“Yoklukla sınanırken alnı ak olanların, varlık ve güçle sınandığında değerlerini yitirmesi” günümüzdeki 25 yıllık AKP İktidarının düştüğü durumla bire bir örtüşmektedir.
AKP’nin bu ahlaki çöküşünün sebebi, bizzat iktidarın kendi kurduğu yalan düzeninin ahlaki, hukuki ve ekonomik sürdürebilirliğini yitirmiş olmasıdır.
AKP Hareketinin bugün geldiği nokta, vaat ettiği değerlerin tamamının “Tersine” dönüştüğü bir “İdeolojik Bozgun” görünümündedir.
AKP ne yaparsa yapsın, isterse elindeki “Haram Para ile satın alınmış” medya gücünü ahlaksızca kullansın, isterse vatandaşlarımızın iletişim haklarını engellesin, son FON VURGUNUNUN açtığı yarayı kapatamaz.
Neden kapatamaz biliyor musunuz? 25 yılda AKP’liler, dürüstlüklerini kaybettiler, doğru söylemeyi unuttular, samimiyetlerini kaybettiler, umutlarını kaybettiler de ondan kapatamazlar.
Türk Milleti artık AKP’nin gerçek yüzünü net olarak gördü. Siyasette düşmeye başladığınızda, kolayca tekrar yukarı çıkamazsınız.
AKP, FON VURGUNU ile aldığı ölümcül yaranın sonucu başlayan kan kaybını durdurabilmek, teşkilatlarına moral aşılamak için çok sayıda tutuklamalar yapacak, yapsınlar!
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı gibi malları transfer edeceklerdir, etsinler! Ne yaparlarsa yapsınlar, düşükleri soygun-hırsızlık kuyusundan çıkamayacaklardır.
Azizi Türk Milleti;
Siyaset, ilkeler ve inanç üzerine yapılır. Bir siyasetçi, ilkelerini inancını kaybetti ise, o arttık alınıp satılan bir MAL olmuştur. Onun konuşuyor, yürüyor olması, vasfını değiştirmez. Cemil Tugay da artık AKP’nin malıdır…
Cemil Tugay, nereye geldiğini çok yakında anlayacaktır. Kendisi üç günlük beylik (!) uğruna, geçmişini- geleceğini satmıştır. Üzerinde konuşmaya bile değmez! Hele, suratına tükürmeye hiç değmez.
İzmirliler şu sözü çok iyi bilirler!
Bırakın işkembe b.kuyla kaynasın! Ve unutmasın ki, yakında AKP Türk Yargısına hesap verirken, Cemil Efendi de orada olacaktır…
Not;
AKP’ye geçen Belediye Başkanları kadar, bunları aday yapan Genel Başkanlarının ve ekibinin, Türk Milletine söyleyecek tek sözleri yok mu?
Sağlık ve başarı dileklerimle
08 Ekim 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

FON VURGUNUNUN SONU NE OLACAK
Ne mi olacak? Bugüne kadar ne olduysa o olacak!
FETÖ denen CIA elemanı ile işbirliği sonucu, ne olduysa o olacak!
(FETÖ ile iltisaklı diye on binler hapiste! AKP’den 1 tane tutuklu var mı?)
17/25 Aralık hırsızlığında ne olduysa o olacak!
Reza Zarrab ABD’ye kaçırıldı. 4 Bakan toplam 500 Milyon Dolar rüşvet aldı. Çetebaşı Babek Zencani “Türkiye’de 8,5 Milyar Dolar rüşvet dağıttık” dedi.
8 Milyar Doları kimin aldığı bulunamadı. Hırsızlığı belli olan Bakanlardan 1 tane tutuklu yok. Hırsızlar Büyükelçi yapıldı. Hırsızlık paraları geri alınmadı!
Almanya Deniz Feneri e.V davası sonunda ne olduysa yine o olacak!
Hırsızlar suçlarını itiraf ettiler. Almanya’da hapsedildiler. Türkiye’de hırsızlar suçsuz, Savcılar suçlu oldu. Hırsızlar İmparatoru kurtuldu!
Kamu İhale Kanunu yüzlerce kez değiştirildiği halde ne olduysa o olacak!
Tüm Kamu ihaleleri, pazarlık usulü ile yandaşlara peşkeş çekildi.
1’e mal olacak işi, 5’e bitirtip, devleti soydular. Önümüzdeki 25 yılımıza da el koydular.
Ticaret Bakanı, şirketinden Bakanlığa mal aldığı halde ne olduysa o olacak!
Tepkiler üzerine Bakan istifa ettirildi. Ancak idari veya adli bir soruşturma açılmadı. Yolsuzluk kapatıldı.
ÖSYM Sınav Skandallarında, Soru Çalmakta ne olduysa o olacak!.
2010 KPSS-YGS-LGS gibi merkezi sınavlarda, milyonlarca adayın hakkını çalarak, cemaat ve tarikatlara verdiler ve bunları devlet kadrolarına soktular.
İmar Rantları-Özelleştirme-Kamu Arazilerinde ne olduysa o olacak!
Kamu kaynaklarının piyasa değerinin altında belirli gruplara devredilmesi, imar planı değişiklikleriyle kişisel rant yaratılması rezaleti.
Bunlar Türk Milletinin gözleri önünde olmadı mı?
Ana Muhalefet Partisi ve diğer muhalefet partileri, bu yasa tanımazlığa karşı, olması gereken gibi duruş sergileyebildiler mi?
AKP denen Cemaat-Tarikatlardan oluşan suç örgütünün, Türk Devletini yönetmek için değil, devleti ele geçirip, rejimi “Federe İslam Devletine” dönüştürmek için çalıştığını görebildiler mi?
Maalesef göremediler, hala da körlük ve korkaklık devam ediyor.
Türkiye’de normal bir demokratik rejim, bir hukuk devleti varmış gibi davranmakla, sadece AKP’ye zaman kazandırmış olursunuz. Bu hırsız ve yobaz takımıyla tüm Türk Milleti ile birlikte, anlayacakları dilden konuşmak şarttır. Muhalefet bunu yapabilir mi?
Önce ne olduğunu, ülkemizin nereye sürüklendiğini anlarlarsa belki…
Sağlık ve başarılar dilerim
07 Ekim 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN DESTEKLERİYLE
AKP’li Bakanlar, Milletvekilleri, Belediye Başkanları her konuşmalarına şöyle başlarlar; “Sayın Cumhurbaşkanımızın Himmetleriyle” veya “Sn. CB’nının talimatları gereği” gibi!
Bu söylemi “Gelişmiş Demokratik Toplumlarda” duyamaz, göremezsiniz.
Demokratik saygı ve insani ilişkilerin gereğinin dışında bir davranış olmaz.
Fon Dolandırıcısı “Kene Hatun”; Bir görüntülü konuşmasında şöyle diyordu; “Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla, halkımıza hizmetkâr olmak için çalışıyoruz!”
Bunu söyleyen Fon Dolandırıcısı, AKP Genel Başkan Yardımcısı ve CB Erdoğan’ın “Kızım kadar yakınım” dediği biri! Öylesine büyük servet sahibi olmuş ki, yasal yoldan bu serveti edinmesi mümkün değil!
Hayati Yazıcı! AKP Genel Başkan Yardımcısı!
Erdoğan’ın, Belediye Başkanlığı zamanından beri sürekli yanında olan biri, emanetçi Avukatı ve sırdaşı. Oğlu, normal bir insanın bir değil, bin ömür çalışsa edinemeyeceği servetin sahibi olmuş. Böylesine, içinde BANKA bile bulunan serveti edinmek için, 7 sülalesiyle beraber hiç uyumadan gece gündüz bir ömür boyu çalışmaları gerekir. Rahmetli Muhammed Yakut neden öldürülmüştü, bilen var mı?
Eski Başbakan 1000 Ali Yıldırım ( Hollanda’daki en zengin Türk İşadamı)- AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi “Çocukluğu-gençliği çok fakirlik içinde geçmiş. Bu yüzden kendi söylemiyle, ona, (yırtık dondan çıkan Nihat) denirmiş”, Saatçi Zafer/ Eskort Egemen/Boyunsuz Muammer/ TOKİ Erdoğan Bayraktar!
Vee, “Dindar ve Kindar” genç AKP veletleri!
Bunlar, büyüklerinden daha becerikli ve zevk sahibi çıktılar. Özel Jetlerden, Özel Yatlardan, Özel otolardan oluşan garajlardan geçilmiyor. Milyarlarca doları yurt dışına götürdüler ve istiflediler…
AKP’li siyasetçiler böyle de, atadıkları Bakanlar, Bürokratlar nasıl?
Bir Bakanımız var, evlere şenlik! Özgür Özel’in belgeleriyle açıkladığına göre 16 Villası, Yatı olduğu iddia edildi! Bakan yanıt verdi mi? Halka gerekli açıklamayı yaptı mı? Yapmaz mı? Aynen şöyle dedi:
“Sayın CB’ımıza sordum, ne yapayım diye” Bana dedi ki “ Boşver açıklama filan yapma, konuşur konuşur unuturlar…”
Bunların tamamı “Hırsızlık Babadan Oğula Geçer” gibi insanlık dışı bir anlayışın ürünleri olabilir mi? İşin ilginç yönü ise bunların hepsi SABUN gibi!
Savcılar ve Polis bunları yakalayıp içeri atmak istiyor ama, tutulmuyorlar ki!
CB Erdoğan’a soralım bakalım, sesi nereden çıkacak?
Kendisi mi yanıt verir, Avcı Savcılarını mı üzerimize salar, göreceğiz!
Sayın CB Erdoğan, ne kadar talihsiz birisiniz?
En yakınınızdan başlayan ve sizi çepeçevre saran “Hırsız Şebekesi” tarafından kuşatılmışsınız. Şimdilik size dokunamıyorlar! Amma ayağınız bir takılırsa bu şebeke önce sizi satacak ve sizi suçlayacaktır.
Bir Bakanınızın NTV Canlı yayınında dediği gibi, “Biz bir şey yapmadık. Erdoğan ne emir verdiyse onu yaptık. İnanmıyorsanız, oğlu ile yaptığı telefon konuşmalarını bir daha dinleyin!!!
Siyasetin hiç değişmeyen iki kuralı ile yazıyı bağlayalım;
1) Partileri, Partilileri inandırıp yanınıza alabilirsiniz ama toplumu inandıramazsınız. Toplumun saygısını kazanmayan siyasetçi çöptür, çöp…
2) HUKUK, bizleri bir arada tutan en yüce değerdir. Hukuka ihanet ederseniz mutlaka cezalandırılırsınız…
Sağlık ve başarı dileklerimle
06 Ekim 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
