Sizleri yüz defa atasalar, dönüp yine atasalar, yabancı tarihçilerin
“Dünya Tarihinden Türk’ü çıkarırsanız, tarih bomboş kalır” dedikleri
binlerce yıllık Türk Devletinin Bakanları olamazsınız!
Yarın sizi atayanlarla beraber Yüce Divanda yargılanıp, mahkum olduğunuzda, silinip yok olacaksınız.
Sizlerin öncelikle “Namusunuz Üzerine” ettiğiniz yemine ve Anayasa’yı koruyacağız sözünüzü tutmanız gerekir.
Siz İçişleri Bakanı;
Siz “Anayasa İhlal Suçu” işleyebilmek için nereden güç alıyorsunuz?
Sizi atayan siyasi güç, Anayasadan daha mı güçlü?
Siz, Yunan Devletine çalışan, Atatürk’e ve Kurtuluş Savaşımıza ihanet eden ve İstiklal Mahkemelerinde idama mahkum edilen bir haini, hangi akılla
“Şehit” ilan etme hakkını ve bu düşüncenizi, tam da devir teslim töreninde Türk Milletinin önünde söylemeyi nasıl yaparsınız?
Size bunları, bir zamanlar “Özel Kalem Müdürü” olduğunuz İsmail Kahraman mı öğretti? Onun bir faydası olsaydı, devletine olurdu!
Elbet yargılanacaksınız! O zamana kadar kimin Bakanı olursanız olun, ama bilin ki, benim Bakanım olmayacaksınız!
Siz Adalet Bakanı;
Devir Teslim töreninizdeki halinizi görünce çok üzüldüm. Masanın altında mı
üstünde mi olduğunuz belli değildi.
Siz hangi akılla Erdoğan’ın Adalet Bakanlığını kabul edersiniz?
Siz, cübbenizi iktidarın emrine vermekte hiç tereddüt etmemişsiniz. Devir-Teslim töreninizdeki çekimleri bir daha izlerseniz, anlarsanız!
Siz Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcısı iken İKİNCİ MAAŞ almaya başladığınızı, Başsavcılığa atanınca devam ettirdiğinizi, bunun yasak olduğunu bile-bile suç işlediğinizi unuttunuz mu?
Eti-Maden SA-Lüksemburg Şirketini hatırlıyorsunuz değil mi?
Siz artık HSK’nın da başkanısınız .Başkanı olduğunuz kurulun gündeminde sizi de suçlayan dört dosya var! Siz bu dosyaların kapatılmayacağına inanıyor musunuz?
Aziz Türk Milleti;
Bu iki değişiklik, CB Erdoğan’ın demokrasi ile ilişkisini ebediyen kesmiş olmasının ifadesidir. Sonu ne olacak, beraberce göreceğiz!
Erdem, dediğimizde başta adalet olmak üzere, basiret, cesaret, nezaket, ölçülülük, toplumculuk gibi evrensel ahlaki değerleri önemsemeyi ve erdemlilik dediğimizde de evrensel ahlaka göre yaşamayı anlıyoruz.
Erdemli olmanın ilk şartı insanın kendi değerlerini sorgulayabilme cesaretini ve namusunu gösterebilmesidir.
Şimdi sizlere soruyorum;
İki Bakanın devir-teslim törenlerinde, Bekir Bozdağ’ın ”üçkağıtçı” mantığıyla yönettiği Genel Kurulda, nezaket, ölçülülük, basiret, evrensel ahlaki değerlerin kırıntısı var mıydı?
Sağlık ve başarı dileklerimle
13 Şubat 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı
SAPITMIŞ BUNLAR
Bir devlet görevlisi, özellikle BAKAN olarak atananlar, devletin temel meselelerinde karara bağlanmış, Anayasa’ya girmiş, Türk Milleti tarafından %93 oyla kabul edilmiş konularda, AYKIRI beyanlarda bulunamaz.
Bu Bakanlar ya Türk Devletinin ve Cumhuriyetimizin Anayasal ve Yasal kararlarına uyacaklar, uymayacaklarsa defolup gideceklerdir.
Erzurum Eski Valisi iken yeni İçişleri Bakanı yapılan kişi şunu söyleyemez;
“İskilipli Atıf Efendi hain değildir. Son devrin (Cumhuriyet Dönemi) din mazlumlarından (!) biridir, ve Allah nezdinde inşallah şehittir.”
Söylerse derhal istifa edip çekip gitmesi gerekir;
İskilipli Atıf; 26 Ocak 1926 tarihinde verilen ve 4 Şubat 1926 infaz edilen
“Hıyanet-i Vataniye Kanunu ve Teali-i İslam Cemiyeti” yüzünden yargılanmış ve idam edilmiştir.”
-Siz kimsiniz ki, Devletimiz kurucularının ve dönemin yargı kararlarını
(TCK Md.55’i tanımıyorsunuz?
-İstiklal Mahkemesi Kararları, kaldırıldı da biz mi bilmiyoruz!
-Siz, Cumhuriyetimizin Kurucu İradesini tanımıyor musunuz?
-Siz, insanlara “Şehitlik” gibi kutsal bir makamı hangi yetkiyle dağıtırsınız!
Biz DOĞRU Partililer, Bu İçişleri Bakanını yok sayıyoruz. Siyasi sorumluluk alındığında mutlaka yargılanacaktır. Hem devletin kayığına binip maaş ve fors alacaksınız, hem de devletin kayığını batırmaya çalışacaksınız!
Yok öyle bir dünya…
Adalet, kutsal bir makamdır. Fakat bu camiada öyle küçük adamlar vardır ki, cüppenin içinde kaybolurlar.
Yeni Bakan, gerek Hakimliği, gerek Bakan Yardımcılığı, Gerek Başsavcılığı sırasında, İstanbul’un tozunu attırdı. Şimdi sıra Türkiye’de!
Bir yerde hukuk işletilmezse, orada “Borsalar oluşur” ve para-rüşvet” her yere bulaşır. Başsavcının öncelikle kendi kapısının önünü temizlemesi gerekmez miydi?
Yeni Adalet Bakanı, aynı zamanda HSK’nın da başkanıdır. Özgür Özel bu kişi ile ilgili olarak HSK’ya 4 adet dosya sunulduğunu ve Bakanın çok sayıda gayrimenkul sahibi olduğunu, 4 adedini başkasının üzerine kaydırdığını açıkladı.
Bu iddialar açıklığa kavuşturulmadan, yeni Bakana o koltuk ya iğneli fıçı olur, ya da Yüce Divana kayarak giden yol olur, yol…
Not; Sadece meraktan soruyorum. Yeni Bakan Askerlik yaptı mı? Yaptıysa nerede yaptı? Bilenler bizi aydınlatırlarsa minnettar kalırız…
Sağlık ve başarı dileklerimle
12 Şubat 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı

















