Kamuoyunda “İkinci Çözüm”, “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürecin sonunda, Çerçeve Yasa’nın TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçmesi üzerine, kimleri kapsayıp kapsamayacağına yönelik ayrı bir tartışma başladı.
12 maddelik çerçeve yasa niteliğindeki “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, 8 Ağustos’ta TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçti.
Teklife “Evet” diyen siyasi partilere tepki yağarken, Gezi tutukluları Can Atalay ve Osman Kavala ile Selahattin Demirtaş‘ın serbest kalıp kalmayacaklarına yönelik tartışmalar başladı.
Hukukçu Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU, Gezi davası nedeniyle hakkında mahkeme kararı kesinleşen Can Atalay ve Osman Kavala ile istinaf başvurusu bulunan Selahattin Demirtaş ile ilgili sorulara açıklık getirdi.

Ömer Faruk Eminağaoğlu (E. YARSAV Bşk.)
EMİNAĞAOĞLU: “AKP, BU SEFER DE PKK MENSUPLARI İÇİN KÜLLİYE’DE KAYYIM KURULU KURUYOR.PKK, AK’LANIYOR!”
O HALDE…
Can Atalay’a yaşatılanları bile yaşamadan…
SONUÇ OLARAK…

Eminağaoğlu:
“Kişiye özel yorum ve değerlendirmeler yapılıyor.
Buna göre bir fikir benimserniyor…
Sağlıksız sonuçlara varılıyor.
Osman Kavala, Can Atalay Gezi davasından ceza aldıkları için bu yasadan yararlanamıyor.


Eminağaoğlu
“MGK
“TAKİP, KOORDİNASYON, UYGULAMA KURULU” DENİLEN KURUL,
FİİLEN (PKK’LILAR İÇİN) BİR KAYYIM HEYETİ!
Artık her düzeydeki her PKK mensubu,
Cumhurbaşkanının tek söz sahibi olduğu bu kayyım kurulunun iki dudağından çıkacak söze bakacak.
ŞEHİTLERE VE YAKINLARINA HAKARET EDİLDİ!
ÖCALAN’A SALIVERME, UMUT HAKKI VE SİYASET YOLU GELİYOR!
SORUYORUZ:
ÖMR FARUK EMİNAĞAOĞLU
SELAHATTİN DEMİRTAŞ ve Kobani Davası

Selahattin Demirtaş kaç yıl ceza aldı?
6-8 Ekim 2014 tarihinde çıkan sokak eylemlerine ilişkin görülen Kobani Davası’nda eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında 2024 yılında 42 yıl hapis cezası verilirken tutukluluk halinin devamına hükmedilmişti.
Müebbet cezası 20 yıla indirildi
Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a ‘devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozmaya yardım’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi, cezası 20 yıla indirilmişti.
Demirtaş hakkında ayrıca ‘suç işlemeye tahrik’ten 4 yıl 6 ay, 21 Mart 2016’da yaptığı konuşmadan 2 yıl 6 ay, 29 Şubat 2016’da Diyarbakır’da yaptığı konuşmada halkı kanunlara uymamaya tahrikten 1 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
Kobani davasında kime ne ceza verildi?
Verilen cezalar, tahliye, tutukluluk ve beraat kararlarından bazıları şu şekilde:
-Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a devletin birliği ve bütünlüğünü bozmaya yardım suçundan 20 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan da 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmesine hükmedildi. Toplamda 28 yıl altı ay hapis cezası alan Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamına karar verildi.
-Eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçuna yardımdan 19 yıl hapsine, suç işlemeye tahrik suçundan da 4 yıl 6 ay hapsi ile tutukluluk halinin devamına karar verildi.
-Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’e devletin bütünlüğünü bozma suçundan beraat, örgüt üyeliğinden ise 10 yıl hapis cezası
-HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Alp Altınörs’e devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçuna yardımdan 18 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan ise 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
-Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) HDP Üyesi Ali Ürküt’e devletin birliğini bozma suçuna yardım suçundan 13 yıl 4 ay hapis cezası verildi.
-Cihan Erdal hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan 16 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan ise 4 yıl 6 ay hapis cezası kararı verildi.
-Dilek Yağlı hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan 16 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan 4 yıl 6 ay hapsine ve tutukluluk halinin devamına karar verildi.
-Eski HDP Milletvekili Emine Ayna hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat, örgüt üyeliğinden 10 yıl hapis cezası kararı verildi.
-Eski HDP milletvekili Ayla Akat hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat, terör örgütü üyeliğinden ise 9 yıl 9 ay hapis cezası verildi, ancak tutuklulukta geçirdiği süre göz önüne alınarak tahliyesine karar verildi.
-Aynur Aşan hakkında örgüt üyeliğinden 9 yıl 9 ay hapis cezasına karar verildi. Yurt dışına kaçarken yakalanmış olması nedeniyle tutukluluk hali devam edecek.
-Bülent Parmaksız hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçuna yardımdan 16 yıl hapis, suç işlemeye tahrik suçundan ise 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmesine hükmedildi ve tutukluluk halinin devamına karar verildi.
-Ayşe Yağcı hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat, örgüt üyeliğinden 9 yıl hapis cezasına karar verildi, ancak tutuklulukta geçirdiği süre göz önüne alınarak tahliyesine hükmedildi.
-Pervin Oduncu hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozmaya yardım suçundan 18 yıl hapsine, suç işlemeye tahrik suçundan 4 yıl 6 ay hapsine ve tutukluluk halinin devamına karar verildi.
-Zeki Çelik hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozmaya yardım suçundan 18 yıl hapis cezasına karar verildi.
-Zeynep Karaman hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçuna yardımdan 18 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına karar verildi.
-Zeynep Ölbeci hakkında örgüt üyeliği suçlamasına ilişkin yargılamanın tefrik edilerek Mersin’deki dosyası ile birleştirilmesine, propaganda suçundan 3 yıl 9 ay, devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat örgüt üyeliğinden ise 9 yıl hapsine, hükmen tutukluluk halinin devamına karar verildi.
-Menzir Çakır’a örgüt üyeliği suçundan 9 yıl hapis cezası verildi.
Gültan Kışanak’a, devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat, örgüt üyeliği suçundan ise 12 yıl hapis cezası verildi.
-Kışanak’ın tutuklulukta geçirdiği süre göz önüne alınarak, tahliyesine hükmedildi.
-Sabahat Tuncel’e devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat, örgüt suçundan ise 12 yıl hapis cezasına karar verildi.
-Tuncel’in tutukluluk süresi göz önüne alınarak tahliyesine hükmedildi.
Sırrı Süreyya Önder’in devletin birliği ve bütünlüğünü bozma ile örgüt üyeliğinden beraatına karar verildi.
-Günay Kubilay hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçuna yardımdan 16 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan 4 yıl 6 ay hapis ve tutukluluk halinin devamına karar verildi.
-İsmail Şengül hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçuna yardımdan 16 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası ve tutukluluk halinin devamına karar verildi.
-Mesut Bağcık’ın devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraatına, örgüt üyeliğinden ise 9 yıl hapsine karar verildi.
-Meryem Adıbelli, devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat ederken, örgüt üyeliği suçundan 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Adıbelli’nin tahliyesine karar verildi.
-Nazmi Gür hakkında devletin birliği ve bütünlüğünü bozmaya yardım suçundan 18 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası ve tutukluluk halinin devamına karar verildi.
-Altan Tan, devletin birliği ve bütünlüğünü bozma ile terör örgütü kurma suçundan ve hakkındaki diğer suçlamalardan beraat etti.
-Ayhan Bilgen’in devletin birliği ve bütünlüğünü bozma ile terör örgütü üyeliği suçlarından ayrı ayrı beraatına karar verildi.
-Aysel Tuğluk devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat etti.
Berfin Özge Köse tüm suçlardan beraat etti.
-Bircan Yorulmaz devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat etti.
Can Memiş devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat etti.
Emine Beyza Üstün devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat etti.
-Gülser Yıldırım devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçundan beraat etti.
İbrahim Bilici devletin birliği ve bütünlüğünü bozma ve örgüt üyeliği suçundan beraat etti.
-Sibel Akdeniz beraat etti.
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ, SELAHATTİN DEMİRTAŞ DAVASI
https://hudoc.echr.coe.int/eng#{%22itemid%22:[%22001-202342%22]}
OSMAN KAVALA ve GEZİ DAVASI

Osman Kavala ve Gezi Davası
Tanınan bir iş insanı ve filantropist olan Osman Kavala, ulusal ve uluslararası işbirliklerini güçlendirerek yerel kültürel inisiyatifleri destekleyen ve toplum nezdinde barış kültürü yaratmak için kültürel çeşitliliğe vurgu yapan Anadolu Kültür’ün kurucusudur. Kültürel mirasın korunmasına yönelik katkıları uluslararası kurumlar tarafından da takdir edilen Kavala, 2019 yılında Avrupa Arkeolojik Miras Ödülü’ne layık görülmüştür.
Osman Kavala, 18 Ekim 2017 tarihinde Suriyeli mülteci sanatçılarla yürütülecek bir projenin hazırlık çalışmaları için belediye yetkilileri ile görüşmek üzere gittiği Gaziantep’ten dönerken İstanbul’da bir havaalanında gözaltına alındı. Parmaklıklar arkasında geçirdiği 16 ayın sonunda hazırlanan iddianame, 2013 yılında Taksim Gezi Parkı’nda inşaat projesine karşı başlayan ve ülkenin 81 iline yayılan eylemlerin hükümeti devirmek amacıyla dış güçlerin bir komplosu olduğunu ve Kavala’nın bu komplonun yerli organizatörü olduğunu iddia ediyordu. Şu an, eylemlerin üzerinden beş seneyi aşkın bir süre geçtikten sonra, Osman Kavala kendisiyle birlikte 15 kişi ile birlikte yurt çapında gerçekleşen eylemler ile ilişkisine dair ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanıyor. Dava kapsamında tutuklu yargılanan tek kişi Osman Kavala. Ocak 2020 itibariyle, Kavala tam 27 aydır özgürlüğünden mahrum.
10 Aralık 2019 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Osman Kavala’nın tutukluluğuna dair davada kararını açıkladı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5.1,5.4 ve 18. maddelerinin ihlal edildiğine karar vererek Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına hükmetti. Söz konusu kararın ardından, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi ve Avrupa Parlamentosu Osman Kavala’nın serbest bırakılmasına dair çağrılarını yineledi. AİHM kararı, Financial Times ve Süddeutsche Zeitung dâhil olmak üzere ulusal ve uluslararası medyada geniş yer buldu.
Lakin İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi 24 Aralık 2019 tarihli duruşmada Adalet Bakanlığı’nın AİHM kararına itiraz etme ihtimalini gözeterek Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verdi. Kavala’nın avukatlarının da açıklamalarında belirttiği üzere, “AİHM kararlarının hukuki değerlendirmesini yapacak merci, tarafsız ve bağımsız Türk Mahkemeleridir, buna rağmen İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, söz konusu kararla süreci geciktirmek adına bu yetkisini Adalet Bakanlığı’na devretmiştir. Bu karar; hukuka aykırı olmasının ötesinde Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve uluslararası ceza hukuku prensipleri ile kurmaya çalıştığı bağları kopartacak niteliktedir”.
AİHM kararının uygulanmasının ertelenmesi, Kavala’nın hâlihazırda çok uzun süren tutukluluğunun daha da uzamasından öte sorunlara işaret etmektedir. Bu durumun yakın gelecekte dava nezdinde daha vahim sonuçlar doğurması ihtimalinin yanı sıra söz konusu erteleme Türkiye’de yargı sisteminin ve dolayısıyla temel hakların ve demokrasinin endişe verici durumunu ortaya koymaktadır.
( https://www.osmankavala.org/tr/osman-kavala-ve-gezi-davasi )
CAN ATALAY ve GEZİ DAVASI

