1. Haberler
  2. Dünya
  3. 23 Nisan, Tarihte Yeni Bir Sayfa ve ATATÜRK

23 Nisan, Tarihte Yeni Bir Sayfa ve ATATÜRK

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Örnek Resim

Ülkemizin ve yavru vatan KKTC’nin en önemli millî bayramlarından biri, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’dır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından, meclisin açılış günü anısına çocuklara hediye olarak verilmiştir. Büyük Millet Meclisinin 1920’de Ankara’da açılması, Türk milletinin kendi azim ve kararıyla kurduğu yeni devletin tüm dünyaya ilan edilmesiydi. TBMM, 23 Nisan 1921 tarihindeki meclis oturumunda almış olduğu kararla yeni devletin ilk bayramı olarak meclisin açılış gününü Millî Bayram ilan etmiş, bu karar, Resmî Gazetenin 2 Mayıs 1921 tarihli ve 13 sayılı nüshası ile de duyurulmuştur (TBMM/ Zabıt Ceridesi, 23.4.1921).

23 Nisan, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini oluşturan ulusal egemenlik ve bağımsızlığı ifade eden önemli bir gündür. TBMM bugün açılmış ve egemenlik hakkı halkın olmuştur. Egemenlik yeni kurulan bu meclisle birlikte milletin eline geçmiş ve meclis ülkeyi yönetecek ve idare edecek hükümeti bu meclisten çıkarmıştır. Ülkeyi işgal eden devletlere karşı millî orduyu, bu meclisten seçilen hükümet kurmuş ve İstiklal Savaşı’nı yapmıştır. “Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir” ifadesi bu yıllarda dile getirilmiş olan ve bir taraftan yeni başlatılan İstiklal Savaşı’nın haklılığını, diğer taraftan da savaş sonrasında tesis edilmesi istenilen yeni devletin bağımsız, demokratik ve cumhuriyetçi yapısını belirlemiştir. Egemenlik hakkının, halkı oluşturan çok çeşitli sınıf, grup, menfaat ve çıkar yanlılarının değil tamamıyla millete ait olacağı bu devlet şeklinde, halk egemenliğini seçeceği mebuslar eliyle “meclis” te kullanacak ve kendisi için gerekli olan siyaseti uygulayacaktı.

TBMM’nin Açılışı ve Millî Bayramın İlanı

Mustafa Kemal ve arkadaşları, 23 Nisan 1920 tarihinde TBMM’nin açılışını sağlayarak hiç zaman kaybetmeden devleti demokratik ve anayasaya dayalı bir zemine oturtmak için girişilen faaliyetler, meclisin kurulmasından tam dokuz ay sonra, 20 Ocak 1921 tarihinde, ilk anayasanın kabul edilmesiyle sonuçlanmıştır. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin ilan edilmesinden önce uygulamaya konulmuş olan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk anayasası olarak kabul edilen 1921 Anayasası’nın birinci maddesinde; hâkimiyetin kayıtsız ve şartsız milletin olduğu, yönetim usulünün halkın kendi kaderini bizzat ve fiilen yönetmesi esasına dayandığı hükmüne yer verilmiştir. TBMM’de kürsünün arkasına da “Hâkimiyet kayıtsız, şartsız milletindir” yazısının bulunduğu levha asılmıştır (Turhan, 2011, s. 1).

Türkiye Cumhuriyeti’nin temel yönetim yapısı, ulusal egemenliktir. Özgürlüğün, eşitliğin ve adaletin yegâne kaynağı milletin kayıtsız şartsız egemenliğidir. Çocuklarımız milletimizin geleceği ve aydınlık yarınlarıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlık yarınları, yarının büyükleri olan çocukların görüşleri ve çalışma azimleri ile şekillenecektir. Meclisin toplanması ve kurulması ile millet egemenliği fiilen uygulamaya ve yürürlüğe geçirilmiş, bu önemli ve anlamlı gün, millet egemenliğini ilelebet muhafaza edecek olan çocuklara Atatürk tɑrɑfındɑn hediye edilmiştir. Bu bayram tüm dünyada bir başka benzeri olmayan tarzda farklı iki ayrı özelliği bir arada taşıyan millî bayramdır. Bu iki önemli husus milletimiz ve geleceğimiz olan çocuklarımızdır (Dünya Bülteni, 2019, s. 1).

1921 tarihinde kabul edilen 23 Nisan Millî Bayramı ile Ankara’da 1922 yılında yapılan ilk kutlamalardan itibaren çocuklar, ön saflarda bulunmaya başlamıştır. Millet egemenliğine dayanan devlet şekli olan Cumhuriyet ise 29 Ekim 1923’te ilan edilmiş, Cumhuriyet yönetiminde egemenlik yetkisinin TBMM’de olduğu, bu yetkinin yürütme organı (Bakanlar Kurulu ve Cumhurbaşkanlığı) ve bağımsız yargı aracılığı ile kullanılacağı ortaya konmuştur.

Millî Bayram ile Millî Hâkimiyet Bayramlarının Birleştirilmesi, Himaye-i Etfal Cemiyetinin Faaliyetleri

Önemli millî bayramlarımızdan olan Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ortaya çıkışı, iki ayrı resmî bayramın bir araya gelmesiyle olmuştur. Bu farklı bayramlardan birisi 1 Kasım 1922 tarihinde padişahlık ve saltanatın kaldırılması sonrası meclisin tek yasal güç olmasıyla birlikte ilan edilen Millî Hâkimiyet Bayramı, diğeri de TBMM’nin açılış tarihi olan ve cuma gününe denk gelen 23 Nisan 1920 tarihinde ilan edilen Millî Bayram’dır. 23 Nisan Millî Bayramı ile 1 Kasım başlangıçta ayrı bayramlar olarak kutlanırken 1935 yılında birleşmişlerdir. 1927 yılında Atatürk’ün himayesindeki Etfal Cemiyetinin1 23 Nisan’ın Çocuk Bayramı olması hakkındaki önerisinin uygun karşılanması ile bu Millî Bayram, 1926-1927’den sonra geleceğimizin teminatı olan küçüklerin, Çocuk Bayramı olarak anılmaya başlanmış ve bu bayramların 1935 yılında birleştirilmesiyle de 23 Nisan Millî Bayramının adı değiştirilerek Millî Hâkimiyet ve Çocuk Bayramı olmuştur (Akın, 1997, s. 91-92).

Bayramın tarihinin kavranabilmesi için, bu bayramın adını aldığı, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ifadesindeki Millî Hâkimiyet ve Çocuk Bayramı sözlerinin ayrı ayrı ortaya konması gerekir. 23 Nisan 1920 tarihi TBMM’nin Ankara’da kurulduğu tarihtir. 13 sayılı 2 Mayıs 1921 tarihli Resmî Gazete’nin “23 Nisan Gününün Millî Bayram Addi Hakkında Kanun” ile millî bayram ilan edilmiştir (Kanun; TBMM Arşivi/Düstur, yıl 1921, s. 21). Söz konusu kanunda millî iradenin sembolü, TBMM’nin açılış günü olan 23 Nisan 1920 Cuma gününün millî bayram olduğunu ifade etmiştir (TBMM/Zabıt Ceridesi. 1921, 29-34). Kanunun içeriğinden de anlaşılacağı gibi TBMM bu ilkeye dayanmasına rağmen çıkarılan kanunda millî hâkimiyet ifadesi yer almamıştır. Sonuçta bu daha ileri bir tarihte saltanatın lağvedilmesi ile ilişkilendirilecektir. Saltanat, 1 Kasım 1922 tarihinde lağvedilince 1 Kasım tarihleri bundan sonra Millî Hâkimiyet Bayramı olarak ilan edilmiştir (Akın, 1997, s. 92).

1 Kasım 1922, “Millî Hâkimiyet Bayramı” olması nedeniyle 1922 tarihini müteakip TBMM’nin açılış yıldönümleri, bu bayram olarak da idrak edilmiş, zamanla 1 Kasım günleri bu özelliğini yitirmiş ve 1935 yılında iki bayram birleştirilerek 23 Nisan Millî Hâkimiyet Bayramı olmuştur.

“Millî Hâkimiyet” ile “Çocuk Bayramı” ifadelerinin ayrı bir anlam ve önemi vardır. Çocuk Bayramı, Millî Bayram kavramının haricinde gelişme göstermiştir. Himaye-i Etfal Cemiyeti, kimsesiz çocuklara hem gelir elde etmek hem de tanıtım amacıyla 23 Nisan 1927 tarihindeki bayram kutlamalarını ilk defa coşkulu bir şekilde kutlamış ve daha sonraki yıllarda aynı anlayışla kutlanmaya devam edilmiştir. Bu bayramın doğuşunda, Himaye-i Etfal Cemiyeti’ne gelir temin etme fikri önemli bir rol oynamıştır. Himaye-i Etfal Cemiyeti yetim, öksüz ve kimsesiz çocuklar için yapılacak çeşitli yardım, bağış ve maddi gelirleri çoğaltmak maksadıyla 23 Nisan günü ve bu günün haftasında gayret ve çalışmalarını oldukça artırmıştır. 23 Nisan 1923 tarihinde o zamanki adıyla Himaye-i Etfal Cemiyeti adına basılmış posta pulları konu ile ilgili o döneme ait tarihî belge niteliğindedir. Millî Bayram törenlerinde pulların satışından elde edilen gelir ile yetim, öksüz ve kimsesiz çocukların ihtiyaçlarının karşılanması istenmiştir (TBMM/ Zabıt Ceridesi, 1921, s. 29-34).2 Bu maksatla Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin

1 İstanbul’da 6 Mart 1917 tarihinde kurulan Himaye-i Etfal Cemiyeti ve I. Dünya Savaşı ve sonrasında şehit, esir, kayıp ve çok çeşitli nedenlerle hayatını kaybedenlerin çocukları ile aynı zamanda kimsesiz, yetim ve öksüz çocuklara önemli yardımlarda bulunmuştu. 30 Haziran 1921 tarihinde, Millî Mücadele döneminde TBMM üyelerinin gayretiyle, daha önceki savaşlar ile İstiklal Savaşı’nda yetim, öksüz ve kimsesiz çocuklara sahip çıkılması, barınması, korunması ve yetiştirilmesi amacıyla Ankara’da faaliyetlerine başlayarak devam etmiştir.

2 Himaye-i Etfal Cemiyeti (HEC) Başkanı ve Bolu Mebusu (sonra Kırklareli Milletvekili) Dr. Fuad Umay Bey ve beş arkadaşı bu amaca yönelik olarak TBMM’ye 4 Şubat 1922 tarihinde yasa teklifi vermiştir. Yasa teklifi, kanun olarak Meclis Genel Kurulundan geçmemiş ancak Meclis’in onayı ile yazışma kartpostalları ve zarflardan belli bir

Pulları, Posta ve Telgraf Müdürlüğünce 23 Nisan 1923 tarihinde hazırlanarak satışa sunulmuştur. 1924 yılında neşredilen gazetelerden Hâkimiyet-i Millîye gazetesinin 23 Nisan tarihindeki nüshasında “Bugün Yavruların Rozet Bayramıdır” manşetiyle Türk Milleti bu kuruma yardım, bağış ve hibe gibi yollarla maddi gelir teminine davet edilmiştir. Himaye-i Etfal Cemiyeti bu kararı halka şöyle duyurmuştur:

“Millet Meclisimizle millî devletimizin Ankara’da ilk teşkil günü olan 23 Nisan Millî Bayramı, Cemiyetimizce çocuk günü olarak tespit edilmiştir. Bize yeni bir vatan ve yeni bir tarih yaratıp bırakan mübarek şehitlerle fedakâr gazilerin yavruları fakir ve ıstırabın evlatları ve nihayet alelıtlak bütün muhtac- ı himaye-i vatan çocukları namına milletin şefkatli ve alicenap hissiyatına müracaat ediyoruz. Kadın, erkek, genç, ihtiyar hatta vakti ve hali müsait çocuklardan mini mini vatandaşlar için yardım bekliyoruz. Her sayfası başka bir şan ve başarı ile dalgalanan milletimizin, yarın azami derecede yardımlaşma göstermekle beraber, çocuk gününün adına yakışır şekilde neşeli ve parlak geçirilmesi için aynı derecede alaka ve destek göstereceğinden emin olan Himaye-i Etfal Cemiyeti, şimdiden şükranlarını arz eder” (Tarih ve Toplum Dergisi, 1987, s. 48).

23 Nisan’ın Çocuk Bayramı Hâline Gelmesi

Himaye-i Etfal Cemiyetinin Ulusal Egemenlik Bayramı vasıtasıyla yardım alma faaliyetleri, ilk defa 23 Nisan gününün çocuklarla anılmaya başlamasını sağlamıştır (Hâkimiyeti Millîye, 1923, s. 1). 1922’de Millî Hâkimiyet Bayramı’nın Ankara’da yapılan kutlamalarında, çocukların ön saflarda görünmesiyle beraber Meclis Başkanı Mustafa Kemal’in himaye ve yardımlarını arkasına alan Himaye-i Etfal Cemiyeti, 23 Nisan 1923 gününde çocuklar için yardım almaya ve bağış toplamaya başlamıştır.

Kurtuluş Savaşı’nda ülkenin düşman istilasından kurtarılmasının da tesiriyle Hâkimiyet- i Millîye Bayramı, 23 Nisan 1923 yılında daha coşkulu bir şekilde kutlanmıştı. Ankaralıların neredeyse tamamına yakın kısmı, Meclis bahçesinde ve cadde üzerinde yapılan şenlik ve törenlere katılmıştı. Bu bayramdaki törenlerde çocuklar ve öğrenciler, resmigeçit yaparak kutlamalara coşku ve heyecan katmışlardır. Mecliste yapılan bayram merasiminde, Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin kurucularından olan ve başkanlığını yapan Kırklareli Milletvekili Dr. Fuad Umay’ın da katılması, cemiyete ve çocuklara verilen önemi göstermişti (Hâkimiyeti Millîye, 1923). Cumhurbaşkanının eşi Latife Hanım’ın 23 Nisan 1924 tarihinde icra edilen törenlere, Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin temsilcisi olarak iştirak etmesi, ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün de Himaye-i Etfal Cemiyeti’ni çok desteklemesi ile bu anlamlı güne ücret alınması ve HEC’e verilmesi Posta ve Telgraf Genel Müdürlüğüne bildirilmiştir.

1925’leri müteakiben “Hâkimiyet-i Millîye Bayramı” adının yanında halkın arasında yaygın bir ifade olan Çocuk Bayramı adı da sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır (Özçelik, 2011, s. 268-269).

1925 yılının 23 Nisan sayısında çıkan Hâkimiyet-i Millîye gazetesinde Ahmet Ağaoğlu, “Fakir Çocukları Unutmayalım” başlıklı yazısında, toplumun gelecek nesle karşı ilgisiz kalmaması gerektiğini, Avrupa ve Amerika’da bulunan devletlerle birlikte hareket eden yardım cemiyetlerinin de kimsesiz ve yetim çocuklara sahip çıkmakta olduklarını, bizde bunun benzeri olan Himaye-i Etfal Cemiyetinin desteklenmesi ve himaye edilmesi gerektiğini, bayram günleri özellikle bu cemiyetin rozetlerinin göğüslere takılmasını, bunun vatani bir vazife olarak görülmesini, unutulmaması gereken hususun bu küçük rozetlere verilen her kuruşun yetim, fakir, kimsesiz, biçare, mahzun vatan evlatlarına sahip çıkılmasına, himaye ve korunmasına sarf olunacağını ifade etmiş ve Türk milletini bu cemiyete yardıma çağırmıştır (Hâkimiyet-i Millîye, 1924, s. 1).

1925 yılında icra edilen anma etkinlikleri ve törenlerde Çocuk Günü olarak kutlanan, 1926’lardan sonra ise halkın arasında ve günlük hayatta Çocuk Bayramı olarak algılanmaya ve kabul edilmeye başlanmış olan bu anlamlı gün hakkında “Millî Hâkimiyet Bayramı” yerine genelde halk arasında “Çocuk Bayramı” terimi de oldukça yaygın bir şekilde ifade edilmeye başlanmıştır (Hürriyet, 2016, s. 1).

Hâkimiyet-i Millîye gazetesinin 1926 yılının 23 Nisan sayısında, Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin 23 Nisan’ı “Çocuklar Günü” olarak kabul ettiği belirtilmiş, çok çeşitli mesleklere sahip esnafın bugün elde edecekleri günlük gelir ve hasılatın bir kısmını Himaye-i Etfal Cemiyeti’ne bağışlayacakları ifade edilmiştir. Böylece Cemiyetin girişimi ile bugünün hem kimsesiz çocuklara yardım günü hem de çocukların bayram günü olarak anılması, bu yardım ve dayanışma gününün Çocuk Günü olarak belirlenmesi sağlanmıştır. 1927 yılının anma gününde, Himaye-i Etfal Cemiyeti yönetim kurulunca alınan karar gereği, Çocuk Günü olarak adlandırılan bu bayramın, “Çocuk Bayramı” olarak kutlanması önerilmiştir (Akın, 1990, s. 92).

1927 yılındaki yapılan 23 Nisan törenleri, ilk Cumhurbaşkanı Atatürk’ün himayesinde çeşitli oyun ve gösterilerle kutlanmıştır. 1927’den önceki 23 Nisan günlerinde çocuklar için düzenlenen anma etkinlikleri, Çocuk Günü ve Çocuk Bayramı terimleri ile ifade edilse de “Çocuk Bayramı” olarak adlandırılsa da ilk defa ülke çapında ve geniş anlamda tüm resmî devlet kurumlarının, okulların katılımı ile Çocuk Bayramı törenleri ve kutlamaları 1927 yılının 23 Nisan gününde uygulanmıştır (Akın, 1997, s. 92).

Himaye-i Etfal Cemiyeti’ne yapılan yardım ve bağışların, 23 Nisan bayramları ile aynı günde olması nedeniyle 22 Nisan günü gazete manşetlerinde, “Yarın Hâkimiyet-i Millîye Bayramıdır” diye halka hatırlatılmış ve kimsesiz çocuklara yardım yapılması talep edilmiştir (Akşam,1927, s. 1).

1927 yılında 23 Nisan günü yapılan kutlamalar sırasında Atatürk çocuklara makamına ait bir arabasını vermiş ve Cumhurbaşkanlığı Bandosu, Çocuk Sarayı olarak adlandırılan binada çocuklara yönelik konser vermiştir. Aynı yıl Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin binası ilk defa Ankara’da “Çocuk Sarayı” hâline getirilmiş ve icra edilen “Çocuk Balosu’na” davet edilen İsmet İnönü’nün kendi çocukları da iştirak etmiştir (Tarih ve Toplum Dergisi, 1987, s. 48). Çocuk Bayramı vasıtasıyla bir yandan kamuoyuna duyurulmak suretiyle çocuklara yardım ve gelir oluşturma gayesi amaçlanmış diğer yandan da çocuklara hoşça zamanlar ve güzel bir gün yaşatma amacı hedeflenmişti. Atatürk’ün de iştirak ettiği Evkaf Otelinde o sene geniş anlamda icra edilen kutlamalar kapsamında “Himaye-i Etfal (Çocuk) Balosu” verilmiş, bu balo, o zamana kadar yapılan baloların en şahane ve en güzel balosu olmuş ve Himaye-i Etfal Cemiyetine on bin lira bağış ve gelir toplanmıştı (Türk Çocuğu, 1927).

1928 yılındaki törenler için Cemiyet Başkanı Fuad Bey’in (Akın, 1990) 4 teklifi ve “Himaye-i Etfal Cemiyeti Yönetim Kurulu” kararı ile geniş içerikli anma etkinliği düzenlenmiştir (Umay, 1950, s. 34). Gazetelere verilen ilanlar ve yapılan duyurularla halkın tamamı Himaye-i Etfal Cemiyetince düzenlenecek ve icra edilecek şenliklere, oyunlara ve gösterilere katılmaya davet edilmiştir. Himaye-i Etfal Cemiyeti ve şubeleri, muhtelif törenler ve kır gezileri düzenleyerek çocukların eğlenmelerini, hoşça vakit geçirmelerini sağlamıştır. Törenler esnasında çocuklara çeşitli hediyeler ve oyuncaklar dağıtılmış, tertip edilen Çocuk Alaylarına kalabalık çocuklu aileler kabul edilmiş, sağlıklı ve eğitimli nesiller yetiştirmek amacıyla Gürbüz Çocuk (Akın, 1997, s. 92) adında yarışmalar icra edilmiştir.

İsmet İnönü’nün oğlu Erdal İnönü 1926 yılında Gürbüz Çocuğu yarışmalarında birinci olmuştur. Bu süreçte çocukların ön saflarda bulunmalarının, ön plana çıkarılmalarının sebeplerinden birisi de ülke nüfusunun artırılmak istenmesi düşüncesidir. Aslında doğum sayılarının yükselmiş olmasına rağmen çocuklarda görülen vefat oranları da çok yüksek düzeyde bulunmakta, bu durum nüfus artışının hızını kesen mühim bir engel oluşturmaktaydı. Bu gelişmeler ışığında çocuk sağlığı, çocuk gelişimi ve çocukların eğitimi gündemde daha fazla yer almaya başlamış ve çocuk meselesinin önemi gittikçe artmıştır. Çocuk konularına karşı artan yoğun ilginin bir sonucu olarak da 1929 yılını takiben bu bayrama olan ilgi de artmıştır (Akın, 1997, s. 93).

Ülkede, Çocuk Bayramı’nın daha çok genişletilmesi ve çocuk konularına halkın farkındalığının artırılması maksadıyla Himaye-i Etfal Cemiyeti tarafından 1929 yılının 23 ile 30 Nisan tarihleri arası “Çocuk Haftası” ilan edilmişti. 1929 tarihine kadar yalnız bir gün icra edilen anma ve törenler, bir haftaya yaygınlaştırılarak çeşitli oyun ve gösterilerle kutlanmıştır. Millî Bayram günü ise daha önce olduğu gibi 23 Nisan günlerinde kutlanmıştır. 1929 yılında Çocuk Bayramı Atatürk’ün ve hükümetin de yardımları ile kutlamaların ve etkinliklerin yapılacağı süre “Çocuk Haftasıadıyla yedi gün olarak belirlenmiş, yapılan kutlama ve törenlerde Türk Ocaklarına daha fazla görev ve sorumluluk verilmiştir. Maarif Teşkilatının (Eğitim Bakanlığının) da okullarda öğrenime ara vererek tüm öğrencilerin bayrama katılımını sağlaması sayesinde Çocuk Bayramı, tüm şehirlerde ve ülkenin her yerinde farklı anma etkinlikleri ve gösterilerle coşkuyla anılmaya başlanmıştır (Akın, 1997, s. 93).

Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin 1929 yılının Çocuk Haftasında yaptığı çalışmalar, önceki 23 Nisanlarda olduğu gibi ön saflara çıkarılmış ve gazetelerin manşet haberlerinde, içinde bulunulan Çocuk Haftasında eğer Himaye-i Etfal Cemiyetine yardım edilecek olunursa vatanın geleceğine en büyük bir kuvvet verilmiş olunacağını, Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin son dört senede 257.361 çocuğa yardım ettiğini duyurmuştur. Cemiyet bunlara benzer ifadelerle milletten cemiyete gelir, yardım ve bağış talebinde bulunmuştur (Özçelik, 2011, s. 277).

23 Nisan kutlamaları 1929 yılını müteakip Çocuk Haftası olarak kutlanmaya başlanmış, çocukların problemlerinin çok fazla miktarda gündeme konulduğu, çocuklara ilgi gösterildiği, çocuklara yönelik oyun ve gösterilerin yapıldığı ve tüm halkın sevgi ve coşkuyla kutladığı bir bayram haline dönüştürülmüştür. 1929 yılındaki bayram kutlamalarında Çocuk Balosu, Ankara Palas binasında Atatürk’ün nezaret, destek ve yardımlarıyla gerçekleştirilmiştir (Akın, 1997, s. 93).

1929 yılı ve müteakip yıllarda bu bayramın halkımız tarafından bir çocuk bayramı olarak benimsendiği ve kabul edildiği görülmüştür. Çocuk Haftası olarak en geniş ve yaygın kutlamaların yapıldığı yıl 1929 yılı olmuştur. 24 Nisan 1929 tarihinde gazete haberlerinde, çocukların dün andıkları bayramlarının büyük bir heyecanla kutlandığı duyurulmuştur. Gazetelerde yer alan haberler, Çocuk Bayramının nasıl bir heyecan ve coşkuyla anıldığını göstermiştir. (Cumhuriyet, 1929, s. 1). Başyazar Yunus Nadi Bey (Cumhuriyet gazetesinden) yazısında, Türk İnkılâp Tarihi’nin en önemli meselesinin çocuk meselesi olduğunu, onların meselesinin halledildiği gün, Türk tarihine ebediyet verildiği gün olacağını, kendisinin Çocuk Haftası dolayısıyla Türklüğün geleceğini okuduğunu, çocuklar hakkındaki konuların ve sorunların Türkiye için çok önemli olduğunu vurgulamıştır (Cumhuriyet, 1929, s. 1).

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
23 Nisan, Tarihte Yeni Bir Sayfa ve ATATÜRK

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Sonsöz Gazetesi | İlkeli Gazeteciliğin Yerel Öncüsü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin