Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

BAKAN KAYBOLDU!

55. Mesut Yılmaz Hükümetinde Bakan olarak görevdeyiz. Devlet Bakanıyım ve

55. Mesut Yılmaz Hükümetinde Bakan olarak görevdeyiz.
Devlet Bakanıyım ve “Gümrüklerden-Yurtdışındaki Türk Vatandaşlarının sorunlarından ve İran-Irak-Fransa-Şili ile Karma Ekonomik Kurul Başkanlığı” görevlerinden sorumluyum.

Ulaştırma Bakanlığı görevinde ise “Bağımsız” olarak Arif Ahmet Denizolgun Bey var. Komediye bakar mısınız? Laik-Demokratik-Sosyal Hukuk Devleti olan T.C Devletinin Bakanlar koltuğunun birinde “Süleymancılar” adlı cemaatin lideri oturuyor!

Başbakan Yılmaz, Hollanda Hükümeti ile yaşanmakta olan bir problemi çözmemiz için beni ve Ulaştırma Bakanını görevlendirdi. Uzatmayalım.
Uçağa bindik, arkamızda heyetlerimiz, biz konumuzla ilgili bürokratlarla çalışıyoruz. Ulaştırma Bakanı, sanki başka ülkenin Bakanı imiş gibi selam verdi ve uyumaya başladı!

Büyükelçi’miz heyetiyle ve Hollanda Dışişleri yetkilileriyle karşıladı. Tek tek el sıkıp tanışıyoruz ve sohbet ediyoruz! Gözüm Ulaştırma Bakanımızı aradı, kalabalık bir karşılama heyeti ile konuşuyordu. Yanıma geldi ve “Sayın Bakan, benim cemaatimle acil toplantı yapmam gerek, ben gidiyorum, merak etmeyin” dedi. “Dur Sayın Bakan nereye, ne toplantısı, dememe rağmen, kalabalık arasında kayboldu. Büyükelçilik Güvenlik görevlileri telaşla Büyükelçiye gelip, “Bakan Bey gitti” dediler. Herkes Bakanı aramaya başladı. Büyükelçimizin deneyimi sayesinde, hem Bakanın yokluğu saklandı, hem de problem çözüldü. Üçüncü gün bizi uğurluyorlar. Kayıp Bakan çıktı geldi ve dönüşü birlikte gerçekleştirdik…

Bakan Bey sonra vefat etti. Yerine gayet Demokratik (!) bir usulle, Cemaatin kurucusu Tunahan’ın, torununun çocuğu olan Alihan Kuriş getirildi…

Bugün Alihan Kuriş, gözaltına alındı. Anlaşıldığı kadarıyla Süleymancılarda,
Saray ile paylaşmadıkları ciddiyette bir birikimleri olmuş. Saray onları hafifletecek…

Anayasa’ya göre, tarikatlar-cemaatler ve bunlara bağlı yurtlar-dershaneler- kursların açılması yasaktır. AKP’ye sorsanız “Yemişim sizin Anayasanızı! Bu darbe Anayasasıdır” der geçer.

Gerçek şudur;
Hangi Cemaat veya Tarikat, AKP’nin çizdiği sınırların içinde kalır, özellikle Bilal Oğlan’ın vakıflarına destek olursa, yaşar. Olmazsa malına-mülküne çökülür. Bakın, Menzilcilere çöküldü mü? Babalarından kalan, kaynağı belli vergileri ödenmiş (!) 57 Milyar TL’ye dokunuldu mu?
Para biraz daha biriksin, yakında onlara da el konur…
AKP, hiçbir elemanının, fazla para yüzünden ahlaklarının bozulmasına izin vermez. Alır paraları, rahatlatır elemanlarını.
Önce 1000 Ali’yi, sonra Süslü Sülo ’yu nasıl hafifletti?
Lider dediğin böyle olur. Bir de Özgür Özel’e bak! Yemedi, yenmesine göz yumdu, başı derde girdi, girecek…

Sağlık ve başarı dileklerimle 14 Ağustos 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

 

Serdaroğlu: Bakanlığı tarikatlar yüzünden bıraktım | Independent Türkçe

LİDER… GİTTİ GİDER…

Parti Genel Başkanları kendilerine “LİDER” denmesinden çok hoşlanırlar!
“Liderimiz Geliyor” diye anons edildiğinde, öyle bir şişerler ki, geleni Kırkpınar Başpehlivanı zannedersiniz!

DEVLET kuran kişiye, “Lider veya Önder” denir.
Cumhuriyet Tarihi boyunca, Türk Milletinden iki kişi bu tanımı hak ederek almıştır.
Biri, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk,
diğeri, Kıbrıs Türk Devletinin Kurucusu Rauf Denktaş…
Geri kalanları sadece Genel Başkandırlar! Onu da hak eden çok azdır ya…

Genel Başkanların söylemleri ile eylemleri arasında tutarlılık olması şarttır!
Genel Başkanın söylemi “Mersine gidiyoruz”, eylemi ise “Tersine gidiyoruz” olursa, o artık, “El Arabası” tipi siyasetçidir. Arkasından ittirmezseniz, bıraktığınız yerde yıllarca durur, sonunda çürür ve pert olur!

Biraz daha açalım; Bir Genel Başkan “Biz Atatürkçüyüz çünkü partimizi Atatürk kurdu. O bir çift “Mavi Göz” var ya, onu hep üzerimizde hissederiz” diyor ve 54 BİN insanımızın katili olan canavarı “Kurucu Önder” ilan eden, ihanet şebekesine katılıyorsa, onu bırakın, o gitti gider. Salın bayır aşağıya!.

Atatürk boşuna “İhanetin nedeni olmaz, bedeli olur. O bedel birgün mutlaka ödettirilir” demiştir! Sorsanız o sepete; “Evlat ne oldu ya? Akım derken B.kum dedin. Bir çuval inciri batırdın, diye?
“Bakmayın benim ihanet yasasına EVET dediğime, onlar benim gecenin ilerleyen saatlerindeki bar arkadaşlarım. Şişelerin hatırı var. Hem ben arkadaşlarımı serbest bıraktım, ya. Daha ne istiyorsunuz ki?

Bazıları el bebek-gül bebek yetiştirildiler, Türk Devleti-Türk Milleti için bir gün kavga etmediler. Atatürk’ün mirasını yiye yiye, bitiremediler. Hazineden her yıl çuvalla para alırlar, lüks binalarda, lüks otolarda,(mabatları acımasın diye yumuşatılmış koltuklarda) zaman geçirirler. İkide bir “Ben Sosyalist Enternasyonalde ikinci başkanım. Bu Avrupalılar beni çok severler!”
“Hadi yürüyelim arkadaşlar, yürüyelim, yürüyelim der, kendisi modifiye edilmiş aracına biner, gider…”

Buna, iktidarın tetikçi Savcıları, çeşitli kumpaslarla tuzak kurarlar. Ve TBMM’ye “Nitelikli ve Organize olarak rüşvet almak için örgüt kurmak” gibi çok ağır suçlamasında bulunurlar. Nedense suskun kalmayı tercih ederler!

Aziz Türk Milleti;
Sizinle bir iddiaya girelim! Gazozuna canım, nerde bizde ondaki para!
Yeni Parti MV’leri, Genel Başkanlarının EVET dediği Çerçeve Yasası için
çok iyi bir çalışma yaptılar. Bu ihanet Yasasının en az 5 yerinde ANAYASAYA AYKIRILIK belirlediler. Normalde bu yasanın iptali için, AYM’ye başvurması gerek. Bu Genel Başkan AYM’ye başvuramaz! Bahçeli’den izin alması gerek. Eğer ciddi bir çalışma sonucu Genel Başkan AYM’ye başvurursa, ben kaybetmiş olurum. Ne ceza verirseniz de razıyım…

Sağlık ve başarı dileklerimle 13 Ağustos 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti