Trump ve Netanyahu’nun seçimlerde yaşadıkları siyasi kan kayıpları, halen devam eden İran merkezli Ortadoğu gerilimi açısından çok tehlikeli bir tırmanma riski yaratıyor.
Trump’ın seçim yenilgisi, başlangıçta İran konusunda daha uzlaşmacı bir politika izlemesine, diplomatik bir çıkış aramasına ve savaşı kontrol altına almaya yönelmesine neden olabilirdi. Ancak Netanyahu’nun seçimlerde çoğunluğu kaybetmesi ve içine düştüğü siyasi sıkışmışlık, bu ihtimali zayıflatıyor.
Çünkü Netanyahu açısından İran’la savaşın sürmesi ve tırmandırılması yalnızca bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda kendi siyasi geleceğini korumak ve iç politikadaki sıkışmışlığını aşmak için kullanabileceği en önemli araç.
Burada iki siyasi liderin karşılıklı etkileşimi ortaya çıkıyor;
1.Netanyahu, siyasi geleceğini güvence altına almak amacıyla İran’a karşı daha saldırgan bir tutum benimser.
2.İsrail’in saldırganlaşması, Trump üzerinde askeri müdahaleye katılma veya İsrail’e daha fazla destek verme baskısı oluşturur.
3.Trump, kendi seçim yenilgisinin yarattığı siyasi zayıflığı dış politikada güç gösterisiyle telafi etmeye yönelebilir.
4.Böylece başlangıçta diplomatik çözüm arayışına girebilecek Washington, yeniden askeri çatışmanın tarafı haline gelir.
5.Bu süreç, iki liderin siyasi sıkışmışlıklarının birbirini beslediği bir saldırganlık döngüsü yaratır.
Elbette bu gelişmeler kaçınılmaz değil. Trump’ın Netanyahu’yu frenlemesi ve diplomatik çözümü tercih etmesi de mümkün. Ancak Netanyahu’nun siyasi hesaplarının Amerikan dış politikasını etkilemesi göz ardı edilmemesi gereken büyük bir risk.
En büyük tehlike ise çatışmanın kontrolden çıkması. İran’ın Körfez ülkelerine yönelik ağır misillemeleri, ABD’nin doğrudan savaşa sürüklenmesi ve İsrail’in varoluşsal tehdit algısının yükselmesi, nükleer silah kullanımına ilişkin son derece tehlikeli bir senaryoyu gündeme getirebilir.
Sonuç olarak, iki liderin seçimlerde yaşadığı siyasi kayıplar ve özellikle Netanyahu’nun siyasi sıkışmışlığı İran’a karşı nükleer silahların da kullanılabileceği daha büyük bir askeri tırmanışın tetikleyicisi haline gelebilir.
Ortadoğu için asıl tehlike, siyasi geleceklerini kurtarmaya çalışan iki liderin bölgesel ve hatta küresel bir savaşa neden olma riskidir. Böyle bir tehlikenin doğmaması için ABD içindeki denge ve kontrol mekanizmalarının çalıştırılarak Trump’ın frenlenmesine ihtiyaç vardır.
Türker Ertürk
