Yazıda adı geçen “Yolsuz Bakanlar” ile onları Bakan yapan Erdoğan’ın hiç ilgisi yoktur. Bazıları, Erdoğan’ı maalesef kandırmışlardır. Hele bir tanesi açıkça Erdoğan’ı suçlama gafletinde bulunmuştur. Ne hikmetse, Erdoğan’ın yanında, düşmüş ve ağzı burnu kan içinde kalmıştır. Efkan Ala canlı şahittir…
Önümüzdeki dönemde, bol bol fezlekeli günler yaşayacağız.
Herkes için Fezleke düzenlenebilir.
Hakkında her Fezleke düzenlenen kişi suçludur, diye bir kural da yoktur!
Kişi yargılanır, suçsuzsa beraat eder, aklanmış olur.
Kendine güvenen, namuslu-dürüst olduğunu iddia eden, hırsızlık-rüşvet-avanta-yolsuzluk-Kamu gücünü kullanarak dolandırıcılık yapmadığını iddia eden “Şüpheli” kişi Bakan da olsa şunları söyleyebilmelidir;
“Ben bu iddia edilen suçları işlemedim. Saklayacak bir şeyim yoktur.
Türk Adaletine güveniyorum. Dokunulmazlığımı derhal kaldırın, ben yargılanıp aklanmak istiyorum.”
Korkacak bir şeyi olmayan, kendine güvenen dürüst bir insanın yapacağı tek yol budur. Böyle davranan biri, “Hakkında Fezleke düzenlenmiş, fakat yargılanıp aklanmış kişi” olarak toplum vicdanında saygı görmeye ve iç huzuru ile yaşamaya hak kazanmış, onurlu bir insan olarak hayatına devam eder.
Bunu yapmayıp, dokunulmazlık zırhına sıkı-sıkıya sarılan, belge gösterip kendini Yargıda savunacağına eveleyip, geveleyen kişi, toplum hafızasında ömrü boyunca FEZ LEKELİ kişi olarak kalır.
Hem kendisini, hem ailesini, özellikle çocuklarını başı eğik olarak utanç içinde yaşamaya mahkûm etmiş olur.
*Ben, kol saatime her baktığımda aklıma Zafer Başkan gelir. Sanayiciler, Oda başkanlığı sebebiyle ona böyle hitap ederler. Zafer Başkan varlıklı biridir. Ankara kulislerinde, Zafer Çağlayan-İ Melih Gökçek-Rifat Hisarcıklıoğlu-Sinan Aygün ortaklığından sıkça bahsedilir. Özellikle, Alışveriş Merkezleri yapmak ve işletmek, yüksek kule şeklinde lüks konutlar yapıp-satmak, henüz imara açılmamış büyük çapta kupon arazileri önceden kapatmak, sonra her nasılsa imara açmak bu “özel ve güzel” ortaklığın faaliyet alanları içine girmektedir.
Şimdi soralım Zafer Başkana;
-Değdi mi Zafer Başkan? O koluna taktığın saat, artık senin boynuna takılan bir boyunduruk olmayacak mı? Bundan böyle “Haa o avanta saat alan Bakan mı” diye anılacaksın. Gerçekten değdi mi? Sen artık FEZ LEKELİ birisin…
*Mardin’de çok iyi dostluklarım vardır. Mardin’in saygın siyasetçileri, köklü aileleri, aşiret sahipleri dostlarım arasındadır.
Mardinli olan İçişleri Bakanı Muammer Güler’i ve ailesini de çok eskiden beri tanırım. Atama Kararnamesine imza atmaktan pişman olduğum ender bürokratlardandır.
Tüm Kaymakamlık-Valilik-Kamu Güvenliği Müsteşarlığı- Milletvekilliği-Bakanlık gibi çok önemli ve onurlu makamları, oğlunun aylık kirası 20 Bin Avro (!) olan evindeki kasalara kurban etti, yazık. O da artık FEZ LEKELİ biridir…
*“Kısa” kod adlı Egemen Bağış tipindeki kişiler siyasette hep olmuştur. Bunlar “Genel Başkan ve eşine” endeksli siyaset yaparlar. Devletin uçağında Başbakan eşine pastalı-şampanyalı yaş günü partileri düzenlemekte ustadırlar.
O şimdi FEZ LEKELİ biridir. Ha utanır mı, bakın orasını bilemem…
Kim ne derse desin, devlette Erdoğan’ın haberi olmadan kuş uçmaz!
Erdoğan’ın ilgisi yoktur ama şu iki konuda mutlaka bilgisi vardır!
Sinan Ateş cinayeti ve Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti hakkında en fazla bilgiye sahip olan kişi Erdoğan’dır. Yakında konuşacaktır. Bunu da Bahçeli düşünsün…
Sağlık ve başarı dileklerimle 09 Mayıs 2014
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

STATÜ DÜNDEN VERİLMİŞ BİLE!
Sizlere sorsam, T.C. Devletine, Cumhuriyet Tarihi boyunca en büyük zarar verenler kimlerdir diye, çoğumuz yazdığımız bir çok ismin yanında mutlaka
PKK Narko-Terör Örgütü ve Ermeni Asala Terör Örgütünü yazarız.
Doğru mu? Evet bu iki çıyan yuvasını yazarız ama, en büyük ihaneti yapanı en birinci sıraya koymazsak bu liste eksik olur!
Kim bu, PKK ve ASALA’dan fazla ihanet eden? Merak ediyorsunuz, değil mi?
PKK Narko-Terör Örgütü ve Öcalan 54 Bin Şehit ve Gazimizin hayatını çaldı. Çanakkale Muharebelerinde ise yaklaşık 57.300 ŞEHİT vermiştik.
PKK-Öcalan, Türk Milletinin çocuklarının geleceği için harcanması gereken 400 MİLYAR Dolar paramızı, mermiye-bombaya harcattı. Tüm Türkiye’ye hizmet verecek eserlerimizi yıktı, yetişmiş insanlarımızı öldürdü.
Ya ASALA denen katil sürüsü, her biri “Tarih Hazinesi” değerinde bilgilere sahip 31 Diplomatımızı ve yakınlarını öldürdü. ASALA, Türk Devleti tarafından etkisiz hale getirilince, elemanlarıyla PKK’ya katıldı. PKK’nın tüm militanlarının 1/3 ü Ermeni kökenli militanlardan oluştu.
Buraya kadar bir itirazı olan var mı? Yoksa devam edelim!
Türk Devlet geleneği, dün Milli Egemenlik ve Hukuk Devleti ilkesi açısından kabul edilemez ağır bir TAVİZ ve MEŞRUİYET KRİZİNE sokuldu.
Atatürk’ün “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” sözüyle temelleri atılan TBMM’nin YASA YAPMA yetkisi ve iradesi doğrudan Türk Milletine aittir.
Yasa tasarılarının TBMM iradesinden ve milletin temsilcilerinden ÖNCE
bir terör örgütü elebaşına sunulması (!) veya onun onayına tabi tutulması çok ciddi temel sorunlar doğurur! Neler mi doğurur? Kör gözleri açalım!
Bir devletin yasa hazırlık sürecinde terör örgütü liderini muhatap alması ve metinleri onun incelemesine sunması, o kişiye hukuki olmasa da fiili bir siyasi aktör ve meşruiyet statüsü kazandırır.
Meclis dışındaki veya üstündeki hiçbir gayrimeşru odağın taslaklar üzerinde hak/söz sahibi kılınması ANAYASAL DÜZENE ve KAMU VİCDANINA aykırıdır.
Binlerce vatan evladının canı pahasına yürütülen mücadelede, muhatap alınmayacak kişilerin yasal süreçlere dahil edilmesi toplumsal vicdanda derin yaralar bırakır.
Peki, Öcalan en çok kimi methetti? CB Erdoğan’ı mı? Hayır.
Öcalan adlı cani: Atatürk’ten sonra en büyük devlet adamı Bahçeli’dir, dedi!
Öcalan’ı TBMM’ye davet eden “Gelsin konuşsun” diyen Bahçeli’dir.
Bebek Katiline, defalarca ömür boyu ağırlaştırılmış hapse mahkum edilmiş birine, parmaklarıyla Türk Askerinin iki gözünü de çıkartan bir manyağa, Kürt kızlarına yoğunlaştırma evlerinde tecavüz edip öldürten bir sapığa, “Statü” veren, onu kendi milletvekillerinin bile üstüne çıkartan Bahçeli, şüphesiz ki çok yakın bir zamanda yargılanacaktır. Yaşasa da, ölse de ihanetleri sebebiyle yargılanacaktır. Eğer ölmüşse, yargı kararı mezarının başına dikilecektir.
Anadolu’da vatanına ihanet edenler için “Dokuz yorgan yırtsın, can veremesin” diye beddua ederler. Bunun için değer mi, takdir sizlerin!
Sağlık ve başarı dileklerimle 24 Temmuz 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
