ayın 9’unda Kemal Bey’in grup yapmaya geleceği söylendi. Sayı yok, yetki yok, meşruiyet yok, sokaktaki tepkinin bini bir para. Ama bu Meclis’te Ferdi Zeyrek’in ölüm yıldönümüne gitmemden bir fırsat bilinerek, ‘Burada grup toplantısı yapacağız.’ Ve sonradan gördük işte bayramlaşmada olduğu gibi organik bir kalabalık toplanamadığı için, hani her hafta buraya gelen Ankara’nın Çankaya, Mamak, bütün ilçelerinden kendi kendine koşa gelenler gelmeyeceği için, Türkiye’den zoraki bir kalabalık. Ve o sabahki, sabah 07.00 kitlesini arkaya alarak bir grup toplantısına gelme niyetini üzülerek takip ediyorum, üzülerek takip ediyorum.
* Burada şunu söyleyeyim. İyi niyetle bu işi çözmek için emek veren, gayret gösteren, aracılık eden 3 belediye başkanımız. Daha bu iş çıktığında ben şunu önerdim arkadaşlar, ‘Sakın böyle bir şey yapmasınlar. Biz de yapmayalım, onlar da yapmasın. Bu işi sonra konuşuruz.’ Bu reddedildi. Bugün sabah dahi, ‘Genel Merkezde toplansınlar, yapsınlar. Aynı saatte biz grup toplantısı koymayız. Ben Manisa’da olmak istiyorum.’ Bu da reddedildi. ‘Niye bu toplantı?’ sorusuna da şu cevap veriliyor. ‘Özgür Özel Manisa’ya gideceğini söyledi basın mensuplarına. Biz de grup toplantısı yapmaya karar verdik.’
* Bu kadar açık söylüyorlar. Kemal Bey böyle ifade etmiş, ‘Özgür Özel dedi ben de yapacağımı söyledim. Bu toplantıyı yapmak istiyorum’ diye. Grup Başkanvekili arkadaşımız gerekli başvuruyu yapıyor Meclis Başkanlığına, biz yapmayacaktık. Ama yarın Grup Başkanvekillerimizin açacağı ve benim konuşacağım grup toplantısı yapılacak. Ferdi Zeyrek’i kürsüde anacağım. Partililerimizi yarınki grup toplantısına hem Ferdi Zeyrek’i anmaya hem partisine omuz vermeye davet ediyorum. Buradan bir alternatif grup toplantısı, başka bir yerde yaparlar, başka zamanda yaparlar, onun için 46 milletvekiline ihtiyaçları var. O değerlendirmeleri kendilerine bırakıyorum. Ama sağduyulu davranmaya, partimizin sokağına bile yakışmamış o kişileri, hani ‘arınma’ diyorlar ya öncelikle onlardan arınmaya, Cumhuriyet Halk Partilileri ise asla karşı karşıya getirmemeye davet ediyorum kendilerini.
* Bir grup toplantısı yapılmak isteniyorsa, Kemal Bey böyle bir grup toplantısı yapmayı istiyorsa yol bellidir. Önce 1000’e yakın toplanmış olan imzayla kendilerine gelecek hafta yapacağımız kurultay başvurusunu derhal işleme almaktır. Kurultayı toplamaktır. Kurultayda aday olmaktır. Kurultaydan seçilip de buraya gelindiğinde, bu partinin tüm milletvekilleri seçilmiş Genel Başkan gruba geldiğinde onu ayakta karşılar. Burada hiçbir mahsuru yok, beis yok. Ama burada son dört seçimi AK Parti yargısı yok kabul etti diye, 2020 yılındaki Genel Başkanlık sıfatıyla kaybettiğiniz kongreden sonra, burada milletvekillerinin 110 tanesi Grup Başkanını Özgür Özel olarak seçmişken ve burada bütün yetkiler Grup Başkanına tanımlanmışken, burada gelip de ‘2020 yılından Genel Başkanım ve grup toplantısı yapacağım. Kitlemi de kendi taşıyacağımı. Antalya’dan, İzmir’den otobüs kaldırıp kitle getireceğim ve sabah 07.00 ekibinden de destek isteyeceğim.’ Bu olmaz. Bunun olması mümkün değildir.
* Yapılması gereken, derhal kurultay kararı almaktır. Kurultay kararı alınmadan bu arada dönemde bu oldu bittilere partimizi ve milletimizin yetkisini emanet ettiği milletvekillerinin seçtiği Grup Başkanı olarak o kürsüyü seçilmiş değil atanmış birisine bırakmamız mümkün değildir. Bu konuda bunu yaptığımızda zaten bize güvenenler, inananlar, arkamızda duranlar, sokağı görüyorsunuz, kitleyi görüyorsunuz, partinin bir bütün olarak nasıl davrandığını görüyorsunuz. Onlar asla ve asla buna izin vermezler.
