Sıklıkla kullanılan şekliyle “Dünyanın çisi çıkmış” deyişi, bir düzenin, bir sistemin, toplumun ya da bir kurumun temel dayanaklarının sarsıldığını, ahlaki ve hukuki dengelerinin tamamen bozulduğunu anlatmak için kullanılır.
Düzensizlik ve Kaos, Değerlerin yozlaşması (Ahlak-Adalet-Dürüstlük-Liyakat gibi), Güvensizlik (Sisteme-Kurumlara-İnsanların birbirine) gibi haller, “Çivisi Çıkmış” sözünün acı sonuçlarıdır.
Çivisi çıkmış haline gelmek, iktidarın eliyle yapılan yanlışlardan oldu ise, yapılanın bir “Stratejik Hata/ İhanet mi” yoksa “Hukuki Suç mu” sorusu sorulmalıdır. Örnekleyelim;
AKP 24 yıldır ülkeyi tek başına yönetiyor. Erdoğan’ın deyişiyle, astığı astık, kestiği kestik! Olsun dediği oluyor, olmasın dediği olmuyor!
Siz, iktidar olarak Rusya’dan S-400 Savunma Sistemini, yapılan çok sayıda uyarıya rağmen, 2,5 Milyar Dolar verip satın alıyorsunuz!
Bu alım nedeniyle ülkeniz F-35 projesinden çıkarılıyor, yaklaşık 10 Milyar Dolarlık bir kayba sebep oluyorsanız ve ülkeniz, tarihinde ilk kez CAATSA yaptırımlarına muhatap oluyorsa, ağır suç işlemiş olursunuz!
Yine, ABD-İsrail tarafından IRAK’ın parçalanmasıyla oluşan otorite boşluğundan yararlanıp IŞİD Terör Örgütünün elindeki, çalınmış Irak Petrolünü, yakınlarınız kanalıyla satıp alıp, İskenderun’dan deniz yolu ile İSRAİL’E satıyor ve büyük paralar kazanıyorsanız, suç işlemiş olursunuz!
IRAK Hükümetinin “Uluslararası Tahkim Mahkemesine” başvurmasıyla, faizler hariç 1,4 Milyar Dolar ödemeye mahkum oluyorsanız yine suç işlemiş olursunuz!
Böylesine iki korkunç hatayı yapıp “Ne yapalım, yanılmışız, milletim af etsin” deyip geçiştiremezsiniz. Siz, babanızın bakkal dükkanını yönetmiyorsunuz! Türk Milletinin size verdiği ve süresi belli olan “Yönetme” yetkisini onun adına kullanıyorsunuz.
İstediğiniz kadar TBMM çoğunluğu, Anayasal ve Siyasi engellerin arkasına saklanın, mutlaka hesap vereceksiniz.
Sadece siz değil, “Müteselsilen Sorumluk” taşıdığınız ekibiniz de hesap verecek…
Bu hesabı da size, Türk Milleti soracak. Her şeyi görüyoruz, delillendiriyor,
dosyalıyoruz. Yakında önünüze konacak…
Sağlık ve başarı dileklerimle 13 Temmuz 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
ÜÇ DURGUN ZEKALI SARAY FEDAİSİ
Tarih ve siyaset bilimi, yasa dışı iş yapmaya teşne olan kişi ve yapıların, devlet mekanizmasında görev alıp, kamu gücünü bir kişiye veya ideolojiye hizmet etmek için eğip büktüğü pek çok örnekle doludur.
Örneklerden biri, Nazi Almanya’sındaki SS (Schuztaffel) ve onun başındaki Heinrich Himmler ile doğrudan Hitler’e bağlı bürokratik kadrolardır.
Bu yapının, kamu görevini nasıl bir “Fedailik” mekanizmasına dönüştürdüğünü gösteren bazı unsurlar şunlardır;
-Kişisel Yemin (Lidere bağlılık), hukukun üstündedir!
-Doğrudan Lidere çalışmak! (Yasal mevzuatlar altta, Liderin sözü üstte)
-Devlet içinde devletleşmek! (Tüm devlet kurumları bir tarafa, lidere sadakat bir tarafa)
Bu örnekteki Heinrich Himmler, yargılanırken, dişindeki siyanür kapsülünü patlatarak intihar etmiştir.
Dünyadan ve kendi tarihinden habersiz, okumayan araştırmayan, dürüst yöneticileri örnek almayan zavallılar sonunda “Pişmanlık Kuyusunun” müşterisi olurlar.
Bu fedailer (!) hakkında bir genelleme yapmak gerekirse
Genellikle eziktirler. Aileden yeterli GÖRGÜ almamışlardır.
Zengin olmak isterler. Yolsuzluğa meyillidirler. Makama gelişleri kusurludur.
Ne Allah’tan korkarlar, ne insanlardan utanırlar…
Erdoğan’ın, son dönemde görev verdiği bazı Bakanlar bu fedailere örnektir!
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin!
Yusuf Tekin; Önce Rektör yapılmak istendi. Rektör olabilmek için 3 yıllık Profesör olmak yasa şartı idi. Ama, Tekin henüz 1 aylık Profesör idi. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile “Yasanın 3 yıllık Prof olma şartı kaldırıldı” Yusuf Tekin Rektör yapıldı. Üç gün sonra yeni bir CB Kararnamesiyle durum tekrar eski hale getirildi!
AKP’de Bakanlık yapacak başka adam mı kalmamıştı? Ama AKP’ye Bakan değil, Cumhuriyet Devrimleriyle açıkça kavga edecek bir fedai lazımdı!
Adam TBMM Kürsüsüne çıktı ve “Ben tarikatlarla çalışıyorum ve devam edeceğim. Bence tarikatlar, birer STK’dır” dedi! Neye rağmen söyledi?
Anayasa’ya ve Öğrenim Birliği Yasasına rağmen söyledi! Diğer rektörlerin tamamı sustu! Bu kişi şimdiden defalarca “Anayasa İhlal” suçu işlemiş biridir. Yargılanacak ve Anayasayı tanımamak neymiş öğrenecek.
İkinci Fedai Mustafa Çiftçi’dir. Türk Milletinin ve Türk Devletinin kurucusu Aziz Atatürk’ün düşmanı, Yunan ajanı İskilipli Atıf’ı defalarca ziyaret ederek,
Cumhuriyete ve Devrimlerine saldırmaktan çekinmeyen, KURTULUŞ Savaşı ismine bile tahammül edemeyen biridir. Bu kişinin İçişleri Bakanı olduğu bir ülkede, kimse yarınından emin olamaz…
Üçüncü Fedai Akın Gürlek’tir. Dana önce Yargıç-Başsavcı-Bakan Yardımcısı olarak denenmiş, CB Erdoğan’ın güvenini kazanmış biridir.
Türk Milletine, bir basın toplantısıyla MAL VARLIĞINI açıklayamayan bir ADALET Bakanıdır. Türkiye’nin çok kıymetli HUKUK hocaları, bu kişinin uygulamalarını, Anayasa’ya, İnsan hak ve özgürlüklerine aykırı bulmakta ve kendisini uyarmaktadır. Kendisi sık-sık; “Türkiye bir Hukuk Devletidir. Kimse bize parmak sallayamaz” demektedir ama, ABD Başkanı Trump ona “hadi len ordan” dercesine, Erdoğan’a söyledim Rahip Bronson’u bırak dedim, ona para da vermedim. 35 yıl hapisle yargılanan Rahip ertesi gün Oval Ofis’te yanımdaydı, deyip, Bakanı perişan etti. Bu ağır hakaretin üstüne, istifa etmeyip hala fedailiğe devam eden birinin gideceği yer, meslektaşı
Zekeriya Özün yanıdır! Gidebilirse…
B.kla yapılan sidikle bozulurmuş. Bu kumpas da bozulacak. Fakat bu kez mutlaka salıncaktaki bebesinden, evindeki dedesine kadar kim varsa, kim Türk Milletinin huzurunu bozmaya çalışmışsa hesap sorulacaktır. Az kaldı!
Sağlık ve başarı dileklerimle 12 Temmuz 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

