Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Husileri hedef alan Trump, Türkiye’nin Yemen’e müdahalesini Erdoğan’dan isteyebileceğini söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, Yemen’deki Husilere karşı yürütülecek saldırılara Türkiye’yi

ABD Başkanı Donald Trump, Yemen’deki Husilere karşı yürütülecek saldırılara Türkiye’yi de dahil edebileceğini, müdahaleyi bizzat Erdoğan’dan talep edeceğini belirterek, “Ne istersem yapacağını düşünüyorum” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, ara seçim kampanyası kapsamında Alaska’ya hareket etmeden önce Washington’da Beyaz Saray önünde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Yemen’deki Ensarullah hareketinin (Husiler) Suudi Arabistan’a yönelik misilleme saldırıları ve ABD’nin olası adımlarına değinen Trump, Türkiye’nin sürece dahil edilmesi olasılığına  dair açıklamalarda bulundu.

Bir gazetecinin “Türkiye’den Yemen’e yönelik operasyona katılmasını isteyecek misiniz?” sorusu üzerine Trump, Ankara’dan destek isteyebileceğini belirterek, “İsteyebilirim. Erdoğan benim çok iyi dostum. Bildiğiniz gibi kendisi benim çok iyi bir dostum ve bunu yapabilirim. Türkiye Cumhurbaşkanı’na büyük saygı duyuyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisinden ne istersem yapacağını düşünüyorum. Ona büyük saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Trump, Erdoğan’dan tam olarak ne talep edebileceğini açıklamazken Türkiye’nin sürece olası katılımının kapsamına ilişkin de ayrıntı vermedi.

Trump, Yemen Savaşı'nda "Erdoğan'dan destek istersem verir" dedi; Türkiye  zaten destek veriyor

Riyad’daki havalimanına yönelik saldırıyı da “kabul edilemez” olarak nitelendiren ABD Başkanı, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile görüştüğünü doğrulayarak “Evet, Suudi Veliaht Prensi ile görüştüm; Türkiye’den Yemen’e müdahale etmesini isteyebilirim” dedi.

Trump, görüşmenin içeriğine dair ayrıntı talep eden gazetecilere ise “Bunu size gerçekten söyleyebileceğimi mi düşünüyorsunuz? Söylemeyi çok isterdim ama söylemeyeceğim” yanıtını verdi.

Öte yandan Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman‘ın, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Lübnan Cumhurbaşkanı Jozef Aun ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile birer telefon görüşmesi gerçekleştirdiği bildirildi.

ABD Başkanı Donald Trump, Yemen’deki Husilere karşı Türkiye’den askerî destek isteyebileceğini belirterek, Erdoğan’ın kendisinden istediğini yapacağını düşündüğünü söyledi.

Türkiye ise Suudi Arabistan’a savunma sistemleri, istihbarat ve teknik destek sağlamaya çoktan başladı.

Fotoğraf açıklaması yok.

Trump’ın sözleri, Washington’ın Yemen’deki savaşa Türkiye’yi dahil etme olasılığını gündeme getirirken Reuters’ın 7 Ekim’de yayımladığı habere göre, Ankara zaten Suudi Arabistan’a askerî destek sağlamaya başladı.

Reuters’ın Türk ve Suudi yetkililere dayandırdığı habere göre Türkiye, Yemen’deki Ensarullah hareketinin (Husiler) saldırılarına karşı Suudi Arabistan’a hava savunma sistemleri, askerî teçhizat, istihbarat, insansız hava araçlarıyla ilgili personel ve lojistik olanaklar sunuyor.

Türkiye ayrıca Kızıldeniz’deki deniz ulaşımının güvenliğini sağlamak üzere Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona katılmayı kabul etti.

Reuters’ın haberinde Türkiye ve Pakistan’ın sağladığı askerî donanımın, Suudi Arabistan’ın desteklediği Yemen güçlerinin stratejik Babu’l Mendep Boğazı çevresindeki operasyonlarına katkıda bulunduğu da belirtildi.

Ancak Ankara, Yemen’deki saldırı operasyonlarına doğrudan askerî birlik göndermeye yönelik bir  karar açıklamadı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 8 Ekim’de Türkiye’nin desteğinin savunma ve teknik yardımla sınırlı kalacağını, saldırı operasyonlarına katılmayacağını bildirdi.

Mekke Anlaşması TBMM’ye sunulacak

Türkiye’nin Yemen savaşındaki konumunu değiştirebilecek gelişmelerin başında, ağustosta Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması geliyor.

Anlaşma, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının diğerlerine de yapılmış sayılmasını öngörüyor. NATO’nun kolektif savunma ilkesine benzeyen bu düzenleme, üç ülke arasında ortak bir bölgesel güvenlik mekanizması kurulmasını amaçlıyor.

Husi saldırılarının yoğunlaşması üzerine üç ülkenin dışişleri ve savunma yetkilileri, anlaşmanın uygulanması için görüşmelere başladı.

5 Ekim’de taraflar, ortak savunma yükümlülüklerinin derhal uygulanması ve gerektiğinde Suudi Arabistan’a askerî güç ve kapasite sevkinin hızlandırılması konusunda anlaştıklarını açıkladı.

Erdoğan ise 12 Ekim Pazartesi günü Kabine toplantısının ardından Mekke Ortak Savunma Anlaşması‘nın onaylanmak üzere yakında TBMM’ye sunulacağını duyurdu.

Anlaşma henüz Türkiye’de parlamentonun onayından geçmedi. Bununla birlikte Ankara’nın Riyad’a sağladığı askerî ve teknik destek, mevcut ikili ilişkiler üzerinden yürütülüyor.

Anlaşmanın yürürlüğe girmesi, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a karşı üstlendiği savunma yükümlülüklerini kurumsal bir çerçeveye taşıyacak. Ancak kolektif savunma yükümlülüğünün doğrudan Yemen’e asker gönderilmesini gerektirip gerektirmediği, anlaşmanın uygulanma biçimine ve alınacak siyasi kararlara bağlı.

Erdoğan, Veliaht Prens Selman ile görüştü | Independent Türkçe

Trump’ın açıklama yaptığı 13 Ekim’de Erdoğan da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’la telefonda görüştü.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının açıklamasına göre görüşmede Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar ve bölgedeki gelişmeler ele alındı.

Erdoğan, Türkiye’nin Husi saldırılarını en güçlü biçimde kınadığını belirterek ölenler için başsağlığı diledi.

Açıklamada Erdoğan’ın, Türkiye’nin önümüzdeki süreçte de Suudi Arabistan’ın yanında olacağını ve bu sınamanın aşılacağına inandığını söylediği belirtildi.

Ankara’nın bu tutumu, Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan’dan oluşan R4 Grubu’nun 11 Ekim’de yayımladığı ortak açıklamayla da örtüşüyor.

Dört ülke, Husilerin Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırılarını kınayarak Suudi Arabistan’ın egemenliğini ve güvenliğini korumak üzere uluslararası hukuka uygun biçimde alacağı önlemleri desteklediklerini bildirdi.

Bununla birlikte ne ortak açıklama ne de Erdoğan’ın sözleri, Türkiye’nin Yemen’de doğrudan saldırı operasyonlarına katılacağına ilişkin bir karar içeriyor.

Yemen Savaşı 

Trump’ın Türkiye’ye ilişkin açıklaması, Yemen’deki savaşın Suudi Arabistan’ı yeniden doğrudan hedef almaya başladığı bir döneme rastladı.

Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı‘na yönelik son Husi saldırılarında 13 kişi öldü, 300’den fazla kişi yaralandı. Havalimanının faaliyetleri kesintiye uğradı.

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon da 13 Ekim’de Yemen’in başkenti Sana çevresindeki petrol ve yakıt tesislerine hava saldırıları düzenledi.

Trump Threatens “Major Military Punishment” for Yemen's Houthis

Husiler ise Suudi enerji altyapısını hedef alabileceklerini açıkladı.

2014’ten bu yana süren Yemen iç savaşı, ABD’nin İran’a karşı başlattığı savaşla birlikte yeniden şiddetlendi. Husilerin Kızıldeniz ve Babu’l Mendep Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik saldırıları uluslararası deniz taşımacılığını ve enerji piyasalarını da etkiliyor.

Trump, salı günü Husileri çok kötü davranmakla suçladı. Saldırıların ABD’de 3 Kasım’da yapılacak ara seçimler öncesinde petrol fiyatlarını yükseltmeyi amaçladığını ileri sürdü.

Husilerin önceki Amerikan saldırılarından ders almadığını savunan Trump, yeni bir Amerikan müdahalesi konusunda kesin karar açıklamadı.

Houthis on Alert for Possible Attack by Govt Forces on Multiple Fronts

ABD-Türkiye

Trump’ın Erdoğan’dan yardım isteyebileceğini söylemesi, ABD’nin Yemen’e doğrudan müdahale etmek yerine bölgesel müttefiklerinin askerî kapasitesinden yararlanma seçeneğini gündeme getiriyor.

ABD, İran’la savaşın sekizinci ayında yeni bir Yemen harekâtına girişmekten şimdiye kadar kaçındı. Suudi Arabistan ise Husi saldırılarını durdurmak için askerî desteğini artırmaya çalışıyor.

Türkiye’nin Suudi Arabistan’la savunma işbirliğini genişletmesi, Washington’ın önünde yeni bir seçenek oluşturuyor. Ancak Trump’ın Erdoğan’dan somut bir talepte bulunduğuna veya iki ülkenin Yemen’de ortak bir operasyon planladığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.

 

 

 

Haber Ajansları