1. Haberler
  2. KÖŞE YAZISI
  3. ‘Köprü ve Otoyol Satışı Özelleştirme Değildir’ Diyenlere Yanıt

‘Köprü ve Otoyol Satışı Özelleştirme Değildir’ Diyenlere Yanıt

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Örnek Resim

Özelleştirmenin 40 yılında yüzlerce kamu kurumunun tamamı ya da bir bölümü ya satıldı, ya da kiralandı, işletme hakkı verildi vs.

Bu özelleştirmelerin mülkiyet satışı dışındaki biçimleri, toplumun tepkisini kırmak, bilinçleri bulandırmak için zaman zaman, “bu iş özelleştirme değil” denildi, büyük propaganda yürütüldü.

Cem Küçük, “Köprü satılmıyor, gelirleri satılıyor. Gayet iyi hareket”

Bu propagandaların bazılarını;

2019 yılı boyunca Tank Palet’in özelleştirilmesi sırasında gördük.

TPAO’’nın parçalanarak satılması girişimi sırasında gördük.

Bugün de köprü ve otoyolların satılması hazırlığında görüyoruz.

Bir yandan satış hazırlıkları hızlandırılır, emperyalist merkezler devreye sokulurken, bir yandan da toplum yatıştırılmaya çalışılıyor; “Köprüleri yolları değil, gelirini satıyoruz. Bu özelleştirme değil…”

AKP yöneticileri başta olmak üzere Cumhur ittifakının kimi bileşenlerinde görüyoruz.

Yandaş medyanın kalemşorlarında görüyoruz.

Bu tartışmayı ilk başlatan Özal’dı. 1983 seçimlerinde ANAP ile Halkçoı Parti arasındaki en önemli tartışma konusuydu.

Özel, Boğaz Köprüsünün işletmesini devretmeye kalkmış, Halkçı Parti Genel Başkanı Necdet Calp “sattırtmam” deyince,  gol atmanın pususundaki fırsatçı edasıyla, “mülkiyeti bizim. İşleten de bir yere götürmeyecek ki. Duruyor orada” demiş, alay etmişti aklı sıra.

O yıllarda özelleştirmeyi bilen pek yoktu nasılsa!

Bu şark kurnazlığı, özelleştirmenin karanlık dehlizlerine sürüklemişti Türkiye’yi.

40 yıldan fazla zaman geçti, özelleştirmenin her biçimini yaşadık. Ama hala tartışıyoruz; “Özelleştirmedir, hayır değildir”

Demek ki 40 değil 60 yıl geçse de, arada hatırlatmak lazımmış.

Yorumları, masalları bir yana bırakarak, gerçeğe bakmak, mevzuata, yasaya bakmak lazımmış.

Bu yazıyı 3 Ağustos 2020 tarihinde Aydınlık Gazetesindeki köşemde yayınlamıştım. O günlerde Tank Palet konusunda bir tartışma vardı. Bugün ise 43 senelik tartışma canlandı. Yeniden satılmak istenen köprü ve otoyollar için tartışılıyor.

Bakalım bizzat özelleştirmecilerin kendilerin yazıp kanunlaştırdıkları mevzuat ne diyor bu tartışmaya;

KANUNDA ÖZELLEŞTİRME

4046 sayılı “Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun”, 27 Kasım 1994’de Resmi Gazetede yayınlandı. Özal’dan beri bu kanun Resmi Gazetede yayınlandığı 27 Kasım 1994 tarihine kadar yapılan bütün özelleştirmeler, korsanlıktı, yasa dışıydı, suçtu.

Yasası olan her şey meşru mudur, o da başka bir tartışma ki, “minareyi çalan kılıfını hazırlar” atasözünü hatırlatır.

Gelelim konumuza;

***

4046 sayılı yasadaki tanım, tartışmaya gerek bırakmayacak kadar açıktır. Yasanın “Özelleştirme Yöntemleri, Değer Tespiti, İhale Yöntemleri” başlıklı 18. Maddesi, özelleştirme çeşitlerini tek tek sıralamaktadır. Okuyalım;

 “Madde 18 – Özelleştirme programına alınan kuruluşların özelleştirilmesine ilişkin olarak özelleştirme yöntemleri, değer tespiti ve ihale usulleri aşağıda belirtilmiştir.

A) ÖZELLEŞTİRME YÖNTEMLERİ

Özelleştirme programına alınan kuruluşlar aşağıda belirtilen yöntemlerden birinin veya birkaçının birlikte uygulanması suretiyle özelleştirilir.

a) Satış; Kuruluşların aktiflerindeki mal ve hizmet üretim birimleriyle varlıklarının mülkiyetinin kısmen veya tamamen bedel karşılığı devredilmesi ya da bu kuruluşların hisselerinin tamamının veya bir kısmının kuruluşların içinde bulundukları şartlar da dikkate alınarak yurt içi ve yurt dışında, halka arz, gerçek ve/veya tüzelkişilere blok satış, gecikmeli halka arzı içeren blok satış, çalışanlara satış, borsada normal ve/veya özel emir ile satış, menkul kıymetler yatırım fonları ve/veya menkul kıymetler yatırım ortaklarına satış veya bunların birlikte uygulanması yoluyla bedel karşılığı devredilmesidir.

b) Kiralama; Aktiflerdeki varlıkların kısmen veya tamamen bedel karşılığında ve belli bir süre ile kullanma hakkının verilmesidir.

c) İşletme hakkının verilmesi; Kuruluşların bir bütün olarak veya aktiflerindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin  mülkiyet hakkı saklı kalmak kaydıyla bedel karşılığında belli süre ve şartlarla işletilmesi hakkının verilmesidir.

d) Mülkiyetin gayrı ayni hakların tesisi; Kuruluşların aktiflerindeki mal ve hizmet üretim birimleri ile varlıklarının, mülkiyeti ilgili kuruluşa ait olmak kaydıyla, Türk Medeni Kanununda öngörülen şekil ve şartlar dahilinde, malike ait kullanma hakkına ilişkin bazı tasarruflara rıza gösterilmesine veya malikin mülkiyete bağlı haklarını kullanmasından vazgeçmesi sonucunu doğurmasına ilişkin hakların tesisidir.

e) Gelir Ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar; Kuruluşların özellikleri ve yapıları da dikkate alınarak yukarıda belirtilen özelleştirme yöntemleri dışında kalan ve genel hükümler ile özel kanunlarda belirtilen diğer yöntemlerdir.

İşin gereğine göre yukarıda belirtilen özelleştirme yöntemlerinden hangilerinin uygulanacağına Kurulca (Özelleştirme Yüksek Kurulu / M.A) karar verilir.”

DEMEK Kİ

1 -) Kamunun mal ve hizmet üretimini kısmen veya tamamen satmak,

2-)  Kamu varlıklarını kısmen veya tamamen satmak,

3 -) Kamu hisselerin tamamını veya bir kısmını, yurt içi ve yurt dışında,

a -) Halka arz

b -) Gerçek ve/veya tüzelkişilere blok satış

c -) Gecikmeli halka arzı içeren blok satış

d -) Çalışanlara satış

e -) Borsada normal ve/veya özel emir ile satış

f -) Menkul kıymetler yatırım fonları ve/veya menkul kıymetler yatırım ortaklarına satış

g -) Bu yöntemleri birlikte uygulayarak satış,

3 -) Kamu varlıklarını kısmen veya tamamen, belli bir süre ile kullanma hakkını vermek,

4 -) Kamu kuruluşunun tamamını ya da bir bölümünü, belirli süreler için işletme hakkını vermek (kiralamak),

5 -) Kamu kuruluşunun bir bölümünü kullandırmak ya da mülkiyete bağlı haklardan vazgeçmek,

6 -) Kamu kuruluşu hakkında, Gelir Ortaklığı Modeli ve işin gereğine uygun Sair Hukuki Tasarruflar,

Özelleştirmedir, özelleştirmedir.

***

Sonuç olarak;

Köprü ve otoyolların gelirinin satılması yasada açıkça tarif edildiği gibi, tartışmasız biçimde özelleştirmedir.

Bütün özelleştirmeler gibi vatana ihanettir, işlemin derhal durdurulması gerekmektedir.

Mehmet Akkaya

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
‘Köprü ve Otoyol Satışı Özelleştirme Değildir’ Diyenlere Yanıt
+ -

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin