Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

15 TEMMUZ AYDINLATILSIN HER ŞEY ÇÖZÜLÜR

Önümüzdeki hafta, ülkemizin her yerinde “15 Temmuz Destanı” diye tanıtılan,

Önümüzdeki hafta, ülkemizin her yerinde “15 Temmuz Destanı” diye tanıtılan, Devlet kaynaklı-Diyanet destekli şovlar izleyeceğiz.
Yalan, haram medyasından, masraflar devletten, gerçeklerin bir kez daha nasıl çarpıtılacağını göreceğiz. Ne yapılırsa yapılsın, gerçeklerin
“ortaya çıkmak” gibi bir özelliği vardır. Gerçekler ortaya çıkacak ve kim darbeci, kim darbe düzenleyicisi Türk Milleti anlayacak. Çok yakında…

“15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi” olarak tanıtılan ve başta Yeni Şafak Gazetesi olmak üzere yandaş basının tamamında, darbeyi yapan FETÖ’nun arkasında ABD’nin olduğu kesin ifadelerle ilan edilen bu darbe girişiminin gerçek yüzü aydınlatılınca, AKP-FETÖ’nun 11 yıllık işbirliği, Yüksek Yargının FETÖ’ye, teslim edilmesi, hile ve Seçsis Sistemi ile oy kaydırmalarının yapıldığı referandumlar ve seçimlerin gerçekleri açıklanacak.

Türk Devletinin ve Türk Milletinin ekmeğini yiyen, asker-sivil bürokratlar,
kendilerini Türk Milletinin siyasetçileri olarak gören siyaset insanları bu konuda mutlaka konuşmalıdır.

Özellikle aşağıda adları yazılı kişilerin Türk Milletine anlatacakları çok şeyler olduğunu hepimiz biliyoruz. Bunlar konuşunca kim “Kahraman” kim “Darbeci” ortaya çıkacak…

TBMM’de 15 Temmuz Darbe Girişimi için kurulan Komisyon’un Başkanlığına,
FETÖ’cu olduğunu defalarca söylemiş Reşat Petek neden getirildi?

TBMM Komisyonunun raporu, komisyon Odası ile TBMM Başkanlığı arasındaki 50 metrede nasıl kayboldu?

Hulusi Akar, sürekli olarak neden mahkemelerden kaçtı? Emrinde çalışan ve darbeye kalkışan silah arkadaşlarının ısrarlı sorularına neden yanıt vermedi.

Dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan da neden mahkemelere çıkarılmadı?
CB Erdoğan’ın “Darbe Girişimini” eniştesinden, Başbakan Binali Yıldırım’ın ise kayınçosundan öğrenmelerine nasıl izin verildi? Neden haber verilmedi?

Kemal Kılıçdaroğlu Başkanlığındaki CHP Heyeti (Özgür Özel de vardı) neden, Yenikapı Mitingine katılıp, olaya meşruiyet kazandırdı?

15 Temmuz madem bir darbe girişimi idi ve girişim yasalara uygun olarak bastırıldı ise 696 sayılı KHK neden çıkarıldı?
“15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, resmi görevi olup olmadığına bakılmaksızın darbe teşebbüsünü ve bunun devamı nitelendiği eylemleri bastırmak amacıyla hareket eden kişilere HUKUKİ-İDARİ-MALİ-CEZAİ muafiyeti getirilmiştir!”

Aziz Türk Milleti;
15 Temmuz 2016 günü yapılanın, gerçek bir darbe mi, yoksa kurgulanan, gerçek olmayan, bir grup askerin yem yapıldığı, Türkiye’de rejimin değiştirildiği bir İSTİHBARAT Operasyonu mu olduğu çözülünce, herkes
Erdoğan’ın Eşbaşkanlığından ABD-İSRAİL dostluğuna, Akın Gürlek’in önce İstanbul Başsavcılığına sonra Adalet Bakanlığa getirilmesine ve İmamoğlu’nun neden zindana atıldığına kadar olan gerçekleri anlayacaktır.
En büyük cesaret sabırdır! Biraz daha sabır, az kaldı…

Sağlık ve başarı dileklerimle 11 Temmuz 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

Rifat Serdaroğlu (@rifatserdaroglu) / Posts / X

Rifat SERDAROĞLU yazdı: KADINSIZ AKP DÜNYASI - Sonsöz Gazetesi | İlkeli  Gazeteciliğin Yerel Öncüsü

ADAMI PİÇ ETMEK!

“Piç Etmek” deyişi, Türk Dil Kurumuna göre, teklifsiz konuşma yapayım derken bozmak, tadını kaçırmak, boş geçirmek, boşa harcamak demektir.

Ama bugün bizim konumuz “Politikada Adamı Piç Etmek” üzerine olacak.
Dünya ve Türk Siyasetinde maalesef böyle bir kullanım şekli vardır!
Bu kullanım şekli acımasızdır ve herkesin yapabileceği bir iş değildir!
Bu yönteme başvuracak kişi, kullanacağı yani “Piç Edeceği” adamın zaaflarını, zayıflıklarını, açıklarını bilmek için her yola başvuracak kadar gözü ve vicdanı kara, ahlâkı düşük biri olmalıdır!
Bu yazıda böyle kişiler için “Çakal” kelimesini kullanacağız.

“Piç Edilecek” kişiyi bulmaya gelince;
Hani derler ya, öldüğünüzü kendiniz bilmezsiniz, ama sizden başka herkes bilir. Salaklık da böyledir! Salak olduğunu bir tek o bilemez, fakat tüm dünya bilir!
İşte böyle “Piç Edilmek” isteyen salaklar her dönemde bol miktarda bulunur ve çakalların tuzağına düşerler. Bu kişiler için de “Oğlak” kelimesini kullanacağız!

Örnek vererek anlatmak daha kolay olacak;
“Çakal” din istismarcısı partide görev yapmıştır. Toplum onu “Dinci-Namuslu(!)” biri olarak tanır, bu kesimin oyları zaten cebindedir.
Oylarını arttırabilmek için ise ona dışardan destek lazımdır. Çakal derhal bir Oğlak aramaya başlar!
Sosyalist Enternasyonale üye bir partinin Genel Sekreterliğini yapmış, aynı partinin Genel Başkanlığına aday olmuş, tanınan bir oğlak bulunur. Bakanlık ve iki-üç milletvekilliği için kontenjan hakkı tanınıp Oğlak kafese konur!
Bir dönem kullanılır, ondan sonra Oğlak’ta alınacak et (!) çıkarılacak deri kalmayınca, miadını doldurmuş bozuk ilaç gibi bir kenara atılır…

Çakal’a, “Kürt” oyları mı gerek! Hayali ihracatı çok seven bir Kürt Beyi bulunur. Oğlak’ ın Doğu Anadolu’da bir ilçede, 10-12 bin civarında oyu vardır.
Hemen anlaşma yapılır. Oğlak, Genel Başkan Yardımcısı yapılır. Elbette ki böyle birkaç tane Oğlak bulunur. Oğlakların işi bitince veya daha semiz ve genç Oğlak’lar kafese gelince, diğerleri hemen dışlanır ve uzaklaştırılırlar…

Çakal, “Merkez Sağ” oylara göz mü dikti? İçi, Zonguldak kömürü gibi kapkara olan bir Oğlak bulunur ve Türkiye’nin ilk üç adamından biri yapılır.
“Merkez Sağ” da bir parti toparlanmaya mı başladı?
Çakal hemen devreye girer, eski dosyalar raftan indirilir ve o parti bizzat
“İki Oğlak” eliyle paramparça edilir. TC Ordusunun Genelkurmay eski Başkanı
4 metrekarelik hücreye atılırken, oğlakların biri için özel cezaevi açılır, diğerine ise Paris’te bir otel alınır…

Çakal’ın “Milliyetçi” oylara ihtiyacı mı var?
Tüm ömrü boyunca babasının adını kullanmaktan, babasının parasını yemekten başka bir iş yapmamış, dövizsever, porno meraklısı bir “Oğlak” bulunur ve itinayla piç edilir.

Bu oğlaklar, geçmişlerini-kişiliklerini-onurlarını sattıkları için toplumdan da dışlanırlar ve beygir kıçındaki sinekler gibi, asalak olarak yaşamaya devam ederler! Oğlaklar, en büyük zararı vatanlarına-milletlerine verdiklerini bile-bile bu aşağılık işi yaparlar.

Gelelim Çakallara;
Bunlar dünyanın her yerinde aynı sonla karşılaşırlar. Herkesi satılık, her değeri satın alınacak mal olarak gördükleri için paraya ve güce taparlar.
Bunları korumak için her türlü kötülüğe çekinmeden başvururlar.
Hırsları akıllarının çok üstünde oldukları için, zamanla diktatör olmaya özenirler, onu da beceremezler. Vadeleri dolduğunda, kendi halkları tarafından koltuklarından indirilirler.
Ezdikleri halk tarafından paramparça edilirler ve bu dünyadan def olup giderler.
Kötülükleri, nesiller boyu anlatılır. Saddam gibi, Kaddafi gibi…
Dünyadaki tüm siyaset çakallarının vadelerinin tez zamanda dolması, en büyük dileğimizdir…

Sağlık ve başarı dileklerimle 09 Temmuz 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı