Soruyorum sizlere ülkenin hal ve gidişine bu anlayışla siyaset yapan bir zihniyet çare olabilir mi?
Eskiden siyasetçi dendiğinde kasabasından, vilayetinden seçilmiş donanımlı, kültürlü ve liyakatli insan profili akla gelirdi…
Şu anda maalesef ki az sayıdaki istisna hariç mevki, makam ve şahsi ikbali için her yolu mübah sayan insan profili akla gelmektedir.
Siyasette Ahlak, Üslup ve Nezaket çok önemlidir.
Siyaset, yalnızca iktidar mücadelesi değil; millete karşı üstlenilmiş büyük bir sorumluluktur. Bu nedenle siyasetçinin en güçlü silahı öfke değil, ahlak; hakaret değil, nezaket; kibir değil, tevazu; düşmanlık değil, hoşgörü olmalıdır.
Siyasi rekabet, birbirimizi yok etmek için değil, ülkemize daha iyi hizmet etmek için vardır. Farklı düşünmek düşman olmak değildir. Bilakis demokrasinin temelinde, ülkenin kırmızı çizgilerinin dışına çıkmamak kaydıyla farklı fikirlerin medeni bir şekilde yarışması vardır.
Siyasi ahlak, makam ve menfaat uğruna ilkelerden vazgeçmemektir. Siyasi üslup, en sert eleştiriyi dahi kırmadan söyleyebilmektir. Siyasi nezaket, rakibinin şahsiyetine değil fikrine itiraz etmektir. Siyasi terbiye ise yenildiğinde olgunlukla kabul etmeyi, kazandığında ise tevazuyu bilmektir.
Unutulmamalıdır ki siyasette söylenen sözler geçer, fakat bırakılan izler kalır. Bugün rakip gördüğümüz insanlar, yarın aynı ülkenin ortak geleceğini inşa edeceğimiz yol arkadaşlarımız olabilir.
Millet bizden kavga değil çözüm, hakaret değil fikir, husumet değil hizmet, ülkenin kırılma anlarında ise birlik beraberlik duygusu içinde müttefik olmayı beklemektedir.
Siyasetçinin itibarı makamından değil, ahlakından; gücü ise sesinin yüksekliğinden değil, liyakatinden ve sözünün ağırlığından gelir.
Bu ülkeyi yıllarca bizler de yönettik lakin hiç bu duruma düşürmedik!
Bu nedenle gelin; milli çizgiden şaşmamak suretiyle farklılıklarımızı çatışma sebebi değil, zenginlik kabul edelim. Siyaseti seviyeli bir yarışa, Meclis’i milli ve medeni bir fikir meydanına, ülkemizi de ortak değerlerimizin etrafında kenetlenmiş büyük bir aileye dönüştürelim. Tıpkı aşağıdaki resimde olduğu gibi…
