Siyasetteki tiyatroyu, kurulan kirli ittifakları görüyor musunuz?
Bir tarafta iktidar, yanında yıllardır stepnelik yapan MHP, diğer tarafta Hizbullah’ın meclisteki açık uzantısı HÜDA PAR…
Yetmedi, son zamanlarda bu koroya DEM de eklendi! İmralı’daki terör başıyla yakınlaşmalar, kapalı kapılar arkasında yürütülen pazarlıklar tavan yaptı. Yeter ki koltuklar korunsun, yeter ki kurdukları bu tatlı yağma düzeni bozulmasın!
Peki, bu iktidarın yolsuzluklarını bilmeyen var mı?
Cümle alem biliyor ki cumhuriyet tarihinin en büyük, en pişkince soygunları bu dönemde yapıldı. Devasa ihaleler, hortumlanan kamu kaynakları, buharlaşan milyarlar… Normal bir hukuk devletinde yer yerinden oynar, Yüce Divanlar kilitlenirdi. Peki, bizde tek bir soruşturma açıldı mı? Açamazlar! Çünkü yargıyı kendi emir erleri haline getirdiler. Hakim de kendilerinin, savcı da! Bir tek yolsuzluk dosyasını bile mahkeme salonunun önünden geçirtmiyorlar. Açıkça ve net olarak söylüyorum: Bunlar devletin ve milletin kasasına el uzatmış HIRSIZLARDIR!
Gelelim madalyonun diğer yüzüne…
Türk Milleti; lâik Cumhuriyeti, demokrasiyi ve hukuk devletini korusun, bu gidişata bir dur desin diye ana muhalefet partisini destekliyor. Destekliyor ama onların içinden de lağım kokuları yükseliyor. Belediyelerdeki rant kavgaları, ihale paylaşımındaki kirli ilişkiler, hırsızlığa bulaşan kadrolar… Dışarıdan bakan bir yabancı, Türkiye’yi “Hırsızlar Cenneti” sanır!
Sanır ki bu ülkede namuslu adam kalmamış, 85 milyonun tamamı çürümüş…
Oysa gerçek bu değil!
Bu millet hırsız değildir! Bu ülkenin vatanını seven, helal lokma yiyen milyonlarca insanı bu çürümüşlüğün ortağı değildir.
Toplasanız, iktidarıyla, muhalefete sızmış rantçılarıyla toplumun kanını emen topu topu BİN, bilemediniz İKİ BİN kişilik bir şebeke var! Bu İKİ BİN harami; koskoca bir ülkenin demokrasisini katlediyor, devletin bütün kaynaklarını kurutuyor, milletin geleceğini karartıyor. 85 milyon vatandaş ise bu bir avuç azınlığın soygununu seyretmek zorunda bırakılıyor.
Peki, bu cendereden nasıl çıkacağız? Bize ne lazım?
Celladına Aşık Olmaktan Vazgeçeceğiz: “O gitsin de ne olursa olsun” veya “Bunlar giderse devlet yıkılır” korkutmacasını çöpe atacağız. Siyaset kurumunu bu İKİ BİN rantçının at koşturduğu bir pazaryeri olmaktan çıkartacağız.
Tarafsız ve Bağımsız Yargıyı mutlaka kuracağız: Parti rozetine, unvanına bakılmaksızın; ister iktidardan ister muhalefetten olsun, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen her bir hırsızı yargının ve Yüce Divan’ın önüne dikeceğiz. Soyulan her kuruşu bu milletin kasasına geri koyacağız.
Temiz Siyaset Yasasını getireceğiz: Siyaseti bir zenginleşme, devlete çökme aracı gören çakalları sistemin dışına iteceğiz. Mal varlığını milletin önünde şeffafça açıklayamayan hiçbir kimseye devlet yönetimi teslim edilmeyecek.
Bu vatan, İKİ BİN hırsızın ve onların işbirlikçilerinin babasının çiftliği değildir. Türk Milleti kendi öz gücünün ve iradesinin farkına vardığı gün, bu harami düzeni yerle bir olacaktır. Az kaldı!
Sağlık ve başarı dileklerimle
06 Ağustos 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

SURİYELİLERE DE ANADİLDE EĞİTİM
Çerçeve Yasa denen Kumpasın TBMM’de kabul edilmesinden bir gün evvel
23 Ocak 2025’teki yazımızı tekrar sunuyoruz. Umuyor ve diliyorum ki akıl ve vatan sevgisi hakim olur…
Türkiye’de 8 milyon Arap ve Arami yaşadığını söyleyen “Beyt Nahreyn Arap-Arami Birliği” adlı örgütün lideri-sözcüsü Mim Yavuz Binbay şunları söyledi;
“Türkiye’deki diğer halklar gibi başta “Anadilde eğitim” olmak üzere tüm haklar bizlere de verilmelidir. Partileşme çalışmalarını yürütmek üzere bir komisyon kurduk. Yakında partileşip haklarımız için mücadele edeceğiz!”
Laz’lar’da anadilde eğitim istediklerini açıkladılar!
Tek başına bu Suriyeliler olayı, AKP’nin Türk Milletine yaptığı en büyük ihanettir.
Aziz Türk Milleti;
Dünya tarihinde şimdiye kadar, 5 milyondan fazla yabancıyı, yani küçük bir ülke nüfusu kadar insanı kendi ülkesine kabul eden bir devlet görülmemiştir. Savaşlar-işgaller ve zora dayalı göçlerde bile böyle bir olay yaşanmamıştır.
AKP, Türk siyasetinde olduğu günden itibaren çok zikzak çizdi ama bir konudaki hedefini ilk günkü gibi korudu ve inatla bu hedefe doğru yürüdü!
O hedef, Atatürk’e ve devrimlerine duyduğu nefret gereği, lâik Cumhuriyeti yıkarak yerine, bir bölümü ikinci İsrail gibi görev yapacak olan Kürt Devleti ile “Federe İslam Devletini” kurmaktır.
Biz bunu yıllardır yazıyoruz, söylüyoruz. AKP zaten dinlemedi, ama muhalefet partileri dediğimizi anlamadı ve bu günlere geldik.
Hiçbir devlet, kendi iradesi ve kendi tasarrufu ile ülkesinin demografik, etnik ve sosyal yapısını değiştirmez. Hiçbir devlet, “Kalbi” gibi tarihi ve kadim şehirlerini, bir başka halkın istilasına açmaz.
Örneğin, İtalya’ya giden mültecilerin Roma şehir merkezine yerleşmelerine izin verirler mi? İstanbul’da Fatih-Suriçi-Dülgerzade-Zeyrek-Yavuzselim-Balipaşa da dolaşın, Türkçe konuşan bulursanız, kendinizi şanslı sayabilirsiniz.
İzmir’de akşamları o güzel Kordonboyunda tek başınıza dolaşamazsınız!
Kilis’te, Antakya’da, Gaziantep’te sığınmacıların sayısı, yerli halkımızdan daha fazla hale geldi!
Osmanlı’da da büyük göç dalgaları yaşadı.
Fakat ne 1850’lerde Kırım’dan gelen milyonlarca insana, ne 1864 Kafkasya sürgünlerine, ne 1912 Balkan bozgununda savrulan insanlara, ne de mübadillere, İstanbul’da topluca oturabildikleri bölgeler göstermedi.
T.C Devletinin bir iskan politikası vardır. Öldürülme korkusuyla Türk Vatanına sığınan insanlar yurdumuzun çeşitli bölgelerine serpiştirilir. Böylelikle, vatanın gerçek sahipleriyle kaynaşmaları, topluma entegre olmaları kolaylaştırılır.
Türkler, her göç dalgasında gelenleri kardeş saymışlar, yeri geldiğinde yönetim yetkisini bile onlarla paylaşmışlardır. Fakat bu milli politika da, AKP tarafından rafa kaldırılmıştır..
Tedbir alınmazsa olacağı şudur;
İstanbullu kimliği nasıl son 30-40 yıl içerisinde yok olmuşsa,
Türk Kimliği de AKP sayesinde, yok oluş sürecine konulmuştur.
Bu ihanetin dik alasıdır. Herkes Milletvekillerine ulaşıp, Çerçeve Yasasını imzalamamalarını isteyin. Kim hain, kim değil kendiniz bir daha görün…
Sağlık ve başarı dileklerimle
05 Ağustos 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
