Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yönelik mutlak butlan kararına ilişkin başvurunun reddedilmesinin gerekçesini açıkladı.
“Temyiz mercii Yargıtay”
Kararda, “Kararın temyiz mercinin Yargıtay olduğu, dolayısıyla anılan bölge adliye mahkemesi kararının seçim hukuku kapsamında Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenmesi imkanı bulunmamaktadır” denildi.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yönetiminin mahkeme kararıyla ihtiyati tedbirle görevden uzaklaştırılması kapsamında yapılan “mazbataların geçerli olduğunun ve seçilenlerin görevine devam ettiğinin tespitine karar verilmesi” yönündeki başvuruyu reddetti.
YSK, hukuk mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz merciinin Yargıtay olduğunu vurgulayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararını seçim hukuku kapsamında denetleme yetkisinin bulunmadığına hükmetti.
YSK’nın 2026/246 sayılı kararında, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP hakkında verdiği ihtiyati tedbir kararının ardından yapılan başvurular değerlendirildi.
CHP temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu imzasıyla yapılan başvuruda yer alan talepler reddedildi
Başvuruda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddi ve hukuki olarak uygulanmasının imkânsız olduğu, yeni yapılan kongre ve kurultaylarda seçilenlerin görevlerine devam ettiğinin tespit edilmesi istenmişti.
YSK, gerekçeli kararında hukuk mahkemeleri tarafından verilen kararların incelenme merciinin Yargıtay olduğunu belirtti.
Kararda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarını inceleme merciinin Yargıtay olduğu vurgulanarak, YSK’nın hukuk mahkemelerince verilen kararların temyiz mercii olmadığı ifade edildi.
YSK, bu nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP hakkında verdiği kararın seçim hukuku kapsamında Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenmesinin mümkün olmadığını bildirdi.
Kararda, hukuk mahkemelerinin gerek nihai gerekse ihtiyati tedbir niteliğinde verdiği kararların icrasının İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre icra dairelerince yapılacağı belirtildi.
YSK, bu tür mahkeme kararlarının uygulanması konusunda Kurul’a anayasa ve yasalarla verilmiş herhangi bir görev ya da yetki bulunmadığını kaydetti.
Bu nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından gönderilen yazının işlem yapılmaksızın mahalline iadesine karar verildi.
Başvuruda, CHP’nin 21 Eylül 2025 tarihli 22. Olağanüstü Kurultayı, 24 Eylül 2025 tarihli İstanbul Olağanüstü İl Kongresi, 19 Ekim 2025 tarihli İstanbul 39. Olağan İl Kongresi ve 28-30 Kasım 2025 tarihli CHP 39. Olağan Kurultayı’nda yapılan seçimlerin geçerli olduğunun tespiti istenmişti.

Seçimlerle ilgili mevzuat
CHP’nin YSK’ya verdiği dilekçede Anayasa’nın 79’uncu maddesine dikkat çekilerek “Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararı, seçim yargısı gözetiminde yapılmış ve ilçe seçim kurullarınca kesinleştirilmiş seçimleri ve mazbataları yok saymaktadır” demiş ve Anayasa’nın 79’uncu maddesine göre yapılan kurultayların iptalinin mümkün olmadığını belirtmişti.
Anayasa’nın 79. maddesi, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) görev, yetki ve yapısını detaylı şekilde düzenliyor. Madde, seçimlerin yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılacağını hükme bağlıyor.
Buna göre YSK, seçimlerin başlamasından bitimine kadar düzen içinde yönetilmesi, dürüstlüğünün sağlanması, tüm yolsuzluk, şikâyet ve itirazların incelenerek kesin karara bağlanması ile Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ve Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarının kabul edilmesi görevlerini üstleniyor.
Maddenin en dikkat çeken hükmü ise YSK kararlarının kesinliği. Buna göre, Yüksek Seçim Kurulu’nun verdiği kararlar aleyhine başka hiçbir mercie başvurulamıyor. Bu düzenleme, YSK kararlarını nihai ve bağlayıcı kılıyor.
Bu arada seçim hukuku ile ilgili bir diğer mevzuat Siyasi Partiler Kanunu. Siyasi partilerin büyük kongre, il ve ilçe kongreleri 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu ile düzenleniyor. Kanunun 21. maddesine göre, partilerin genel merkez, il ve ilçe organ seçimleri ile il kongresi ve büyük kongre delegelerinin seçimleri, yargı gözetimi altında gizli oy ve açık tasnif esasına göre yapılıyor.
Kongreler sırasında yapılan organ ve delege seçimlerine ilişkin itirazlar, ilçe seçim kurullarına veya YSK tarafından belirlenen seçim kurullarına yapılabiliyor. Bu kurullar, itirazları inceleyerek karar veriyor.
