İktidarın bahşettiği güç sarhoşluğu, şımarıklık ve ukalalık içinde üst perdeden konuşup mangalda kül bırakmıyorsunuz. Bre sonradan görmeler, “Siz giderken biz o yollardan geri dönüyorduk…”
Bizler siyaset arenasına yeni gelmedik, meydanı boş bulmayasınız diye kolları sıvadık ve tekrar geldik.
Geçmişi başarılarla dolu 65 yıllık bir siyasi tecrübenin hiç kirlenmemiş temsilcileriyiz.
Görüyoruz ki yokluğumuzda çok şey değişmiş.
Ülke yerle yeksan edilmiş, vatandaş ise hayatından bezmiş.
Ne milli servet kalmış, ne hakkaniyetli bir hükümet, ne de yüzü gülen bir millet!
Toplumun %95’i açlık ve yoksulluk sınırının altında çaresiz bir yaşama mahkum edilmiş.
Rant, rüşvet, hırsızlık, yolsuzluk, ihanet almış başını gitmiş.
Hak, hukuk, adalet mum ışığında aranır hale gelmiş.
Aldıkça al, çaldıkça çal, isteyen versin yüz arzuhal, ne sorgu var ne sual anlayışı tüm kurumları sarmış.
Ülke kanun kural tanımaksızın yaptım oldu anlayışı ile yönetilir olmuş.
Tüm bunlardan ötürü yetişmiş insan gücümüzün ülkesinde yaşama azmi kırılmış ve gerek beyin gerekse sermaye göçü asrın rekorunu kırmış.
Görünen odur ki artık olanlar dayanılmaz bir hal almış, milletin sabrı tükenmiş ve bu gidişata bir dur deme vakti gelmiş.
Şunu bilmenizi isterim ki milli siyasetin en önemli kalesi yine bizleriz ve milli çizgide çözüm yine bizim işimiz.
Geçmişte çok büyük işler yaptık. Millet bir görev tevdi ederse, nerede kalmıştık der yine yaparız.
Göreve geldiğimiz ilk gün mesleki ehliyeti, liyakatı ve ahlakı esas alır meydanı sizin gibilerden temizleriz…
