1-) Birbirleriyle tartışmamış, konuyu birbirleriyle görüşmemiş olan sosyalist, Atatürkçü, milliyetçi ve İslamcı vatanseverler, birbirlerinden bağımsız olarak neredeyse aynı sözlerle, aynı tehlikeye işaret ediyorlar;
● Planın sahibi ABD’dir.
● “Silah bırakma” ve “demokratik açılım”, büyük bir yalandır.
● ABD ve PKK, Irak ve Suriye’de kurulan Amerikancı bölücü bölgelerin yanına, Türkiye’den de bir bölgeyi ekleme niyetlerini silahla başaramayacaklarını görünce, “AÇILIM, “SÜREÇ”, “DEMOKRATİK BÖLGELER”, “EŞİT YURTTAŞLIK” gibi emperyalist merkezlerden ithal edilen kavramlarla Türk milletini dağıtmayı, üniter devleti sulandırmayı amaçlamaktadırlar.
● Meclise getirilen tasarı, Cumhuriyet devletinin yerine, Osmanlı devlet sistemine benzer ademi merkeziyetçi bir monarşiyi amaçlamaktadır.
● Bütün bu planlar Amerikan emperyalizminin karanlık emelleridir. Tasarı reddedilmelidir.
Her kesimden vatanseverler, birbirlerinden bağımsız olarak tarihte az görülen bir refleksle benzer saptamaları yapıyor, benzer uyarıları yapıyorlar.
2-) Yine az görülen bir refleksle, yelpazenin her yerinden neo-liberaller, milletin tamamının uyarılarına aldırmadan hipnoza uğramışçasına tasarıya el kaldırmaya doğru gitmekteler.
Bütün neoliberalleri saran hipnozun kaynağı, açıktır ki Amerikancı olmalarıdır.
Kimi görüşleri farkı olsa, zaman zaman çatışsalar dahi, Amerikancılık böyle durumlarda farkları ortadan kaldıran hipnoz etkisi yapmaktadır.
3-) Tarihte az görülen bu durumun, her kesimden vatanseverleri, vatanseverlik ekseninde, neo-liberalleri de Amerikancılık ve PKK seviciliği ekseninde birbirlerine doğru yaklaştırdığına tanık oluyoruz.
Toplumdaki bu büyük harmanlama ve benzerler arasındaki mıknatıs çekimi, yeni gelişmelere gebe görünüyor.
Mehmet Akkaya
