ENKAZ

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Örnek Resim

Taş kırılır, tunç erir ama Türklük ebedidir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

 

Milletçe yoksulluk ve yoksunluk ile yavaş yavaş tükenir, açlıkla terbiye edilirken 6 Şubat 2023 tarihinde saat 04.17’de bilerek ve isteyerek yapılan bir kötülüğe uyandık. 7.7 büyüklüğündeki bir depremle, 10 şehrimizin yerle bir olduğu bir felakete, bir enkaza gözlerimizi açtık. Deprem uzmanlarının bu bölgeyi büyük bir depremin beklediği yönündeki uyarıları, raporları, önlem alınması için çırpınmaları kibir, cehalet ve küstahlık duvarına çarptı.

Akıl ve bilimden yana seslerin hayatımızın her alanında kısılması, yok sayılması ve cezalandırılmasının ağır maliyeti ile karşı karşıyayız.

Deprem Bilimci Naci Görür, Doğu Anadolu Fay hattına defalarca dikkat çekmiş, Maraş’ta deprem olacağını söylemiş, DPT’ye ve TUBİTAK’a sunulmak üzere projeler hazırlamış, tehlikenin büyüklüğüne işaret ederek önlem alınması için çırpınmış ancak uyarıda bulunan diğer bilim adamları gibi o da yok sayılmıştı.

Maden Jeolojisi uzmanı Serkan İçelli (https://www.memleket.com.tr) ve Jeoloji mühendisi Burhan Daş, büyük bir deprem felaketinin her an beklendiğini söyleyerek çırpınan bilim adamları arasında yerini almış, yetkilileri defalarca uyarmıştı.(https.www.sondakika23.com)

 Deprem göz göre göre gelmiş, örgütlü kötülük milletimizi çöp gibi enkazın altına bırakmış ve kaderine terk etmiştir. AKP iktidarı, rant düzenine teslim ettiği şehirler, kağıttan yollar ve hava alanları, kum gibi dağılan hastane ve belediye binaları ile birlikte enkazın altında kalmıştır.

 İnşaat sektörü tatlı karlarıyla yağma düzeninin lokomotif sektörü olmuştur. Gözü dönmüş kar hırsı aklın, bilimin ve coğrafyanın gerçeklerini, yakın geçmişin acı kayıp ve tecrübelerini yok saymıştır.

 İmar planları rant hesapları ile kol kola girmiştir. Kaçak yapılaşma teşvik edilmiş ve ruhsatlandırılmış, yönetmelikler, kanun, kural ve vicdan kovulmuştur. Denetim mekanizmaları rant uğruna yok edilerek, şehirler çürük yapılarla doldurulmuştur. Her yeni af ufuktaki felakete yeni bir katkı sunmuş, rant politikaları güvenli konutlar oluşturulmasının önündeki en büyük engel olmuştur.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Buğra Gökçe, İmar Affına ilişkin açıklamalarında ,’Depremin etkilediği 10 ilimizde deprem olacağı bilinmesine rağmen, 4 yıl önce 294 bin güvensiz, niteliği düşük konut yasal koruma altına alındı. Yani vatandaşlarımız adeta bir saatli bombayla yaşamak zorunda bırakıldı.’ demiştir. (Birgün,10.02.2023)

İktidar, depremin etkisini avantacılığı, yolsuzluğu ve beceriksizliği ile kat be kat büyüterek hayal bile edilemeyecek ölçekte, kuşaklar boyunca acı ve kederle hatırlanacak bir felakete imza atmıştır.

Yaratılan felaketin diğer ayağını Emniyet-Asayiş-Yardımlaşma ifadelerinin kısaltılmış hali olan Emasya Protokolünün kaldırılması oluşturmuştur. Doğal bir felaket anında hızla birliğini, araçlarını teçhizatını hazırlayıp ikmallerini yapan, afetzedelerin barınma, beslenme gibi ihtiyaçlarını karşılayan bir güç yok edilmiş, TSK’nın milletin imdadına yetişmesi engellenmiştir.

 Kendi ordusundan korkan, afet bölgesine ulaşmış yardım kuruluşlarını bekleten, bakanlıklar arasında koordinasyonu sağlayamayan, beceriksizliğinden utanmak yerine hakaret ve tehditler savuran iktidar, can kaybımızın ve acımızın katlanarak artmasına neden olmuş, insanlık suçu işlemiştir.

 Ülkemizin en örgütlü, en disiplinli, her türlü görevi başarıyla tamamlama becerisine sahip, savaşta düşmanla, barışta afetle savaşan ordumuzun bu büyük felakette görev alarak vatandaşın imdadına yetişmesi engellenmiş, felaket seyredilmiş, ’bırakınız ölsünler’ denmiştir.

Akut Vakfı Başkanı Nasuh Mahruki 17 Ağustos depremini hatırlatarak, ’Türk Silahlı Kuvvetleri, Emasya Protokolü’nden aldığı yetki, sorumluluk, görevle depremden hemen sonraki dakikalardan itibaren sahaya çıktı. Askerin böyle bir görevi olduğu için planlaması vardı. Afetlerle mücadele görevi onlardan alınınca plan da ortadan kalktı. Halbuki Hatay’da tugay komutanlığı, Malatya’da 2.Ordu Komutanlığı var’ demiştir. 

İktidarın, TSK başta olmak üzere Cumhuriyet kurumlarına duyduğu patolojik nefret on binlerce canın kurtarılması görev ve sorumluluğunun önüne geçmiştir. 

Milletimiz eşi benzeri olmayan bu büyük felaketi, kötü yönetilen, sayısı, özgüveni ve tecrübesi yeterli olmayan, İmam Hatip ve İlahiyat mezunu eş dostla doldurulmuş AFAD ile göğüslemek zorunda kalmıştır. 

Yüz yılın en büyük felaketini yaşayan cefakar milletimiz üzerine çöken betonla, soğukla, açlık ve kimsesizlikle imtihan edilmiştir. Sığınacak, canını ve malını koruyacak bir devlet bulamamıştır. Birbirine kenetlenerek, birbirine sahip çıkarak büyük bir dayanışma örneği vermiş, millet devlet olmuş, kendi gücünün farkına varmıştır.

Cumhuriyetin 100.yılını kamuculuk ve planlamadan uzaklaşmanın ağır maliyeti, on ilimizde binlerce can kaybı, yıkık şehirler ve hayatını kaybetmiş vatandaşlarımızın sokaklara bırakılmış cesetleriyle karşılıyoruz.

 Depremin 6. gününde enkaz altındaki on binlerce can, betona, dondurucu soğuğa, bilgisizlik, beceriksizlik ve acımasızlığa teslim olmuş, sessizce ölümü beklemektedir.

Devlet aklı yerini bilgisizliğe, küstahlığa, kibir ve şımarıklığa, devlet terbiyesi ise küfür ve hakarete bırakmışken, günler sonra sıkıştığı betondan çıkarılan çocuklar ve gençler yardım ekiplerini teselli ederek sabrın, iradenin ve cesaretin unutulmayacak örneklerini oluşturmuştur. 

Milletimiz elinden gelen yardımı depremzede kardeşlerimize göndererek, yardımları gece gündüz demeden koordine edip doğru yere ulaşmasını sağlayarak müthiş bir olgunluk, dayanışma ve kardeşlik, örneği vermektedir.

On binlerce vatandaşımızı hayattan koparan ve ülkemizin en hassas bölgesini enkaza dönüştüren depremin ekonomik, sosyal, demografik ve siyasi etkisi depremin kendisi kadar büyük olacaktır. iktidar kâğıttan yolları, binaları gibi enkaz altında kalmış, enkazın kendisi olmuş, meşruiyetini kaybetmiştir. Enkazın üzerine çıkan milletimizin değerleri ve asaleti olmuştur.

Mehtap Kaynak

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
ENKAZ

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Sonsöz Gazetesi | İlkeli Gazeteciliğin Yerel Öncüsü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin

Fatal error: Uncaught ErrorException: md5_file(/home/u972896682/domains/sonsoz.net/public_html/wp-content/litespeed/css/85207bb0990a2a5bb19dc2a2da429f6c.css.tmp): failed to open stream: No such file or directory in /home/u972896682/domains/sonsoz.net/public_html/wp-content/plugins/litespeed-cache/src/optimizer.cls.php:130 Stack trace: #0 [internal function]: litespeed_exception_handler(2, 'md5_file(/home/...', '/home/u97289668...', 130, Array) #1 /home/u972896682/domains/sonsoz.net/public_html/wp-content/plugins/litespeed-cache/src/optimizer.cls.php(130): md5_file('/home/u97289668...') #2 /home/u972896682/domains/sonsoz.net/public_html/wp-content/plugins/litespeed-cache/src/optimize.cls.php(837): LiteSpeed\Optimizer->serve('https://sonsoz....', 'css', true, Array) #3 /home/u972896682/domains/sonsoz.net/public_html/wp-content/plugins/litespeed-cache/src/optimize.cls.php(330): LiteSpeed\Optimize->_build_hash_url(Array) #4 /home/u972896682/domains/sonsoz.net/public_html/wp-content/plugins/litespeed-cache/src/optimize.cls.php in /home/u972896682/domains/sonsoz.net/public_html/wp-content/plugins/litespeed-cache/src/optimizer.cls.php on line 130