KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında meydana gelen deniz kazasının ardından kayıp kişilere ulaşılması amacıyla yürütülen çalışmalara ilişkin Ankara’da kapsamlı temaslarda bulundu. Üstel, derin su arama çalışmalarında uzmanlığa ve gerekli teknik kapasiteye sahip özel bir şirketin yetkilendirildiğini ve teknik-operasyonel hazırlıkların başlatıldığını açıkladı.
Başbakan Ünal Üstel, Girne açıklarında meydana gelen deniz kazasının ardından kayıp insanlarımıza ulaşılması amacıyla yürütülen çalışmalar ve Ankara’da gerçekleştirdiği temaslara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Üstel’in açıklaması şöyle:
“Değerli kardeşlerim; Ankara’da gerçekleştirdiğimiz temaslar kapsamında bugün, sürecin en başından itibaren yanımızda duran ve tüm gelişmeleri bizimle birlikte değerlendiren Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz ile bir araya geldik.
Deniz kazasının ardından yürütülen arama kurtarma çalışmalarını, kayıp insanlarımıza ulaşılması için atılabilecek yeni adımları ve devam eden adli süreci değerlendirdik.
Ardından Sayın Cevdet Yılmaz ile birlikte, Milli Savunma Bakanı Sayın Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, ilgili kurumların teknik heyetleri ve deniz altı arama kurtarma çalışmalarında önemli deneyime ve teknik kapasiteye sahip özel kurum temsilcilerinin katılımıyla geniş kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdik.
Toplantıda bugüne kadar yürütülen çalışmaları ve bundan sonra atılacak adımları ayrıntılı şekilde ele aldık. Özel kurum temsilcilerinin hazırladığı teknik raporları değerlendirdik ve gerekli brifingleri aldık.
Kayıp insanlarımıza ulaşılması için mevcut çalışmalara ilave olarak devreye alınabilecek yeni imkanları ve yöntemleri değerlendirdik.
Yapılan değerlendirmeler sonucunda, derin su arama çalışmalarında uzmanlığa ve gerekli teknik kapasiteye sahip özel bir şirket yetkilendirilmiştir.
Bu kapsamda teknik ve operasyonel hazırlıklar başlatılmıştır. Bundan sonraki süreç, ilgili kurumlarımızın koordinasyonunda ve belirlenen yol haritası doğrultusunda yürütülecektir.
Değerli kardeşlerim;
Bugün Ankara temaslarımız kapsamında Milli Savunma Bakanı Sayın Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile baş başa görüşmeler gerçekleştirdik.
Halihazırda kesintisiz devam eden arama çalışmalarını, gelinen aşamayı ve kayıp insanlarımıza ulaşılması için atılabilecek ilave adımları ayrıca değerlendirdik.
İlk günden bu yana insanüstü bir gayretle, 7 gün 24 saat esasına göre çalışmalarını sürdüren Milli Savunma Bakanlığımıza, Genelkurmay Başkanlığımıza, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza ve sahada görev yapan tüm personele Kıbrıs Türk halkı adına yürekten teşekkür ediyorum.
Yine Ankara temaslarımız kapsamında bugün, Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek ile bir araya geldik.
Devam eden adli süreci, kazanın tüm yönleriyle aydınlatılmasını, sorumluların ortaya çıkarılmasını ve adaletin tecelli etmesi amacıyla Türkiye Cumhuriyeti makamlarıyla yürütülecek işbirliğini ele aldık.
Ankara’daki temaslarımızda Başbakan Yardımcımız Sayın Fikri Ataoğlu da şahsımla birlikte yer almıştır.
Değerli kardeşlerim;
Buradan kayıp ailelerimize bir kez daha seslenmek istiyorum.
Devletimiz, kayıp insanlarımıza ulaşmak için elinden gelenin de ötesinde bir anlayış ve kararlılıkla hareket etmeye devam etmektedir.
Bütün imkanlar zorlanmaktadır.
Ulaşılabilecek her teknik kapasite değerlendirilmektedir.
Kayıp insanlarımıza ulaşmak için gerekli her adım kararlılıkla atılmaktadır.
Değerli kardeşlerim;
Bu vesileyle bir kez daha, kazanın ilk anından itibaren Kıbrıs Türk halkının yanında duran ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm imkanlarını seferber eden Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a, bu zorlu süreçte yanımızda duran Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm makamlarına, görev alan ve bize destek veren herkese Kıbrıs Türk halkı adına şükranlarımı sunuyorum.”
(Kaynak: Kıbrıs Postası)
‘Kızım elimden kayıp gitti tutamadım’
Ayten Biçer ve Hayri Biçer, iki çocuklarından haber almayı bekliyor. (Reuters)
“Önce denizde olan çocukları, çocuklu aileleri kurtardık. Şişme salların içinde olan küçük çocukları ve yaralıları da alıp ilk seferde yaklaşık 100 kişiyi karaya getirdik.”
Girne açıklarında batan feribotu kıyıdan görüp kendi tekneleriyle yardıma giden kişilerden biri olan Fırat Gencer, batığı kıyıdan çıplak gözle belli belirsiz seçebildiklerini söylüyor.
FG Watersports adlı su sporları şirketinin sahibi olan Gencer, BBC Türkçe’ye turuncu işaretleri gördükten sonra sahil güvenlikle iletişime geçtiğini aktarıyor.
Olayın teyit edilmesinin ardından yaptıkları çağrıya yanıt veren teknelerle hızla yardıma gittiklerini ve burada “tam bir can pazarıyla” karşılaştıklarını anlatıyor.
“Tarif edilmez bir acı; kurtardıklarımıza mı sevinelim kurtaramadıklarımıza mı üzülelim… Ne yapacağımızı şaşırdık” diyor.
Gencer, fırtınalı havada feribotun denize açılmasının doğru karar olup olmadığını sorguladıklarını söylüyor.
Yetkililer olumsuz hava koşulları nedeniyle, seferin bir saat gecikmeyle yapıldığını açıklamışlardı.
30 Ağustos Pazar günü Kıbrıs’ın kuzeyinde gerçekleşen olayın öncesi ve sonrasına ait çok sayıda görüntü sosyal medyada paylaşıldı.
Feribot Girne Limanı’ndan Mersin’in Taşucu Limanı’na seyrederken kıyıya 6,5 kilometre mesafede alabora oldu.
En az sekiz yolcu hayatını kaybetti. Gemi kaptanı ile en az yedi mürettebat Kıbrıs’ta mahkemeye çıkarıldı.
Kurtulan yolculardan bazıları katamaran seyir halindeyken içeri su dolmaya başladığını aktardı.
Sosyal medyadaki görüntüler bu anlatılanları doğruladı. Birçok farklı videoda, yolcuların geri dönmek istediği duyuldu.
Geminin hareketsiz kalması sonrası ise feribot içinde bir panik hali yaşandığı görüldü.
Girne medya mensuplarına konuşan yolculardan biri, geminin hızlı olduğunu anlatırken “Suya girmiyordu, uçuyordu. Dalgaların üzerinden zıplaya zıplaya gidiyordu” dedi.
Aynı yolcu sonrasında deliklerden içeriye su fışkırmaya başladığını ve koltuklar kırılmaya başlayınca panik yaşandığını söyledi.
Kurtarılan bazı yolcular Kıbrıs basınına, feribot alabora olmadan önce pruvasında bir patlama meydana geldiğini anlattı.
Teknede yetersiz sayıda can yeleği bulunduğu da iddia edildi.
Filojet’a ait katamaran tipi feribot (Reuters)Sonrasında kaydedilen görüntülerde çok sayıda yolcunun yan dönen katamaranda kurtarılmayı beklediği görüldü.
Aynı anda suyun içinde de yolcular vardı.
KKTC’de karaya çıkarılan bir yolcu, “Ön taraf patladı, geri dönmeye çalıştılar. Yan camlar patlayıp dışarı fırladı. Tekne su almaya başladı” diye anlattı.
İsmi açıklanmayan ve 50’li yaşlarında olduğu belirtilen adam, kurtarılmadan önce suda bir buçuk saat geçirdiğini söyledi.
Ayrıca, tekne su almaya başladığı sırada feribotun içinde halen çok sayıda insan bulunduğunu ifade etti.
Jewel Samad / AFP via Getty Images / Kurtarılanlar halen büyük bir şok içindeydi. Kırmızı tişörtlü iki genç kızdan biri ağlıyor, diğer siyah güneş gözlüğü takımış bir yere bakıyor.
Çocukları 12 yaşındaki Saliha Miray Biçer ve altı yaşındaki Mehmet Asaf Biçer’den haber alamayan Ayten Biçer, bekledikleri hastane önünde medya mensuplarına geri dönmek istediklerini, ancak yetkililerin bir tehlike görmediğini anlattı.
“Gemi batar dedik. Herkes bir ağızdan seslendi. ‘Hep böyle oluyor, korkmayın’ dediler. [Feribot] dönebilirdi, ilerlememişti daha.”
Ayten Biçer, çalışanların feribota bindiklerinde can yeleklerinin yerini göstermediğini ve olay sırasında kendilerine can yeleği de verilmediğini söyledi.
Kıbrıs tatilinden geri dönen Biçer çifti, çocuklarının mazotun da etkisiyle ellerinden kaydığını ve çocukların can yeleklerinin olmadığını anlattı.
Saliha Miray Biçer, “Benim kızım elimden kayıp gitti tutamadım” dedi.
Kayıp aileleri için zaman daralıyor
Feribotta toplam 259 yolcu ve sekiz mürettebat vardı. Yolcuların en az sekizi hayatını kaybetti, 18 kişi ise kayıp.
Girne’de güvenlik amiri olarak görev yapan İsmail Kurt bu kişilerden biri.
BBC Türkçe’ye konuşan kızkardeşi Sibel Kurt, 30 Ağustos’ta Türkiye’yi ziyaret etmek üzere yola çıkan kardeşi İsmail Kurt’tan haber alamadıklarını söylüyor.
Trajik olayın ardından Girne ve Lefkoşa’daki bütün hastaneleri ve morgları aradıklarını ancak kardeşinin adını, tedavi gören ya da hayatını kaybeden listelerinde bulamadıklarını söylüyor.
İsmail Kurt’un bilincini kaybeden ve kimliği üzerinde olmayan insanlar arasında olmasını umuyorlar.
Türkiye ile işbirliği içinde yürütülen arama ve kurtarma çalışmaları, gece boyunca da devam etti. Ancak saatler ilerledikçe kayıplar için de umutlar tükenmeye başlıyor.
Bir tekne 65 kişiyi kurtardı
Kurtarma operasyonuna, özel tekneler de dahil olmak üzere çok sayıda tekne katıldı.
Geminin alabora olmasının ardından teknesiyle yaklaşık 65 kişiyi kurtaran Mustafa Koç, BBC’ye konuştu.
Denizin güvenli olmadığını, oldukça dalgalı olduğunu söyleyen Koç, “Mürettebatın denizin sakinleşmesini beklemesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Teknenin 29 Ağustos Cumartesi günü Girne’ye geldiğini ve “ön tarafında bazı hasarlar olduğunu” söyledi.
Geminin işletmecisi Filo Denizcilik’ten yapılan açıklamada “kaza nedeniyle derin üzüntü” duydukları, yetkili arama kurtarma ekipleriyle tam koordinasyon halinde sahada çalışma yapıldığı belirtildi. (Kaynak:BBC)
