İktidar; refah düzeyi yükseldi, herkese hakkını verdik diye pembe tablo çizerken, en düşük emekli maaşı 23 bin 552 TL sınırını, en yüksek emekli maaşı ise 100-150 bin TL bandını aşamadı!
2026 yılı itibarıyla açlık sınırının 35 bin 759 TL, yoksulluk sınırının 116 bin 478 TL olduğu gerçeği karşısında emeklilerin Temmuz ayı zammına rağmen yine tamamına yakınının yoksulluk ve büyük bir bölümünün ise açlık sınırının altında kaldığını
söyleyebiliriz…
Kimse abartılı bir şekilde zam yaptık diye ak dağdan kar bağışlamasın ve emeklinin ikramiyesini ve maaşını devletin değil her emekli vatandaşın bizzati kendisinin ödediğini unutmasın!
Çünkü her emekli vatandaş çalıştığı sürece peşin olarak kesilen primini devletin emanetindeki emekli sandığına teslim eder ve günü geldiğinde bu parayı bir kez ikramiye ve ömrü boyunca da maaş olarak geri çeker…
Maalesef ki AKP iktidarı bu emanetin ederini enflasyona göre ayarlayıp muhafaza etmediği içindir ki birikimler zamanla erimiş ve sonunda ikramiyeler de maaşlar da kuşa dönmüştür!
Bu ülkeyi bizler de yönettik lakin milleti hiçbir zaman bu duruma düşürmedik!
Partimizin iktidarda olduğu dönemde bir emekli ikramiyesiyle neredeyse bir buçuk ev satın alınırken ve bir emekli maaşı ile dört kişilik bir aile gül gibi geçinirken; şimdilerde o evin eşyaları dahi alınamaz ve emekli bir vatandaş evlatlarının yardımı olmaksızın geçinemez hale gelmiştir!
Bu durumun tek izahı vardır; o da kendileri ballı maaşlarla zevki sefa içinde yaşarken, yıllarca yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşamın kenarına tutunmaya çalışan gariban emeklinin hakkına tevessül edilerek kul hakkı yendiği gerçeğidir…
Tüm üzüntüm bu gerçeği gören ve AKP iktidarına oy vermeyen emekli kardeşlerim içindir…
Vecdet Öz
