Hiç kaçarınız yok!
Ne yaparsanız yapın, hangi KHK’yı çıkarırsanız çıkarın, hangi uzak ülkede yatırım yaparsanız yapın, kimi “Onur Konuğu” ilan ederseniz edin, kimin Eşbaşkanı olursanız olun, hangi mafya lideri ile iş tutarsanız tutun, eninde sonunda sizlerde birer fanisiniz ve yaptıklarınızın hesabını tüm çevrenizle birlikte vereceksiniz…
Bektaşi’ye sormuşlar; “Gelişmemiş demokrasilerde devlet yönetimi neye benzer?”
Yanıt; “Hint Yağ’ına” demiş! Niye, diye sormuşlar?
Bektaşi; “Kim tadına baktıysa ya altına etti ya da ülkenin içine…”
Hiç abartmıyorum; Herkes sakince düşünsün ve yanıt versin!
Devletin rutin hizmetlerini çok pahalı hale getirmesinin yanında AKP, 24 yılda hangi işi doğru yaptı?
Bitme noktasına yakın olarak devraldığı PKK terörünü “Çözüm Süreci-1 ve Çözüm Süreci-2” adını verdiği ihanet süreçleriyle, bilerek ve planlayarak tırmandırdı, tırmandırdı sonunda burnumuzun dibinde 2. İsrail olarak görev yapacak ve önümüzdeki 50 yılda başımızı çok ağrıtacak Kürdistan’ın ilk parçasını kurdurdu!
İkinci parçasını da ABD-İsrail’in talimatıyla, PKK/YPG’ye Suriye’de kurdurdu.
Başına Öcalan’ın oğlanı Mazlum Abduş’u getirdiler. Suriye Devletinin başına da HTŞ Terör örgütü başı Colani alçağını koydular.
CB Erdoğan’a bakarsanız, Anayasayı ihlal ederek kazandığı 3. Kez CB seçimi onun ustalık dönemi imiş! Ustalığa bakın. 69 milyon insan yoksulluk ve açlık sınırının altında hayata tutunmaya çalışıyor!
Temel, askerde adam yokluğunda berber çıraklığı yapmış. “Ben bu işi öğrendim” diye terhis olunca köyde bir berber dükkânı açmış.
Dursun, tıraşa gittiğinde dükkânda sürekli dolaşan bir kedi görmüş!
-Temel ha bu kedi berberliğe çok mu meraklı?
-Yok ula, bazen yanaktan bazen kulaktan kopan parçaları kapıyor, alıştı garip!!
Çok değil, henüz üç nesil önce Türk Milletinin uğruna can vererek, kan dökerek kurduğu Atatürk Cumhuriyetinin her gün bir yerini kestiniz, koparttınız. Bunun hesabı sorulmayacak mı sanıyorsunuz?
Vallahi de sorulacak, billahi de sorulacak. Hem yeniden kurulacak Bağımsız Türk Yargısı önünde sorulacak, hem de Allah huzurunda şehitlerimizin şahitliğinde sorulacak…
Sağlık ve başarı dileklerimle
04 Mayıs 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

HUKUK CELLATLARI
Türk Hukuk Sisteminde, yasaların uygulanabilirliği veya suç tanımlarının geçerliliği, terör örgütü yöneticilerinin açıklamalarına, siyasi süreçlere ve iktidarın beyanlarına bağlı değildir. Hukuk Devletinde, normlar hiyerarşisi ve yasaların sürekliliği esastır.
Öcalan’ın Statüsü nedir;
Anayasa, Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanununa göre yargılanan Öcalan; “Silahlı Terör Örgütü kurmak ve yönetmek” suçundan hüküm giymiş, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne karşı işlenen suçların faili olarak tescillenmiştir. Bu hüküm Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da onaylanmıştır. Öcalan’ın “Silahlı Terör Örgütü Lideri” tanımı mahkeme kararıyla sabitlenmiştir…
PKK Mensuplarının Statüsü nedir;
Türk Devletinin yanı sıra, Avrupa Birliği, ABD ve birçok ülke tarafından “Terör Örgütü” olarak tanınan PKK bünyesindeki kişiler, işledikleri canice işlemler ve cinayetler nedeniyle yasalar nezdinde “Terörist” ve “Katil” olarak tanımlanırlar. Onların statüleri de budur…
Bugün, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB Davasında tutuklu bulunan Aykut Erdoğdu’nun eşi Av. Tuba Torun Erdoğdu için soruşturma başlattı! Niçin biliyor musunuz? “Müvekkiline uygulanan ‘Düşman Hukuku’ için, ‘Hukukun dibinin dibi’ dediği için…
Yazının başından beri size “Hukukun Dibinin Dibini” anlatmaya çalışıyorum.
Cumhur İttifakı denen “Hukuk Cellatlarının” yaptıkları ortada!
Türkiye’de Anayasa yerinde duruyor mu?
Türk Ceza Yasası ve Terörle Mücadele Yasası yerinde duruyor mu?
CB Erdoğan / TBMM Başkanı / MHP Genel Başkanı / Hakan Fidan /İbrahim Kalın /Yaşar Güler denen Türk Devletinden maaş alan memurlar, Anayasa ve Yasalardan üstün mü? Cumhuriyetin Başsavcıları bunlara ulaşamıyor mu?
Neden bunlar için soruşturma başlatmıyorsunuz? Görmezden gelmekle, görevinizi yapmamakla suç işlediğinizin farkında değil misiniz?
Bunlar değil mi, Cumhuriyet Tarihimizin en çok can alan katilini, Türk Devletinin muhatabı yapanlar?
Türk-Kürt demeden, 54 BİN insanımızın (Gazilerimizle beraber) hayatlarını çalan, 400 Milyar Dolar paramızı dağa taşa gömdüren, yabancı istihbarat örgütlerinin tetikçisi katiller için, “Gelsinler, siyaset yapsınlar” diyenler bunlar değil mi?
Gençliklerinde, Humeyni’nin Türkiye Mollası Ali Ekber Mehdipur tarafından İran’da eğitilip, Türk Aydınlarımızı katledenlerle beraber olmadılar mı?
Muammer Aksoy- Bahriye Üçok- Ahmet Taner Kışlalı- Uğur Mumcu gibi değerlerimiz, Hizbullahçı “Ameliyatçılar” tarafından öldürülmediler mi?
Türk Devletinin İl Emniyet Müdürünü katledenler Hizbullahçılar değil mi?
Bugün cezaevlerinde 1 tane Hizbullahçı katil kaldı mı? Hepsi iktidar ortağı Hüda Par’ın isteğiyle serbest bırakılmadı mı?
Türkiye’yi yönetenler, ülkemizi İran benzeri bir “Federe İslam Devletine” dönüştürmeye çalışmıyorlar mı? Hala görmüyor musunuz?
Sağlık ve başarı dileklerimle
03 Mayıs 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı















