1. Haberler
  2. KÖŞE YAZISI
  3. FİDAN & FİDAN

FİDAN & FİDAN

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Örnek Resim

Çok partili siyasi hayata geçtiğimizden bu güne hem YARGI hem SİYASET
alanında görev yapan İKİ FİDAN, ülkemizin kaderine son derece olumsuz etki yaptılar! Hakan FİDAN ve İrfan FİDAN!

Başımıza Suriye Belasını açan, ülkemizin “Demografik ve Ekonomik Dengesinin” bozulmasına yol açan ekibin önemli kişilerindendir HAKAN!

Hakan FİDAN!
2937 Sayılı Kanunun (MİT KANUNU) Md; 14
“… bu teşkilattaki göreve başladıkları tarihten itibaren BEŞ YIL geçmeden istifa edenler veya istifa etmiş sayılanlar, görevle ilişkilerinin kesildiği tarihten itibaren BEŞ YIL GEÇMEDİKÇE Devlet Memurluğuna alınamazlar.”

-Hakan Fidan, AKP Milletvekili adayı olduğu gerekçesiyle göreve başladığı tarihten “4 YIL 8 AY 20 GÜN” sonra istifa etmiştir.
-Fidan’ın istifası Başbakan tarafından KABUL EDİLMİŞTİR.
-Fidan, AKP’ye Milletvekili Adaylığı için yazılı olarak müracaat etmiştir.
-Fidan’ın Adaylık müracaatı kabul edilmiştir.
-Fidan, AKP Ankara İL Başkanlığı önünde toplanan seçmen kalabalığına
AKP MV Adayı olarak, bir konuşma yapmıştır…

Hakan Fidan, 09 Mart 2015’de AKP’den adaylık başvurusunu çekmiş,
10 Mart 2015 ‘te tekrar MİT Müsteşarlığına USULSÜZ olarak atanmıştır.

Bu atama kabul edilemez. Hukuki olarak “İstifasını Geri Almak” gibi bir prosedür yoktur. FİDAN, AKP Aday Adaylığından vazgeçmiştir.
MİT Başkanlığına tekrar, Başbakan ve Cumhurbaşkanı tarafında YASA ÇİĞNENEREK atanmıştır. Attığı imzalar, aldığı kararlar tamamen usulsüzdür. Fidan’ın ikinci kez MİT Müsteşarı olması da, sonra Dışişleri Bakanlığına atanması da yasa dışıdır.
Türkiye normal Demokratik Düzene geçtiğinde, başta FİDAN olmak üzere bu karara imza atanlar mutlaka YARGILANACAKLARDIR…

Gelelim Türkiye’nin siyasi kaderini saptıracak ikinci Fidan’a!
İrfan FİDAN!
Türkiye şok olmuştu! İran’lı bir dolandırıcı, Başbakan Erdoğan’ın bazı Bakanlarını para ile maymuna çevirmişti. Kimi balya-balya dolarlar, kimi çok pahalı saatler, kimi elbise torbası ile, kimi gümüş tabakta, kimi çok değerli piyano almıştı. Bakanlara dağıtılan rüşvet toplam olarak 500 Milyon Dolardı!
Gerçi, İranlı piçin patronu İran’da idama mahkum edildiği mahkeme önünde yaptığı itirafta “Türkiye’de 8,5 MİLYAR DOLAR rüşvet dağıttım” demişti ama, yaklaşık 8 Milyar Dolar YOK olmuştu. Her şey açıktı. Doğrulukları ispat edilen ses ve görüntüler, Polis takip belgeleri, HTS kayıtlar KABAK gibi ortadaydı. Hatta Bakanın biri canlı TV yayınında “Ben niye istifa edeyim ki, Başbakan ne dediyse ben onu yaptım” deyiverdi!

Tutuklamalar yapıldı! Her yerden yolsuzluk-hırsızlık-soygun fışkırıyordu.
Soruşturmayı yapan Savcıların hepsi görevden el çektirildi. Aranan kan sonunda bulunmuştu!

2012’de “Özel Yetkili C. Savcısı” olarak İrfan Fidan atandı. Bu kadar delile rağmen takipsizlik kararı verdi. Suçlananlar, haram paralarına FAİZ alıp serbest bırakıldı!

Fidan, daha sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandı.
Aynen Akın Gürlek gibi!
20 Kasım 2020 de Yargıtay Üyesi, 29 gün sonra da Anayasa Mahkemesi Üyesi yapıldı. Geçen hafta ise AYM Başkanvekili oldu. Yakında AYM Başkanı olur. Yakışır…

Siyasette çok yaşanmış bir olay ve bir söz vardır; “Sivrilttiğin kazıklar, döner bir gün sana batar” diye. Şimdi o yaşanıyor. 24 yıllık AKP döneminden yararlananların Cumhurbaşkanı Adayı kim, biliyor musunuz?
Evet bildiniz, rüyalarındaki Cumhurbaşkanı Adayı, İKİ FİDAN’DAN biri!
Kulakların çınlasın, Erdoğan…

Ne demiş atalarımız; “Zulümle abad olunmaz.”
Ya Halkın Filozofu Bergamus ne der; “Haram parayla, haram makamla, adaletsizlikle kimse yükselemez. Hayalle yaşayan, ishalle ölür…

Sağlık ve başarı dileklerimle

12 Mart 2026

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

BİR DÜRÜST ADAM VAR MI?

Filozof Diyojen, güpegündüz elinde fenerle dolaşıyormuş!
Fenerle ne aradığını soranlara “Adam Arıyorum” diye yanıt verirmiş!
Elbette ki aradığı “şeklen adam” değildi, “ahlaki ve manevi açıdan dürüst
bir adam arıyordu…

AKP Genel Başkanının “Hayırsever”, “Türkiye’ye faydalı bir iş adamı” diye tüm dünyaya tanıttığı adam müsveddesi, ABD’de Yargıç önünde bas bas bağırdı;
-Şu AKP’li Bakana, şu kadar milyon dolar RÜŞVET verdim.
-Şu AKP’li Bakan’a, ayakkabı kutusunda şu kadar milyon dolar RÜŞVET verdim.
-Şu AKP’nin atadığı Banka Genel Müdürünün evine şu kadar milyon dolar rüşvet gönderdim. Aha işte ses kayıtları, görüntüler, dekontlar…

Tüm dünya hayretle ve ibretle bu sözleri dinledi. AKP’li Bakanların görüntüleri yabancı televizyonlar tarafından da verildi!
Peki, AKP’de 24 yıldır, Başbakanlık-Bakanlık- Milletvekilliği-Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan 1000’den fazla kişinin birinden bile neden ses çıkmadı?
Mesela, İ. Melih Gökçek veya Bülent Arınç niçin konuşmadılar?

Bu insanlardan bir kişi olsun şunları söyleyemedi;
Yahu rüşvet aldığınız, belgeleriyle iddia ediliyor. Niçin susuyorsunuz? Almadıysanız çıkın inkâr edin. Sizin yüzünüzden benim alnıma niye HIRSIZ damgası vurulsun? Niçin koskoca parti, birkaç kişi yüzünden Türk Milleti nezdinde şaibeli hale geldi?”
İşte ben bunları söyleyebilecek, Allah’tan korkan Türk Milletinden utanan namuslu dürüst bir AKP’li arıyorum. Böyle biri var mı, bulabilecek miyim?

AKP’liler kendilerini şöyle kandırıyorlar;
-Bu paralar alındıysa bile “Dava” için, “Cihad” için “Menzilimiz İslam Devleti” için alınmıştır!

Neden böyle düşünürler bilir misiniz?
Çünkü bu dünyada “din istismarı” yaparak, insanları “Allah ile aldatarak” kazanılan para kadar kolay bir kazanç yoktur!
Ne demişti AKP’li Eskort Bakan; “Ayet salla Bakaradan, topla paraları fukaradan!”
Camilerde toplanan paraların hesabını tutan, nereye harcadın diyen mi var?

AKP’nin para toplama becerisi böyledir.
24 yıldır ABD ile kucak kucağa olurlar. Milyonlarca Müslümanın, ABD Askerleri tarafından katledilişine, tecavüze uğramasına ses çıkarmazlar, “Eşbaşkanlık bizde” diye salak-salak dolaşırlar!A
Üstelik, katil ABD Askerlerinin sağ salim ülkelerine dönmeleri için dua ederler, İsrail ile askeri konularda silahlanma dahil her konuda beraber çalışırlar.

Fakat gündem değiştirmek, hırsızlıkları unutturmak için Müslümanları Gazze için sokağa döküp, el altından ticarete devam ederler…
Yüz karası bunlar, bunlara ve adaylarına oy vermek ahlakı-doğruluğu-dürüstlüğü inkar etmek demektir! Değer mi? Süpürün artık bu hırsızları…

Sağlık ve başarı dileklerimle

11 Mart 2026

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

ARAF’TA MIYIZ?

Dünya bugün gerçekten bir “Orman Kanunu” veya “Eşkıya Düzeni” dönemine girdi.
Türkiye bu düzende, ne tamamen Batı’nın uydusu, ne de tamamen bağımsız bir devlet konumunda!
Ne bir İslam Devleti, ne de bir Demokratik Ulus Devleti!
Ne bir Ümmet Devleti, ne bir Çağdaş Anayasal Devlet!

Bir ülkenin özellikle dış politikada ne kadar bağımsız olabileceğini, hazinesinin ne kadar dolu belirler. Dış desteğe muhtaçsanız, üstelik dünyanın en yüksek faiziyle borçlanıyorsanız, bağımsız bir ülke olamazsınız.

Bu karışıklığın ilk nedeni, bizzat CB Erdoğan’dır.
Erdoğan’ın Milli Türk Talebe Birliği, ardından Milli Görüş geleneğinden gelmesi, Gençliğinde, Humeyni’nin Türkiye Mollası Ali Ekber Mehdipur ile dört yıla yakın çalışması, onun fikri yapısının “Siyasal Ümmetçi”, “İhvancı” olarak yapılanmasını sağladı.

İkinci neden ise, CB Erdoğan’ın “Demokratik Çağdaş Devlet” anlayışından nefret etmesidir. Kendi ifadesi ile “Kuvvetler Ayrılığı” kendi ayağına çelme takmaktır! Toplumun “Bütçe Hakkına” ve “Hesap Sorma Hakkına” saygı duymaz!

Ayrıca, Erdoğan ve ailesinin Türkiye dışında elde edinilmiş mal-para-hisselerinin usulsüzce elde edilmesi iddiasıyla ABD Temsilciler Meclisinin bir “Araştırma Komisyonu” kurulması kararı, Halkbank davası, gibi zor durumlar, ister istemez onu bir rehin durumuna düşürmektedir.

Tamam da reelpolitik gerçekler de, yani ekonomik durumlar, Batı Sermayesi, NATO- Gümrük Birliği- Savunma Sanayi ihtiyaçları, onu Batı başkentleriyle masaya oturmaya zorlar.

Erdoğan’ı “IŞİD ve Siyasal İslam’ı bitirip, Ortadoğu’ya demokrasi getireceğiz” diyen , diğer taraftan HTŞ ve YPG ile iş tutan ABD-İSRAİL, çok zorda bırakmaktadır.
Bu durum, “Siyasal İslam’ın Pragmatizmi” ile “Türk Devletinin Bekası” arasında tercih olarak değerlendirilir.

Sözün özü, Erdoğan bir karar vermek durumunda. Eğer Türk Milletinin açık ve net kararı olan Demokratik Ulus Devlet ve Üniter Yapı aleyhine, bir bölümü Kürdistan olacak Federe İslam Devleti yönünde karar verirse,
“İç Cephe” maalesef çok yara alır. Sonunda Türk Milletinin dediği olacaktır, ama herkes ağır bedeller ödeyecektir.
Tam da Araf’tayız, Aziz Türk Milleti…

Sağlık ve başarı dileklerimle

10 Mart. 2026

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
FİDAN & FİDAN
+ -

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin