Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın tutukluluğunun devamına karar verildi.
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a “nitelikli cinsel saldırı” davasında tahliye kararı verildi. Özcan, diğer dosyalardan tutukluluğu devam ettiği için cezaevinden çıkamayacak.
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında yürütülen “kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı” soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı.
Avukatlarının söz konusu dosya kapsamında yapılan tutukluluğa itiraz başvurusu mahkeme tarafından değerlendirildi.
İtirazı değerlendiren mahkeme, Tanju Özcan’ın bu dosyadan tahliyesine karar verdi.
Ancak “icbar suretiyle irtikap” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlamalarından tutuklu bulunan Özcan’ın cezaevinden tahliye edilmeyeceği öğrenildi.
Tanju Özcan, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Bolu Belediyesi’ne yönelik 28 Şubat’ta başlatılan soruşturması kapsamında gözaltına alındıktan sonra tutuklanmıştı.
Ne olmuştu?
Bolu Belediyesi’ne yönelik iddianame hazırlandı. Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen 19 kişi hakkındaki iddianamede, Tanju Özcan’ın “icbar suretiyle irtikap ve irtikaba teşebbüs”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “rüşvet” suçlamalarından her bir mağdura yönelik eylemi için ayrı ayrı olmak üzere toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyordu.
Önceki duruşmalar
“İcbar suretiyle irtikap” suçundan tutuklanmasının ardından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan ve 3 sanığın “şantaj” suçundan yargılanıyordu.
Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, müşteki-sanık Tanju Özcan sağlık sorunları gerekçesiyle katılmadı, tutuklu sanık Mehmet Eren A. cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
Tutuksuz sanıklar Boluspor Kulüp Başkanı E.B, Bolu Belediye Meclisi Üyesi H.E.S. ile mağdur Ö.Ç. ve taraf avukatları ise salonda hazır bulundu.
Duruşmada, Tanju Özcan‘ın avukatı Hüseyin Uğur Poyraz yargılamada usul hatası olduğunu savunarak reddi hakim talebinde bulundu.
Hakim, Poyraz’ın duruşma düzenini bozduğu ve sanığın savunma hakkını engellediği için duruşma salonunun dışına çıkarılmasına karar verdi.
Daha sonra söz verilen sanık Mehmet Eren A, müşteki Ö.Ç’nin kız arkadaşı olduğunu, Tanju Özcan ile arasında yaşananları yaklaşık 2-3 ay kadar önce evinde bulundukları sırada Ö.Ç’ye gelen mesajla öğrendiğini savundu.
Mehmet Eren A, telefonla aradığı Özcan’ın kendisine tehditte bulunduğunu ve hakaret ettiğini öne sürdü.
Sanıklardan H.E.S. de herhangi bir maddi talebinin olmadığını ve arabuluculuk yapmadığını iddia etti.
Sanık Boluspor Kulüp Başkanı E.B. ise diğer sanıklar ve Tanju Özcan ile aralarında geçenleri anlattı.
Duruşmada söz verilen mağdur kadın Ö.Ç, avukatının talebi üzerine basın mensupları, iş arkadaşları ve tanıdıkları salondan çıkarıldıktan sonra ifade verdi.
Kısa bir aranın ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanık Mehmet Eren A’nın tahliyesine, diğer sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Tanju Özcan hakkında ‘mağdur kadın’ Ö.Ç’ye yönelik “şantaj” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin gün adli para cezası ile belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması isteniyor.
Diğer sanıklar Boluspor Kulüp Başkanı E.B. ile şoförü Mehmet Eren A. ve Bolu Belediye Meclisi Üyesi H.E.S. için de Özcan’a yönelik “iştirak halinde şantaj” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin gün adli para cezası istenen iddianamede, ayrıca Mehmet Eren A’nın Ö.Ç’ye yönelik “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 2 yıldan 7 yıla, “kadına karşı tehdit” suçundan 9 aydan 2 yıla kadar hapsi talep ediliyor.
Tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada suçsuz olduğunu ve hukuki mücadesini sürdüreceğini vurguladı.
Bolu Belediyesi’ne yönelik “irtikap” soruşturması kapsamında aralarında Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan’ın da bulunduğu 7’si tutuklu 19 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı.
AA’da yer alan habere göre Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı’nın müşteki kurumlar olarak yer aldığı 178 sayfalık iddianamede, 41 mağdur ve 7’si tutuklu 19 kişi ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı.
Tutuklu Özcan’ın “icbar suretiyle irtikap ve irtikaba teşebbüs”, “nitelikli dolandırıcılık”, “rüşvet” ve “5072 sayılı Vakıf ve Dernekler Kanunu’na muhalefet” suçlamalarında, diğer 18 kişinin de çeşitli suçlardan cezalandırılması istenen iddianame, Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.
İddianamede, soruşturmanın, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 24 Mayıs 2024 tarihli ihbarı üzerine başlatıldığı aktarılarak, “Özcan’ın makamında zincir market temsilcileriyle toplantılar yaptığı, bazı firmalardan Bolu Bel Sanayi ve Ticaret AŞ ile reklam sözleşmesi imzalamalarının istendiği” belirtildi.
“Reklam sözleşmesini kabul etmeyen firmalara daha önce uygulanmayan muhteva ve yoğunlukta denetimler yapıldığı” ifade edilen iddianamede, “Bolu’yu Seviyorum Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (BolSev) AŞ’nin tutuklu yönetim kurulu başkanı Ali Sarıyıldız’ın cezaevinde verdiği ifadenin soruşturmanın önemli delilleri arasında bulunduğu” savunuldu.
Sarıyıldız’ın ifadesinde, “marketlere sözleşme baskısı yapıldığını, ihale sahiplerinden sistematik şekilde bağış ve reklam sözleşmesi istendiğini ve kurban bağışı organizasyonunun Özcan’ın talimatıyla yürütüldüğünü” öne sürdüğü aktarıldı.
İddianamede yer alan “marketler olayı” bölümünde “Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Bolu Bel AŞ Yönetim Kurulu Başkanı E.T. ve zabıta müdürü H.Y’nin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek zincir marketleri Bolu Bel AŞ ile reklam sözleşmesi yapmaya zorladıkları, kabul etmeyen marketler hakkında rutin dışı yoğun denetimler gerçekleştirildiği” iddia edildi.
İddianamede, “ruhsat olayı” bölümünde ise “Özcan ve Can’ın, Bolu’da faaliyet gösteren bir müteahhitten ruhsat ve belediye işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin lira talep ettiği” öne sürüldü.
İddianamede, “paranın bir kısmının nakit olarak teslim edildiği, bir kısmının ise BolSev AŞ hesaplarına aktarıldığı belirtilerek, soruşturma sonrasında söz konusu tutarların müştekiye farklı açıklamalarla geri gönderildiği” kaydedildi.
“Kurban olayı” başlığı altında ise “BolSev Vakfı tarafından sosyal medya üzerinden kurban bağışı kampanyası düzenlendiği, 2025 yılı Kurban Bayramı öncesinde toplanan 845 bin lira karşılığında kurban kesimi yapılmadığı belirtilen iddianamede, dini duygular istismar edilerek vakıf ve bilişim sistemleri aracılığıyla “nitelikli dolandırıcılık” suçunun işlendiğinin değerlendirildiği” ifade edildi.
İddianamenin, “Hak ediş olayı” bölümünde de “belediyeden, hak ediş ödemelerinin zamanında yapılması için bir şirket yetkilisinden vakfa yardım talep edildiği, bu kapsamda 10 milyon liralık yardım konusunda anlaşma sağlandığı aktarılarak, müştekinin 2 milyon 500 bin liralık hak edişinin vakfa mahsup edilmesi için dilekçe verdiği” kaydedildi.
“Beton olayı” bölümünde ise “müştekinin belediyeye bağlı şirketten beton alma teklifini kabul etmemesi üzerine Özcan’ın “Başka yerden beton alamazsınız.”, “Size beton santrali kurdurtmam.” ve “Betonu bizden alacaksınız.” şeklinde ifadeler kullandığı aktarılan iddianamede, müştekinin teklifi kabul etmemesi nedeniyle suçun teşebbüs aşamasında kaldığının değerlendirildiği” belirtildi.
İddianamenin “Cafe olayı” başlığı altında da “bir iş yerinin ruhsat devri sürecinde sorun yaşandığı, müştekilerin belediyeye yönlendirildiği anlatılarak, iddialara göre belediye binasında Özcan’ın da bulunduğu toplantıda BolSev’e 500 bin lira yardım konuşulduğu, daha sonra müşteki M.K’den 100 bin lira alındığı, müşteki tarafından teslim edilen 35 dakikalık ses kaydında M.A’nın müştekileri Özcan ile görüştürdüğünü ve para alındığını anlattığı, şüpheli M.A’nın da 100 bin liranın alındığını ve daha sonra iade edildiğini kabul ettiği” ifadelerine yer verildi.
İddianamede, Özcan’ın tüm suçlamaları reddettiği, baskı ve menfaat talebinde bulunmadığını belirttiği kaydedildi.
İddianamede, şüpheli müdafileri tarafından dosyaya sunulan dekontlardan mağdurların zararlarının etkin pişmanlık kapsamında giderildiğinin anlaşılması nedeniyle, ilgililer hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği kaydedildi.
İddianamede, Tanju Özcan’ın her bir mağdura yönelik eylemi nedeniyle 6 kez “icbar suretiyle irtikap”, 3 kez “irtikaba teşebbüs”, 34 kez “nitelikli dolandırıcılık” ve 1 kez “rüşvet” suçlamalarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu Süleyman Can’ın 5 kez “icbar suretiyle irtikap”, 2 kez “irtikaba teşebbüs” suçundan toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar, BolSev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız’ın ise 6 kez “irtikap suçuna yardım”, 3 kez “irtikap suçuna yardıma teşebbüs” ve 34 kez “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından toplam 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezasına mahkum edilmesi istendi.
İddianamede, diğerlerinin de bu suçlardan değişen sürelerde hapsi talep edildi.

Özcan’ın açıklaması:
TANJU ÖZCAN: “VİCDANLARDA ÇOKTAN BERAAT ETTİM. HUKUK MÜCADELEMİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞiM!”
Tanju Özcan’ın eşi Meral Özcan: “Ortada suç yok, tamamen siyasi bir karar”
Bolu davasında ara karar sonrası Tanju Özcan’ın eşi Meral Özcan isyan etti. Meral Özcan, şahitlerin şikayetçi olmadığını ve ortada bir suç bulunmadığını belirterek, kararın Tanju Özcan’ı itibarsızlaştırmaya yönelik siyasi bir hamle olduğunu savundu.

Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen davada eşi Tanju Özcan’ın tutukluluğunun devam etmesine tepki gösteren Meral Özcan, duruşma salonunun yetkililerce bilinçli olarak boş tutulduğunu, davada hiçbir şikayetçinin bulunmadığını ve alınan kararın Tanju Özcan’ı yıpratmaya yönelik siyasi bir “suikast girişimi” olduğunu iddia etti.
Eşinin tutuklu bulunduğu beş aylık sürecin ardından sabırla duruşmayı beklediklerini belirten Meral Özcan, beş gün süren yargılama sürecindeki uygulamaları eleştirdi. Özcan, duruşmaya sadece basın mensuplarının alındığını, izleyicilerin, belediye başkan yardımcılarının ve hatta Tanju Özcan’ın kız kardeşinin dahi salona alınmadığını ifade etti.
Basında çıkan “salon boştu” şeklindeki haberlere çok üzüldüğünü dile getiren Özcan, salonun boş olmasının istendiğini ve bilerek boş tutulduğunu öne sürdü. Özcan ayrıca, eşinin kız kardeşinin lavaboya bile polis nezaretinde götürüldüğünü belirterek, bu yargılamayı “haksız ve hukuksuz” bulduğunu vurguladı.
Tanju Özcan’ın avukatı ara karara tepki gösterdi: “Hukuki değil”
Bolu Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve irtikap davasında ara karar açıklandı. Tanju Özcan dahil 4 ismin tutukluluğu sürerken, avukat Ferit Atalay karara sert çıktı: “Dosyada ne bir mağdur var ne de şikayetçi, bu tutukluluk kararı hukuki değil.”
Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen ve görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 19 sanıklı “rüşvet ve irtikap” davasında mahkeme heyeti, beş gün süren duruşmaların ardından ara kararını açıkladı. Mahkeme, Naim Ayhan ve Cihan Tutal’ın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verirken, Tanju Özcan’ın da aralarında olduğu dört ismin tutukluluk halinin devamına hükmetti.
Kararın ardından adliye çıkışında açıklamalarda bulunan Tanju Özcan’ın avukatı Ferit Atalay, müvekkilinin tutukluluğunun devamına yönelik kararı sert bir dille eleştirdi.

“HİÇBİR MAĞDUR YOK, ŞİKAYETÇİ YOK”
Dava sürecinin ilk celsesinin tamamlandığını belirten Avukat Ferit Atalay, mahkemenin tutukluluğun devamı yönündeki kararını “hukuki bulmadığını” vurguladı. Atalay, dosyada yaklaşık yüz kişinin dinlendiğini ancak somut bir mağduriyetin ortaya konulmadığını savundu:
“Bu davada mağdur sıfatıyla çağrılan kişilerin hiçbirinin zararı olmadığı ifade edildi. Hiçbiri şikayetçi değil. Suçlar şikayete tabi olmasa dahi, dosyada kurban konumunda kimsenin bulunmaması ve kimsenin zarara uğramamış olması gerçeğine rağmen, mahkeme sanıkların tutukluluğunun devamına karar verdi.”
Tanju Özcan’ın belediye başkanı olarak görevini yerine getirirken temel motivasyonunun ihtiyaç sahiplerine destek olmak olduğunu savunan Atalay, suçlamaların asılsız olduğunu iddia etti:
“Tanju Özcan bu dosyada halkın belediye başkanı olarak güçsüzlere, yoksullara yardım etmek ve öğrencilere burs vermek amacıyla bütün çabasını yoğunlaştırmıştır. Ancak ne yazık ki bu iyi niyetli çaba, farklı bir mecraya sürüklenmek istenmektedir. Dosyada Tanju Özcan ve belediye çalışanlarımıza atfedilebilecek herhangi bir kusur yoktur.”
Beş gün boyunca kesintisiz süren oturumların ardından davadaki tutuklu sanık sayısı, Naim Ayhan ve Cihan Tutal’ın tahliyesiyle 4’e düştü. Tanju Özcan ile birlikte Süleyman Can, Ali Sarıyıldız ve Mustafa Altındal’ın tutuklu yargılanmasına devam edilecek.
Öte yandan, daha önceki ara kararlarla Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz hakkında ev hapsi tedbiri uygulanmış, Aydan Özdemir ise tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmişti.
Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve yargılamanın devamı amacıyla davayı 7 Eylül 2026 tarihine erteledi.
Haber ajansları, X
