Eskişehir’de nadir toprak elementleri üretimi için dev bir adım atılarak Beylikova ve Sivrihisar’daki 258 taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildi. Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren bu stratejik hamlede, bölgedeki yeraltı zenginliklerinin hızla ülke ekonomisine kazandırılması amaçlanıyor.
Eskişehir’in Sivrihisar ve Beylikova ilçelerinde bulunan 258 taşınmazın nadir toprak elementleri için acele kamulaştırılmasına karar verildi.
Resmi Gazete’de bugün yayımlanan Cumhubaşkanı Kararı’na göre; Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü uhdesinde bulunan ruhsat sahasındaki araziler, içerisinde toryum, barit, florit ve nadir toprak elementlerinin bulunduğu 4. grup madenler için acele kamulaşma kararı verildi.
258 taşınmazın büyük çoğunluğunu tarla statüsündeki araziler oluşturuyor. Bazılarında ise meyve bahçeleri ve ağıllar bulunuyor.
Arazilerin toplam tapu alanı 2 milyon 947 bin metrekareyi geçiyor.
Toplam tapu alanının yaklaşık % 90’ı acele kamulaştırıldı.
Proje ve yatırım süreçleri hızlanıyor
Karara göre bu arazilerde “stratejik öneme sahip yer altı zenginliklerinin ekonomiye kazandırılmasına yönelik madencilik faaliyetleri, endüstriyel tesisler ve altyapıların proje ve yatırım süreçlerinin hayata geçirilebilmesi” hedefleniyor.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27’nci maddesi gereğince karar verildiği belirtilen acele kamulaştırmaya ilişkin açıklamada bölgede yapılması planlanan madencilik projeleri şöyle sıralandı:
Açık ocak proje alanları,
Dekapaj pasa döküm alanları,
Bağlantı yolları,
Tüvenan cevher
Düşük tenörlü cevher stok alanları,
Atık barajı,
Endüstriyel üretim tesisleri,
Diğer yardımcı tesisler,
Altyapı tesisleri
İdari bina yerleşim alanları
NTE nedir?
Nadir toprak elementleri (NTE) kimyasal, manyetik ve optik özelliklere göre benzer özellikler gösteren 15 tane lantanit ile itriyum ve skandiyumdan oluşan 17 elementtir. NTE’ler, modern teknoloji, savunma sanayii ve endüstride kritik öneme sahip.
NTE’ler, kendi içlerinde ağır (Y, Eu, Gd, Tb, Dy, Ho, Er, Tm, Yb ve Lu) ve hafif (Sc, La, Ce, Pr, Nd, Pm ve Sm) olarak gruplandırılır. Bu gruplandırma, elementlerin atom numaraları ve doğada bulunma sıklıkları esas alınarak yapılır. Hafif NTE’ler doğada daha sık bulunur. NTE’lerde “nadiren” bulunma ifadesi, aslında doğada az olmalarından değil, cevherlerinin işlenip kullanıma sunulmasının zorluğundan kaynaklanır. Örneğin bazı NTE’ler, krom, nikel, kurşun ve bakır gibi metallerden daha yaygın bulunabilir.
Kullanım alanları nedeniyle NTE, modern malzeme ve enerji teknolojilerinin vazgeçilmez bir bileşeni. Malzemeye ağırlıkça katkıları az olsa da, mekanik, manyetik, elektrik ve optik özellikleri önemli ölçüde artırdığı için NTE, malzemenin “vitamini” veya “tohumu” olarak nitelendirilir. Kullanım alanları arasında mıknatıslar ve alaşımlar öne çıkar.
Özellikle SmCo ve NdFeB mıknatıslarının üretiminde NTE kullanımı kritik öneme sahiptir. Bu mıknatıslar elektrikli motorlar ve rüzgar türbinlerinde yer alır; yeni nesil rüzgâr türbinlerinde NTE’ye olan ihtiyaç giderek artmaktadır.
Savunma sanayii açısından NTE’ler radar, sonar, iletişim sistemleri, füze ve jet motorları, gece görüş cihazları, lazer ve hassas sensörlerde kullanılıyor. Ayrıca endüstriyel süreçlerde katalizör, cam, seramik, polimer ve alaşım üretiminde katkı maddesi olarak kullanılırken, tıp ve araştırma alanlarında manyetik rezonans görüntüleme (MRI) kontrast ajanları ve nükleer teknoloji uygulamalarında da yer alıyor. Bu nedenle NTE’ler, yüksek teknoloji, savunma ve enerji dönüşümü alanlarında hem ekonomik hem de stratejik açıdan büyük öneme sahip.
Türkiye ve dünyada nadir toprak elementleri tartışmaları: ‘Asıl değer, teknolojiyi üreten ülkelerde kalıyor’

‘Çin, Türkiye, Brezilya, Rusya gibi ülkelerde yüksek rezerv var’
Çin artık nadir toprak elementlerini ham madde olarak ihraç etmiyor. Kendi sanayisinde kullanarak batarya ve motor gibi yüksek katma değerli ürünlere dönüştürüp satıyor. Yani artık cevheri değil, teknolojiyi pazarlıyor.
‘Beylikova sahası potansiyel taşıyor ama teknoloji eksiği aşılmalı’
Türkiye’de Eskişehir Beylikova’daki rezerv 694 milyon ton olarak açıklanıyor ama bunun içinde nadir toprak elementlerine girmeyen mineraller de var. Ekonomik anlamda değerlendirilebilir nadir toprak elementlerinin miktarı 2 ila 4 milyon ton civarında.
Bu tesiste şu anda cevherin nasıl ayrıştırılabileceği üzerine Ar-Ge çalışmaları yapılıyor. Ancak Türkiye’nin henüz bu elementleri birbirinden ayırabilecek ‘solvent extraction’ (ayrıştırma) teknolojisine sahip olmadığını üzülerek söylemeliyim. Uranyum ve toryumu da henüz ayrıştıramıyoruz.
Bu teknolojiyi geliştiremezsek elimizdeki mineralleri konsantre halde ihraç ederiz. Sonra o ülkelerden elektrik motoru, rüzgar tribünü, güneş paneli gibi ürünleri yüksek fiyatla geri alırız. Türkiye’deki madenciliğin temel sorunu bu. Biz cevheri satıyoruz, ürünü ithal ediyoruz. Finansman sağlanır ve üniversiteler desteklenirse Türkiye bu teknolojiyi geliştirebilir.


