AH O ANILAR!..

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Örnek Resim

Evet, ah o anılar, zaman zaman bana neler anlattılar.

Hani seçimler yaklaşıyor, adaylar kızıştırılıyor kim daha dirençli, kim daha zengin. Kimler işimize daha çok yarayacak.

Vallahi, çok akıllı ve birikimli olmanız pek bir işe yaramıyor, size söyleyeyim. Eğer dayınız yoksa cebinizde sıcacık desteler yoksa feriştahı olsan, çık seni hiçbir şeye saymazlar.

Eğer inatçı olup hakkını aramanın yollarını bilmezsen külliyen kaybolur gidersin, haa bir de düne kadar birlikte olduğun ve aynı masaları paylaşıp kadeh tokuşturduğun yol arkadaşlarım dediklerin bile yalan olur dikkat edin. Hatta öyle bir hale gelirsin ki, geçmişinden bir kesit bulur seni deli diye bile lanse ederler.

İşte böylesi zorlu bir süreçte ben İl genel meclisi üyeliğine aday olmuştum. o zamanlar SHP’de ön seçim vardı, yani şimdiki gibi yukarıdan atamalar yoktu, o zamanlar da birileri listelerde oynama yapar mıydı, bir örnekle anlatayım sıkılmaz iseniz.

94 seçimlerinde biliyorsunuz daha önce anlatmıştım, aday oldum ve listede birinci çıktım tabii ben çok rahatladım, ön seçimden çıktım seçime hazırlanmak gerek her şey yolunda gidiyor derken listelerin açıklanmasına bir kaç gün kala bir haber geldi, Ankara’da listeler değişiyor. Olur mu, olur. Sevgili Ayça Yılmaz ve ben atladık kara trene düştük Ankara yollarına.

Sanıyorum saat gece 12’ye geliyordu Genel merkeze gittiğimizde, sordum Sayın Mehmet Moğultay nerede, toplantıda olduğunu söylediler, beklerim dedim gittik toplantı odasının önüne Perihan Ergun çıktı içeriden boşuna beklemeyin Sn. Moğultay çıkmaz dedi, dedim ki o çıkana kadar buradayım bir yere gitmiyorum. Sanırım on dakika beklemedim ki Sayın Moğultay geldi yanıma, senin ne işin var burada “Ayten” dedi, dedim ki “Sayın Bakanım duydum ki listeler değişiyormuş bu listeler değişir beni sonlara koyarsanız ikimiz de aynı yerde siyaset yapıyoruz yine yollarımız kesişir” dedim. Elini omzuma koydu bir baba edası ile “İçin rahat olsun, Ayten” dedi, “Senin yerin asla değişmeyecek, git seçim bölgede ve çalışmana devam et.”

Bu konunun şahidi de sevgili Ayça Yılmaz‘dır. Kendisine buradan bir kez daha sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum, beni o gün de olduğu gibi bugün de yalnız bırakmadığı için.

Yalnız şunu itiraf etmeden geçemeyeceğim, Sayın Mehmet Moğultay tam bir örgüt insanıydı, bunu kimse inkar edemez; mekanı cennet, ruhu şad olsun inşallah. Onun kadar bölgesine ve insanına sahip çıkan bir tek vekil tanımadım ben. Ne yazık ki birileri bunu içine sindiremedi ve sonunda o güzel insanlar bu partiden ihraç edildiler. İnsan en sağlam organını keser mi, kestiler. Onlar partinin kalbini ikiye böldüler ve hep hüsran yaşadılar.

Ve o güzel insanlar o güzel atlara binip buradan uçup gittiler. Kadir kıymet bilmemek bu olsa gerek.

Bugün F. Mehmet Maçoğlu Kadıköy’e Belediye başkanı adayı olmuş, aman tanrım CHP’li arkadaşlar bir kıyamet, yok efendim “burası CHP’nin kalesi buradan değil git köyüne, git kırsalda aday ol” falan… Durun bir be, siz kimsiniz ki başkalarının hakkını gasp ediyorsunuz; sizden mi izin alacaklar aday olmak için.

Kaldı ki “Kadıköy kale’m” diyorsun, o zaman niye korkuyorsun, o kaybeder sen kazanırsın.

Yahu insanların istediği yerden aday olma hakkı var, seçme-seçilme hakkı var, sana nee.

İçinize Ekmeleddin’i, Meral’i, AKP’nin atıklarını sindirdiniz de, bir Tunceli-Ovacık destanı yazan, hatta sizler bile methiyeler düzdüğünüz dünlerde, F. Mehmet Maçoğlu‘nu şimdi Kadıköy’e mi sığdıramıyor ya da yakıştıramıyorsunuz? Ne yaparsanız yapın, su akar yolunu bulur tıpkı benim geçmişte yaşadıklarım gibi ama burada bir fark var ki, F. Mehmet Maçoğlu’nun arkasında milyonlar var.

Hiçbir siyasi partiye üye değilim 1999’dan sonra; fakat Bodrum’da adayım CHP’den Ahmet Aras başkanım. Başkası aday olursa bilmiyorum, fakat Türkiye genelinde TİP’i destekliyorum. Ama diyorum ki, Kadıköy’de Fatih Mehmet Maçoğlu’na yakışır, Hayırlı olsun, Başkanım. Bu da benim görüşüm.

Bir rüzgar esmeye başlar Kadıköy’den, bir bakmışsın ki ülkemin dört bir yanı Sosyalizm kokar, kır çiçekleri sarar tüm Ülkemi, Özgürlük şarkıları söyleriz hep birlikte. Belki şimdi hayal. Ama olmayacağını kim iddia edebilir ki…

Yazımı yazarken, içimden bir ses şöyle haykırdı.

HALKIN İÇİNDEN DEĞİL, HALKIN KENDİSİ ADAY: FATİH MEHMET MAÇOĞLU

Yarınlar bizim. Yaşasın özgürlük türküleri!

Ayten Üren

Sizin kardeşiniz, dostunuz, yoldaşınız…

1
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
AH O ANILAR!..

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Sonsöz Gazetesi | İlkeli Gazeteciliğin Yerel Öncüsü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin