1. Haberler
  2. DOĞRU Parti
  3. BERLİN’DE OLAN BİZDE YOK!

BERLİN’DE OLAN BİZDE YOK!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Örnek Resim

Bilinen olaydır!
Almanya’da Kral, bir araziyi çok beğenir! Sahibini çağırtır ve satın almak istediğini söyler! Adam “Ben arazimi satmıyorum” deyince, Kral ısrar eder ve “Ben Kral’ım, kime güveniyorsun” der!
Arazi sahibinin yanıtı şöyle olur; “Satmıyorum ısrar etmeyin, kime güvendiğime gelince Berlin’de Hakimler var, onlara güveniyorum” der!
Arazi sahibi olayı yargıya taşır ve davayı kazanır. O gün bugün Almanya’da kendini yasaların üzerinde görenlere hep bu söz söylenir;
“Berlin’de Hakimler var…”

Berlin’de Hakimler var da ya bizde var mı?
AKP’nin 21 yıllık iktidarı sonunda Türk Yargısı o kadar pejmürde hale getirildi, bağımsızlığını o denli kaybetti ki, artık hiç kimse Yargıya güvenmiyor!
AKP önce yargıyı FETÖ’ne bağlamak amacıyla “Anayasa değişikliği” için
2010 referandumuna gitti. Oy çalarak referandumu kabul ettirdi ve,
Yüksek Yargının tamamına yakını FETÖ elemanları tarafından ele geçirildi.

17/25 Hırsızlık-Yolsuzluk-Rüşvet-Sıfırlama rezillikleri ortaya çıkıp, Erdoğan ve FETÖ ortaklığı kanlı bir kavga ile sona erince, 15 Temmuz “kontrollü darbesi” bahane edilerek binlerce Hâkim ve Savcı meslekten atıldı!

16 Nisan 2017 şaibeli (17 İl 104 ilçede 2 milyon oy kaydırdılar. 2,5 milyon mühürsüz zarf geçerli sayıldı) referandum sonucu meslekten atılan binlerce Hâkim-Savcının yerine, AKP teşkilatlarında çalışan Badem Avukatları torpille “Hâkim-Savcı” olarak devlete aldılar. Yazıklar olsun…

Türk Siyasi Tarihinin en büyük yolsuzluk ve hırsızlıkları bu 21 senede yapıldı!
İlkel-cahil-çirkin Bademler, ellerine geçirdikleri devlet gücünü haram servetler elde etmek ve Cumhuriyetin kurucu değerlerini yok etmek için kullandılar.

Çaldıkça şiştiler, şiştikçe çalmaya devam ettiler! Suratları köseleye, mideleri işkembeye döndü! Utanmayı, arlanmayı, helali unuttular!
Gırtlaklarına kadar haram havuzunda debelenip duruyorlar!

“Berlin’de Hâkimler var da bizde niçin yok” diye merak ediyorsanız lütfen şu soruları kendinize sorar mısınız?
-Türkiye’de “Kuvvetler Ayrılığı” var mı?
-Türkiye bir “Hukuk Devleti mi?”
-Türkiye’de Lâiklik ilkesi yürürlükte mi?
-Türkiye örgütlü bir toplum mu?
-Türkiye’de insanların yarısı “Özgür Birey” olmanın sorumluluklarını biliyor mu?
-Türkiye’de özgür basın var mı?
-Türkiye’de “Kişi hak ve özgürlükleri” anayasal teminat altında mı?
-Türkiye’de “Tapunun teminatı” var mı?
-Türkiye’de “Devletin ve Anayasanın” emrinde bir Ordu Komuta Heyeti var mı?
-Türkiye’de “Devletin ve Anayasanın” emrinde MİT ve Emniyet Teşkilatı var mı?
-Türkiye’de 2002 yılındaki Demokrasinin şartları var mı! Ve;
Tüm bunlar olurken, biz demokrasimizi ve geleceğimizi korumak için ne yaptık?
En azından “Yapamazsın”, “Ben bu ülkenin vatandaşı ve söz sahibiyim, buna izin vermem” diye anayasanın bize verdiği egemenlik ve demokratik tepki hakkımızı kullandık mı?
Bizim gibi, uyarı görevini yerine getirenleri, AKP Yargısı karşısında yalnız bırakmadık mı?

Yapmadık, yapamadık değil mi?
Günlük menfaatlerimiz, “Aman bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” deyişimiz, “Çalıyorlar ama çalışıyorlar” diyen ilkelliğimiz, “Bal tutan parmağını yalar” anlayışımız, “Para kazanıyoruz Serdaroğlu, çok sert yazıyorsun” siteminiz ve korkularımız bizi esir aldı, sesimizi bile çıkaramadık değil mi?
Önümüzde bizi bekleyen tehlikeyi görmeden, tedbir almadan, köle gibi yaşamaya, yaşamak mı diyoruz?

Badem, aynen 15 Temmuz’daki “Bu bize tavrının bir lütfudur” anlayışıyla hareket ediyor. Bir taraftan Olağanüstü Hal ilan ediyor, diğer taraftan toplumsal olaylardan korktuğu için Üniversiteleri kapatıyor!
Sığınmacıların yaptığı yağmayı Ohal ile önleyeceğiz diyor, diğer taraftan sınırlarımızdan yüz binlerce yeni sığınmacıyı ülkeye alıyor. Büyük bir emperyal plana uyum gösterip, ülkemizi bir istilaya açmaya çalışıyor.
Yaklaşan tehlikeyi okumaktan aciz bir muhalefet, “Seccademi koyup namazımı kıldığım her yer benim için vatandır” diyen Yobazlar, Türk Milletini felakete sürüklüyor.

“Taksi rampa aşağı giderken freni patlamış, hızla aşağıya doğru iniyor!
Kayserili müşteri bağırır; Durdur şu arabayı!
Şoför panik içinde; Durduramıyorum, frenler patladı!
Kayserili müşteri; O zaman taksimetreyi kapat!”

Halimiz ayniyle vaki böyledir, vesselam…

Sağlık ve başarı dileklerimle

13 Şubat 2023
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
BERLİN’DE OLAN BİZDE YOK!

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Sonsöz Gazetesi | İlkeli Gazeteciliğin Yerel Öncüsü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin