“Gerçek zırh giymez, korunmaya ihtiyacı yoktur ki!”
Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, 01 Eylül 2026’da gerçekleşen 2026/2027
Adli Yıl Açılış Töreni’nde ki konuşmasını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözüyle tamamladı!
“Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, DEVLET halinde varlığı kabul olunamaz!”
Tarih 07 Aralık 2019 İstanbul
Yer; AKP Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı!
Konuşmacı; CB Erdoğan!
İstanbul Şehir Üniversitesi’ne ARAZİ TAHSİSİ ve Halkbank’tan çekilen krediler üzerinden yapılan tartışmada CB Erdoğan DAVUTOĞLU ve BABACAN’I HIRSIZLIKLA suçluyor;
“Şehir Üniversitesinin tahsisini ben yaptım. Başbakanlığım dönemimde tahsisini yapan benim. Bunlar HALKBANK’I dolandırmaya çalışıyorlar. Bunlar HIRSIZ…”
Ankara C. Başsavcılığı, sosyal medyada yeniden dolaşıma giren konuşma kesitleri nedeniyle Ahmet Davutoğlu hakkında T.C.K Md 299/1 gereğince “Cumhurbaşkanına Hakaret” iddiasıyla soruşturma başlattı…
Davutoğlu o zaman ne demişti de, bu kadar yıl sonra soruşturma açıldı?
“Benden sonraki Bakanlar gibi bir kuruş haram lokma yemedim. Onlara da ‘Yemeyin’ dedim. YEDİLER. Milyarlarına milyar kattılar, haram lokma yediler, çevrelerini zengin ettiler. Damadını BAKAN yaptı, akrabalarını zengin etti. Beş tane müteahhide Türkiye’yi peşkeş çekti, dedi…
Bunları söyleyen kim? T.C Eski Başbakanı-AKP Eski Genel Başkanı Davutoğlu. Benzeri sözleri defalarca tekrar eden kim? Başbakan Yardımcısı, Ekonomiden Sorumlu Bakan, Özelleştirme Yüksek Kurulu Üyesi ve Halkbank’ın bağlı olduğu Bakan Babacan…
Peki, tüm bunları Bakan yapan, Genel Başkan yapan ve suçlayan kim?
AKP Genel Başkanı ve CB Erdoğan….
Lütfen düşünür müsünüz? Türkiye’yi yıllardır yöneten Cumhurbaşkanı-Başbakan-Bakanlar birbirine girmişler, tenekeli mahallede (Ertuğrul Özkök bilir) olmayan bir şiddet ortamında küfür-kıyamet, saç saça-baş başa kavga ediyorlar???
Şimdi Türk Tarihi ve Türk Milleti önünde Davutoğlu ve Babacan gibi “Menkup’lara” düşen bir görev var. Gerçekleri anlatın, artık saklamayın.
Özellikle şu konularda elinizdeki belgeleri yargı ve kamuoyu ile paylaşın. Hem kendinizi hem ülkeyi kurtarın!
1) Telekom’un HARİRİ Ailesine nasıl peşkeş çekildiğini anlatın.
2) 17/25 Hırsızlık-Yolsuzluk-Rüşvet rezaletindeki gerçekleri anlatın.
Reza Zarraf’ın patronu, İran’ın köklü ailelerinden olan Babek Zencani’nin, idama mahkum edildiği Tahran’daki mahkemede dediği “Ben Reza Zarraf üzerinden Türkiye’de 8,5 MİLYAR DOLAR rüşvet dağıttırdım. Bakanlar bunun 500 Milyon Dolarını aldılar. Geriye kalan 8 Milyar Dolar nerede” sorusuna, özellikle Babacan açıklık getirsin.
3)Hırsız Bakanların, Yüce Divana gönderilmesini engelleyen kim? Davutoğlu’na bu konuda talimat veren kim?
Hadi, elinizi çabuk tutun. Daha konuşma sırası İ. Melih Gökçek’e gelecek!
Sağlık ve başarı dileklerimle
04 Eylül 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

NERENİZ YENİ?
Yakın tarihi inceleyen, Türkiye’nin Anayasal bir devlet olduğunu, Ulus Devlet ve Üniter Yapıya bağlı olduğunu bilen normal zekalı bir Türk’ün, Özgür Özel ve eski CHP MV’nin kurdukları “YENİ PARTİNİN” aslında hiç de yeni olmadığını, aksine eski CHP’nin Atatürkçü-Vatansever tabanını aldattıklarını, görmemesi mümkün değildir…
Burada görülmesi gereken, hiçbir zaman da dikkatlerden kaçırılmaması ve unutulmaması gereken nokta şudur;
Bugün yaşadığımız paralize olma olayı, ilk kez olmuyor. Bu sıradan bir siyasi mücadele değildir. Daha önce denenen, fakat başarılamayan bir “İhanet Sürecinin” emperyal soslar ilave edilerek Türk Milletine yeniden yutturulmaya çalışılmasından başka bir şey değildir.
Sakince düşünüp öyle değerlendirin lütfen!
AKP-MHP-DEM-HÜDA PAR, 5.000 den fazla PKK militanının affedilmesi yasasına ne oyu verdiler? EVET dediler, değil mi?
Peki, Atatürk’ün partisi olduklarını iddia edilen CHP-YENİ Parti hangi oyu verdi? EVET dediler, değil mi?
Önümüzdeki Anayasa değişikliğinde gündeme getirilecek ve Türkiye’nin üniter yapısını paramparça edecek, “AB Yerel Yönetimler Özgürlük Şartını” TAM olarak kabul edeceklerini söyleyen Cumhur İttifakı partilerine, destek olacaklarını açıklayan iki Genel Başkanlar hangileri? Kemal Kılıçdaroğlu ve onun yetiştirmesi, adı yeni olan Özgür Özel…
Şimdi, benim mantığımın, aklımın almadığı olay şu;
Yeni Partinin tabanı olmak için haldır-haldır koşan, kayıt olan, para veren,
Atatürkçü olduklarını iddia eden yüzbinlerce insan, bizim gördüklerimizi görmüyorlar mı?
Çoğunun kaynağı belli olmayan (!), çok azının seçmenler tarafından gönderilen parayı, bu insanlar PKK’lı katiller affedilsin, sonra o paralar mermi olarak ülkemizin gençlerini vursun diye mi verdiler?
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve Cumhuriyetin ilkelerini parçalamakta neden bu kadar acelecisiniz?
Sizlerden ricam şudur;
Düşünün ve açıklayın lütfen! Yeni Partiye destek vermek için, Türk Milletine
haklı birkaç gerekçe gösterir misiniz?
Sağlık ve başarı dileklerimle
03 Eylül 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
HAYAT BİR DURUŞTUR!
Ödlek tarikat-cemaat takımı, hırsızlar ve hainlerle ile kesintisiz mücadelemi gören, haftada iki gün Emniyet Müdürlüğünde, haftada 1 veya iki gün de adliye binalarında karşılaştığım insanlar bana çoğunlukla şunu sorarlar;
“Abi-Başkan-Vekilim-Bakanım (Hitap kişinin bizi konumlandırdığı yere göre değişir) senin arkanda mutlaka birileri var! Yoksa böyle yazılar yazamazdın!”
Uzun siyasi yaşamımda ailemden ve eşimden başka arkamda kimsem olmadı. Yanımda, Türkiye’nin her yerinde benimle beraber gerekirse ölüme gidecek dostlarım, siyaset arkadaşlarım oldu. Allah, tümünden razı olsun!
27 yaşımda Bergama Belediye Başkanı seçildiğimde, rahmetli babam ziyaretime geldi ve bana şu öğüdü verdi;
“Oturduğun şu koltuk var ya, sakın ondan şeref alanlardan olma oğlum! Eğer öyle biri olursan, koltuktan kalktığında Şerefin o koltukta kalır.
Sen, ailenin ve seni sevenlerin sana verdiği değer sayesinde kazandığın kendi şerefini, o koltukta oturduğun müddetçe onunla paylaş. O makamı onurlandır. Koltuktan kalktığın zaman, şerefin de seninle gelsin! Hadi oğlum Allah yardımcın olsun…”
Bazı insanları kolay-kolay yıkamazsınız. Sebebi güçlü olmalarından değildir!
Vicdanlarının rahat olmasındandır. Çünkü onlar, geriye dönüp baktıklarında,
“Bugün olsa, yine aynısını yaparım” diyecek duruşu sergilemiş doğru insanlardır. Güçlü olanı yenebilirsiniz, yıkabilirsiniz ama geçmişi ile hesaplaşmış, Rabbinin huzuruna vicdan huzuru ile gitmeyi ömür boyu ilke edinmiş birlerini asla yenemezsiniz…
Size iki “DURUŞ” örneği vereceğim. Tarafların hepsi yaşıyor, sorabilirsiniz.
1) 20 Ekim 1991 Genel Seçimleri! İstanbul Beyoğlu seçim bölgesi RP Refah Partisi MV Aday Listesinin 1’nci sırasında ki Aday R. T. Erdoğan idi. Erdoğan’ın MV seçilme şansı %100 idi. Fakat o seçimde “TERCİH OYU” denen sistem vardı. Son sıradaki Mustafa Baş, tercih oyu ile 1’nci sıraya yükselip, MV seçilince, Erdoğan doğal olarak SEÇİLEMEDİ.
Olması gereken DURUŞ ne idi?
RP seçmeni Mustafa Baş’ı tercih ederek 1’nciliğe çıkarıp MV seçmiş. Erdoğan’ın seçmen tercihine saygı gösterip, Mustafa Baş’ı tebrik edip, çekilmesi gerekirdi! Öyle olmadı, Erdoğan ve 50’ye yakın adamları her yerde Mustafa Baş’ı arayıp, istifa ettirmeye çalıştılar. RP Genel merkez yetkilileri, Mustafa Baş’ın CAN GÜVENLİĞİNDEN endişe edip, Baş’ı Almanya’ya kaçırdılar. Erdoğan Beyoğlu İlçe Seçim Kurulu Başkanına ağır hakaretten Bayrampaşa Cezaevine atıldı. Konu Erdoğan’ın seçimi olunca, ortada ne parti disiplini, ne büyüğe saygı, ne millet iradesi, ne demokrasi kalmıştı!
Erdoğan’ın demokratlığı buraya kadardı…
2)Bu ikinci olay, bir DURUŞ değil, bir kişinin şahsında Türk Ordusunun bir
Tümgeneralinin onurunun yerlerde süründürülmesidir. Dikta hevesi içinde olan yöneticiler doğal olarak öldürülmekten çok korkarlar!
30 Ağustos Zafer Bayramı için Anıtkabir’e gelen Tümgeneralin üzerinde silah olup olmadığını bir polis memuru “ELLE ARAMA” yapıp kontrol etti.
O rütbeye gelip de, hakkını vermeyen o Paşanın üniformasını taşımaya
hakkı var mıdır? Türk Ordusunun şerefini koruyacak bir tane Milli Savunma Bakanı, bir tane Genel Kurmay Başkanı, Kuvvet Komutanlarından bir tane haysiyet sahibi bir Türk Subayı kalmadı mı?
Sizler böyle oldukça, seneye sizi Polis değil BEKÇİ arar! Layıktır size!
Hadi şimdi utanmadan SERDAROĞLU’NA dava açmaya! Duruşunuz batsın…
Sağlık ve başarı dileklerimle
02 Eylül 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
