Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

AKP MUHALEFET OLSAYDI

17 Eylül 2026 da patlayan FON VURGUNU sırasında AKP, Muhalefet

17 Eylül 2026 da patlayan FON VURGUNU sırasında AKP, Muhalefet Partisi olsaydı Erdoğan nasıl bir politika izler, neler konuşurdu ?

Erdoğan’ın siyasal iletişim dili ve muhalefet üslubu, toplumsal damarları yakalama gücü, ikna gücü, gündem belirleme yeteneği, kitleleri mobilize etme becerisi ve siyasetin gerektirdiğinden fazla nakit birikimi olduğu tartışılmazdır.

Erdoğan’ın iki avantajı var;

1) Diğer Genel Başkanlar içinde, siyasetin her kademesinde (Gençlik Kolu Bşk, İlçe Bşk, İl Bşk, Belediye Bşk, Milletvekilliği, Genel Başkanlık, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı gibi) bulunan biri yoktur. Bu işin okulu yoktur. Ancak yaşayarak öğrenebilirsiniz.

2) Çok partili demokratik hayata geçtiğimiz 1950 yılından bu güne, böylesine beceriksiz, liyakatsiz, Cumhuriyeti ve değerlerini hazmetmemiş bir muhalefet partileri topluluğu görülmemiştir.

Erdoğan “Milli Görüş” şemsiyesinde siyasete başlamış, Siyasal İslam ve İhvan eğitimini ise, Humeyni’nin “Türkiye İmamı” olarak görevlendirdiği İran Mollalarından Ali Ekber Mehdipur ile müşterek çalışmasından edinmiştir.. O dönem, Türkiye’nin çok önemli bilim insanlarının, çok önemli Gazetecilerinin, yetişmiş siyasetçilerinin katledildiği bir dönemdi.
Bu dönem ile ilgili gerçekler ve faili meçhul diye topluma anlatılanların doğruları devletin kayıtlarında mevcuttur. Molla Mehdipur ise İran’da Kum Kentinde yaşamaktadır.

Erdoğan, demokrat olamaz. Demokrasiyi, kendisini hedefine götürecek bir araç olarak görür. Kendi ifadesiyle menzili yani hedefi, FETÖ ile aynıdır. Bu hedef, bir parçası “Kürt Devleti” olması planlanan Federe İslam Devletidir…

Erdoğan muhalefette olsaydı;
Hiç şüpheniz olmasın, halkı ayağa kaldırır, evlerde tuttuğu nüfusun %50’sini peşine takar, il-il, ilçe-ilçe dolaşır ve ülkeyi genel seçime götürürdü.

FON VURGUNU rezaletini Türk Milletine yaşatan, Kamu Görevlilerini atayan iktidarı, denetleme ve düzenleme yapmayan devlet memurlarını, fon vurgununa katılan iktidarın en yakın adamlarını teker teker afişe eder, bunları sokağa çıkamaz hale getirirdi!

O zaman şu sorunun, bugün TBMM de grubu bulunan partilere sorulması şarttır; “Sizler neden Türk Milletinin hakkını aramıyorsunuz?”

Yanıtını da biz verelim;
Hepsi, dolaylı, dolaysız kirlenmişlerdir de ondan korkmaktadırlar.
Bir de, yeryüzünde adaleti sağlamakla görevli BAZI Savcı ve Yargıçların bir siyasi parti temsilcisi gibi davranmaları, Cumhuriyete en büyük zararı vermiştir.

Aziz Türk Milleti;
AKP İktidarının sonu gelmiştir. Erdoğan artık ağzıyla kuş tutsa, döneminin sonuna geldi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, AKP-MHP-CHP-DEM-HÜDA PAR ortaklığıyla çok yara aldı.
Bundan böyle işimiz, Cumhuriyetin Değerlerini ve Atatürk İlke ve Devrimlerini yeniden Türk Devletinde ETKİN yapmaktır. Başaracağız…

Sağlık ve başarı dileklerimle

30 Ekim 2026

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

Rifat SERDAROĞLU: GERÇEK ZIRH GİYMEZ - Sonsöz Gazetesi | İlkeli  Gazeteciliğin Ulusal Öncüsü

CUMHURİYET’İN ÇÖMEZ DEVLETİ’NİN CUMHURBAŞKANI

Cumhuriyetimizin 103 yılını kutlamakta olduğumuz bu günlerde, gerçeklerin üzerindeki örtüyü yırtıp atarak, gerçekleri tüm Türk Milletine göstereceğiz. Türk Devletine sahip çıkarak, Atatürk’ün Türk Milletine verdiği Egemenliği, Saraydan alıp tekrar Türk Milletine vereceğiz…

Tarih; 12 Haziran 2024 (AKP’NİN 22’nci İktidar Yılı)
Yer ; Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Mezuniyet Töreni/ANKARA
Konuşan; Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan
Konuşma; “Karşınızda ne Osmanlı’nın HASTA ADAMI ne Cumhuriyet’in ÇÖMEZ DEVLETİ ne 1970’lerin, 1990’ların GÜÇSÜZ DEVLETİ var. Diplomasisiyle, Ekonomisiyle, Ordusuyla bölgesinde ve dünyada söz sahibi bir TÜRKİYE var.”

Aziz Türk Milleti;
Türk Tarihi, Orta Asya’nın bozkır kültüründen başlayıp günümüze uzanan binlerce yıllık geniş bir süreci kapsar. Binlerce yıllık Türk Tarihi boyunca hiçbir Kağan, İmparator, Padişah, Sultan, Devlet Başkanı, Cumhurbaşkanı kendi Devletine CB Erdoğan gibi hakaret etmemiştir.

Cumhuriyetin Türk Devletine “ÇÖMEZ DEVLET” diyerek ağır hakaret eden CB Erdoğan bu sözleri nedeniyle önümüzdeki dönem Yüce Divan’da yargılanmalıdır.

Cumhuriyet dönemini kapsayan 79 yıl ile, AKP’NİN 25 yılının karşılaştırılmasını her ortamda, kim isterse, ne zaman isterse yaparız.
Türkiye’deki Cumhuriyet döneminde yapılan büyük eserleri, kimlerin yaptığı, kimlerin sattığı, hangi dönemde ülkemizin ekonomik dengelerinin bozulduğu, yolsuzlukların-soygunların-vurgunların hangi dönemde iktidar eliyle yapıldığını, hukukun ne zaman öldürüldüğünü gün-gün, ay ay yaparız.
Bugün sizlere bir konuyu anlatacağım. Kararı elbet sizler vereceksiniz!

Cumhuriyet, Erdoğan’ın ÇÖMEZ DEVLET dediği dönemde, DEVLET kurdu.
KIBRIS TÜRK DEVLETİ! Yakın dönemde tüm dünyanın tanıyacağı DEVLET…

CB Erdoğan’ın “GÜÇLÜ DEVLET” dediği kendi döneminde de devlet kuruldu!
Hem de şimdilik İKİ DEVLET kuruldu. Nerede mi?
Bölgede İkinci İSRAİL olarak görev yapacak, başlarında Türk Askerlerini öldüren Mazlum Abdi denen PKK’lı ile, Türk Askerlerini yakarak öldüren Şarık Tara denen kafa kesicinin olduğu Suriye’de kuruldu.

CB Erdoğan’ın ÇÖMEZ DEVLET dediği Cumhuriyet döneminde 54 BİN insanımızın katili yakalandı, yargılandı ve ömür boyu ağırlaştırılmış hapse mahkum edildi,

CB Erdoğan’ın “GÜÇLÜ DEVLET” dediği dönemde İmralı Canisine VİLLA yapıldı. Serbest bırakılmasına çalışılıyor…

Yakında Türk Milleti ve tüm dünya, herkesi, her şeyi anlayacak, tanıyacak!

Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun. Ne Mutlu Türküm Diyene…

Sağlık ve başarı dileklerimle

29 Ekim 2026

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

Eski Bakan ve Doğru Parti Genel Başkanı Rifat Serdaroğlu'na Erdoğan ve  Bahçeli'ye hakaret ettiği gerekçesiyle hapis cezası

YANLIŞ TUTUKLAMA

Cumhuriyetimizin 103. Yılını kutlayacağımız bu günlerde, her fırsatta Cumhuriyete, Atatürk İlke ve Devrimlerine, Çağdaş Türk Devletine karşı savaş açanların saldırıları hız kesmeden devam ediyor.

Boğazlarına kadar yolsuzluğa, soyguna, rüşvete, pisliğe bulaşmış bir iktidar ve onun tetikçiliğini kabullenip, “Tertemiz Cübbelerini” kirletmekten utanmayan sözde “Adalet Temsilcileri”, iki tane Üniversite Öğrencisini tutukladı!

Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Öğrencisi Nehir Dizdar ile İstanbul Üniversitesi Gazetecilik öğrencisi Nevin Tekin, en doğal hakları olan protesto haklarını, hakaret etmeden, kimsenin kişilik haklarına dokunmadan kullandılar. Yusuf Tekin adlı Bakan’ın ziyaret edeceği Liseye
şu pankartı asmışlar;
“Bize Gelecek Yoksa/ Sana Huzur Yok/ Yusuf Tekin İstifa…”

Pankart bu! Bu pankart yüzünden iki öğrenci tutuklayan Yargıç’a soruyoruz;
Bu pankartta ne suç unsuru var?
İki genci, hayata atılmadan, cezaevi ile tanıştırmak size yakıştı mı?
Siz böyle mi eğitim aldınız? Sizce HÂKİM böyle mi olmalı?

Bakın size, Osmanlının Yükseliş döneminde, “Hâkim nasıl olmalıdır” sorusuna Mecellede verilen cevabı ileteyim;

HÂKİM, hakîm olmalıdır. (Bilge, hikmet ehli)
HÂKİM, fehim olmalıdır. (Anlayışlı, zeki, olayları çabuk kavrayan)
HÂKİM, emin olmalıdır. (İnanan ve kendisine güvenen kişi)
HÂKİM, müstakim olmalıdır. (Doğru kişi, dış baskılara kapalı kişi)
HÂKİM, mekin olmalıdır. (Sakin, vakarlı, temkinli kişi)
HÂKİM, metin olmalıdır. (Dayanıklı, metanetli kişi)
HÂKİM, insanlar arasında milliyet-ırk-etnisite-cinsiyet-dil-din-sınıf-siyasi ve felsefi inanç ayrılığı yapmadan karar verebilmelidir…

Bu gerçek örnek yetmediyse, KANUNİ zamanında, Süleymaniye Camisine İmamlık yapacak kişilerde aranan şartları anlatalım!

“İmam, Türkçeden başka, Arapça-Latince-Farsça bilmelidir.
Belagat-Mantık-Hadis-Fıkıh-Kelam-Tevsi-Felsefe-Matematik-Astronomi, bilmelidir…

Sultan FATİH’İN bile ifadesini ayakta alan HÂKİM’DEN, iki genç kızımızı hapse atan HÂKİM’E gelmişiz. Bu ayıp da, Türk Milletine yeter…

Sağlık ve başarı dileklerimle

28 Ekim 2026

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı