Toplumun %95’i yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verirken, üretici artan maliyetler yüzünden her yıl zarar ederken, siftah yapmadan kepenk kapatan esnaf artık vergi borcunu dahi ödeyemez hale gelmişken, dev firmalar birer birer konkordato ilan ederken ve icra iflas daireleri yığılan dosyaları koyacak yer bulamazken; yanlış politikalar ve israf yüzünden her zaman olduğu gibi yine hazinede para sıkıntısı yaşayan hükümet çareyi bu kez de köprü ve otoyol gelirlerini 30 yıl süreyle satmakta buldu.
Sıkıştıkça vergilere (vatandaşa) ve ülkenin mal varlıklarının satışına sarılan hükümet, tüm bu gerçeklerin üzerini yapay gündemlerle örterken millete hayal pazarlamaya devam etmektedir; anlattıklarıyla gerçekler hep çelişmektedir!
İşte gerçeklerden sadece bir tanesi:
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2026 yılı Temmuz ayı Hazine nakit gerçekleşmeleri verilerine göre, Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi’nin 2026’nın ilk 7 ayında (Ocak-Temmuz dönemi) ödediği toplam faiz tutarı 1 trilyon 755 milyar TL olarak kayıtlara geçmiştir.
Yıllık artış oranı göz önüne alındığında geçen yılın aynı döneminde (2025’in ilk 7 ayında) 1 trilyon 162,6 milyar TL olan faiz giderleri, %51 oranında artış göstermiştir. Sadece 2026 yılının Temmuz ayında ödenen faiz tutarı 325,9 milyar TL’dir. Faiz ödemelerinin de etkisiyle, Hazine nakit dengesi yılın ilk 7 ayında 1 trilyon 453,9 milyar TL açık vermiştir.
Bu gerçeği tek bir TV kanalında duyanınız oldu mu?
Pekala bunu gündeme taşımaktan aciz ana muhalefete ne demeli?
24 yıldır yaptım oldu yöntemiyle yanlış yönetilen devletin borcu artık ödenemez bir boyuta erişmiştir. Bunun böyle olduğu her yıl katlanan faiz miktarından bellidir.
2026’nın sadece ilk 7 ayında (Ocak-Temmuz dönemi) ödenen faiz tutarı olan 1 trilyon 755 milyar TL’nin ne kadar yüksek bir rakam olduğunu algılayabilmek için bu miktarda bir parayla her 7 ayda bir neler yapılabileceğini ifade eden ekteki tabloya göz atmanızı rica ediyorum…
