Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

PROMOSYONDA ACI DURUMLAR

2024 yılı Mart ayında yazmıştım. Ancak hakkı olduğu halde alamayan

2024 yılı Mart ayında yazmıştım.

Ancak hakkı olduğu halde alamayan 16 milyon özel sektör işçisinin, ya da az aldığını düşünen kamu çalışanlarının ve emeklilerin dinmeyen feryadı üzerine, promosyon konusunu yeniden ele almak ihtiyacı doğru.
Canı yanan özel sektör işçisinin promosyon sorununu da ayrıca ele almak ihtiyacı doğdu.
Başlayalım;

PROMOSYON NEDİR?

Fransızca kökenli bir kelime…
Türk Dil Kurumu anlamını şöyle tarif ediyor: Bir ürünü özendirmek amacıyla ikramlı tanıtımlar.
Kapitalizm çağının, sermaye düzeninin kavramı…
Yani, ürettiğiniz malın tercih edilmesi için özendirme yapıyorsunuz. Kişiye, şirkete, ya da piyasaya, malınızı tüketmesi için hediye veriyorsunuz. Bir anlamda rüşvet yani…
Bu hediye, kimi zaman cazip bir ürün, ya da paradır. Özendirme konusunun büyüklüğüne göre, hediye de büyük olurdu.
1970’li ve 80’li yıllarda ülkemizde de giderek daha sık görülmeye başlanan promosyon dağıtımını, daha çok ilaç firmaları ya da şirketler yapardı.
Hastane yöneticilerini, doktoru, “bizim ilacımızı tercih edin” diye ikna turları yapılırdı. Hastanede-doktor kuyruğunda iken, eli çantalı birilerinin içeri daldığını görmeyen var mıdır? İşte onlar genellikle ilaç firmalarının promosyon dağıtan elemanlarıdır. “Bizim ilacımızı yaz” diyenler yani.

GÖNÜLSÜZ BANKALAR NEDEN İŞTAHLANDI?

İşçi ve memur maaşları hakkındaki, emekli aylıkları hakkındaki seyir ise şöyledir;
Geçmişte SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı, emekli aylık ödemelerini PTT üzerinden, ya da kurum veznelerinden yapardı. İşçi ve memur maaş ödemeleri ise, yine kurum veya işletme veznelerinden, uzak yerde çalışanlar için de PTT şubelerinden yapılırdı.
70’lerin sonlarında ve 80’lerde kamu işletmeleri ve sosyal güvenlik kurumları, çalışan maaşını ve emekli aylıklarını banka üzerinden ödemeye başladılar.
Ancak bankalar gönülsüzdü.
Ödenecek paranın kendilerine yatırılması ya gecikirse, diye endişeliydiler. Sosyal güvenlik kurumları bankaları ikna etmek için komisyon teklif etmek durumunda kalırdı.
Yani durum tam tersiydi. Bankalar parasını ödedikleri kişilere değil, kamu kurumları, özel şirketler ve sosyal güvenlik kurumları, “banka yöneticilerine promosyon veriyordu”.
Giderek bankaya yatırılan para miktarı, banka yöneticilerini heveslendirecek düzeye ulaştı. Dahası kısa süreli yatırılsa dahi, maaş ödemelerinden kazançlar sağlayabileceklerini gördüler.

PROMOSYON KOKUSU

80’li yılları hatırlayalım. Gecelik, günlük faiz vaatleri ile bankalar kampanyalar yapardı. Repo dönemiydi bu. Yatırımla, üretimle ilgilenmeden, paradan para kazanmanın sıçrama yaptığı dönemin kapıları açılıyordu.
Böylece bankalar arasında, kıran kırana bir rekabet başladı. Geçmişte maaş ödemesinin bankaları üzerinden olmasına gönülsüz olanlar, şimdi birbirlerinin gözünü oyuyordu adeta.
Çalışanların ya da emeklilerin aylıklarını kendi bankalarına yatırılsın diye, kurum yöneticilerine ve şirket patronlarına promosyonlar dönemi başlatıldı.
Ciddi değerde promosyonlardı. Beş yıldızlı otellerde bedava tatillerden, lüks arabalar, devre mülkler, evler veya villalardan söz ediliyor.
Sonra bu hediyeler toplumda da duyulmaya başlandı tabi. İşletme yöneticilerine verilen lüks hediyelerin kokusu, her yere yayıldı.

PROMOSYON GENELGESİ

AKP iktidarı, 20 Temmuz 2007 tarihindeki 26588 sayılı Resmi Gazete ile Banka Promosyonları hakkında 2007/21 sayılı bir GENELGE yayınladı.
• Genelge, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün (6) sıra Nolu Genel Tebliği ile 1988 yılından beri kamu personelinin maaşlarının bankalar vasıtasıyla ödenebilme” düzenini genişletmekte, bankaların ödemesi gereken promosyon miktarını belirlemek için kamuda oluşturulacak (sendika temsilcilerinin de olacağı) komisyonların, bankalarla promosyon miktarını belirlemeye yetkili olacağı belirtilmektedir.
• Bankalarla yapılacak promosyon protokolleri, 2 yıldan az beş yıldan çok olmayacaktır.
• Alınacak promosyonun tamamının personele dağıtılması “genel ilke” olarak yazılmaktadır.
• Ancak promosyonun tamamının personele dağıtılması gerektiğine işaret eden “genel ilke”, “genel ilke olarak benimsenmekle birlikte” diye devam ediyor. Bu ilkenin ciddi bir biçimde çiğneneceği biçime yol açılıyor.
• Tamamı personele dağıtılması gereken personel maaşlarının banka getirisinin 1/3’üne, “ortak çalışma alanlarının iyileştirilmesi” niyetiyle el konulabilecek.
• El konulan miktarın nasıl kullanılacağına ise, “merkez teşkilatında üst yönetici, taşra teşkilatında ise o birimin bağlı bulunduğu bir üst amir” karar verecek.

GENELGE SADECE KAMU GÖREVLİLERİ HAKKINDADIR

• Genelge Başbakan Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayınlanmıştır.
• Sadece “kamu görevlilerinin” alacağı promosyon hakkındadır.
• “Kamu görevlileri” tanımının, “kamuda çalışan işçileri de” kapsadığına dair kelimeler veya anlamlar yoktur.
• Genelgede, özel sektörde çalışan işçiler de yoktur.
• Emekliler yoktur.

TÜM ÇALIŞANLARIN MAAŞLARI BANKALARA

2007 yılında kamu görevlilerine promosyon genelgesi yayınlayan AKP, 2008 yılında da bankaların iştahını daha da kabartacak bir adım attı.
8 Mayıs 2008 tarihinde çıkarılan 5754 sayılı yasa ile 5 kişi ve daha fazla çalışan olan işyerinde maaşların banka yoluyla ödenmesi zorunlu kılındı.
Bu kanunla, Borçlar Yasası, Basın Yasası, Deniz İş Yasası ve 4857 Sayılı İş Yasası’nın maaş ödemeleri hakkındaki bölümleri, yeni yasaya göre değiştirildi. Böylece memurların, gazetecilerin, denizcilerin ve iş kanununa tabi işçilerin maaşları, bankalara akmaya başladı. Bankalar çalıştırabilecekleri, kısa zamanda büyük kazançlar sağlayabilecekleri çok büyük miktarda nakit paraya kavuşuyordu.
18 Kasım 2008 Tarihinde de “Ücret, Prim, İkramiye Ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelik” Resmi Gazetede yayınlandı.
Ancak bununla da kalınmadı. Çalışanlara ödemelerin bankalar üzerinden yapılması uygulaması daha da genişletildi; 4 Haziran 2025 tarihli ve 32920 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik” ise, “en az 5 kişi” şartını, “en az 3 kişi” şeklinde genişletti.

MEMURDAN KESİNTİ 2010’DA KALKTI

2008 yılından itibaren memur ve işçisi ile kamu çalışanlarının ödemeleri, 5 kişiden fazla çalışanı olan her işletmedeki işçinin ödemeleri ve emekli aylıklarının artık bankalara yatırılmasını zorunlu kılan yasa çıkmıştı, ancak promosyon henüz sadece kamu görevlilerine veriliyordu.
Promosyon genelgesi sadece onlara dairdi.
Kamu işçisi bunun dışındaydı.
Özel sektör işçisi bunun dışındaydı.
Emekliler bunun dışındaydı.
2007 yılındaki Promosyon Genelgesi ilse kamu görevlilerine ödenecek promosyon miktarını bankanın yaptığı ödemenin 2/3’ün düşürmüştü. Genelge, alınan promosyon miktarının 1/3’ünün işyerinin ortak giderleri için amirin tasarrufuna bırakıyordu.
Memur sendikalarının itirazı AKP iktidarına geri adım attırdı.
10 Ağustos 2010 tarihli Resmi Gazete, bankanın yaptığı promosyon ödemesinden kesinti yapılmadan tamamının kamu görevlilerine ödeneceği hakkındaydı.

KAMU İŞÇİSİNE PROMOSYON

Kamu işçilerine banka promosyonu, genelgelerde geçmez.
Kamu işçisine promosyon uygulamasının başladığı ortak bir tarih de yoktur.
Genelgeler sadece kamu görevlileri içindir.
Kamu işçilerine promosyon ödemeleri, her kamu kurumunda, bakanlıkta veya belediyede, sendikaların zorlayıcı çabaları ile farklı zamanlarda hayata geçti.
Fiili bir durumdur uygulanan.

EMEKLİ PROMOSYON HAKKINA NASIL KAVUŞTU?

Emeklilere promosyon verilmesi talebini ilk kez Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) gündeme getirdi.
2007 yılında Başbakanlık genelgesine karşı Danıştay’da dava açtı.
Dava 10 yıldan fazla sürdü.
2017 yılında SGK ile bankalar protokol yapmaya başladılar. Emeklilerin promosyon hakkına kavuşması, 10 yıllık hukuk mücadelesinin sonundadır.
Bugün SGK’dan aylık alan emekli, dul, yetim ve gazilerin tamamı promosyon alabilmektedir.

ÖZEL SEKTÖR İŞÇİSİNE PROMOSYON YOK

Özel sektörde çalışan sigortalı işçi sayısı yaklaşık 16 milyon dolayındadır.
Bu işçisinin promosyon hakkı genelgelerde geçmez.
İktidar yöneticilerinin, bakanların, bürokratların konuşmalarında duyamazsınız.
16 milyon işçinin içinde sendikalı olanlar dışındakilerin hakları adeta Allah’a havale edilmiştir.
Bu işçilerin promosyon haklarını sonraki yazıda ele alacağım.

BANKALARA YATIRILAN AYLIK MİKTARLARI

• Temmuz 2026 verilerine göre, SGK’dan emekli aylığı alan kişi sayısı 12 milyon 200 bin kişidir. 4,5 milyon kişi de ölüm, dul ve yetim aylığı alanlardır.
• Sadece emekli aylığı alanları dikkate alırsak ve bu 12,2 milyon kişinin tamamının en düşük emekli aylığı olan 23 bin 552 TL aldıklarını düşünürsek, SGK’nın her ay bankalara yatırdığı aylık miktarının asgari, 187 milyar 337 milyon 400.000 TL gibi korkunç bir rakam olduğu ortaya çıkar.
**
• 2026 yılı SGK verileri, sigortalı işçi sayısının 17 milyon 630 bin dolayında olduğunu gösteriyor.
• Bu işçilerin tamamının asgari ücret aldıklarını düşünürsek, kamu ve özel sektör işçileri için 493 milyar 640 milyon TL her ay bankalara para yatırıldığı anlaşılıyor.
**
• Temmuz 2026 verileri, 3 milyon 82 bin 768 memur olduğunu gösteriyor.
• Her memurun ortalama 60 bin TL maaş aldığını düşünürsek, bankalara her ay maaş olarak asgari, 184 milyar 966 milyon TL yatırıldığı ortaya çıkar.
**
• İşçi, memur ve emeklilerin aylıkları olarak, toplamda sadece bir ayda bankalara yatırılan para miktarı, asgari 865 milyar 943 milyon 400 bin TL’dir.
**
• Bir yıl boyunca bu üç kesimin de aylıklarının artmadığını düşünerek, 12 ayda bankalara yatırılan asgari aylık miktarının 10 trilyon 391 milyar 320 milyon 800 bin TL gibi bir rakam olduğu ortaya çıkıyor.
**
• Üç yılda bir promosyon ödeyen bankalar, 3 yıl boyunca kendilerine sabit miktarda bu seviyede para akını olduğunu düşünürsek, üç yılda kasalarına giren para 30 trilyon TL’den fazladır.
• Anlık para hareketlerinden bile para kazanan finans sisteminde 30 trilyon TL’nin yarısı bile sadece bir gece bankada kalsa, bankayı kanatlandıracak kazançtır bu.
• Oysa 30 trilyon karşılığında emekçilere ve emeklilere verilen promosyon, devede tüy bile değildir.

BANKALARIN 2 YILLIK KAZANCI

Gelin sadece 2023 ve sonrasındaki BDDK kayıtlarına giren yıllık kazançlarına bakalım.
2023 yılı: 620 milyar TL
2024 yılı: 659 milyar TL
2025 yılı: 940 milyar183 milyon TL
Bu rakamlar, vergiler düşüldükten sonraki net miktardır.
Bizim paramızı çalıştırıyor, büyük paralar kazanıyorlar, ama önümüze atılan adeta kuş yemidir.

SONUÇ

Olması gereken nedir?

Önce şunu saptayalım ki, “Promosyon” diye verilen hediye değil, sadaka değil, işçi ve memur maaşlarını, emekli aylıklarını çalıştırarak para kazanmanın bedelidir.
İkinci gerçek şudur; Bankalar çalışanların maaşlarını ve emeklilerin aylıklarını çalıştırarak, çok büyük miktarda paralar kazanmaktadır.
Üçüncü gerçek; Çalıştırdıkları her paranın karşılığında bir ödeme yapmak zorunda olan bankalar, emeklilerin ve çalışanların trilyonları bulan paraları karşılığında, yasaların uygun gördüğü miktarı düzenli olarak ve uygun aralıklarla ödemek zorundadırlar.
Dördüncü gerçek: Çalışanların ve emeklilerin paralarını yatırarak, bankaların büyük kazançlar sağlamasını mümkün kılan iktidar, bununla ilgili mevzuatı düzenlemek ve gerekeni uygulamakla yükümlüdür.
Beşinci gerçek; Ağlamayana meme yok. Emekliler ve çalışanlar birlikte çaba göstermezlerse, kapitalizmin sermaye örgütleri bizim paramızla köşeyi dönmeye, bize de kırıntısını vermeye devam edecektir.
Altıncı gerçek; Çalışanların ve emeklilerin örgütleri bu gerçekleri yeniden düşünmeli, üyelerinin ve tabanlarının çıkarlarını savunmak için gayret göstermeliler.

Not: Sonraki yazı; özel sektör işçisinin promosyon sorunu

Mehmet Akkaya

26 Ağustos 2026