Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

AR DAMARI

“Yemininize sadık kalmadınız! Zaten diplomasızsınız. Suç işliyorsunuz. Er ya da

“Yemininize sadık kalmadınız! Zaten diplomasızsınız. Suç işliyorsunuz. Er ya da geç, suç örgütünüzle birlikte yargılanacaksınız!

Tıp İlmi ne kadar gelişirse gelişsin, isterse ölüyü diriltecek seviyeye gelsin,
ar damarı çatlamasına çare bulamaz.

Eğer bir insan utanç duyulacak şeyleri sıkılmadan yapıyorsa, utanmayı rafa kaldırmışsa, yüzsüz denilmeyi pişkinlikle kabullenmişse, o insan çok tehlikelidir.
Bu tip insan için kendi menfaati, demokrasiden-ahlaktan-doğruluktan-helalden-dürüst seçimden önce gelir. Demokratik rejimlerde böyle bir insanı sadece yasalar durdurabilir.
Fakat böyle bir kişi, yasaları uygulayan Yargıç ve Savcıları korkutacak, hallaç pamuğu gibi darmadağın edecek bir güce sahipse o toplumda düzen bozulur, hukuk devleti ortadan kalkar. İllegalite ve kargaşa başlar. Ülke çok şey kaybeder, ama en fazla bu “Ar damarı çatlayan” insanlar kaybeder.
Bunların sonları çok feci olur. Meraklı olan Mussolini’nin sonunu hatırlasın…

Aziz Türk Milleti;
Uzun yıllara ulaşan siyasi yaşamımda çok etkin görevlerde bulundum. Türkiye’nin önemli Bakanlıklarında görev yaptım. Çok sayıda iftiraya maruz kaldım. Öyle anlar oldu ki, benim için yazılan-söylenen iftiralar beni bile hayretler içinde bıraktı. Bunların tamamıyla yargı yoluyla hesaplaştım. Şu an dahi bu bademler ve kripto cemaat beslemeleri ile karşılıklı açılan çok sayıda dava ile boğuşuyorum.
Bu yüzden kişileri haksız yere suçlamaktan çok çekinirim. Bu yüzden birisini eleştirirken veya suçlarken zaman-zaman kendimi onun yerine koyar, olaylara bir de suçladığım kişinin gözünden bakmaya çalışırım. İzniniz olursa bugün böyle bir yöntemi beraberce uygulayalım;

*Suçlama:
“Erdoğan kendisinin, eşinin, çocuklarının servetlerinin hesabını açık ve net olarak veremiyor. Bu servetin kökünde haram var.”
Bu suçlama ile karşı karşıya kalan biri ne yapmalı;
Basın toplantısı düzenlemeli, elindeki belgelerle sahip olduğu tüm malvarlıklarını, villalardan-Gemi Filosuna, Cennet Koyundaki villalardan- Bodrumdaki villalara, Pırlanta dükkânlarından- ortak olduğu yurtiçi-yurtdışı şirketlere kadar her şeyini helal kazançla aldığını ispat etmeli. Malından şüphesi olmayan böyle davranmaz mı?
Vicdan sahibi, namuslu olan herkese soruyorum; Erdoğan böyle mi davranıyor?

*Suçlama:
“Erdoğan’ın çocuklarının yönetimde olduğu Türgev-İhsan ve İrfan Vakfı- Okçuluk Vakfı gibi Vakıflara, nüfuz kullanarak ve ihalelere fesat karıştırarak bedavadan mal ve paralar aktarıldı.”

Bu suçlama ile karşı karşıya kalan biri ne yapmalı;
Basın toplantısı düzenlemeli, yönetiminde çocuklarının olduğu tüm Vakıf Yönetimlerini, kayıtlarını, bağışlanan malların bağış tarihi ve değerlerini Türk Milletine açıklamalıdır. “Hayır” yapmak için kurulan bu vakıfların, haram para ile zorla alınan paralar ile imar durumu karşılığında verilen avantalarla beslenmesi kabul edilebilir bir iş midir?
Vicdan sahibi, namuslu olan herkese soruyorum; Erdoğan böyle mi davranıyor?

*Suçlama:
“Wikileaks Belgelerinde ve yabancı basında Erdoğan’ın İsviçre’de 8 ayrı hesabında milyarlarca dolarlık hesapları var.”

Bu suçlama ile karşı karşıya kalan biri ne yapmalı;
Daha önce Deniz Baykal’ın yaptığı gibi, mahkemeye müracaat ederek, “Erdoğan’ın ülkemiz bankalarında hiçbir hesabı bulunmamaktadır” diye bir belge almalı ve şom ağızlıların suratına vurmalıdır.
Vicdan sahibi, namuslu olan herkese soruyorum: Erdoğan böyle mi davranıyor?

Böylesine ağır-utanç verici-onur zedeleyici suçlamalara muhatap olan biri, açık-net-doğru davranmıyorsa, olayları laf kalabalığıyla karartmaya çalışıyorsa, suçsuz-günahsız devlet memurlarını kış günü perişan ediyorsa onun gideceği tek adres vardır; Yüce Divan…

Sağlık ve başarı dileklerimle 05 Temmuz 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

Cezaevine girecek! Rıfat Serdaroğlu gıyabında yargılandı - Koza24 -  Haberler, Son Dakika Haberleri ve Bursa Güncel Haber

HIRSIZDAN KADI, SOROSPUDAN DADI OLMAZ

Hesap veremeyenlerin, hesap sorma makamlarında olmaları normal midir?
Demokrasilerde meşruiyet (Barrack’ın Erdoğan’a verdiğinden değil, gerçek meşruiyet) sadece seçim sandığından çıkmakla değil, aynı zamanda hukuka bağlılık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle sürdürülebilir.

Bu aralar CB Erdoğan’ı, CHP’yi hırsızlıkla yolsuzlukla suçlarken görüyoruz. Ne güzel değil mi? Hesap soran, Türk Milletinin hakkını arayan bir dünya liderimiz var! Bak Erdoğan’a, gör Hz. Ömer’i!
Mesaisi bitti mi, Saray’daki “Devletin Mumu söndürülür, kendi parasıyla satın aldığı mumlar yakılır! O kadar hassastır yani…

Ayrıca CB Erdoğan çok zariftir. Küfür, sinkaf nedir bilmediği gibi, kendisine yapılan “Aptal Olma! Senin ekonomini bitiririm” şeklindeki hakaretleri de görmezden gelmesi, onun efendiliğinin göstergesidir!

ABD Temsilciler Meclisinin toplam 435 üyesinin, 413’ünün oyları ile alınan karar gereği, CB Erdoğan’ın Türkiye dışında usulsüz olarak elde ettiği mal ve paralarının tespit edilmesi için komisyon kurulmasıyla ilgili kamuoyuna tek kelime etmemiş, tıkını bile çıkaramamıştır. Zarafeti görüyor musunuz?

Aynı zarafeti ve kibarlığı, Adalet Bakanı (Makamın adı böyle, ADALET adını ben koymadım) Akın Gürlek’ te görmek mümkün. Özgür Özel adlı İFTİRACI Gürlek’in 16 adet taşınmazını (ID) numaralarını da vererek açıklayıp sormuştu; “Nereden buldun, hangi parayla aldın” diye !

ADALET bakanı yanıt olarak, herkesi tatmin edecek şu açıklamayı yaptı!
“Sayın CB’nına ne yapayım efendim, diye sordum. Onların seviyesine düşme, yanıt bile verme, unutulur gider” dedi…

CB’nının bu emrine rağmen, ADALET bakanı şöyle açıkladı;
“Beni 16 tane değil, 4 adet taşınmazım var. Yatım da yok. Lüksemburg’a sadece yatı görmeye gitmiştim!”

İki yöneticimizin “Kamuoyuna Saygılarından” dolayı hassasiyetlerini yeterince anlattım sanıyorum.
Biri “Tek Adam” yönetiminin başındaki, diğeri ise Adalet Mekanizmasının başındaki kişiler. Bence ikisi de tertemiz insanlardır.

Esas önemli konu ise, ikisinin de İslam’a uygun yaşamalarıdır. Bu iki zarif Müslüman, her şeyi affederler ama, “Dini Değerlere Hakareti” affetmezler!
Neden diye sorarsanız; İkisi de, tam birer Müslüman olarak yaşarlar ve İslam’ın yasaklarına uyarlar. Örneğin;
Çalmazlar, çaldırmazlar Rüşvet almazlar, Kul Hakkı yemezler, Ülkeyi adaletle yönetirler. Yaaa gördünüz mü?

Sağlık ve başarı dileklerimle 04 Temmuz 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı