Ne olmuştu?

Çıplak arama davasında karar
Taksim Dayanışması sözcülerinden mimar Mücella Yapıcı ve kızı Cansu Yapıcı’yı çıplak aramaya maruz bırakan üç polisin “işkence ve eziyet” suçlamasıyla yargılandığı davada karar belli oldu. İki kadın polise “görevi kötüye kullanma” suçundan 5’er ay hapis cezasına verilirken, 1 polis ise beraat etti.
İBB davasında tutuklu Pınar Türker’in ‘çıplak arama’ iddiasına soruşturma
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde (İBB) yolsuzluk iddiasıyla açılan davada 9 Haziran’da ifade veren MEDYA AŞ Genel Müdürü Pınar Türker, emniyette kendisine çıplak arama yapıldığını söyledi.
İçişleri Bakanlığı 12 Haziran’da iddialar hakkında soruşturma açıldığını duyurdu.

Abdülhamit Gül
AKP’li Abdülhamit Gül’den “çıplak arama” yanıtı: Kim ne yapmışsa gözünün yaşına bakmadan takip edeceğiz
İBB Davası’nın 47. celsesinde savunmasını yapan Fatoş Pınar Türker’in belirttiği çıplak arama ve tehdit edilme TBMM gündeminde yer buldu. AKP’li Gül “Kim ne yapmışsa gözünün yaşına bakmadan da elbette tüm kurumlar bunun takibini yapacaktır, biz de takibini yapacağız ifadelerini kullandı.
Sosyal medyada isim vermeden yapılan açıklamada söz konusu iddiaların “hukuki, idari ve teknik tüm yönleriyle” araştırılması için iki müfettiş görevlendirildiği belirtildi.
19 Mart günü evinde gözaltına alınan Türker, Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde bir kadın polisin kendisine “cinsel organını aç” dediğini söylemişti.
AKP Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül ise TBMM Genel Kurulu’nda “konunun takipçisi olacaklarını” söylemişti.
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) çıplak aramanın “işkence” olduğunu vurgulayarak soruşturma çağrısı yapmıştı.
İBB davasında yargılanan kişilerin ailelerinin oluşturduğu sivil bir inisiyatif olan Aile Dayanışma Ağı da iddiaların “etkin ve şeffaf bir şekilde soruşturulması” çağrısı yapmıştı.
Aynı davada tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu iddialarla ilgili “Dün, adalet ve hukuk sistemi adına utanç verici bir gündü” dedi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Pınar Türker ile ilgili 21 Aralık 2025’te bir açıklama yaparak, cezaevine kabul sırasında çıplak arama yapılmadığını savunmuştu.
Ancak Türker, 9 Haziran’da verdiği ifadede emniyetteki gözaltı sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Fatoş Pınar Türker’in ifadesi
Fatoş Pınar Türker ifadesinde 19 Mart sabah erken saatlerde cinayet şube polisleri tarafından gözaltına alındığını söyledi. Polislerin eve gelmesiyle iki kızının korkudan ağladığını aktardı. Sonrasında götürüldüğü Vatan Caddesi’ndeki emniyet müdürlüğündeki aramaya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Artık kaçıncı gün bilmiyorum. Bir kadın memur geldi, ‘Arama yapacağız’ dedi.
“Sırayla götürüyorlar bizi. Geriye getiriyorlar. Ben de gittim. Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. ‘Soyun’ dedi. ‘Nasıl yani?’ dedim. Eldiven taktı eline.
“Arkada böyle klasörler, çok küçük bir oda. ‘Üstünü çıkar’ dedi. Üstümü çıkardım. Ama üstünü çıkarmanın hani zaten çıplaksın, ne kontrol edeceksin ama kontrol yaptı, ‘Tamam’ dedi. ‘Üstünü giyebilirsin’.
“‘Peki’ dedim, ‘gidebilir miyim?’ ‘Hayır’ dedi. ‘Eşofmanını da indir’ dedi. İndirdim. ‘Çamaşırını da’. ‘Nasıl yani?’ dedim? ‘İndireceksin’ dedi.
“Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. ‘Şimdi yere çömel’ dedi. Ondan sonra, utananlar varsa çıkabilir, ben utanmıyorum. Onurunu, gururunu insanların yıkmak için yapılıyormuş ama hani yapan utansın, ben utanmıyorum. ‘Cinsel organını aç’ dedi. ‘Başını, arkanı dön, eğil’ filan. ‘Tamam’ dedi.”
Tutuklama sonrası diğer sanıklarla birlikte getirildiği Silivri’de ikinci gününde savcı tarafından çağrıldığını anlatan Türker, “ifade vermesinin” istendiğini söyledi.
Bu konuşmada savcıya, avukatına danışmak istediğini söylediğini ifade eden Türker, kendisine yanıt olarak “Bu kafayla bir daha çocuklarını asla göremeyeceksin” dendiğini iddia etti.
Çocuklarıyla “tehdit edildiğini” savunan Türker, sonrasında bankacılık kariyerinde elde ettiği mal varlığına da tedbir konulduğunu söyledi.
Düzce’de kaldığı cezaevindeki olayları da anlatan Türker, tutuksuz yargılanmayı talep etti.
‘Ne örgüt gördüm, ne örgüte şahit oldum’
Türker, Silivri’deki duruşmada verdiği ifadede bankalarda üst düzey yöneticilik yaparken MEDYA AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı ve Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun’un kendisi ile teması sonrası 2021’de MEDYA AŞ’de çalışmaya başladığını söyledi.
MEDYA AŞ, İBB Daire Başkanlıkları ve diğer iştirak şirketlerinin yatırım ve çalışmalarının tanıtım faaliyetlerini yürütmesi için kurulmuş İBB’ye ait bir iştirak şirketi.
Türker, işe girmeden önce ne Ongun’u ne de İmamoğlu’nu tanıdığını söyledi. Aynı yıl şirketi “kâr eden ve cirosunu her sene neredeyse ikiye katlayan” bir iştirak haline “ekip olarak” getirdiklerini ifade etti.
Mahkemede gizli tanık Çınar’ın “yalan beyanıyla rüşvet almak suçundan” tutuklandığını söyleyen Türker, aylar sonra çıkan iddianamede, hakkında rüşvet isnadı bulunmadığını belirtti. Hakkında usulsüzlük iddiaları olduğuna dikkat çeken Türker, iddianamede yer alan eylemlerdeki ihale süreçlerinin kurallara uygun olduğunu savundu.

Türker, Reklam İstanbul şirketinin gayri resmi ortağının Murat Ongun olduğu ve ihale süreçlerinde “adrese teslim ihale yapıldığı” iddialarına yanıt verdi.
Kendi çalıştığı sürece Ongun’un söz konusu şirketin sahibi olduğuna yönelik bir iddia duymadığını söyleyen Türker, “Biz ticaret sicil kayıt gazetelerine bakarız, firma ortağının farklı bir firmada dolaylı ortaklığı vesairesi varsa da bunu tespit edemeyiz” dedi.
İddianamede Reklam İstanbul’un MEDYA AŞ’den aldığı üç ihale olduğunu söyleyen Türker, iddianamedeki suç tarihleri dikkate alındığında, “MEDYA AŞ’nin bu süreçte binlerce ihale yaptığı görülebilir” dedi. Türker, eski MEDYA AŞ çalışanı Mehmet Recep Taşçı isimli kişinin, “ihalelerin Ongun ve kendisi tarafından belirlendiği” yönünde etkin pişmanlık ifadesi verdiğini de söyledi.
Taşçı’nın “suçlamalardan kurtarabilmek adına bu ifadeyi” verdiğini savunan Türker, bu kişinin tutulduğu cezaevine avukatını göndererek kendisinden “helallik” istediğini de anlattı, “Hakkımı helal etmiyorum, bunu söyleyeyim” dedi.
“Ne örgüt gördüm, ne örgüte şahit oldum, ne talimat aldım ne talimat verdim” dedi.
Davada son olarak 21 Mayıs’ta 9 kişi için tahliye kararı verildi. Mahkeme her ay bir kez tutuklama değerlendirmesi yapıyor.
İddianamenin açıklanması sonrası ilk duruşma 9 Mart’ta yapıldı.
İddianamede Ekrem İmamoğlu hakkında “örgütün kurucusu ve lideri” ifadeleri kullanılıyor. İmamoğlu tüm iddiaları reddediyor. CHP de operasyonların siyasi olduğunu savunuyor.
Haber Ajansları


