Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE ve KADİM COĞRAFYAMIZIN ONURLU, VATANINA BAĞLI EVLATLARINA,

Tarih, milletlerin kaderini belirleyen dönüm noktalarında sessiz kalanları değil, vatanın

Tarih, milletlerin kaderini belirleyen dönüm noktalarında sessiz kalanları değil, vatanın geleceğini ve bağımsızlığını her türlü siyasi hesabın üstünde tutarak gerçeği yalın haliyle haykıranları yazar.

Bugün karşımıza “Çerçeve Yasa” veya süslü ambalajlarla sunulan hukuki metinler, basit bir mevzuat değişikliği ya da sıradan bir idari düzenleme değildir. Bu adım, küresel odakların bölgedeki asırlık senaryolarının yeniden sahneye konulması ve Türkiye’nin ULUS devlet ve ÜNİTER yapısını tasfiye etme projesinin ilk harcıdır.

Bu projenin son hedefi Ulus Devleti işlevsizleştirmek, kamu düzenini ve hukukun üstünlüğünü belirsizliklere teslim etmek ve Türkiye’yi etnik, mezhebi ve idari fay hatlarına bölerek “Lübnanlaştırma” sürecine sokmaktır.
Merkezi otorite zayıflatılırsa, her gruba hukuki ve idari alanlar açılırsa, ülke dış güçlerin vesayetine açık hale getirilirse, bunun sonu çatışma, ekonomik çöküş ve kaostur. Türkiye’ye biçilmek istenen kefen tam olarak budur.

Kürt Kökenli Kardeşlerimize ve PKK Narko-Terör örgütüne karşı duruş sergileyen T.C Vatandaşlarımıza açık çağrımızdır!
Eğer bu kumpas gerçekleşirse, bunun en büyük mağduru, bu toprakların asli unsuru olan, terör örgütü PKK’nın ve kanlı eylemlerinin karşısında olan, doğuda ve batıda bu vatanın birliği için al bayrağın altında yan yana duran
Kürt kökenli Türkiye Cumhuriyetimizin vatandaşları olacaktır!

Süslü Vaatler Tuzaktır;
Çerçeve yasa adı altında yürütülen yetki devirleri ve ucu açık idari esneklikler, bölge insanına huzur ve refah getirmek için değil, bölgeyi küresel aktörlerin ve onların taşeron istihbarat örgütlerinin nüfuz alanına açmak için kurgulanmaktadır.

Terörün Demografik ve Siyasi Sömürüsü;
PKK ve uzantıları hiçbir zaman Kürt vatandaşlarımızın refahını veya haklarını savunmamıştır. Herbiri, toprak ağası, aşiret reisi ve sözde dini önder olan sömürü ustaları, bölgeye ait hangi problemi çözmek istediler? Onlar, küresel çetenin maşası olmakla yetindiler.

Gerçek Kardeşlik Üniter Çatıda Saklıdır;
Türk Milletinin ayrılmaz bir parçası olan Kürt vatandaşlarımızın teminatı,
ne emperyalist eşkıyaların sunduğu haritalar ne de sınır ötesi vesayet projeleridir. Biricik teminat YURTTAŞLARIN EŞİTLİĞİ ilkesine dayanan, hukuka bağlı güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Merkezi yapının çözülmesi, en çok terörün gölgesini kabul etmeyen masum insanları korumasız bırakacaktır.

Sonuç ve Kararlılık;
Hiç kimse Türk Milletinin basiretini ve tarihsel hafızasını küçümsememelidir. Masada yazılan senaryolar, bu coğrafyada yüzyıllardır binbir bedelle ödenmiş vatan sevgisine çarparak dağılacak, sonunda akıl ve birliktelik galip gelecektir.

Son Uyarı;
Türk Milleti olarak hem iktidar ve ortaklarına, hem de PKK Narko-Terör Örgütünün siyasi kanadı olan ABD-İSRAİL elemanlarına son uyarımız şudur.
Türk Milleti olarak iktidara ve TBMM’ye verdiğimiz yetkiyi TÜRK MİLLETİ olarak BİR GECEDE geri alırız. Türk Milletinin birliği ve bütünlüğü üzerine oynanan küresel oyunlarınızı da kafanıza geçiririz. Biz ayrılmayız, çünkü biriz, bütünüz. Hepimiz, etnik kökenimiz, inanışımız, anadilimiz ne olursa olsun, BİZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN onurlu vatandaşlarıyız.
Bu Aziz Milletin birliğini İKİ ADET hasta, yaşlı, boğazlarına kadar harama batmışlara, dış istihbarat örgütlerinin elemanları siyasilere, Hizbullah terör örgütünün katillerine, ASLA BOZDURMAYACAĞIZ. Allah, milletimizi korusun!

Sağlık ve başarı dileklerimle 09 Ağustos 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

NE MGK İMİŞ BE!

AKP, oldum olası Türk Ordusunu ve Anayasal bir kurum olan Milli Güvenlik Kurulunu hiç sevmez. T.C Devletinin en üst yönetim kurulundan gelecek önerilere, tavsiyelere “Askeri Vesayet” diye karşı çıkarlar.
AKP Yöneticileri, o kadar ihanet içindedirler, o kadar bilgisizlerdir ki, kendi ordusunun Kurmay Eğitimli iki lisan bilen, tarihine, milletine ve devletine sadık rafine insanlara güvenmezler. Ama, ABD’ye, İsrail’e, istihbarat örgütlerine zorunlu olarak güvenirler. Çünkü, billurlarını emperyal devletlere kaptırmışlar, rehin durumundadırlar…

Son “Çerçeve Yasa” dedikleri, PKK katillerini serbest bırakmak için TBMM’ye gönderdikleri yasada, ciddi hatalar yaptılar.

AKP ve MHP’nin hukuk uzmanları, bu yasayı tüm sonuçlarıyla izleme, süreci yönetme görevini MGK’ya verdiler.

Bir yargı kararının idare, kişi ve makamlarca yürütülmemesi veya yok sayılması hukuki bir af niteliği taşımaz. Aksine SUÇ ve ANAYASA İHLALİ oluşturur.

Anayasa Md 138/4 “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.
Haklarında kesinleşmiş mahkeme kararı olan bir teröristi serbest bırakmak için, mahkeme kararlarını değiştirmek mümkün değildir.

İstedikleri kadar, “Dokunulmazlık Zırhı” denen komedi türü yasalar çıkarsınlar, çok insanın başı fena halde yanacak!

Prof. Dr. Serap Yazıcı Özbudun’un, tedirginliği ve “başıma çok dert açılır” deyip yasayı imzalamamasının nedeni budur…

Bir yönetimde akıl, araştırma, bilene saygı duyma ve uyma yoksa, “Onlar bir şey bilmezler” deniyorsa, bunların burunları b.ktan kurtulmayacaktır.

Cumhur İttifakını hiç mi faydası olmadı?
Olmaz mı! Bu yobaz takımının yüzünden “Siyasal İslam” dedikleri soygun düzeninin ne mal olduğunu Türk Milleti gördü.

İhanet İttifakının iki çakma lideri var ya, onlara hiç dokunmayın.
Bırakın sarhoşu kendi kendine yıkılsın… Yakında Güney Sudan Devlet Başkanı gibi paçalarından tuvaletlerini yapacaklar… Ben ikisiyle de özel ilgilenirim…

Sağlık ve başarı dileklerimle 08 Ağustos 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

PKK’YI SİZ CANLANDIRDINIZ/SİZ AFFEDİYORSUNUZ

Evet, 2002’de Türk Devletinin bitirdiği PKK Terörünü sizler yeniden hortlattınız. Olan on binlerce Şehidimize, on binlerce Gazimize ve on binlerce vatandaşımıza oldu. Şimdi de Allah’tan korkmadan bu katilleri af ediyorsunuz. Ne derseniz deyin, ne anlatırsanız anlatın, sizler en az PKK’lı katiller kadar suçlusunuz…

ABD ve İSRAİL tarafından rehin alınmış olan siz ikiniz!
Türk Milletine öyle büyük bir kötülük yaptınız ki, sizlere yakında
İsrail CB Onur Madalyası, Ermenistan Vatan Nişanı Madalyası ve İsrail ve Ermenistan Vatandaşlığı verirler. Böylece ikiniz için çok az kalmış nefes alma sayınızı, ana vatanlarınızda tüketir, defolur, gidersiniz…

Sizlerle bundan böyle, Türkiye’nin tüm il, ilçelerinde ve köylerinde konuşup, Türk Milletine gerçekleri anlatacağız. Yüreğiniz yetiyorsa gelin Türk Milletinin önünde konuşalım. Bugün konuşulacak tek konu var, onu konuşacağız!

Sorumsuzluk Zırhı/Cezasızlık Maddesi;
Bu maddenin halk dilindeki anlamı şudur; “Bu kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri erine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle
HUKUKİ-İDARİ veya CEZAİ sorumluluğu doğmayacak!”

Madem bu yasa vatan için, madem barış için, o zaman adama sormazlar mı
neden arkanızı kollamanın derdindesiniz? Neden garanti arıyorsunuz?

Türk Milleti olarak bizler bu “Sorumsuzluk Hali” olayını 15 Temmuz Darbe girişimi sırasında gördük. Boğaz köprüsünde silahsız Türk Askerlerinin, kafalarını canlı canlı kesen yobazlar, soruşturulmadılar bile.

Sizler, yıllarca dağda kalmış, onlarca insan öldürmüş katilleri Türk toplumunun içine salacaksınız, üstelik bunlara “Sorumsuzluk Zırhı” kuşandıracaksınız ha?

Sizlere şu gerçeği hatırlatalım! 12 Eylül 1980’de ABD’nin emriyle darbe yapan NATO Subayları, başta Kenan Evren olmak üzere, Anayasaya “Darbe Yapanlar Yargılanamaz” diye, madde koydurmuşlardı. Ne oldu? Yargılandılar!

Aziz Türk Milleti;
Barışın en büyük düşmanı GÜVENSİZLİKTİR. Mevcut iktidar, Türk Milletindeki güvenini çoktan yitirmiştir. Gidecektir. Ne yaparsa yapsınlar, istedikleri kadar “Anayasa” dışına çıksınlar, gideceklerdir.
İster Trump’a, ister Netanyahu’ya, ister tarikatlara, ister haram paralarına, ister Öcalan’a güvensinler, tarihin çöplüğüne atılacaklardır.
Gidiş şekilleri de kendi tercihlerine göre belirlenir. Milli Görüş kurucusu Erbakan’ın bir zaman dediği gibi “İster kanlı, ister kansız!”
Türk Milletinin ah’ını alan bir iktidarın abad olduğu, tarihte görülmemiştir.

Sağlık ve başarı dileklerimle 07 Ağustos 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı