AKP iktidarı döneminde emekli, Cumhuriyet tarihinde hiç olmadığı kadar bela yaşadı. Neler oldu?
1-) 1980, 1999 ve 2008’de iktidarlar emeklinin aylığını gasp ettiler. 1980 ve 1999’da aylık bağlanma oranlarını yüzde 70’ten 60’lara düşürdüler. AKP ise 2008’de yüzde 35’e düşürdü. Toplamda emekli aylığının yarısı gasp edildi.
2-) AKP iktidara geldiğinde en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde 36 üzerindeydi. 2026’da ise yüzde 22,46 altına düşürüldü.
3-) AKP’nin sefalete sürüklediği emekli, ileri yaşına rağmen yeniden çalışmak zorunda bırakıldı. 2002’de yüzde 36,6 olan çalışan ve iş arayan emekli oranı, Aralık 2024’te yüzde 65,7’ye çıktı. Ocak 2026’da yüzde 70’lere yaklaştı.
4-) AKP iktidarı 2019’da 5510 sayılı SGK Yasası’na ek yaparak “kök aylık” ucubesini yarattı. Emekli aylığı asgari aylığın altında olanların farkı Hazine’den karşılanmaya başlandı. Emekli aylıklarına yapılan gerçek artışlar SGK’ya değil, iktidarların insafına bırakıldı. Emekli, sadaka verilen kitlelere dönüştürüldü.
5-) AKP sadece emekliyi değil, SGK’yı da gözden çıkardı. 2009–2024 arasında SGK’ya destek önemli ölçüde azaltıldı. 2009’da SGK’ye desteğin bütçe harcamalarına oranı yüzde 19, GSYH’ye oranı yüzde 5,3 idi. 2024’te aynı oranlar yüzde 13,9 ve yüzde 3,5’e düştü.
6-) AKP iktidarı, bir yandan Cumhuriyetin ve ulus devletin çimentolarından biri olan SGK’ya desteği zayıflatır, çalışanı emekli olamaz, emekliyi de geçinemez hâle getirirken; bir yandan da emperyalist tehditlerle ve Kemal Derviş operasyonu ile ülkemize sokulan Bireysel Emeklilik Sistemi’ne ve bu sistemin çoğu yabancı olan sigorta şirketlerine, çalışanları zorla üye yapmaya, adım adım SGK’nın altını boşaltmaya çalışmaktadır.
7-) Cumhuriyetin emekçiler ve emekliler için inşa ettiği ucuz tatil tesisleri, 12 Eylül sonrasındaki iktidarlar tarafından düşmanca satıldı, yok edildi. AKP iktidarı da 6 kamu kurumunun ucuz tatil tesisini sattı. 17 kurumun tesisini de satıp kapatacağını ilan etti. Emekli ve emekçi, hem sefalet düzeyine düşürülen aylıkları hem de kendileri için yaratılan tesislerin yok edilmesi sebebiyle tatile gidemez edildi.
1999’da aynı süreyi çalışan, aynı oranda prim ödeyen emekliler arasında ilk keşmekeş başlatıldı. AKP, 2008’de hem SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı emekli aylıkları arasındaki farkları tırmandırdı hem de 1999, 2001, 2007 ve 2009’da emekli olanların aylıkları arasında keşmekeş yarattı.
9-) İntibak yasası gerektiren bu eşitsizlikler yanında, emeklilere kısımlarına göre farklı oranlarda zamlar da uygulandı. Örneğin Ocak 2026’da SSK ve Bağ-Kur emeklisi yüzde 12,19 artış alırken, memur emeklisine yüzde 18,62 uygulandı. Hem emekli aylıklarındaki karmaşa ve aralarındaki uçurum daha da büyütüldü hem de emeklinin birbirine düşeceği ortamın hazırlandığı kuşkusuna yol açtı.
10-) Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 genel seçimi öncesinde “Birinci dereceye gelen tüm memur ve memur emeklilerinin ek göstergeleri 3600’e yükseltilecek” sözü vermesine, ÇSGB Vedat Bilgin’in “kanun teklifi hazır” demesine rağmen ne verilen söz tutuldu ne de yasa teklifi Meclise verildi. Sözler, seçim propagandasının balonuna dönüştü.
11-) Yine söz verilmesine rağmen, memurların aylıklarına eklenen seyyanen ödemeler memur emeklisine verilmedi. Her memur emeklisi Ocak 2026’da 500 bin TL alacaklı oldu.
12-) TÜİK’in enflasyon rakamı oyunları da bunca zulme eklenince, emekli sokağa bile çıkamaz oldu. 2002’de ortalama emekli aylığının kişi başına GSYH’ye oranı yüzde 46,4 iken, 2025’te yüzde 29’a geriledi. 2026 başında bu oran daha da düştü.
13-) Sadece son 6 ayda, gerçek aylığı en düşük emekli aylığı kadar ve daha altında olanların sayısı 907 bin kişi arttı, 4 milyon 917 bin kişiye tırmandı. Ortalama emekli aylığı, asgari emekli aylığına daha da yaklaştırıldı. AKP döneminde Türk milletinin emeklisi, yoksullukta ve sefalette eşitlenmektedir
14-) AKP iktidarı hem emekliyi sefalete sürükledi hem de ev kiralarını tırmandırdı. Bugün emeklinin sadece yüzde 4’ü aylığı ile ev kirası verebilecek durumdadır. Emeklinin tamamı, bırakalım sosyal-kültürel hayatı, ikisi üçü aylıklarını bir araya getirip ev kirasını verse bile ısınma, aydınlanma hatta yiyecek ekmek parası olmayan milyonlar hâlindedir.
AKP iktidarında emekli; ucuz “halk ekmek” kuyruğunda, belediyelerin ucuz “kent lokantası” ve bedava aşevi kuyruklarında beklemektedir. Semt pazarlarında akşam ucuzluğunu kollamaktadır. Gecesi 200 TL olan, banyosu tuvaleti olmayan otel odalarında sağ kalmaya çalışmaktadır. Otobüs terminallerinin banklarında, Marmaray ve metrolarda ısınmaya, uyumaya çalışmaktadır.
15-) AKP iktidarının emeklimize yaklaşımı budur.
Ağlamayana meme yok! Emeklimizi birleşmeye; “emekliye ve emekçiye karşı zulümlerden zulüm beğen iktidarı” olan AKP’ye karşı yasal ve meşru demokratik tepkiyi birlikte göstermeye, emeklinin ve emekçinin gerçek örgütü olan Sosyalist Cumhuriyet Partisi’nde toplanmaya çağırıyoruz.
Milletimizi, emeklilerimizi ve emekçilerimizi dostlukla selamlıyoruz!
Mehmet Akkaya


















