Ankara merkezli yürütülen operasyonda “örgüt kurma” iddiasıyla Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş dahil 33 kişiye gözaltı kararı verildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, ‘’Alihan Kuriş liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütü‘’ olarak tanımladığı Süleymancılar’a yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Cemaatin lideri Alihan Kuriş’in de aralarında yer aldığı 33 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi.
Savcılık, operasyon kapsamında bir kısmı yurt dışında olduğu tespit edilen toplam 49 şüpheli hakkında gözaltı, şüphelilere ait 43 adres ile 33 şirkete ait 80 adreste de arama el koyma işlemi yapılmasına karar verildiğini açıkladı.
Söz konusu şirketler arasında Ayakkabı Dünyası, Armine Giyim gibi ünlü markalar da bulunuyor.
Suçlamalar
Savcılık kaynaklarına göre, soruşturma dini faaliyetlerle bağlantılı değil.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Burada kesinlikle dini bir görüşe, dini bir cemaate ya da sivil toplum kuruluşlarına karşı bir operasyon yok. Bu, tamamen mali yapılanmaya yönelik bir operasyon” ifadelerini kullandı.

Başsavcılıktan Perşembe günü yapılan açıklamada, şüpheliler ve ilişkili şirketler hakkında hazırlanan MASAK raporuna dikkat çekildi.
Bu rapordaki tespitle başlatılan soruşturmada şüphelilere, “kara para aklama,” “dolandırıcılık” ve “vergi usul kanununa muhalefet” suçlamaları yöneltiliyor.
Raporda, şüpheliler ve ilişkili şirketlerin 2020 yılından itibaren finansal işlem hacimlerinde olağandışı bir artış yaşandığı kaydedildi. İncelemelere göre, bu süreçte kurulan yüksek sermayeli yeni şirketlerin, ana firmalardan farklı illerde ve tamamen farklı sektörlerde faaliyet gösterdiği belirlendi.
Yapılanma ile bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL’yi aşan tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı tespit edildiği iddia ediliyor.
Raporda, bazı şirketlerin öz kaynak veya aktif bir ticari faaliyeti bulunmamasına rağmen yüksek sermayelerle finanse edildiği, ortakların kaynağı açıklanamayan nakit girişlerini sermaye artırımında kullandığı aktarıldı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi yaptığı açıklamada, operasyon için bu sabah düğmeye basıldığını belirterek, “Alihan Kuriş, 2016 yılında bu örgütün başına geçti, daha doğrusu akımın başına geçti diyelim. Akımın başına geçmesiyle beraber faaliyetleri daha bir gizlilik içerisinde yürümeye başladı” dedi.
Çiftçi, NTV canlı yayında, “Şu anda biz biliyoruz Avrupa’da, Avrupa’nın Almanya’nın Köln şehrinde büyük bir merkez yapıyorlar. Bittiği zaman da 70 milyon dolarlık büyük bir yatırım bu. Büyük bir genel merkez yapıyorlar. Bu bina bittiğinde, inşaat tamamlandığında faaliyetlerin tamamının oraya da kaydırılacağını, artık faaliyetlerin orada yürütüleceğini de değerlendiriyoruz. Dolayısıyla örgütün suç ayaklarına yönelik olarak, finansal ayaklarına yönelik olarak bir operasyondu. Epeydir üzerinde çalışılan bir operasyondu. Bugün de gerçekleştirilmiş oldu. İlerleyen günlerde tabii operasyonun neticeleri daha açık bir şekilde ortaya çıkmış olacak” ifadelerini kullandı.
Kimler gözaltına alındı?
Operasyonlarda, 49 şüpheliden, aralarında Alihan Kuriş’in de bulunduğu 30’u gözaltına alınırken, 9’unun yurt dışında olduğunun tespit edildiği, 10’unun yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği duyuruldu.
Gözaltına alınanlar arasında Alihan Kuriş‘in yanı sıra Ayakkabı Dünyası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akbacakoğlu’nun da bulunduğu öğrenildi.
İlk etapta 30 kişi gözaltına alınırken, daha sonra gözaltı sayısı 33’e çıktı.
DHA’nın aktardığına göre, soruşturma kapsamında Kuriş ve Akbacakoğlu’nun yanı sıra Fahri C., Süleyman K., Recep O., Şeref T., Mehmet Hilmi M., Nezih Murat B., Metin G., Hilmi Ş., Süleyman Hilmi D., Yunus A., Yusuf B., Ahmet G., Muharrem Hilmi A., Mehmet A., Muhammed D., Mehmet B., Ahmet Ş., Ömer Y., Abdulkerim E., İsa Ç., Cevat B., Zeki A., Ahmet E., Hüseyin T., Mehmet K., Mehmet T., Mustafa G. ve İsmail Hakkı A. da gözaltına alındı.
Alihan Kuriş

Alihan Kuriş, Süleymancılar olarak bilinen cemaatin liderliğini yapıyor.
2016 yılında cemaatin önceki lideri olan dayısı Arif Ahmet Denizolgun’un vefatının ardından Alihan Kuriş cemaatin yönetimine geçti ve liderlik konumunu üstlendi.
Yüksek mimar olan Kuriş, cemaat liderliği öncesinde ve sürecinde mimarlık ile inşaat sektöründeki faaliyetleriyle tanınıyordu.
Süleymancılar
Kamuoyunda yaygın olarak kullanılan “Süleymancılar” tanımı, cemaate dışarıdan verilen bir isim. Yapı mensupları ise kendilerini daha çok “Süleymanlılar” veya “Süleyman Efendi’nin Talebeleri” olarak adlandırıyor.
Süleyman Hilmi Tunahan, cemaatin ilk lideriydi.
Kökeni Nakşibendi tarikatına dayanan yapının ketum karakteri nedeniyle halk arasında cemaat için sıkça “kapalı kutu” tanımı yapılıyor.
Öğrenci yurdu ve Kuran kursları ile çocuklara ve öğrencilere dini eğitim veren cemaatin gelirlerini başlangıçta üye aidatları ve bağışlar oluşturuyordu. Ancak sonraki yıllarda ticari faaliyetleri hız kazandı.
Bugün eğitim ve yurt faaliyetlerinin yanı sıra cemaatin gıda, sağlık, turizm, tekstil, inşaat ve gayrimenkul gibi farklı sektörlerde de faaliyet gösteren ticari şirketleri bulunuyor.
Süleymancıların, başta Almanya olmak üzere yurt dışında birçok ülkede güçlü bir yapılanmaları var.
DW Türkçe’nin aktardığına göre Süleymancılar Almanya’da “İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ)” adı altında faaliyet gösteriyor. Köln’de VIKZ için yeni bir genel merkez de inşa ediliyor.
Çiftçi de canlı yayında Köln’deki merkezin tamamlanmasının ardından faaliyetlerin buraya kaydırılmasının değerlendirildiğini belirtti.
Cemaat, geçtiğimiz yıl da Silifke Cumhuriyet Başsavcısı Selman Eskiler’in Kuriş ile fotoğrafının ortaya çıkması ile dikkatleri üstüne çekmişti.
Süleymancılar Cemaati lideri Alihan Kuriş ve beraberindeki isimlere yönelik 17 ilde düzenlenen operasyonun ardından dikkat çeken yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre polis ekipleri önce Kuriş’in kayıtlı adresine gitti ancak kendisine ulaşamadı. Ardından başka bir adrese geçtiği belirlenen Kuriş’in burada da bulunamadığı öne sürüldü. Ekiplerin detaylı aramasında ise evdeki gizli bir bölme tespit edildi.
Süleymancılar Cemaati’nin lideri Alihan Kuriş ve çevresine 17 ilde yapılan operasyonda, Kuriş’in yapılan operasyonda evindeki gizli bölmede yakalandığı ortaya çıktı!
Detayları CNN Türk Muhabiri Merve Tokaz şöyle aktardı: “Çok sıcak bir bilgiye ulaştık. Şimdi tabii bir yandan Alihan Kuriş ve beraberindeki isimler yakalandı. Ancak yakalanma anlarına dair de artık elimize yeni bilgiler ulaşmaya başladı. Alihan Kuriş’in gizli bölmede nasıl yakalandığına dair detaylara ulaştık. Polis ekipleri hakkında gözaltı kararı verilmesinin ardından sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Alihan Kuriş’in adresine gidiyor. Ancak Alihan Kuriş’in resmi olarak kayıtlı ikamet adresinde olmadığı görülüyor. Ayrıca Alihan Kuriş’in kendisine ait cep telefonunu da evde bırakarak ikametini terk ettiği anlaşılıyor.
Sonrasında Alihan Kuriş’in başka bir adrese geçtiği tespit edildikten sonra polis ekipleri bu kez o ikinci adrese gidiyor. Amaç Alihan Kuriş’i gözaltına almak. Eve bakılıyor ancak Alihan Kuriş bulunamıyor. Sonrasında yapılan detaylı arama çalışmasında Alihan Kuriş’in gizli bir bölmede saklandığı ortaya çıkıyor.
Evde gizli bir bölme olduğu ve Alihan Kuriş’in bu gizli bölmede saklanırken polis ekipleri tarafından yakalandığı elimize geçen sıcak bir bilgi. Hem ilk adresinde yok, ikametinde yok. Ardından başka bir adrese gittiği tespit ediliyor. Cep telefonunu burada, ikametinde bırakması ve yanına almaması da önemli bir detay. Öte yandan ikinci adrese gidiliyor. Polis ekipleri her yere bakıyor ancak Alihan Kuriş adreste yok. Sonra daha kapsamlı bir arama çalışması gerçekleştirildiğinde Alihan Kuriş’in evinde gizli bir bölmenin bulunduğu ve Kuriş’in burada saklanırken ekipler tarafından yakalandığı bilgisine ulaşıldı.
Tabii neden saklandığı, bir kaçış durumu mu söz konusuydu, acaba? Bu önemli. Bizzat evin içerisinde gizli bir bölmenin olduğu ifade ediliyor. Şimdi dünden beri zaten gizliliği konuşuyoruz. İletişimde gizlilik, haberleşmede gizlilik. İşte FETÖ vari bir yapının Alihan Kuriş tarafından oluşturulduğunu ve bu oluşumu konuşuyoruz. Bunun üzerine bir de gizli bölme detayı var. Artık elimizde gizli bir bölümde, bölmede yakalanmış Alihan Kuriş var.”

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma dosyadaki iddialara göre, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar liranın üzerinde para hareketinin yurt dışına çıkarıldığı yönündeki tespitler araştırılıyor. Söz konusu rakamın ve para transferlerinin suçtan elde edilen gelirle bağlantısının, yürütülecek mali ve adli incelemeler sonucunda kesinlik kazanacağı belirtildi. Yurt dışı kaynaklı para transferlerinin mercek altına alındığı, para trafiğinde İsrail bağlantılı hareketler bulunduğu iddiasının araştırıldığı kaydedildi.

Soruşturmada ayrıca Alihan Kuriş yapılanmasının hiyerarşik teşkilatlanması, bölge ve mıntıka sorumlulukları, komisyon sistemi, kapalı haberleşme yöntemleri ve yurt dışı yapılanması bakımından FETÖ/PDY’nin geçmişte kullandığı bazı organizasyon yöntemleriyle benzerlik gösteren unsurların bulunduğu değerlendirildi. Yapıda personel bilgilerinin özel bir bilgisayar programında tutulduğu, şifreli e-posta sistemlerinin kullanıldığı, WhatsApp ve Facebook gibi uygulamalardan uzak durulması yönünde talimatlar verildiği ve bazı kararların “ulak” olarak adlandırılan kişilerce iletildiğine ilişkin iddiaların da incelendiği aktarıldı.
Kuriş’e ‘suç örgütü’ suçlamasıyla cemaatten ayrı tutularak operasyon düzenlendi!
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca dün sabah saatlerinde Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş dahil olmak üzere 49 kişiye yönelik Ankara, İstanbul ve Antalya’nın da bulunduğu 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında; Kuriş dahil 33 kişi gözaltına alındı. Başsavcılık 9 kişinin yurtdışında olduğunu, 7 kişi hakkında da yakalama işlemlerinin sürdüğünü belirtti.
Başsavcılığın açıklamasında “Süleymancılar” ifadesi geçirilmeden “Alihan Kuriş Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” tanımının kullanılması dikkat çekti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de Kuriş ile cemaati ayrırak açıklama yaptı. Bakan Çiftçi; cemaati “akım” olarak nitelendirerek; “Alihan Kuriş 2016 yılında bu akımın başına geçti. Akımın başına geçmesiyle beraber faaliyetler daha gizlilik içerisinde yürümeye başladı. Almanya’nın Köln şehrinde büyük bir merkez yapıyorlar. Bu bina bittiğinde faaliyetlerinin tamamının oraya kaydırılacağını da değerlendiriyoruz. Dolayısıyla örgütün finansal ayaklarına yönelik olarak bir operasyon” açıklamalarında bulundu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek ise soruşturmaya ilişkin yaptığı açıklamada, “Burada kesinlikle dini bir görüşe, dini bir cemaate ya da sivil toplum kuruluşlarına karşı bir operasyon yok. Bu, tamamen mali yapılanmaya yönelik bir operasyon” dedi.
BÖLEREK ŞİRKET KURMA FAALİYETİ
Başsavcılıktan yapılan açıklamada ise operasyonun; “Suç Örgütü Kurma ve Yönetme”, “Suç Örgütüne Üye Olma”, “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama”, “Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık”, “Vergi Usul Kanununa Muhalefet” suçlarından yapıldığı belirtildi. Açıklamada; Alihan Kuriş Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ne bağlı şirketlere ilişkin MASAK raporuna yer verildi. Raporda örgütün; kontrolündeki şirketlerinde 2020’den sonra finans ve alış-satış işlemlerini belirgin şekilde arttırdığı, mevcut şirketleri bölerek farklı il ve sektörde etkin ticari faaliyetin bulunmadığı yeni şirketler kurduğu, ortakların bu şirketlere sermaye artırımlarında kaynak olarak gösterilen izaha muhtaç yüksek montanlı (büyük tutar) nakit girişleri gerçekleştirdiği ve bu naktin analiz konusu şirketlere aktardığı belirtildi.
100 MİLYAR TL
Raporda; bu şirketlerin mal alış-satış kayıtlarında; diğer tüzel kişilerle sahte faturalaşma açısından dikkat çeken yüksek montanda işlem yapıldığının ve ayrıca kayıtlarla uyumsuz bir şekilde yurtdışındaki çeşitli şirketlerle döviz cinsi transfer girişimlerinin olduğu ve bazı şirketlerin vergi iadesi aldığı, bu işlemlerinde organize olarak gerçekleştirildiği kaydedildi. Örgütün organize ettiği paranın ise 100 milyar TL’yi aşan bir miktar olduğu belirtiliyor.
33 ŞİRKETE KAYYIM ATANDI
İçişleri Bakanı Çiftçi de yaptığı açıklamada örgütün yurtdışına çıkmadan yakalandığını belirterek; “Almanya’nın Köln şehrinde büyük bir merkez yapıyorlar. Tamamlandığında 70 milyon dolarlık dev bir yatırım olacak. Faaliyetlerinin tamamının oraya kaydırılacağını da değerlendiriyoruz. Dolayısıyla örgütün finansal ayaklarına yönelik olarak bir operasyon” ifadelerini kullandı. Operasyon kapsamında 33 şirkete de kayyım atanırken; şüphelilere ait 43, şirketlere ait 80 adreste arama ve el koyma işlemi yapıldı.
Eski HSK ÜYESİ gözaltına alındı

Gözaltına alınanlar arasında eski Hakimler ve Savcılar Kurulu üyesi Prof. Dr. Ahmet Gökçen de bulunuyor. Gökçen; Marmara Üniversitesi’nde Barış Akademisyenlerinin ihracını talep eden disiplin soruşturması komisyonunda yer alan ve karara imza atanlardan biriydi. Ayrıca Gökçen; 2005’te yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanunu’nu hazırlayan komisyonda da görev yapmıştı. Bunun yanı sıra Gökçen; Süleymancılar cemaatine ait Adana Aladağ’daki kaçak yurtta 11’i çocuk 12 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan yangın davasında sanıkların avukatlığını da üstlenmişti. Gözaltına alınanlar arasında Ayakkabı Dünyası kurucularından Mehmet Akbacakoğlu ile Hisar İnşaat kurucusu Mehmet Hilmi Molla da bulunuyor.
DİYANET’İN RAPORU
Soruşturma kapsamında; FETÖ’nün 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından Diyanet’in 2016’da tüm cemaatleri incelediği ve kamuoyunda “Gizli Tarikatlar Raporu” olarak bilinen “Dini-Sosyal Teşekküller, Geleneksel Dini-Kültürel Oluşumlar ve Yeni Dini Akımlar” raporunun görmezden gelindi. Söz konusu raporda; Süleymancılar için “Yeni bir FETÖ” uyarısı yapılmıştı.
‘YABANCI İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİYLE BAĞLANTISI OLDUĞU İDDİALARI CİDDİYE ALINMALI’
Raporda Süleymancılar için şu değerlendirme yapılmıştı: “Onların, birtakım yabancı istihbarat örgütleriyle bağlantısı olduğu iddialarının ciddiye alınması ve yeni bir FETÖ ile karşılaşmamak için gerekli incelemelerin yapılması, üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Zira uzun yıllar cemaat bünyesinde çalışmış, içyüzlerine vâkıf olduktan sonra onlardan ayrılmış olan ve cemaat içinde ‘Kozan imamı’ olarak bilinen Mustafa Akyıldız, oluşumun din anlayışı ve yapılanmasıyla ilgili oldukça ciddi iddialarda bulunmaktadır. Buna göre, cemaatin Türkiye genelinde bölgeler bazında ‘kolordu kumandanlığı’ ismi altında yapılandıkları öne sürülmektedir. Cemaat hakkında dile getirilen bir başka iddia da 16 yıldır derin güçler tarafından kontrol altında tutulduğudur. 1980 darbesinden sonra arkadaşıyla hapse alınan Kemal Kacar’ın, o dönemki MİT tarafından hapiste anlaşmaya zorlandığı, anlaşmayı kabul etmek zorunda kaldığı söylenmektedir.”
SÜLEYMANCILARIN EĞİTİM VE KURAN KURSLARI FAALİYETİ
Diyanet’in ilgili raporuna göre; cemaatin mevcut faaliyetleri sahip oldukları birçok holding ve aldıkları bağışlarla kurdukları öğrenci yurtları, “Süleymaniye Eğitim Kurumları” ve Kuran kurslarından oluşuyor. Söz konusu kurslarda öğrencilere; “Süleymancılık bir gün hükümran olacak, Süleymancı olmayanlar soğan doğranır gibi doğranacaktır” ve “Devletin din görevlileri Deccal’in ordusudur” öğretilerinin dikta ediliyor.
ALMANYA’DA VIKZ ADLI DERNEKLERİ
Cemaatin yurt dışında da eğitim kurumları bulunuyor. Cemaat, özellikle Millet Partisi ve Adalet Partisi’nden 1965-1977 yılları arasında milletvekilliği yapan Kemal Kacar döneminde, Kacar’ın “Avrupa Konseyi üyeliği” avantajıyla Almanya’da örgütlendi. Cemaatin özellikle Türkiye’den Almanya’ya göç eden işçiler arasında örgütlendiği bilinirken, 1973’te Almanya’nın Köln kentinde Müslüman çatı kuruluşu olarak “İslam Kültür Merkezleri Birliği” (VIKZ) adlı derneği kurdu. Dernek, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’nden (DİTİB) sonra ikinci büyük çatı kuruluşu ve 100 bin üyeye sahip. VIKZ’ın hac, umre, yayıncılık, mimarlık alanlarında farklı farklı şirketleri bulunuyor. Bunların yanı sıra özel okulların işletilmesine bakan “BZ Bildung & Zukunft” (Eğitim ve Gelecek) adlı şirketleri de bulunuyor.
Bakan Çiftçi’nin bahsettiği merkez VIKZ olurken, bahsettiği yeni bina ise ibadethanelerden medreseye, idari bölüm, ofis ve işletmelerden misafirhane, yurt ve etkinlik mekanlarından oluşacak bir bina olarak tasarlandı.
Raporda; cemaatin yurt dışında Diyanet’in kuruluşlarıyla rekabet ettiğini vurgulanarak; “Süleymancılar yurtdışında İslam Kültür Merkezleri (İKM) aracılığıyla örgütlenirken, Diyanet’in de DİTİB şeklinde örgütlenmesini kabullenmemişlerdir. DİTİB Süleymancılar tarafından Türkiye’nin başka ülkelerin içişlerine karışmasına aracı olmakla itham edilmiştir” ifadeleri kullanılmıştı.
KAZAKİSTAN’DA GENİŞ YAPILANMA
Cemaatin ayrıca Kazakistan’ın başkent Astana başta olmak üzere; Almatı, Kızılorda, Atırau, Pavlador, Aktau, Aktöbe, Çimkent şehirlerinde okul, ortaokul, lise ve üniversite seviyelerindeki öğrencilere yurt hizmeti veren 24 hayır kurumu bulunuyordu. Kazakistan Devletince cemaatin ülkedeki tüm faaliyeti durduruldu ve yurtları kapatıldı.
“KUZENLERİN REKABETİ OPERASYONU GETİRDİ”
AKP’de 27. Dönem Milletvekilliği yapan ve cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunalı’nın torunu Fatih Süleyman Denizolgun ile Alihan Kuriş arasında cemaat içi iktidar rekabeti olduğu biliniyor. Denizolgun, kuzeni Kuriş’i cemaate zarar veren “Kurşiilik” adlı bir terör örgütü olarak nitelendiriyor. Kuzenini cemaatin önceki elebaşısı ve amcası Arif Ahmet Denizolgun’un cinayetinden sorumlu tutan Denizolgun; 15 Temmuz 2024’te yayımladığı paylaşımıyla Kuriş ve cemaat hakkında operasyon yapılmasını istemişti. Denizolgun, söz konusu paylaşımında; “Bir de üstüne hükümet, devlet ve millet aleyhtarlığı yaparak; seçim öncesi ve sonrası bir kampanyaya giriştiler. Kendileri fiyatları kasti olarak yukarı çekerek, zaman zaman stokçuluk yaparak, denetim olduğu vakit sahte fiktif defterlerini göstererek, evrakta sahtecilik gibi, vergi kaçırmak gibi, çalışanlarının maaşını haksızca gasp etmek gibi, piyasa sistemini kasti olarak etkilemek gibi sayısız suçu işlemeye devam etmektedirler. Cemaatimizle iltisaklı tüm şirketlere, vakıflarımıza ve derneklerimize mali operasyonların yapılması için ihbarda bulunuyorum” demişti.
BAHÇELİ’NİN ‘YENİ PARALEL YAPILAR’ ÇIKIŞI OPERASYONLA BAĞLANTILI MI?
Operasyon; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 11 Eylül 2025’te yaptığı yazılı açıklamasındaki “Suç, suçlu, suçluluk ve cezalandırma karmaşasını kaos üretmek maksadıyla istismar eden “yeni bir paralel yapının” milli bünyemize sızmış olup olmadığını derhal sorgulamak gerekmektedir” çıkışını akıllara getirdi. Gazetemiz Cumhuriyet ise Bahçeli’nin çıkışının ardından 24 – 28 Eylül’de yeni paralel yapıların cemaatler olduğunu gösteren “Yeni Paralel Yapılar” adlı yazı diziyle ortaya koymuştu. Söz konusu yazı dizisinde Süleymancılar cemaatinin tarihi ve Diyanet’in raporundaki uyarıları kamuoyunun gündemine getirerek, Alihan Kurşi’nin cemaati siyasetten ticarete yönlendirdiği belirtilmişti.
GELİŞMELER
“Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü”ne yönelik operasyonda, aralarında suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Alihan Kuriş’in de bulunduğu 33 şüpheli gözaltına alındı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, “suç örgütü kurma ve yönetme”, “suç örgütüne üye olma”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “vergi usul kanununa muhalefet” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheliler ve suç örgütüne ait şirketler hakkında MASAK raporu hazırlandı.
MASAK raporunda, örgüte ait şirketlerin birçoğunun 2020’den sonra finansal işlem hacimlerinin belirgin şekilde arttığı, şirketlerin bölünme ve devir işlemi gerçekleştirdiği, şirket bölünmelerinde oldukça yüksek sermayeyle yeni şirket kurulduğu, kurulan yeni şirketlerin bölünmeyi gerçekleştiren şirketlerden farklı ilde ve bölünen şirketten farklı faaliyet alanlarına sahip olduğu tespit edildi.
Bazı şirketlerin sermaye dışında herhangi bir kaynağının bulunmadığı, aktif ticaret yapılmadığı ancak söz konusu sermayeyle bağlı ortaklıklar kaleminin finanse edildiği aktarılan raporda, suç örgütünün bu yöntemle şirketlerin kayıtlarına ulaşılmasını engellemeyi ve finansal işlemlerin takibini zorlaştırmayı amaçladığı kaydedildi.
Şirketlerin çoğunda çeşitli ödeme kuruluşları aracılığıyla transfer alımlarının tespit edildiği bilgisine yer verilen raporda, şirketlerde yüksek nakit sirkülasyonunun bulunduğu, ortakları tarafından şirketlere kaynağı izaha muhtaç yüksek miktarda nakit girişleri gerçekleştirildiği ve şirket ortakları tarafından şirketlerin sermaye artırımlarında bu nakit girişlerinin kaynak olarak kullanıldığı belirtildi.
Raporda ayrıca şirket hesaplarına yatırılan yüksek tutarların, analiz konusu şirketlere dikkat çekici şekilde aktarıldığı, ödeme kuruluşlarından gelen transferlerden ve nakit yatırılan tutarlardan çeşitli şirketlere yüksek miktarda para transferleri gerçekleştirildiği ifade edildi.

DÖVİZ TRANSFERİ
Şirketlerin mal alım-satım kayıtlarında diğer tüzel kişilerle yüksek meblağda işlem yapıldığının gözlemlendiği aktarılan raporda, çeşitli tüzel kişilerle yüksek meblağda mal alım-satım işlemlerinin bulunmasının sahte faturalaşma açısından dikkat çekici olduğu, şirket hesaplarında kayıtlarla uyumsuz şekilde yurt dışında bulunan çeşitli şirketlerden döviz cinsi transfer girişlerinin bulunduğu, şirketlerden bazılarının yüksek vergisel iadeler aldığı ve finansal işlemlerin organize şekilde çalışılması sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği tespitlerine yer verildi.

Bu kapsamda, Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyon kapsamında bir kısmı yurt dışında olduğu tespit edilen 49 şüphelinin gözaltına alınmasına, şüphelilere ait 43 adresle 33 şirkete ait 80 adreste arama-el koyma işlemi yapılmasına karar verildi.
Kuriş’in de arasında bulunduğu 33 şüphelinin gözaltına alındığı, şüphelilerden 9’unun yurt dışında olduğunun tespit edildiği, 7’sinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Yüksek mimar olan Alihan Kuriş, 21 Kasım 1979’da İstanbul’da doğdu. Annesi Gülderen Kuriş, babası Mahmut Sabri Kuriş’tir. Süleyman Hilmi Tunahan’ın torun çocuğu olan Kuriş, dayısı Arif Ahmet Denizolgun’un 8 Eylül 2016’daki vefatının ardından Süleymancılar cemaatinin lideri oldu. Nakşi eğilimli cemaat kendini Süleymanlılar olarak tanımlıyor, Süleymancılar ifadesinin kullanılmasını benimsemiyor.

Türkiye’nin içe kapalı cemaati Süleymancılar kimdir?
(Alican Uludağ)
Kamuoyunda “Süleymancılar” olarak anılan dini yapılanmanın lideri Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 49 kişi hakkında “çıkar amaçlı suç örgütü” iddiasıyla yürütülen soruşturma, Türkiye’nin en kapalı dini yapılarından birini gündeme taşıdı.
Süleymancıların kökeni Osmanlı dönemine kadar uzanıyor. Son yıllarda cemaate bağlı yurtlardaki ölümler ve cinsel istismar iddiaları ile de haberlere konu olan yapılanma, farklı alanlarda ticari faaliyetler de gösteriyor.
Peki mensuplarının lacivert takke takmasıyla da bilinen Süleymancılar kimdir? Kuruluşu, örgütlenmesi, siyasetle ilişkileri nasıldır?
Cemaatin kökeni
Bugün Bulgaristan sınırları içerisinde yer alan Silistre’de doğan Süleyman Hilmi Tunahan tarafından kurulan Süleymancılar Cemaati’nin kökeni Nakşibendi tarikatına dayanıyor.
Bu nedenle Tunahan’a aynı zamanda dini çevrelerde “Nakşibendi-Müceddidi Şeyhi” deniyor.
Tunahan, Nakşibendiyye Tarikatı’nın Müceddidiyye koluna bağlıyken daha sonra cemaat kamuoyunda bilinen adıyla “Süleymancılar” veya kendilerinin deyimiyle “Süleymanlılar” adını aldı.
Süleyman Hilmi Tunahan
Osmanlı Devleti’nin son yıllarında doğan ve medrese eğitimi alan Tunahan, 1922’de müderris oldu. Osmanlı döneminde medreselerde eğitim veren yüksek rütbeli öğretim üyelerine “müderris” deniyordu.
Diyanet İşleri Bşkanlığı’nın gizli tarikatlar raporuna göre Tunahan, 3 Mart 1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu yürürlüğe girince müderrislikten istifa etti. Tunahan’ın verdiği dini eğitimler ise yer altına indi, gönüllü olarak din öğretimi vermeye başladı.
4 Şubat 1938 tarihinde de vaizlik görevine geri döndü ve İstanbul’da bazı camilerde faaliyetler yürüttü. Bu sırada cami ve bazı evlerde gizli dersler vermeye başladı.
Hakkında başlatılan soruşturma uyarınca 1943’te vâizlik belgesi iptal edilen Tunahan, Demokrat Parti döneminde 24 Mart 1950 tarihinde tekrar bu izni aldı.
Süleyman Hilmi Tunahan’ın 1959’da ölümünün ardından cemaatin liderliğine Kemal Kaçar geldi. Kaçar’ın 2000’de ölümünden sonra Arif Ahmet Denizolgun başa geçti.

Denizolgun’un 8 Eylül 2016’da ölümünün ardından 34 yaşındaki Alihan Kuriş, Süleymancılar Cemaati’nin son lideri oldu.
1979 doğumlu olan Kuriş, Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu Arif Ahmet Denizolgun’un yeğeni Alihan Kuriş olarak biliniyor.
Kuran kursları ve öğrenci yurtları
Cemaat, Süleyman Hilmi Tunahan tarafından kurulduğunda din öğretimi gibi faaliyetlerini gizli şekilde evlerde ve camilerde yürütürken özellikle Demokrat Parti iktidarıyla bu sistem değişmeye başladı.
Öğrenci yurdu ve Kuran kursu açarak çocuklara ve öğrencilere dini eğitim veren cemaat, zamanla Türkiye’nin birçok ilinde örgütlendi. Cemaatin gelirlerini üye aidatları ve bağışlar oluşturdu.
Son yıllarda ise diğer tarikat ve cemaatler gibi ticari faaliyetleri öne çıktı.
Cemaat bugün eğitim ve yurt faaliyetlerinin yanı sıra gıda, sağlık, turizm, tekstil, inşaat ve gayrimenkul gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren ticari şirketlere sahip.
Diyanet: İçe kapalı yapı
Diyanet raporunda Süleymancıların yapısına ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme de yer alıyor. Raporda, “Nakşi geleneği içinde ortaya çıkan ancak kendisini tarikat olarak tanımlamayan yapının son derece içe kapalı olduğu ve bu nedenle görüşlerinin sağlıklı biçimde tespit edilmesinin” zor olduğu ifade ediliyor.
Raporda ayrıca “Süleymancılarla ilgili bazı yabancı istihbarat örgütleriyle bağlantı iddialarının ciddiye alınması” belirtilerek yeni bir Gülen yapılanması ile karşılaşılmaması için inceleme yapılması gerektiği de savunuluyor.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından Gülen yapılanmasından doğan boşluğu Menzilciler ile doldurduğu da eleştirilerine neden olmuştu.
Süleymancıların yurt dışı yapılanması
Cemaatin ekonomik ve örgütsel gücü Türkiye ile sınırlı değil. Özellikle Almanya, Süleymancıların en güçlü olduğu ülkelerden biri. Yapılanma burada “İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ)” adıyla faaliyet gösteriyor.
Bu yapı Almanya’daki Müslüman toplumun en eski büyük çatı kuruluşlarından biri olarak kabul ediliyor. Köln’de VIKZ için yeni bir genel merkez de inşa ediliyor.

Köln’deki bu yeni merkez, Türkiye’de cemaatin faaliyetlerini yurt dışına kaydıracağı yorumlarına neden oluyor. MASAK raporuna göre, bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar lirayı aşan tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı bilgisi de bunun önemli bir delili olarak değerlendirildi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de NTV’de yaptığı açıklamada, Alihan Kuriş’in 2016’da cemaatin başına geçmesinin ardından faaliyetlerin daha büyük bir gizlilik içinde yürütüldüğünü öne sürdü. Çiftçi, Köln’deki merkezin tamamlanmasının ardından faaliyetlerin buraya kaydırılmasının değerlendirildiğini söyledi.
Süleymancılar – Siyaset ilişkisi
Süleymancıların siyasi tercihleri dönemlere göre değişti. Süleyman Hilmi Tunahan döneminde cemaat çevresinin Demokrat Parti’yi desteklediği, 1957 seçimlerinde ise Millet Partisi’ne yöneldiği aktarılıyor.
Kemal Kaçar döneminde Adalet Partisi ve ANAP, Arif Ahmet Denizolgun döneminde ise ANAP ve Refah Partisi çizgisi öne çıktı. Kemal Kaçar üç dönem AP milletvekilliği yaptı.
Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu Arif Ahmet Denizolgun, 1995’te Refah Partisi’nden milletvekili seçildi. 28 Şubat döneminde ise ANAP’ı destekledi ve Ulaştırma Bakanı oldu.
2000’li yılların başından 2009’a kadar sağ partileri desteklediği aktarılan cemaat, sonraki yıllarda farklı siyasi tercihlerde bulundu. 2011 genel seçimlerinde MHP’yi desteklediği haberleştirildi. 2018 seçimlerinde ise İYİ Parti ve Meral Akşener’e destek verdiği konuşuldu.
Son yıllarda Süleymancıların muhalefete yaklaştığı yönünde iddialar gündeme geldi. 2019 yerel seçimlerinde Millet İttifakı’nı, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekledikleri öne sürüldü.
2024 yerel seçimlerinde de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek verdikleri yönünde iddialar gündeme geldi.
Cemaat liderinin şüpheli ölümü ve Alihan Kuriş’e suçlama
Alihan Kuriş’in 2016’da cemaatin liderliğine gelmesi, yapı içinde bazı isimlerin muhalefetine neden oldu. Eski cemaat lideri Arif Ahmet Denizolgun’un yeğeni Fatih Süleyman Denizolgun eleştirilerini en sert dile getirenlerin başında geliyor.
2018-2023 yılları arasında AKP’den İstanbul milletvekilliği yapan Denizolgun, Kuriş’e yönelik eleştirilerini özellikle sosyal medya üzerinden sürdürdü. 30 Ekim 2024’te X hesabından, cemaatin gözaltına alınan genel sekreteri Fahri Candemir’e çağrıda bulunan Denizolgun, Candemir’i “cemaatin mahrem sırlarına sahip kara kutu” olarak nitelendirdi.
Kuriş döneminde cemaatin “fetret devrine” girdiğini savunan Denizolgun, paylaşımında Kuriş hakkında ağır suçlamalarda bulundu. Kuriş’in “mafya” ve “terör faaliyetleri” ile bağlantılı olduğunu öne süren Denizolgun, bu iddiaların belgeli ve ispatlı olduğunu savundu.
Denizolgun ayrıca amcası Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünden Alihan Kuriş’i sorumlu tuttu. Bir paylaşımında “Kurişiiler ayrıdır, Süleymanlılar çok ayrıdır. Dedemin K.S. temiz yolunu ve camiasını, 2016’da amcamın cinayeti sonrasında ele geçirdiler. İşgal ve gasp ettiler” iddiasında bulundu.
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı, Mayıs 2025’te Denizolgun’un bu iddiaları hakkında soruşturma başlattı.
Cemaat yurtlarındaki ölümler ve cinsel istismar vakaları
Süleymancılara bağlı öğrenci yurtları geçmişte cinsel istismar ve ölüm vakalarıyla gündeme geldi.
Alanya’da Süleymancılara ait bir yurtta, 2022-2023 döneminde 10 çocuğu istismar ettiği iddiasıyla bir kişi hakkında dava açıldı. İstanbul’un Ümraniye ilçesi Osmangazi Mahallesi’ndeki Süleymancılara bağlı Özel Osmangazi Arifiye Ortaokul Erkek Öğrenci Yurdu’nda da 8 yaşındaki bir çocuğun istismara uğradığı iddiasıyla soruşturma yürütüldü. 22 yaşındaki imam İ.S. soruşturma kapsamında tutuklandı.
Konya’nın Taşkent ilçesine bağlı Balcılar’daki Özel Boğaziçi Öğrenci Yurdu’nda ise LPG tesisatından sızan gazın patlaması sonucu üç katlı bina çöktü. Olayda 18 kişi hayatını kaybetti, 27-28 kişi yaralandı. Davada yurt müdürü 10 yıl, LPG sistemiyle ilgili iki sanık ise 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
29 Kasım 2016’da Adana’nın Aladağ ilçesindeki Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdu’nda yangın çıktı. Yangında 11’i öğrenci 12 kişi hayatını kaybetti, 20’den fazla öğrenci yaralandı.
Son operasyonun, “Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü” adıyla duyurulması, asıl hedefin Süleymancılar cemaati yerine Alihan Kuriş olduğu yorumlarına neden oldu.
Operasyon sonrasında cemaatin tasfiye edilip edilmeyeceği veya cemaatte nasıl bir liderlik değişimi yaşanacağı soruları öne çıkıyor.
DW, Cumhuriyet, Milliyet, Euronews, X, Meta

