İsrail seçimlerinde Netanyahu koltuk kaybetti ve rakibi Gadi Eisenkot’un gerisinde kaldı, sandık çıkış anketleri bunu gösteriyor.
Bundan sonra neler olacak?
Salı günü yapılan İsrail seçimlerinde sandık çıkış anketlerine göre Başbakan Binyamin Netanyahu muhalefet lideri Gadi Eisenkot karşısında önemli ölçüde destek kaybetti; ancak iki bloktan hiçbiri net bir çoğunluk sağlayacak kadar sandalye kazanamadı.
Ancak asıl önemli gelişme, nüfusun yaklaşık %25’ini oluşturan İsrail Araplarının elde ettiği büyük kazanımdı. 17 sandalye kazanma yolunda ilerliyorlardı ki bu çok büyük bir artıştı.
Seçim bittikten sonra yayınlanan Kan 11 sandık çıkış anketine göre, Netanyahu’nun Likud partisi 25, sağcı ittifakı ise 50 sandalye kazandı. Bu, şu anda sahip oldukları 32 sandalyeye kıyasla büyük bir düşüş anlamına geliyor.
Oylardaki düşüşe rağmen, tüm büyük sandık çıkış anketlerine göre parti, seçimde diğer tüm partilerden daha fazla oy alacak gibi görünüyor.
Bu arada, “Değişim” muhalefetinin 52 ila 53 sandalye kazanması bekleniyor.
Muhalefet partileri şu anda 120 üyeli Knesset’te 50 sandalyeye sahip.
Siyasi açmaz: Netanyahu kaybetti, Eisenkot ise çoğunluğu sağlayamadı!
İsrail’de dört yıl aradan sonra yapılan genel seçimlerin sandık çıkış anketlerine göre, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot önderliğindeki muhalefet bloku Netanyahu iktidarını geride bıraksa da 120 sandalyeli mecliste hükümet kurmak için gereken 61 milletvekiline ulaşamadı.

Yerel saatle 07.00’de başlayan ve 22.00’de tamamlanan oy verme işlemlerinin ardından açıklanan sandık verileri, 4 yıllık aranın ardından sandık başına giden ülkede dengelerin sarsıldığını gösterdi. Binyamin Netanyahu’nun liderliğini üstlendiği Likud Partisi 25 sandalye çıkararak bireysel olarak seçimi birinci sırada tamamladı. Eisenkot’un kurduğu Yashar Partisi ise 21 milletvekili elde ederek ikinci parti konumuna yerleşti. Buna karşın, parti bazlı sonuçlara rağmen iki ana ittifakın topladığı toplam sandalye sayıları koalisyon kurma barajının altında kaldı.
Açıklanan anket verilerine göre muhalefet blokunda yer alan eski başbakanlar Naftali Bennett ve Yair Lapid’in Birlikte Listesi 14, Yair Golan liderliğindeki Demokratlar Partisi 10 ve Avigdor Liberman’ın İsrail Evimiz Partisi 8 sandalye elde etti. İktidar kanadında ise Ultra-Ortodoks Yahudileri temsil eden Şas Partisi ile Birleşik Tevrat Yahudiliği 6’şar sandalye alırken, aşırı sağcı bakanlar Itamar Ben-Gvir’in Yahudi Gücü Partisi 7, Bezalel Smotrich’in Dini Siyonizm Partisi ise 6 milletvekili çıkardı.
Seçim sürecine İsrail vatandaşı Filistinlilerin gösterdiği yüksek katılım oranı damga vururken, Arap toplumunu temsil eden listeler meclise toplam 17 milletvekili taşıdı. Hadash, Taal ve Balad partilerinin oluşturduğu Ortak Liste 10 sandalye kazanırken, Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisi (Birleşik Liste) ise 7 milletvekiliyle parlamentoda yer alma hakkı kazandı. Yapılacak itiraz sürecinin ardından sandıklardan çıkan kesin ve nihai sonuçların en geç 8 gün içerisinde kamuoyuna ilan edileceği duyuruldu.
Ra’am Partisi lideri : Felaketlerle dolu dört yılın bitmesine iki saat kaldı
Ra’am lideri Mansur Abbas, İsrail’de seçim sandıklarının kapanmasına iki saat kala yaptığı açıklamada, Arap toplumundaki yüksek katılıma dikkat çekerek dört yıllık hükümet döneminin sona ermesini umduğunu söyledi.

Partisinin seçim merkezinde konuşan Abbas, İsrail’deki Arap toplumunda kaydedilen yüksek katılıma değinerek seçim sonuçlarının hükümet değişikliğine yol açmasını umduğunu söyledi.
Abbas’ın kullandığı Arapça nekbe sözcüğü, “felaket” anlamına geliyor. Sözcük, Filistinlilerin 1948’de İsrail’in kuruluşu sırasında yaşadığı kitlesel sürgün ve mülksüzleştirmeyi tanımlamak için de kullanılıyor.
Arap toplumundaki yüksek katılımın, partilerin parlamentodaki sandalye dağılımını ve siyasi blokların hükümet kurma imkânlarını etkileyebileceği değerlendiriliyor.
İsrail’deki sağ partiler de seçim gününün son saatlerinde katılım verilerini yakından izliyor ve destekçilerine sandığa gitme çağrısı yapıyordu.
SEÇİM ÖNCESİ ARAP MUHALEFET
İsrail’de seçim yaklaşırken Arap partileri çelişkili bir konumdaydı.
Başbakan Binyamin Netanyahu’nun iktidarını sona erdirebilecek bir çoğunluk için desteklerine ihtiyaç olmasına karşın, karşılık muhalefetin önde gelen isimleri onları kurulacak hükûmetin dışında tutmak istiyordu. Anketlerdeki sandalye dağılımıyla siyasi liderlerin çizdiği sınırlar arasındaki bu mesafe, seçim sonrasında yeni bir tıkanma ihtimalini güçlendiriyordu.
Ülke nüfusunun yaklaşık beşte birini oluşturan Filistinli İsrail vatandaşları açısından sandık, gündelik hayattaki güvenlik ve eşitlik talepleriyle de doğrudan bağlantılı. Seçime giden süreçte artan suç, ayrımcılık ve siyasi temsilin sınırlandırılması, Arap seçmenin başlıca kaygıları arasında yer alıyor. Abraham Initiatives’in verilerine göre, İsrailde’ bu yıl Arap toplumundan 184 kişi cinayete kurban gitti.
Arap seçmenlerin sandığa katılım oranının yüzde 63’e ulaşması bekleniyordu. Ra’am lideri Mansur Abbas, yeni hükûmette yer almak istediklerini belirtirken Ortak Liste’nin önde gelen isimlerinden Ahmed Tibi, Netanyahu‘nun yerine kurulacak bir hükûmeti dışarıdan desteklemeye hazır olduklarını söylemişti.

