1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. YILDIZININ SÖNDÜĞÜ AN

YILDIZININ SÖNDÜĞÜ AN

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Örnek Resim

‘Vatanın bütünlüğü,

Milletin bağımsızlığı tehlikededir.

Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığını,

Yine ancak milletin azim ve kararı kurtaracaktır.’

Genç bir depremzedenin sıkıştığı küçük alanda uyuyup uyanarak, dakikalar saatlere, saatler günlere akarken, üzerine yığılan taşı ve çimentoyu elleriyle kazıyıp, yaşam alanını genişleterek sesini duyurmak için verdiği mücadeleyi dinlerken hepimizin hikayesini anlattığını düşündüm.

Her nesil bir önceki nesilden devraldığı enkazın altında yaşam alanı açmaya çalışırken bu kadarını yapabildi. Küçük yaşam alanlarının içinde dünyayı göremeden hayatta kalmaya çalıştık. Enkazın altında hayatta kalma mücadelesinde ufuklara bakamadık. Enerjimiz, zekamız ve becerimiz köreldi. Kendimizi gerçekleştirme, yaşam şartlarımızı geliştirme, ufuklarımızı genişletme ve hatta kim olduğumuzu anlama şansımız elimizden Cumhuriyete sırtımızı döndüğümüz tarihte alındı. Hayatımızı Amerika’nın emrindeki taşralı küçük politikacılara ve müteahhitlere teslim ettiğimizde tercihimizi yapmış olduk.

Büyük bir adamın, bir dâhinin aklı, ufku, vatan ve adalet sevgisi yerini işbirlikçi cahil ve akılsız siyasetçilerin öngörüsüzlüğüne ve küçük çıkar kaygılarına bıraktı. Yıldızımızın parladığı anı söndürdük. Cumhuriyete, yolumuzu aydınlatan ışığa sırtımızı döndük.

DEPREMDEN İNSAN MANZARALARI

Arsız politikacıların bizzat kendilerinin neden olduğu facianın, oluşacak ‘iş yükü’ dışında kendilerini fazla ilgilendirmediğini şaşırmayarak izledik. Markalı- afralı tafralı- taşralı siyasetçilerin deprem yeri ziyaretlerinde samimiyetsizlik, gaddarlık, duygusuzluk, kibir , ‘bitse de evimize gitsek’ ifadesini gördük. 

Duygularını ve insanlıklarını, siyaset yaparak zengin olma ve sınıf atlama gibi küçük ve kirli çıkarları için girdikleri zorlu mücadelede kaybettikleri kanaatine vardık. 

Yıkıntıların altındaki yakınlarının ölüsünü ya da dirisini dondurucu soğukta umutsuzca bekleyen, her şeyini kaybetmiş, elleriyle enkaz kazan, yardım için yalvaran depremzedeler, işlerini, aldıkları talimatlarla yapan, depremzedelerin korkunç çaresizliğini ve tepkilerini göstermemek için, elinde mikrofonla kaçan muhabirler, bölgeye  ‘işi gereği’ gelmiş, inşaat-siyaset üç kağıtlarıyla zengin olmuş  afralı tafralı-markalı siyasetçiler ve onlara bulundukları yeri bahşeden liderlerinin yüzünde ki ‘yakarım ha’ ifadesi ’ni ürpererek izledik.

Kurtarma çalışmalarına başlamak için iki gün hiçbir şey yapmadan reislerinden talimat bekleyen AFAD, KIZILAY ve TSK,’yı, enkazdan yükselen feryatların içimize yerleştirdiği öfke, isyan ve çaresizlikle izlerken, elimizde kalanın yıkılmış ve yıkılmayı bekleyen şehirler ve çok yönlü bir enkaz olduğunu bir kez daha gördük.

BÖYLE YAŞAYAMAYIZ

Bu enkazı ancak yeni bir hayat kurma inancı ve kararlılığıyla, hikayemizi yeniden yazmak üzere el ele vererek kaldırabiliriz.72 yılın ahlaki, siyasi ve ekonomik enkazını kaldırmak ve Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine yaslanarak yeni bir hayat inşa etmek zorundayız. 

Depremlerde ki kayıplarımızın on binlerle ifade edildiği, şehirlerin tiyatro dekorları gibi üstümüze çöktüğü, yağma, yalan ve talanla atadan babadan kalma ne varsa ‘okutulduğu’, akıl dışı oranlarda borçlanmış ve yoksullaşmış, cahil ve kapasitesiz kadroların yönettiği bir ülke de YAŞAYAMAYIZ.

 Ormanlar cayır cayır yanarken uçakların kaldırılmadığı, günde ortalama 5 kadın cinayetinin ve tarikatların karanlık köşelerinde yüzlerce çocuğa tecavüzün normal karşılandığı, yalanın gerçek, ahlaksızlığın ahlak olduğu bir ülkede YAŞAYAMAYIZ.

 Bağımlılık ve zavallılığın 72 yıllık enkazını kararlılık ve özgüvenle kaldırmadan, ışığı yavaş yavaş sönerek eskinin silik bir hatırasına dönüşen Cumhuriyetimizi, kurucu değerlerinin üzerinde ayağa kaldırıp, kurulan yeni dünya da onurlu yerimizi almadan YAŞAYAMAYIZ.

Maraş halkına ‘İmar barışı ile 144 bin 556 Maraşlı vatandaşımızın sorununu çözdük.’ İstanbul halkına ‘Kaçak yapılara ruhsat verip bağış alıyoruz.’ ‘Bunlar kader planının içerisinde olan şeyler.’ diyen Erdoğan  ‘imar barışı’ ile kurduğu rant düzeninin ve akılla girdiği savaşın sonuna gelmiştir.

Din İşleri Yüksek Kurulu zamlar ve hayat pahalılığı ile ilgili olarak, ’Şüphe yok ki fiyatları tayin eden, darlık ve bolluk veren, rızıklandıran ancak Allahtır.’ (https://www.cumhuriyet.com.tr 1896305) diyebilmiş böylece işi Allaha havale etmiştir.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Bursa da yaptığı bir konuşmada, ’Bizim yapıp ettiklerimizi tümüyle yaptıran Allahtır’ diyerek o da işi Allaha havale etmiştir.(https://www.cumhuriyet.com.tr 1896306)  

2002 Bartın maden faciasından sonra Erdoğan, ’Bizim mevcut bu tür ocaklarımızın içerisinde Amasra Kömür İşletmeleri bizim şu anda en ileri imkanlara sahip olan ocak olmasına rağmen…Tabii birileri bununla dalgasını geçebilir ama önemli değil. Bizim kader planına inanmış insanlarız. Bunlar her zaman olacaktır, bunu da bilmemiz lazım.’ diyerek din tacirliğine devam etmiştir. (https://www.cumhuriyet.com.tr 1992648)

 AKP iktidarının on binlerce insanımızın canına mal olan din tacirliğine Mustafa Kemal Atatürk’ün hayata geçirilmesi gereken bir sözüyle cevap verelim; ’Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.’ Bilimin önderliğinde kamucu politikalarla bu ölçekte acılar ve kayıplar olmayacağını, soğukkanlılıkla işlenen bu cinayetlere başka türlü son verilemeyeceğini biliyoruz.

Ülkemizin üstüne bir felaket bulutu gibi çöken AKP, geride iflas etmiş bir ülke, yok edilmiş şehirler ve sayısız can kaybı bırakarak, tehdit ve nefret dili ile yazdığı hikayesinin sonuna gelmiştir. Soma, Elazığ, İzmir, Maraş, yangınlar, seller bitmeyen doğal ve sosyal felaketler inanılmaz bir pişkinlikle ’takdiri ilahi’ olarak nitelendirilmiştir.

Büyük devrimci Atatürk’ün söylediği gibi vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığını yine ancak milletin azim ve kararlığı kurtaracaktır.

 

Mehtap Kaynak

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
YILDIZININ SÖNDÜĞÜ AN
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Sonsöz Gazetesi | İlkeli Gazeteciliğin Yerel Öncüsü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin