Prof. Dr. İlyas YILMAZER, hem DEPREM, hem de CHP’de çözümle ilgili ilgili ezberleri bozdu!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Örnek Resim

“Su kayayı oyar. Bu suyun sertliğinden değil, sabırla/inatla akışını kesintisiz sürdürmesindendir.”

EK I. BİLİMİ VE SANATI ÖNCELEYEN HERKESE II

Ek Açıklama

Değerli Dostlar merhaba,

Ayça hanım ve çok değerli pek çok yurtsever dostumuzdan geri dönüş aldık. Teşekkürler. İki noktaya açıklık getirmemiz gerekti.

Sayın Ayça Hanım ile ilk online (Sonsöz gazetesi) konuşmamızda Şekil 1’i de konuşmuştuk. Bu haber ilaç gibi geldi. İlgi alanlarında olmamasına karşın yurtseverlikleri ağır bastığından gazete haberinden bizleri bilgilendiren CS/ES arkadaşlarımıza da sınırsız teşekkürler

Aynı bölgede (Bolu-Gerede-İsmetpaşa) yeni bir deprem olmadan Bolu tüneli yıkılacak. Deprem olunca sismik gerilmeler sıfırlanır. Ancak ikinci gün tekrar artmaya başlar. Aynı bölgede 2. Deprem olmadan gerilmeler tüneli yıkmaya yetecek düzeye yükselir.

Zaten 1999 depreminden sonra yıkıldı ve yeniden yapıldı (?). Bolu dağının tepesindeki 500 m çaplı tektonik gölün (Ördek Gölünün) altına tüneli yerleştirmişlerdi. 2007 yılında tamamlanabildi mi? (Hiç tamamlanmadı ki?).

Dualar tutmuştu:

1980’li yıllarda “2000 dolaylarındaki depremde yıkılacak” demiştik. Öyle de oldu. Dileriz ki o güne kadar trafiğe açılmamış olur diye de eklemiştik.

2012’den (5 yıl) sonra çatlamalar başladı. Dikiş tutturamıyorlar.

Endişemiz trafik sürerken yıkılması durumunda büyük can kayıplarının olması. İkide bir sağ veya sol tüp kapatılıyor. Trafik tek tüpten veriliyor. Bakım yapıyoruz ve benzeri………… diyorlar.

1999 depreminden sonra Bayındırlık Bakanı Koray Aydın “viyadükler ve tüneller sapasağlam. Eğer Japonya’da olsa yerle bir olurdu ve benzeri değerlendirmelerle” kamuoyunu kandırmaya çalışmıştı. Görevden alınıp yerine Veteriner hekim (bkz., Ek II) Abdülkadir Akçan (57. hükümetin) Bayındırlık Bakanı yapıldı. İlk demeci dürüstçe “viyadükler ve tüneller yıkıldı. Tünelin sadece ilgili bölümünün onarımı için 400 milyon dolar gerekiyor. O yüzden ekseni bükerek başka noktadan yeniden yapacağız vb.” oldu. Yüce Divanda da yargılanan Koray Aydın’ın yerinde olsak insan içine çıkamazdık. Ahhhh……….Ah!

Arkadaşlar ulaşım sistemleri birbirinin tamamlayıcısıdır. Asla rakibi değildir. Ancak, öncelik denizyolu ve demiryoludur (Şek. 1). Karayolu (otoyol) sevdalısı hiç olmadık. Yıkılacak tünelde canlarımızı kaybetmek istemediğimiz için @40 senedir canla-başla uğraştık. Şimdi dediğimiz noktaya gelmelerine sevindik. Yoksa yeni bir otoyol yapılmasına değil. ÖNCELİK: hızlı tiren projesinindir. Eş zamanlı olarak ikisi de 2 senede tamamlanabilir. Ülke şehirler arası trafiğin %26’sı Ankara-İstanbul arasındadır. Bilim ve sanat gözetilerek hazırlanacak bir ulaşım planında ülkemizin kazancını siz düşününüz (bkz., Şek. 1).   

Şekil 1. 1938 özellikle de 1950 sonrası denizyolu ve demiryollarının yük taşımacılığındaki payı %90’lardan %4’e indirilmiştir.

Özal “Demir yolları komünist ülkelerin ulaşım sistemidir.” diyerek bilim ve sanat düşmanlığını kusmuştu. Yüz senedir çalışan Küre-İnebolu çelik halatlı taşımacılığı durdurup ormanı da katletmişti (Şek. 2). İkinci yılda İnebolu tufanı dedikleri yapay afet yaşanmıştı.

Şekil 2. Davul zurna eşliğinde asırlık teleferik yıkılırken karayolu yapımına geçildi ancak, yarmada ormanı kaldırıp kazı gerecini soldaki alana atıp yolun iki tarafında da orman katledilmişti ki; bu pasa çamur akıntısına dönüştü ve İnebolu tufanını yarattı.

Otoyollar konfor yolu olup yük taşımacılığındaki payı %3’ün altında olmalıdır. Bizde ise %90 ve daha fazlası yük taşımacılığında kullanılmaktadır (Şek. 3). Gerici – çağdışı kafaların bilim ve sanat düşmanlığı sadece ulaşımda yılda yüzlerce milyar dolar fazladan harcanarak ovalarımız, su kaynaklarımız, ormanlarımız ve yerleşimlerimiz zehirlenmektedir.

Şekil 3. Otoyolların yük taşımacılığında kullanıldığına gelişmiş ülkelerde değil sadece bilim ve sanat düşmanı yöneticilerin diktatörlüğündeki ülkelerde rastlanmaktadır.

Saygılarımızla,

Eğitim – Enerji – Ekonomi – Estetik ve çevre – Doğal kıyımlar (afetler) – Ulaşım (EDU) Ulusal Çalışma Grupları adına Prof.Dr. İlyas YILMAZER 

Not

Ek II’nin özellikle CHP tarafından özümsenip uygulanmasından başka çözüm yoktur. Çoğul akıl tekil akıldan >%99,9 daha üstündür. Yerelden genele tüm seçilmişlerin Ek II’deki özellikleri taşıması bilim ve sanatın gereğidir. CHP 1 ay gibi kısa sürede tüzüğünü bu bağlamda güncellerse ve uygulamaya başlarsa belediye başkanları seçiminde de %80 başarı artışı sağlayacaktır. İlk genel seçimde tek başına iktidar olur. İkincisinde de TBMM’de 2/3 çoğunluğu sağlar. Rastgele.  

Prof. Dr. İlyas YILMAZER: “Çoğul akıl tekil akıldan daha üstündür.”

Prof. Dr. İlyas YILMAZER

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Prof. Dr. İlyas YILMAZER, hem DEPREM, hem de CHP’de çözümle ilgili ilgili ezberleri bozdu!

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Sonsöz Gazetesi | İlkeli Gazeteciliğin Yerel Öncüsü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin