1. Haberler
  2. AK PARTİ
  3. AK Partili Trol Ordusu Türkiye’nin Gündeminde…

AK Partili Trol Ordusu Türkiye’nin Gündeminde…

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Örnek Resim

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilgili önemli bir dosya açıklayacağını belirten CHP Grup Başkanvekili Özgür ÖZEL, TBMM’de basın toplantısı düzenledi.

İddiaları belgeleriyle göstereceğini belirten Özel, İçişleri Bakanlığı müşaviri olduğunu söylediği Emin Şen‘in, sahibi veya ortağı olduğu şirketler aracılığıyla Süleyman Soylu’nun bakan olduğu dönemde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlıklarından milyonlarca liralık ihaleler aldığını aktardı. Özel ardından, AK Parti’nin troll hesaplarına yön veren 25 kişilik bir Telegram grubundaki yazışmaları gösterdi. Şen’in de içinde bulunduğu ve troll hesaplarında yaratılan yalan haberlerin 8 bin trolle servis edildiğini ileri sürdü.

Özgür Özel’in açıklamaları:

Basın toplantımıza başlarken, önce bu toplantıya hem gösterdiğiniz yüksek duyarlılık hem de toplumun içinde bulunduğu, özellikle kendisini öteki hisseden, muhalif hisseden tüm kesimlerin nasıl bir dayanışma duygusu içinde olduklarını dünden beri gördük. Bir gün vadeli bir basın açıklaması söylüyoruz. İşin öznesi, Süleyman Soylu ve bir gün sonraya söylediğimiz için Türkiye’de, son günlerde Türkiye’de sokaklarda yaşananlar, siyasette yaşananlar, neleri tartıştığımız düşünüldüğünde “açıklayacaklarımızı biz açıklayacak durumda olmazsak, 3 arkadaşımıza bırakırız” demiştik, “bıraktık onu” demiştik. Bu konu dünden beri Türkiye’de önemli bir gündem haline geldi. Endişelerini bildirenler ya da “siz de korkuyorsanız biz ne yapalım” diyenler, uzunca bir şekilde bu meseleyi tartıştılar. Elbette biliyorsunuz ki yaptığımız siyasette korkmak, geri adım atmak, susmak, bir kelime eksik konuşmak yok. Ancak Türkiye’nin nasıl bir atmosfere sürüklendiğini görmek açısından kıymetliydi.

AK PARTİ YOLCULUĞUNDAKİ TAŞIYICININ FETÖ ÖRGÜTÜ OLDUĞUNA HİÇ BİR ŞÜPHE YOK: Birazdan o atmosfer birileri eliyle nasıl yaratılıyor, nasıl yönetiliyor ve nasıl finanse ediliyor ve bu hepimizin cebinden nasıl çıkıyor? Kanıtlarıyla anlatacağım ve bugüne kadar hep Süleyman Soylu’ya sorular sorduk, cevaplar bekledik, cevaplar alamadık ya da aldığımız cevaplardan tatmin olmadık. Ama bugün Süleyman Soylu’ya soru sormayacağız, verebileceği bir cevap olduğunu da düşünmüyoruz. Bugün, çok konuşulan, iddia edilen bir meseleyi tüm boyutlarıyla ispat etmeye geldik. Şimdi nasıl bir suçişleri bakanıyla karşı karşıya olduğumuzu hatırlatarak başlamak isterim. Gaziosmanpaşa’da başladığı siyasi hayatına, Doğru Yol Partisi İstanbul İl Başkanlığı, Demokrat Parti Genel Başkanlığı olarak devam edip, bir dönem merkez sağın prensi olarak gösteriliyordu. Sonra bir gün ne oldu? Demokrat Parti’nin Genel İdare Kurulunun 12 Eylül 2010 referandumunda hayır oyu vereceklerini ve hayır kampanyası yapacaklarını ilan etmesine rağmen, partinin önceki genel başkanı sıfatını da taşıyor olmasına rağmen, partinin üyesiyken, 12 Eylül 2010 referandumunda ‘evet’e çalışmaya başladı ve Fethullah Gülen cemaatinin finansmanıyla 51 ilde görkemli evet kampanyalarının konuşmacısıydı. Önce finansmanını sağladılar, sonra AK Parti’ye lansmanı yaptılar ve merkez sağın prensinin AK Parti yolculuğundaki taşıyıcının FETÖ örgütü olduğuna hiçbir şüphe yok. Bu konuda Vedat Demir, akademisyen Vedat Demir’le bağlantısını aşağıda bir fiili gensoru ve bir gensoruda suratına 3 tane 20, sonra gensorudaki 20 dakikayla 80 dakika anlatmıştık. Bir kelime cevap veremeyip, “Vedat Ağabeyin terör örgütü iltisakı sonradır, o zamanlar yoktu” demişti. “Sen Fethullah Gülen’i ziyarete gittin mi?” diye sorduğumuzda asla bu soruya hayır cevabı vermemişti, bugüne kadar da vermedi.

BİR BAKAN OLACAK AMA NASIL ANILACAĞINI KAMUOYUNUN TAKDİRİNE BIRAKIYORUZ: Ama kendisi 51 ildeki kampanyasının finansmanını yapanlar tarafından AK Partiye lanse edildiği süreçte bir ihraç yaşadı. Demokrat Parti’den ihraç… Kendisi Fethullahçı Terör Örgütü, o zamanki adıyla cemaat, Fethullah Gülen cemaatinden dolayı ilk sivil ihraçtır; ilk sivil ve ilk siyasi ihraçtır. Şimdi o ihraç süreci ve sonrasında yaşananların bugün hayatımızı ne hale getirdiğini ve bunu nasıl yönettiklerini konuşmaya başlayacağız. 2012’de AK Parti Genel Başkan Yardımcısı oldu, Kasım 2015’te Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Ağustos 2016’da da İçişleri Bakanı oldu. İçişleri Bakanı olduktan beri onun bir trol ordusu olduğunu biliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin unutulmaz içişleri bakanları var, her siyasi gelenekten: Yıldırım Akbulut, Mustafa Kalemli, İsmet Sezgin, Nahit Menteşe, Hasan Fehmi Güneş gibi. Şüphesiz Süleyman Soylu da unutulmayacak. Bugün burada Soylu’nun itibar suikastlarının, manipülasyonların, dezenformasyonların nasıl yapıldığını, nasıl etik dışı, kanun dışı yollara sapıldığını ve bunların nasıl bir yolsuzluk ve usulsüzlük ağıyla finanse edildiğini kanıtlarıyla ortaya koyacağız. Şüphesiz o da unutulmayacak bir bakan olacak ama nasıl anılacağını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

TERÖR SAVCISININ KARŞISINA ÇIKTI MI?: Kendisi ve bakan yardımcısı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki çalışanların yakınları üzerinden İstanbul Büyükşehir’e terör örgütü hamisi, koruyucusu, irtibatlısı yaftasını yapıştırdığında, biz kendisine o güne kadar bizde olan bir bilgiyi sormuş ve “İsmail Çataklı’nın FETÖ firarisi kardeşi ne olacak” demiştik. İsmail Çataklı buna başta önce bir saldırarak, sonra kabullenerek, sonra da çorap söküğünü biz çektikçe çözülerek cevap verdi, bir yere kadar geldik. O sırada Süleyman Soylu’nun krizi yönetim biçimi, zaten kardeşiyle hesap yapıyor, çıkarmaya hesabı: “15 Temmuz’dan beri kaç yıl geçti? 7, hatta belki 8 yıldır küsler, konuşmuyorlar” diyor. Ertesi gün Çataklı, kardeşinin yılbaşı için geldiğini, yeni yıl iznine geldiğini, ifade verdiğini söylüyor. O günden bugüne ortada duran soru: Nasıl girdi, gözaltına alındı mı? Terör savcısının karşısına çıktı mı? Soruları yanıtladı mı? Tutuklu mu, serbest mi? Türkiye’de mi, Paris’te mi? Bu sorular hâlâ cevap vermediler. Ama kamuoyu hala Osman Çataklı’dan FETÖ’nün Frankofon imamına ne olduğu sorusunu bekliyor ama o süreçleri de birlikte nasıl yönetiyorlar, onlara da bakacağız.

TROLLÜK EĞİTİMLERİNİN VERİLDİĞİNİ BÜTÜN HESAPLARDAN TEYİT EDEBİLİRSİNİZ: Şimdi Süleyman Soylu’nun trol ordularının bize, size, muhaliflere neler yaptığını biliyoruz da bu trol orduları nasıl oluşmuş ve nasıl yönetiliyor diye bakarken bir isimden bahsedeceğim. Adı Emin Şen. Emin Şen, 4 Ekim 2016 tarihinden itibaren bakan danışmanıdır, kendisinin sosyal medya ismi Eminimsi’dir, bunu 2010 yılından beri kullanmaktadır ve burada kendisinin bakan danışmanı olduğunu, kendisine sadece bakan danışabileceğini, diğerlerine herkesin danışabileceğini söyleyen bir paylaşımıyla birlikte, Eminimsi’nin kendisi olduğunu zaten kabul etmektedir. Emin Şen, Süleyman Soylu’nun il il dolaşıp trollük dersleri verdirdiği kişidir. Ne zaman? Süleyman Soylu, AK Parti’de teşkilatlardan sorumlu genel başkan yardımcısıyken. Burada sadece 3 örneği aldık AKP Gençlik Sivas hesabından, AKP Gençlik Erenler hesabından. Ancak geriye gidildiğinde, Süleyman Soylu’nun teşkilata talimatıyla her ilçede gençlik kolları düzeyinde sosyal medya eğitimi adı altında trollük eğitimlerinin verildiğini bütün hesaplardan teyit edebilirsiniz.

NATİVE TEKNOLOJİ DİYE BİR FİRMA: Biz ne zamandır birlikteler dediğimizde, sosyal medya üzerinde o zamanlar FETÖ ile irtibatını koparmadığında bu fotoğraf üzerinden de atışmışlar ama biz kendisini Sayın Trabzon milletvekilleriyle -Sayın Balta burada, Ayşe Hanım burada- birlikte oturup 2013 yılında, 2012 sonu 2013 başında muhtemelen Trabzon’da bir değerlendirme toplantısında görüyoruz. Eminimsi bilgisayarın mouse’unu kullanıyor, Süleyman Soylu oturuyor ve Trabzon milletvekilleriyle birlikte bir sunum izliyorlar. Birlikteler ama hâlen birlikteler, 2020’de birlikteler; hatta Kültür Turizm Bakanlığı’yla birlikte yapmış oldukları bir kamu spotu çekimi için de yeşil ekranın önünde birlikte, hâlen daha birlikteler. Peki, bu Emin Şen’in ticari bir tarafı var mıdır deyince, olmaz Özgür Bey demeniz lazım. Bırak onu… Niye? Çünkü çok açık bir şey var. Nedir o? Devlet Memurları Kanunu madde 28 der ki: “Devlet memurları gibi bakanların müşavirleri de devlet memurlarının şirket kurma yasaklarına ve şirketin türü ne olursa olsun o şirkette yönetici olma yasağına tabidir.” Yine de bakalım ya, çünkü bunlar bir sürece tenezzül edebiliyorlar. Önce bir Emir Şen’e ait Native Teknoloji diye bir firma göreceğiz. Native Teknoloji tamamen kendisine ait olan, yöneticisinin de kendisinin olduğu bir şirket. Ama bu şirkette Erkan Gül, Emin Şen ve Burak Gül var; bu arkadaşların başka bağlantılarına daha sonra değiniriz.

SIRRA KADEM BASMIŞ: Ama bir şirket daha var ki, 2010 yılında Emin Şen tarafından kurulmuş, o günden bugüne hep hissedarı ve hep şirketin yöneticisi. Devlet Memurları Kanunu, bakan müşavirlerini bu işten men ediyor ama 12 yıldır bu suçu işliyor, 12 yıldır ortakları var. 2010’da referandumda ortakları Hasan Parlak, Neslihan Eroğur ve Mücteca Kılıç. Ama sonra bir şey olmuş, ortaklardan ayrılmışlar. Bakın ne olmuş ayrılmışlar? Bahsettiğim isimler, FETÖ’cü Turgay Oğur, darbeden sonra eşiyle birlikte Güney Afrika’ya kaçmış ve oradaymış. Diğer ortak, Fethullah Gülen’i okuduğu şiirle ağlatan, Fethullah Gülen’in alnından öptüğü Mücteba Kılıç ve Mücteba Kılıç’a 2018 yılında Hamza Dağ ve Recep Tayyip Erdoğan imzalı AK Parti Siyaset Akademisi Başarı Sertifikasını da vermeyi ihmal etmemişler. Ama şirketin bu ortakları yanından ayrılmışlar, beyefendi 2 yıl 8 ay hapis yatmış, sonra sertifikalandırılmış, bu beyefendi sırra kadem basmış. Şirketin ortakları bunlar. Bu arkadaşların ortak özellikleri FETÖ’nün sosyal medya ve gençlik kampanyalarını yöneten Genç Siviller hareketinin yöneticileri, Genç Siviller Derneği’nin yöneticileri ve üyeleri. Bunları yana alabiliriz biraz.

TÜBİTAK, ETNOSPOR, TEKNOFEST: Yani şu ana kadar neyi gördük? Bir bakan müşavirinin, hâlâ bugün de görevde olan bakan müşavirinin şirketinin olduğunu, o şirketteki eski ortaklarının Genç Siviller olduğunu, 2010 referandumunun yönetenler olduğunu, ortakların gittiğini ama kendisinin kaldığını gördük. O şirketlerden bir tanesinin adı SM 360, 360 Derece Sosyal Medya Dijital Yönetim Platformu diye bir şirket. Bütün sunumu sizinle paylaşacağız tam isimler için. O şirketin, SM 360’ın kendi sitesinde referansları var. Yani “bunlar bizim müşterimiz ya da müşterimizdi” diyorlar. Kimler? TÜBİTAK, eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı, Uluslararası Göç Filmleri Yarışması, Erdoğan Gönüllüleri, oğlanın Etnospor Vakfı, damadın TEKNOFEST’i, Süleyman Soylu’nun kendisi, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fatma Şahin, Süleyman Bey zamanında işlerini yaptığı Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Süleyman Bey zamanında işlerini yaptığı polis teşkilatı ve jandarma. Şimdi bunları görünce, şirketi de görünce acaba diyorsunuz, yok artık diyorsunuz, değildir diyorsunuz ama bir şeyi unutuyorsunuz ki, karşımızda olan bir suçişleri bakanı ve ekibinin de ondan kalır yanı yok. Öyle olunca şimdi bu şirket ya da ortak olduğu Native, diğer şirket -onun da tek başına sahibi- kamu ile iş yapmış mıdır? Şöyle bir bakıp bir kesit aldığımızda, bakın buzdağının -biraz yükseldi- görünen tarafında neler var? Tarihler: 2018, 2019, 2020. İş alınan yerler: Vatandaşlık Hizmet Yönetim Portalı, yani İçişleri Bakanlığı’nın belediyelere yap dediği işler için AK Parti Belediyeleri. Vatandaşlık Hizmet Portal Yazılımı Anket Uygulaması. Vatandaşlık Hizmet Yönetim Portalı hizmet alım işi; o dönemde tutmuş, bütün belediyelerden almışlar. Veri işleme, bunlar hep Asist’in işleri, en basitleri ama şöyle bir bakınca 418 bin dolarcık. Hemen orada Native küçük şirket, İçişleri Bakanlığı yazı yazıyor, “bu konuda hizmet alın” diyor. Native koşuyor, yetişiyor, hop 418 bin doları alıyor, geçiyor. Bu biraz önce bahsettiğim Asist, Emin Şen’in ortağı olan Erkan Gül’ün firması ama birazdan göstereceğim adresleri Native ile aynı. Native, 2020 yılında İçişleri Bakanlığı’nda Kod Analizi, İçişleri Bilgi İşlem Dairesinde sızma testleri ve güvenlik bilgisayar hizmet alımı; hemen bir 80 bin dolar. Şöyle bir bakınca 118 bin dolarlık Emin Şen’in kardeşi Ömer Enis Şen’e ait Spark’ın yine aynı adresteler, hemen yaptığı işler ama bu işlerin hepsi Süleyman Soylu ile ilişkili işler. Yine şöyle bir bakıp -yoruldum, dur deyince duracağız- 644 bin dolarlık -bakın 2016- 360 Sosyal Medya Reklam Organizasyon, sahte işyeri ve sahte sigortacılığın önlenmesi ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına iş. Süleyman Soylu, Çalışma Bakanıysa SGK’da sosyal medya yönetimi, sosyal medya yönetimi… Antalya Büyükşehir demişti, bir tane Antalya Büyükşehir var arada. Sosyal Güvenlik Kurumu, TÜBİTAK, Ankara Güvercinlik Jandarma, Antalya Büyükşehir…

PARAYI NEREDEN BULUYORLAR?: Süleyman Soylu neredeyse bakın Native’in ve Emin Şen’in şirketlerinin, SM 360’ın Türkiye’de herhangi bir yerde ihalesine bakın; eğer o ihalenin ya dönem olarak Süleyman Soylu’nun bakanlığı ya da bakanlığın talimatı ile belediyelerin yaptığı işleri aldığını göreceksiniz. Bizim döküm olarak size paylaşabileceğimiz buz dağının -bundan sonra gazeteciler bu şirketlerin bütün ihalelerine bakacaklar muhakkak- küçük kısmında 23 milyon TL’lik bu şirkete verilmiş ihale gördük ama bundan bir şey eksik: Doğrudan hizmet alım denen belli bir limitin altında… Bir ara 40’tı, 52 oldu, 70 oldu kaç şimdi arkadaşlar 96 mı doğrudan alım sınırı? 200 bin oldu şimdi. Şu anda 200 bin liranın altında zaten “bunu SM 360 yapsın” deyip yapıyor. Bir de buna İçişleri Bakanlığı’nın kendisinin bakanlığın özel durumundan dolayı doğrudan hizmet satın alımıyla ilgili kolaylaştırıcı yönetmeliğini de eklediğinizde, 2020, 2021, 2022 yıllarında inanılmaz bir para akışının olduğunu, denetimsiz bir para akışının olduğunu göreceğiz. Ha Süleyman Soylu bir şey yapacaksa, son 2 yıldır, 3 yıldır açıklamadığı bilgi işlem alanında veya bütün alanlarda doğrudan hizmet alımı kaç para? Hangi iş, kime verdiğini açıklarsa buzdağının birazını daha görmüş oluruz. Şimdi bu arkadaşlar ne iş yapıyorlar? Sosyal medya yönetimi yapıyorlar. Parayı nereden buluyorlar? Buradan buluyorlar ama işin devamı var. Bu faturayı kesip parayı almışlar. Bu paraları tek başına almıyorlar, bu paraları dağıtıyorlar. Paraları dağıttıkları ne işler yapıyor? Şimdi Ebabil harekatı Telegram kanalındayız arkadaşlar. Telegram gizli bir kanal. Burada 25 tane yöneticinin kendi içinde tartıştıkları, verdikleri kararları ve harekete geçirdikleri Twitter kuşu yerine ebabil kuşunu… Biz Lut kavmiyiz ya, ebabil kuşları Lut kavmini perişan edecek ya; o ebabil kuşları işte burada. Bu kapalı bir kanal. Bu kanalın içinde Eminimsi’nin yönettiği daha sonra 4 kanal daha göreceksiniz. Hatta önce 4 kanalı da göstereyim, ne konuştuğumuzu bilelim. Şimdi hep tanıdığınız Ebabil hareketi, Derin Kuvvetler, İBB Kandil kadrosu hesaplarının yönetildiği gizli kanal ve o kanalda hazırlanan içeriklerin 8000 trolü, -artık ana tabloya gelebiliriz- 8000 tane sosyal medya trolü üzerinden bu tabloda -ki bir kısa dönüş ve kısa hatırlatış yapacağım bununla ilgili- 8000 tane trole servis edilen bilgiler.

EBABİL HAREKETİ…: Bakın, hani haber yayına hazırlandığı sırada diyorduk; haber yayına hazırlandığı sırada Davutoğlu’nu parçalıyorlardı, Sayın Davutoğlu’nu. Şimdi Sayın Davutoğlu çıkmış bir televizyon programına, Ebabil hareketi -25 members’tan kastım kapalı, gizli, aralarında konuşuyorlar, buraya kimse giremiyor- diyorlar ki: “6’lı masadan ilk açıklamayı Ahmet Davutoğlu yaptı. 6 partinin lideri cumhurbaşkanı gibi, cumhurbaşkanı kadar imza yetkisine sahip olacakmış. Kısaca kukla seçeceğiz ve kaos getireceğiz diyor” diyerek konuşuyor. Pinned message burada ve ardından Ebabil Harekatı’nın birazdan göstereceğimiz 8000 tane trolü bu itibar suikastına, bu saldırıya başlıyorlar. Ekrem İmamoğlu için yaptıkları, hazırlandıkları görseller ama esas şöyle tanıdık gelecek, biraz daha nasıl çalıştıklarını görelim.

EMİNİMSİ, BUNU 25 YÖNETİCİSİNE; ONLAR DA BU PAYLAŞIMLARI 8000 TROLE YOLLUYOR: Örneğin Süleyman Soylu’ya bu görseli hazırlamışlar SM 360, güzel görsel. Süleyman Soylu bunu paylaşmış. Hemen ardından 25 tane bunlar ebabil başı, trol başı, kurmay trol bunlar kurmay trol. Pinned ne demek? İliştirilmiş mesaj yani ataçlamış. Yani bu mesajda bunu yolluyor arkadaşlar. Bu -vatandaşlarımız için söyleyelim- bir nevi WhatsApp, WhatsApp’ın kapalı grubu. Trol ordusunun kumandanları bir yerde Süleyman Soylu’ya bunu hazırlamış Eminimsi, bunu 25 yöneticisine yolluyor ve onlar bu paylaşımları 8000 trole, Ebabil Harekatına yolluyorlar. Şimdi buradan örneğin: “Bu konu çok başka kardeşlerim, hassas bir konu, olabildiğince çok paylaşın ve destek verelim. CHP’li belediyeler dağda geberen teröristlerin ailelerini belediyelerde değer aileleri olarak işe alıyorlar.” Twitter hesabını koymuş, İBB Kandil kadrosu hesabından yayıyor. Neymiş mesaj? “Bunu paylaşacaklar” diyor. Bakın Cengiz Dönegel diye bir İBB çalışanının yakını üzerinden terör örgütü iltisakı kurulmuş, bunu yapıyor ve paylaşın diyor.

EBABİLLERDEN BİRİ DE ALPAY ÖZALAN: Örneğin, “Kardeşlerim herkese duyuralım, yoğun destek.” Özür dileyerek okumak durumundayım: “İstanbul gevşeği olmayan aklınca uluslararası bir toplantıdaki konuşmasıyla” diyerek “ekteki iki videoyla gevşeğe hak ettiği cevabı verelim.” Videoları buraya koymuşlar. Artık bunlar 8000 kişilik trol ordusunun yöneticilerle iletişimde oldukları büyük beyin. Burada 7900 kişi var. Yani 25’i tartışıyorlar, içerik paylaşıyorlar, yalanı buluyorlar, sonra 8000 trole talimat veriyorlar. Burada örneğin elimdeki örneklerde -haber yayına hazırlandığı sırada dedik ya- geçmişten Canan Kaftancıoğlu’nun Twitter hesabı kapatılmış, Ebabil Harekatı şöyle yazıyor: “Canan Kaftancıoğlu’nun hesabı ebabiller tarafından sonlandırıldı. Helal olsun her birinize. Profile girip şikayet etmeye devam edelim, nefes alamsın.” Bakın televizyonlar oysa: “Canan Kaftancıoğlu’nun Twitter hesabı, Twitter tarafından blokelendi” diye biliyor. Oysa ki 8000 kişi ben bundan şikayetçiyim deyince askıya alıp, inceleme yapıyorlar. T24 bunu haberleştirmiş: “Küçük balıkların sayısı azaldıkça büyük balıklar görülür olur. Sağ olsun T24, ebabilleri manşetlerine taşıma nezaketini göstermiş. Ebabiller hiçbir iyiliği karşılıksız bırakmaz. Bu tweet’in yorum kısmına ebabilleri uçuralım, bizi iyi tanısınlar” diyerek bir sürü hakareti daha sıralıyor. Bu ebabiller kendi aralarında kurmayları benim burada bürosu olan bir ajansa kendi evimin çalışma odasında, arkada Atatürk resmimizle birlikte hepinizin izlediği pandemi sırasında bir canlı yayınımı aralarında konuşup -Kuzey Irak’ta yayın yapan bir televizyon kanalı da o haberi kullanmış- “söz konusu kanalın sık sık konuğu Özgür Özel ve Sezgin Tanrıkulu olduğunu yayalım” diyorlar. Sonra ebabillerden biri de Alpay Özalan, o da gidiyor onu paylaşıyor mesela. Burada Ali Mahir Başarır. Bakın aralarında tartışmışlar, karar şu: Satılmış ifadesini bolca kullanarak, Ali Mahir Başarır’ı satılmış kelimesiyle birlikte TT yapmak istiyorlar. Burada yine Ali Mahir Başarır’a, yine Ebabil Hareketinde, geçtiğimiz yıl Lütfü Türkkan’a, son günlerde yine Lütfü Türkkan’a ve Ali Mahir Başarır’a sayısız hakaret… Burada İsmail Çataklı var, onu görmenizi isterim. Ebabil Harekatında İsmail Çataklı da destek gören bir isim. Anlatmaya çalıştığım konunun bir de hepinizin çok yakından takip ettiği bir boyutu var. Sonlara gelirken bunu da söylemek istedim. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun Hacer Foggo ile birlikte, AK Parti’nin uyuşturucu ile mücadelede baronların Türkiye’de çatışır hale geldiği, sokakların torbacı dolu olduğu ve burada AKP siyasetinin sorumluluğunu hatırlatan, Süleyman Soylu’yu da bacak kırma ifadesi üzerinden eleştiren bu videosunu biliyorsunuz. Bu videoya bir cevap verilir; AK Parti verir, Ömer Çelik verir, grup başkanvekilleri verir, verir oğlu verir, Süleyman Soylu verir… Eleştirilen Süleyman Soylu, cevap nereden verilmiş değerli arkadaşlar? Hepiniz hatırlıyorsunuz, şöyle elimde tutayım: T.C. Jandarma Genel Komutanlığı ve Türk Polis Teşkilatı… Bakın font, noktalamalar, tırnaklar, sadece kaç yıllık teşkilat olduğunun sayısını doğru değiştirmiş. 31.10.2022 23:48 ve 23:59; aynı Iphone marka telefondan atılmış ikisi. Eminimsi’nin cebindeki cep telefonunda kaç tane hesap var bilinmez ama Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün tweet’lerini aynı telefondan atacak yetkinlik var. Kullanıcı değiştirince jandarma oluyor, şanlı jandarmanın yerine geçiyor; kullanıcı değiştirince Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yerine geçiyor, emniyet teşkilatımızın yerine geçiyor. Bu tweetleri sizin benim paramla, belediyelerden aldığı ihalelerle, Süleyman Soylu için oluşturulmuş bir trol ordusunun kumandanı, hatta başkomutanı polisimiz ve jandarmamıza biz Soylu’yu eleştirdiğimizde polisi ve jandarmayı Süleyman Soylu’ya kalkan ediyor. Şanlı jandarma bunu yapar mı? Koca polis teşkilatı yapar mı? Ama sen bir trolün eline verirsen onların hesabını 7 gün 24 saat 365 gün… Yılbaşı gecesi 23:59’da da 00:01’de de bu teşkilatlar kapıları açık, ışığı yanan, nöbetçisi olan; sosyal medya hesapları ele geçirilirse bu hesaplardan birisi “Yunanistan’a giriyoruz, bilmem nereye oldu”, Allah göstermesin “filanca cumhurbaşkanımıza suikast girişimi başarılı oldu, üzgünüz” diye bir hacklense ne olur bu hesaplar? Eminimsi’nin arka cebinde geziyor bu hesaplar, sizin benim paramla bu trol ordusunun komutanı tarafından.

BUNLAR İÇİN BEN NASIL LUT KAVMİYSEM, BUNLAR İÇİN BERAT ALBAYRAK DA O KAVİMDENDİR: Kısaca hatırlayacak olursak, son bir toparlamayı önemsiyorum. Süleyman Soylu’ya doğrudan bağlı, 2 tane şirket doğrudan kendisinin sahibi ve yöneticisi. Bağlı olduğu İstanbul Pendik Teknopark’taki adresine Asist Bilgisayar da bağlı, Native’le aynı yerde oluyor. Bütün ihaleler şimdilik bilebildiğimiz bu … bağlarla ama sizlerin araştırmalarıyla çok daha büyük bir ahtapot gibi her yerden ihalelerle paraları alıyorlar. Eski ortaklar FETÖ firarisi, eski ortaklar Genç Siviller… Şirketin çalışanları Ömer Enis Şen bir kardeş, diğer kardeş hem şirkette çalışan gözüküyor hem de AK Parti Gençlik Kolları Bilgi ve İletişim Teknolojileri Genel Başkan Yardımcısı. O da AK Parti’de görevli ve buradan, sizden benden kan emip, 8000 trole kaynak pompalıyorlar. Ve şimdi bir gerçekle de karşı karşıyayız: Bu Ebabil kuşları, Süleyman Soylu’nun trol ordusu. Sakın AK Partililer, MHP’liler şöyle düşünmesin: Sosyal medyada trollük var, e bunlar da bizi savunuyor. Bunların AK Parti’yi savunduğu durum, Süleyman Soylu’yu AK Parti sahipleniyorsa onun üstündendir. Binlerce paylaşımına baktığınızda tek tük reis denk gelir. Bunlar için ben nasıl Lut kavmiysem, bunlar için Berat Albayrak da o kavimdendir. Yarın AK Parti, Süleyman Soylu’nun -onların deyimiyle- cumhurbaşkanı af talebini kabul etsin, ebabiller sarayın üstünde uçmaya başlar. Yarın MHP, Süleyman Soylu ile çatışmaya girsin, MHP’ye yapılacak itibar suikastı bu mahfillerden planlanır. Bunlar Süleyman Soylu’nun trol ordusudur ama maaşını kendisi değil, özellikle İçişleri Bakanlığı, eski dönemde Çalışma Bakanlığı ve biraz önce saydığımız bu bakanlıkların bağlı kuruluşları ve birkaç tane belediye yapmaktadır bizim gördüğümüz kadarıyla.

EBABİLLER YOKSA, SÜLEYMAN SOYLU DİYE BİRİSİ YOK: Süleyman Soylu bir tweet attığında ebabiller devredeyse dakikalar içinde 3000, 4000, 5000 retweet’e ulaşır. Örneğin bu sabah kendisi Sahil Güvenlik Komutanlığı 2022 yılı değerlendirme toplantısını yaptı. Ebabiller o toplantıya “köpürtüyoruz arkadaşlar” yazmadılar, her şeyi de yazmıyorlar. 256 kişi izlemiş. Ebabiller yoksa, Süleyman Soylu diye birisi yok, siyasette yok, halkta, halkın gönlünde yok. Örneğin bu ebabiller Mehmet Ersoy’u sevmez, bakan yardımcısı Mehmet Ersoy 32 retweet’te kalır. İsmail Çataklı’nın da 44’lük bir hacmi var ama ebabiller “Çataklı’ya destek” deyince 1640 retweet, açın bakın. Mehmet Ersoy’dan gıcık alıyorlar Süleyman Bey’le beraber. Mehmet Ersoy herhalde Allah göstermesin başına kötü bir şey kalsa, taziyeyi retweet’leyecekler. Ama Çataklı’yı lazım olunca, Süleyman Bey’i hemen hemen her fırsatta… Süleyman Bey’in dün akşam attığı bir tweet ebabiller tarafından retweet edilmedi; 36, 38, 44… Geç saatlerde biraz dokundular, 400 oldu. Sabah uyanmadı kuşlar, 256 kişi izlemiş. Ebabiller “sayın bakanımızı şahlandırıyoruz” desin, tak gündemin birinci sırasında. O yüzden Süleyman Bey’in karşılığı var ha, milliyetçi seçmen sahip çıkıyor ha… Ebabillerin içindeki 8000’in içinde üç hilal ile konumlandırılmış, Devlet Bahçeli’nin resmi olan… Ama dönün de bir bakın bakalım: Ebabiller uç demeden uçmayan, kon demeden konmayan, yarın profili değiştirdiğinde başka birisine dönecek 8000 tane trolü var adamın. Biz bugüne kadar aslında troller ne yapar biliyorduk, ebabiller ne yapar görüyorduk ama bunlar ne yer, ne içer bilmiyorduk. Kamu kaynaklarını yiyip içiyorlarmış, biraz önce Tuncay Bey’e verdiğim ihale dosyalarındaki paraları yiyip içiyorlarmış.

25’Lİ GURUBUN İÇİNDEKİ O KONUŞMALARA BAYILIYORUM: Bu mesele eğer özetle nasıl özetlenir, bugün sen ne yaptın derseniz, geçmişte çok şikayetler edildi, genel başkan “trol listeleriniz var, hepsini biliyoruz” dedi, “açıklamazsan bilmem nesin” dendi falan. Listeleri, çalışma şeklini, finansmanını, ne kadar kötü olduklarını biliyoruz ve maalesef trollerin kurumsallaşırken, kurumların nasıl trolleştirildiğini görüyoruz. Trollerin kurumsallaşması, kurumların trolleştirilmesi süreci; işte Türkiye siyasetinin yeni geldiği yer. Şimdi seçim meydanlarında mikrofon elde bir muhalifin dili sürçmeye görsün; ebabiller “uçuyoruz, hep birlikte tepesine taşı yağdırıyoruz.” Ondan sonra akşam haber bültenlerinde: “Filanca siyasetçinin şurada yaptığı açıklama sosyal medyada büyük tepki topladı.” A haber döndürüp duruyor ondan sonra… Ben, bana yapılan bütün itibar suikastlarının ebabiller tarafından ne kadar keyifle tasarlandığını, bazı yerlerde de onlarda yarattığım endişenin keyfine nasıl vardığım ifade etmem lazım: “Özgür Özel’e hızlı laf sokmayalım, çok ters çakıyor, içinden çıkamıyoruz” paylaşımlarına bayılıyorum. “Sayın Bakan zor duruma düştü, bunu hemen neden yaydırdınız” yaklaşımlarına, 25’li gurubun içindeki o konuşmalara bayılıyorum. Şimdi gündeme dair söylenecek çok şey olabilir. Ben bugün sadece bu sunumu yapacağım ama sizin öncelikle bu konuda, sonrasında gündemle ilgili sorularınız olursa cevaplayabilirim. Bugün başlıyor, hep şikayet ediyordunuz. Bir telsiz mikrofon mümkün olmuyordu Yüce Meclis’te, artık var ve sorularınız da yayına gitmiş olacak böylelikle.

KENDİSİ DE BAKAN MÜŞAVİRİ OLDUĞUNU YAZIYOR: (Soru- Efendim siz açıklama yaptığınız sırada bu açıklamayla ilgili İçişleri Bakanlığı’nın da bir resmi açıklamaları da oldu. Açıklamanızda bahsettiğiniz isim hakkında, Emin Şen ile ilgili kendisinin devlet memuru olmadığını, aynı zamanda bakan müşavirliği görevinde de bulunmadığını söyledi İçişleri Bakanlığı. Ne söyleyeceksiniz?) İçişleri Bakanlığı’nın sayfası mı arkadaşlar? Göreve başladığı tarih yazıyor mu? 2020 yılına kadar, halen daha bu İçişleri Bakanlığı’nın şu an sitesinde var, halen var. Bakan müşaviri yazıyor mu? Ve kendisinin birinci şirket kurma şeyi 24’ü… Kendisi şirketi kurmuş ve hâlâ yöneticisi. İçişleri Bakanlığı’nın müşaviri… Şimdi Süleyman Soylu ne yapar? Mümkün olduğu kadar geriye dönük istifa dilekçesi çıkarırlar. YÖK’e 15’inci üyeyi atadılar… Bu da kendisinin şirket kurduğu… Diyelim istifa etti 1 ay önce, 2 ay önce, “internet sitemizi güncellemedik diyecekler” aynı YÖK gibi, geçen hafta yaptığı gibi. Kurulduğu tarihten bugüne kadar halihazırda şirket yöneticisi. Devlet Memurları Kanunu, bakan müşaviri devlet memuru gibi değerlendirilir diyor. Biz devlet memuru demedik, olsa devlet memuru deriz. Kendisi de bakan müşaviri olduğunu yazıyor, öyle çalışıyor. Şöyle yaptılarsa; bakan müşaviri unvanını verip, resmi siteye koyup resmen müşavir maaşı ödemek yerine başka çözüm buldularsa, bu sadece muvazaaya işaret eder. Çünkü kendisi resmi sitede bakan müşaviri ve bakan müşavirinin yapacağından çok fazlasını yapıyor. Bu kadar yakın olan biri şirket kuramaz diyorlar. O diyor ki bu kadar yakın, müşavir diyor ama müşavir değil. Geçen hafta Tayyip Erdoğan’ın yetkisi olmadığı halde 15’inci YÖK üyesini atadığını saptadık. Aslında 4 tane atayabiliyordu, 5’inciyi de atamış. İçlerinde en yeni göreve başlamış, haziranda başlamış olan birinden geriye dönük istifa dilekçesi aldılar. Ben şu andaki İçişleri Bakanlığı’nın sitesini size gösteriyorum, danışman arkadaşım da “şu anda sitede” diyor. Siz de bir teyit edin; yalancı, doğrucu çıksın. Başını sallıyor arkadaşlar, siteden teyit edenler, halen bakan müşaviri. Biz yazmışız da bunu müşavir kadrosuna değil, bilmem ne unvanı kullanıyor, o unvanın sahibi nasıl etkili olabilirse oluyor. Başka şeyleri yalanlasana Süleyman Soylu, dünden beri nasıl ölü taklidi yapıyorsun? Her şeye meydan okuyan, her şeye cevap veren Süleyman Soylu… Diye diye bunu diyor; ihale almamıştır demiyor, trol ordusu yönetmez demiyor, ebabil başıdır demiyor, bunlar yok demiyor, FETÖ’cülerle birdi demiyor, ben oradaydım demiyor, itibar suikastının videolarını onlar ebabillere yayıyor demiyor, sitede yazanı inkar ediyor. CHP’nin sitesi değil kardeş, Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Sitesi! Tükenmişliğin son noktası… Biz bunu söyleriz, Özgür Özel’i 5 kanal canlı yayınlar, toplumun %35’i öğrenir, ben yalanı atarım, Özgür Özel’e şey… Canlı yayında çaktın mı?.. Örneğin, “İçişleri Bakan Danışmanımız Sayın Emin Şen ve beraberindeki heyet Aydın Valiliğimiz Sayın Hüseyin Aksoy’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.” Aydın Valiliği’nin resmi sitesi… Yani valiler müşavir biliyor, öyle ağırlıyor, resmi heyete başkanlık ediyor. Sahtekar…

SÜLEYMAN SOYLU’YA ÇATLAYAN AR DAMARI KADAR YAKINIZ: (Soru: Az önce Telegram gruplarından bahsederken bu grupların kapalı olduğunu söylediniz. Bu gruplara nasıl ulaşıldı? Bir bunu sormak istiyorum. İkincisi; bu jandarma ve emniyetin hesaplarının Emin Şen yönetiminde olduğunu, bunu da altta yazan iPhone yazısıyla tespit ettiğini söylediniz ama bu şekilde mi tespit edildi? ) Yok, önce inkar etmelerini bekliyorum. Şimdi gruplardan 8000 üyeli grupların 8000 üyesi var, açık grup. 25 üyeli, tasarımın yapıldığı ve gruplara bu videoları atarız dediği gruplar kapalı grup. Süleyman Soylu diyor ya: Bir vatansever ya şunu ulaştırırsa diye dün diyordu. Bir vatansever onu ulaştırıyor belki bana. Vatanseverler hep Süleyman Soylu ile mi temas ediyormuş? Hani diyor ya: “Ya bir vatansever çıkıp da filanca belgeyi ulaştırırsa.” Bir vatansever çıkmış, seni rezil etti işte. Bir de hani hepimiz için, Müslüman olanlarımız için, inananlarımız için Allah bize şah damarımız kadar yakın ya; biz de Süleyman Soylu’ya çatlayan ar damarı kadar yakınız. O kadar yakından takip… Bir daha varsa alayım. İkinci sorunuz; onların telefonların saati, fontu, markası ama inkar etsin. İnkar etmezler, çünkü biliyorlar hangi dijital veriyi yaydığını telefonların ve nereden alınabildiğini. İkisi aynı telefon değil diye inkar etmelerini bekliyorum.

GENEL KURULUN OYLARIYLA BU İŞLERİ YÜCE DİVAN PAKLAR: (Soru: Son sorum da CHP Grubunun Meclis’teki hamlesi ne olacak bu konularla ilgili?) Şimdi bu konular Meclis’e şikayet edip, araştırma komisyonu isteyip reddettiriliyor olması; bir siyasi değeri var, başına o gelir bunun. Meclis bununla ilgili araştırma komisyonu kurmaz, süreyi bahane eder, onu der, bunu der ama ben sorunuzu bugün için sandım. 5 ay sonra diyorsanız, soruşturma komisyonu kuracağız. 5 ay sonra soruşturma komisyonunda savcı görevi yaparak -soruşturma komisyonu biliyorsunuz savcılık görevini üstlenir, ön hazırlığı yapar- genel kurulun oylarıyla bu işleri Yüce Divan paklar. Sen bugün araştırma komisyonu reddederler, yarın soruşturma komisyonu kurulacak çatır çatır çatır!

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN BİLGİ NOTU

İçişleri Bakanlığı’ndan gazetecilere gönderilen bilgi notunda şöyle dendi:

“CHP milletvekili Özgür Özel’in ismini zikrettiği Emin Şen; devlet memuru olmayıp, bakan müşaviri görevi de bulunmamaktadır.”

Ancak İçişleri Bakanlığı’nın internet sitesinde Emin Şen’e ait sayfa olduğu ve Şen’in kişisel bilgilerinin yer aldığı görüldü. 1978 İstanbul doğumlu olduğu belirtilen Şen ile ilgili şu bilgilere yer verildi:

“Türkiye’nin ilk yeni nesil iletişim çalışmalarını gerçekleştiren Emin Şen, önde gelen medya kuruluşlarında danışmanlık ve Yeni Medya eğitimleri verdi. Çeşitli Sivil Toplum Kuruluşlarında da aktif rol alan Emin Şen Lisans işletme mezunu, evli ve iki çocuk babasıdır, ve Bakan Danışmanlığı görevini yürütmektedir.”

Öte yandan Aydın Valiliği’nin Facebook sayfasında 25 Haziran 2020’de Emin Şen’in fotoğrafına yer verilerek “İçişler Bakanı Danışmanı Emin Şen ve beraberindeki heyet, Valimiz Sayın Hüseyin Aksoy’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu” paylaşımı yapıldığı görüldü.

Ne olmuştu?

Özel önceki gün yaptığı açıklamada, “Ama Süleyman Soylu sen yarını bekle. Yarın burada bir dosya açıklanacak, bir büyük dosya… Yarın burada Süleyman Soylu’nun cevap vermesi gereken, cevabından kaçamayacağı, yine kimyasının bozulacağı bir dosya hazırlanacak” ifadelerini kullanmıştı.

 

Kaynak: GAZETE DUVAR

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
AK Partili Trol Ordusu Türkiye’nin Gündeminde…
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Sonsöz Gazetesi | İlkeli Gazeteciliğin Yerel Öncüsü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin