Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

FARKINIZ YOK

Geçen haftaki yazımızın son paragrafı şöyleydi: “… 12 Eylül 1980

Geçen haftaki yazımızın son paragrafı şöyleydi: “… 12 Eylül 1980 darbesiyle 1961 Anayasası kaldırılmış ve toplum karanlıklara doğru sürüklenmiştir. Ne yazık ki 46 yıldır 12 Eylül’ün karanlığından kurtulamayan ülkemiz, bugün ‘kesin hükümsüzlük-mutlak butlan’ tartışmalarıyla patinaj yapmaktadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “CHP gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da” sözü önemlidir. Bunun için CHP, Altı Ok ile tam bağımsızlığa sahip çıkmalı, emperyalizme karşı dik durmalı ve yolsuzluklara, ahlaksızlıklara geçit vermemelidir. Ülkemizin her kurumuyla gerçek bir arınmaya gereksinimi olduğu tartışılmaz…”

Sadece Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözünü dikkate alarak eleştiri yapanlar olmuştu. Halbuki devam eden cümlede, başta Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP’nin arınması için neler yapılması gerektiği yazılmıştı. Biz, 13,5 yıldır Kılıçdaroğlu’nun tüm yanlışlarını gözler önüne sererek eleştirirken, onu savunup bize ‘şimdi zamanı değil’ , ‘ak trol’ diyerek gerçeği göremeyenler ya da görmek istemeyenler, şimdi Kılıçdaroğlu’na hakaret ederek, hain diyorlar.

22 Mayıs 2010 tarihinde CHP 33. Olağan Kurultayında genel başkan seçilen Kılıçdaroğlu, birkaç gün sonra ilk ziyaretini Fethullan Gülen’in Zaman Gazetesine yapmış ve “bugün 27 Mayıs’ı yapanlar utanıyor” diye demeç vermişti. Bu demeç ertesi gün bazı gazetelerde yer alınca açıklama yaptım ve bu söylemiyle yeni bir proje isimle karşı karşıya olduğumuzu söyledim. Ama olayları anlamadan birçok partili, partisiz kişi beni eleştirdi. O günlerin heyecanına kapılarak umutlananlar ve belki de yer kapmak isteyenler bu söylemin üzerinde durmadı ve ne yazık ki CHP’yi bitirme projesini kavrayamadı.

21 Eylül 2010 tarihinde Berlin’de “laiklik tehlikededir diyemem, çünkü altını dolduramam” diyen Kılıçdaroğlu, laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu Anayasa Mahkemesi’nin 30 Temmuz 2008 tarihli kararıyla kesinleşen AKP’nin ülkeyi yönettiğini unutmuştu. Kılıçdaroğlu, yargıda cemaatçi yapılanma yoktur derken, tekke ve zaviyeleri savunanları, buraları eğitim ve kültür kurumu olarak görenleri, Fethullah Gülen’e övgü düzenleri, PKK terör örgütü destekçilerini, Atatürk’e hakaret edenleri, ikinci cumhuriyetçileri milletvekili yapmakta sakınca görmemişti.

Kılıçdaroğlu ve ekibi tarafından Atatürk’e dil uzatanlar, ‘TR’ kodlu ajanlar, Dersim’i katliam olarak kabul ederek özür dilenmesini isteyenler, hain Seyid Rıza’nın olmayan onurunun geri verilmesini isteyenler, Kürtçülük, ırkçılık, mezhepçilik yapanlar partiye doldurulmuştu. CHP, ‘yeni CHP’ durumuna getirilince Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndaki çekincelerin kaldırması bile savunulmaya başlandı.

Dünyadaki turuncu devrimlerin mimarı Soros’un, ülkemizdeki uzantılarından Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı’nın (TESEV) kurucusu Kılıçdaroğlu, 10 Ağustos 2014 tarihindeki cumhurbaşkanlığı seçiminde şeriat destekçisi Ekmeleddin İhsanoğlu’nun CHP adayı olmasında sakınca görmedi. ‘Ekmek için Ekmeleddin’ sloganıyla seçmenlerden tıpış tıpış oy vermelerini istedi.

16 Nisan 2017 tarihinde yapılan halk oylamasında en az 2,5 milyon mühürsüz oyla rejim değiştirilmiş ve Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’den tepki verilmemişti. 12 Şubat 2022 tarihinde AKP’nin artıklarıyla ve tarikatçılarla Altılı Masa kurulmuş ve CHP iyice kuruluş ayarlarından saptırılmıştır. 16 Mart 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda Diyanet Akademisi kurulması kabul edilmiş ve 22 CHP milletvekili olumlu oy vermiş, diğerleri oylamaya katılmamıştır.

4 Ekim 2022 tarihinde Kemal Kılıçdaroğlu ile grup başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel, Engin Özkoç’un imzalarıyla türban için yasa önerisi verilmişti. Sürekli yapılan hatalarla CHP kuruluş ilkelerinden uzaklaştırılarak, Turgut Özal’ın Anavatan Partisine (ANAP) dönüştürüldü.

14 Mayıs 2023 genel seçimlerinde yaklaşık 40 milletvekilliği dincilere ve bölücülere verilmiş, ardından 28 Mayıs tarihinde yapılan ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimi AKP genel başkanına hediye edilmiştir. Üstelik AKP genel başkanının anayasa çiğnenerek, üçüncü kez cumhurbaşkanlığı seçimine girmesine tepki verilmediği gibi diploma konusuna da sessiz kalınmıştır. Bütün bunlara karşın böyle bir genel başkana 13,5 yıl ses çıkarmayan, tepki vermeyen ve proje olduğunu anlamayanların bulunması da şaşılacak bir durumdur. Miting meydanlarında, FETÖ gazetecileri, Mehmet Altan, Ahmet Altan, Nazlı ılıcak’a alkış yapanları da unutmamalıyız.

Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklarken ağlayan Özgür Özel, 5 Haziran 2023 tarihinde; “sosyal medyada Kılıçdaroğlu istifa etsin diyenlerin altını kazıyın ya AKP’li ya cumhur ittifakı trolü çıkar” demişti. Beş ay sonra Özgür Özel, 4 Kasım 2023 tarihinde CHP 38. Olağan Kurultayında İstanbul Anakent Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun desteğini alarak Kemal Kılıçdaroğlu ile yarışmış ve ikinci turda genel başkan seçilmiştir.

Özgür Özel’in seçilmesi, tıpkı 22 Mayıs 2010 kurultayında olduğu gibi yeni bir umut kıvılcımı olarak görülmüştür. 2011 yılından beri milletvekili olan, grup başkan vekilliği yapan ve son seçimlerden sonra Kılıçdaroğlu milletvekili olmadığı için CHP grup başkanı seçilen Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’nun en yakınında bulunan isimdi. Yukarıda açıklanan Kılıçdaroğlu’nun tüm yaptıklarına onay veren, karşı çıkmayan bir milletvekiliydi. Değişim sloganıyla yola çıkan Özgür Özel’in ekibinde yıllarca Kılıçdaroğlu’nun en yakınında ve birlikte çalışanlar olduğu gibi, CHP ilkelerine aykırı kişiler de bulunmaktadır.

Kürtlerin taleplerini bağıra bağıra söylemek benim vazifem” diyen, ana dilde eğitimi destekleyen ve el yükselterek Kürtlere Türkiye Cumhuriyeti devletinin sahibi olmalarını teklif eden Özgür Özel, hain Şeyh Said isyanının bastırılması sırasında “bazı torunların kalbini acıtıyorsa o acıya saygılı olmak gerekir” diyerek, nerede durduğunu göstermişti.

4 Ağustos 2024 Pazar günü CHP Kadın Kollarının 15. Kurultayında konuşan Özgür Özel devletçilik okunun yarısını yeşile, yarısını mora boyanacağını söylemiş vebu konuşmaya karşı salonda hiç tepki verilmemişti. İşte CHP’nin getirildiği durumun özeti; kısaca biat kültürü almış başını gidiyor.

9 Aralık 2024 tarihinde Özgür Özel, TBMM Genel Kurulunda 2025 Yılı Bütçe Kanunu Teklifinin açılışında  konuşurken CHP’li belediyelerin okullarda bir öğün yemek ve su vermesi için, AKP genel başkanından talimat istedi. Yumuşama, değişim ve normalleşme demek, CHP’nin talimat alarak iş yapması anlamına mı gelmektedir?

Özgür Özel, bütün eleştirilere karşın terörsüz Türkiye masalının barış komisyonuna girmekte sakınca görmeyenler arasındaydı. Kılıçdaroğlu zamanında cumhuriyete isyan eden hain Seyit Rıza’nın heykeli Tunceli’ye dikilirken, hiçbir CHP’li itiraz etmedi, Özgür Özel’den de ses çıkmadı. Salı günleri grup toplantılarıyla, miting konuşmalarıyla, basın açıklamalarıyla, kırmızı kartlarla, küfelerle sonuç almak mümkün değildir. Bu gösterilerle Ukrayna devlet başkanının durumuna düşmek kaçınılmazdır.

Kılıçdaroğlu’nun neler yaptığını, neler söylediğini yazarken, anlatırken bizlere hakaret edenler ‘ak trol’ diyenler bugün Kılıçdaroğlu’na saldırıp, hain diyorlar. Akıllarınca günah çıkartıyorlar ama çok geç kaldıklarının bilincinde değiller. Çünkü parti bitirilirken, ülkemiz de bitirilmektedir. Bu nedenle CHP’yi kurtarmadan, Türkiye’yi kurtaramayız.

Yıllar sonra Kemal Kılıçdaroğlu‘nun kötü bir genel başkan ve vasıfsız biri olduğu konusunda söz birliği edenler, Özgür Özel gibi umut olamayacak zayıf bir genel başkan ile oyalanmaktadır. Üstelik Özgür Özel’in çizgisinin, Kemal Kılıçdaroğlu’nunkinden hiçbir farkı yoktur. Kemalizm’le ilgileri bulunmayanlara hemen kurtarıcı gözüyle sarılıp, büyük umutlar bağlamak yanlıştır. CHP’de değişim olmalıdır ama değişim, kişilerin ya da  genel başkanların değişmesi ile olmaz; CHP’nin kurucu ilkelerine dönmesi, Kemalist ilke ve devrimlere sarılması, emperyalizme karşı çıkması, tam bağımsızlıkçı çizgide olması, Türk Ulusunun yararlarının korunması, Altı Ok’a sahip çıkılması ile olur.

İşin özü CHP, 10 Kasım 1938 tarihinden beri Atatürk’ün partisi değildir. Ancak bu gerçeği  kavradığımız zaman geleceği kurtarabileceğiz. Bugün CHP’de ideolojik bir kavga yoktur, her iki taraf da Atatürk ilke ve devrimlerini bırakarak, PKK açılımına eklenmiştir. AKP nefreti yüzünden insanlar yıllardır CHP’deki gerçekleri görmek istemedi. Şimdi de Kemal Kılıçdaroğlu nefreti yüzünden Özgür Özel’e sarıldı. Birbirilerinden farkları yok ama benzerlikleri çok olanlar ile CHP iktidar olamaz. CHP’nin kurtuluşu Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ile olamaz. Birikimli, kültürlü, güvenilir, yurtsever, devrimci yöneticilerle CHP ana muhalefetten kurtulup, iktidara yürüyecektir.

Bugün yaşanan süreçte CHP’nin bölünme tehlikesi bulunmaktadır, zaten emperyalizmin isteği de bu doğrultudadır. Bu yüzden bıkmadan usanmadan, bölünmemek için uğraşılması gerekmektedir. Bu aşamada bu görev Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel’e düşmektedir. Partinin bölünmemesi için her iki ekip ve destekçileri büyük bir gayret ve çaba içinde olarak, partiyi sorunsuz bir kurultaya götürmek için anlaşma zemini bulmalıdırlar. Yoksa karşılıklı hakaretlerle bir yere varılamaz. Ülkemizin ve CHP’nin kargaşaya, ayrışmaya değil birliğe, barışa ve kardeşliğe ihtiyacı vardır.

Suay Karaman, 1 Haziran 2026