Özel hastanedeki yoğun bakım ünitesine yatırılan 12 bebeğin ihmalden ölmesine neden olan çete hakkında iddianame hazırlandı. 47 şüphelinin yer aldığı iddianamede Doktor Fırat Sarı’ya 266 yıl hapis cezası istendi.

İstanbul’da gerek olmadığı halde özel hastanedeki yoğun bakım ünitesine yatırılan 12 bebeğin ihmalden öldüğü iddiasına ilişkin bir süre önce soruşturma başlatılmıştı. Soruşturmayı yürüten savcı Y.E. ise makamında tehdit edilmişti. Olayla ilgili Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. 47 şüpheli hakkında iddianame Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlandı. Hazırlanan iddianamede şüphelilerin bebekleri nasıl anlaşmalı hastanelere sevk ettikleri telefon görüşmeleri de yer aldı. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin değerlendirme aşamasında olan iddianame kabul edilmesi halinde şüphelilerin önümüzdeki günlerde yargılanmasına başlanacak.
‘Bebeklerin hastaneye sevk süreci’
İddianamede, Dr. Fırat Sarı, çalışanı Dr. İlker G. ile anlaşmalı oldukları özel hastanelere bebeklerin sevki için 112 Acil Çağrı Merkezi ambulans şoförü olan Gıyasettin M. Ö., hasta sevklerini yapan Fehmi A. ve il dışı hasta sevklerini yapan Serdar Y. ile ortaklaşa hareket ettikleri aktarıldı. Esenyurt Belediye Başkanlığı Sağlık Hizmetlerinde çalışan Renas K. ile birlikte özel hastanelerde doğup tedavisinin yoğunluktan dolayı başka hastanelerde yapılması uygun görülen bebek hastaları kurmuş oldukları suç örgütü sayesinde keşfedip, kendi anlaşmalı oldukları hastanelere tedavi için gönderdikleri anlaşıldı. Bebek hastanın ailesini ikna ettikten sonra bebek hasta için tedavi red denilen işlemi yapıldığı ve 112 Acil Çağrı Merkezinden provizyon numarası alınmadan ilk kez bir hastaneye sevk ediliyor gibi gösterilerek örgüt içinde anlaşmalı olan hastanelerin birine Acil servisten giriş yapılmasını sağlayıp maddi menfaat temin ettikleri aktarıldı. Hekimin hasta için düzenlemiş olduğu epikriz raporunda EK-3 ve EK-7 raporları doldurulur, hastanenin ASKOM personeline bildirilir, akabinde Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığı (KHHB) 112 Koordinasyon Merkezinden talep oluşturulduktan sonra provizyon numarası alınarak 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğüne daha önceden bildirilen ve uygun tedaviyi yapabilecek donanıma haiz olan özel hastanelere nakil gerçekleştirilir. Bu işlem belli bir düzene ve sıraya göre yapılarak her hastaneye aynı oranda hasta sevki yapılmasını sağlayarak rekabet koşullarına aykırı hareket edilmesini de önlemeye çalışıldığı aktarıldı.
‘Öldürsem dert’
İddianamede, özel hastanelerden birinde hemşire olarak görev yapan şüpheli Mehtap S. ile örgüt üyesi şüpheli Hasan Basri G. arasında yapılan görüşmede, Hasan Basri G.’nin “Mehtap çocuğu öldür, 50 satürasyonlu çocuk mu olur” dediği, hemşire Mehtap S.’nin ise “Öldüreceğim de öldürsem de bir dert biliyorsun yani” dediği anlaşıldı.
‘Bastılar’
Örgüt lideri olan doktor Fırat S. ile şüpheli Ceren Hatice K. arasında yapılan görüşmede, Ceren Hatice K.’nın “Hocam bakanlıktan denetime geldiler. Bastılar öyle bildiğiniz şu an basamakları masamakları her şeyi kontrol ediyorlar ve benim 28 hastam var. Yani 23 normalde ya buranın hasta sayısı o yüzden” demesi üzerine Fırat S.’nin ise “Tamam taburcuların var zaten bugün taburcu edeceğin 3 hastan yok mu? Taburculukları ayarla” şeklinde cevap verdiği belirtildi.
Yenidoğan çetesi soruşturmasının 18 aylık kronolojisi
CİMER üzerinden İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne gelen ihbarın 21 Mayıs 2023’te Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne gönderilmesi üzerine Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı.
Fotoğraf: Cemal Yurttaş/AA
İstanbul
İstanbul’da, 112 Acil Çağrı Merkezi’nde çalışan kişilerle ortak hareket ederek, bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç elde ettikleri öne sürülen 22’si tutuklu 47 şüpheliye ilişkin soruşturmada iddianame hazırlandı.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne 27 Mart 2023’te söz konusu olayla ilgili CİMER üzerinden ihbar geldi.
İhbarın 21 Mayıs 2023’te Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne gönderilmesi üzerine Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı.

Söz konusu çalışmalar kapsamında 28 Eylül 2023’te İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünce il genelindeki tüm kamu, özel ve vakıf üniversitesi sağlık tesislerine olağan/olağan dışı yenidoğan yoğun bakım denetimlerinde temin edilen bilgi ve belgelerin (tutanak, epikriz, gözlem formu, tahlil, tetkik, hasta dosyaları vb.) incelenmesi, değerlendirilmesi, karara bağlanması, münferit veya ortak rapor hazırlanması amacıyla “Yenidoğan Yoğun Bakım Denetim Değerlendirme Komisyonu” kurulması istendi.
Yine soruşturma kapsamında şüphelilerin kimlik ve adreslerinin tespiti yapılıp mağdur ve tanıkların ifadeleri alındı. İlgili kurumlardan da evrak ve bilgi istenilen soruşturmada somut delillerin toplanmasının ardından harekete geçildi.
26 Nisan 2024’te İstanbul ve Tekirdağ’da, kimlikleri belirlenen şüphelileri yakalamak için eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda toplam 47 kişi gözaltına alınırken, 22’si tutuklandı, ayrıca tanık ve mağdur ifadeleri alındı.
Mayıs ayında, söz konusu özel hastanelerden Medilife Sağlık Hizmetleri Hastanesinin faaliyeti askıya alındı.
23 Ağustos’ta Sağlık Bakanlığı Müfettişliğince hazırlanan uzman görüşü raporunda, çocuk hekiminin, pratikte hemşirenin izlemine bırakılan yenidoğan bebeklerin yüzde 90’ının hayat haklarının ellerinden alındığı da raporda yer aldı.
30 Ağustos’ta tutuklu şüphelilerin avukatı Aylin Arslantatar, soruşturmayı yürüten Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Savcısı Y.E’yi aradı ve daha sonra makam odasına giderek hakkında suikast planlandığını, babasına ve annesine zarar verileceğini söyledi.
Savcı Y.E, bunun üzerine bünyesinde görev yaptığı Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulundu, soruşturma başlatıldı. Sonrasında Avukat Aylin Arslantatar ve Mustafa Kemal Zengin’in savcıyla görüşmeyi talep etmesi üzerine, mahkemeden alınan izinle makam odasına kayıt cihazı yerleştirilerek, görüşme kayıt altına alındı.
Soruşturma sürecinde, eylül ayında ise Bağcılar Özel Şafak Hastanesinin faaliyeti askıya alındı.
9 Ekim’de soruşturmasını tamamlayan Savcı Y.E. fezlekesini hazırladı.
Fezlekede, bebeklere yapılması gereken ancak yapılmayan tedavi ve bakım yöntemlerine yer verilerek, hastaya pasif ötenazi (Türkiye’de aktif ve pasif ötenazi uygulanmamaktadır. Kalp atımı tespit edilen her yenidoğan uygun canlandırma ve tedavileri alma hakkına sahiptir.) uygulandığı ve yenidoğan bebeklerin yüzde 90’ının hayat haklarının ellerinden alındığı vurgulandı.
11 Ekim’de, Savcı Y.E’nin tehdit edilmesine ilişkin soruşturmada, kimliği belirlenen şüphelileri yakalamak için operasyon düzenlendi ve şüpheliler gözaltına alındı.
14 Ekim’de emniyette işlemleri tamamlanan şüphelilerden 4’ü serbest bırakılırken, aralarında 2 avukatın da bulunduğu 8 zanlı Büyükçekmece Adliyesi’ne sevk edildi. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği 8 şüpheliden 5’inin tutuklanmasına, 3’ü hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.
16 Ekim’de fezlekenin gönderildiği Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı iddianame hazırladı.
İddianamede, ölen 10 bebek “maktul”, 5 kişi “müşteki”, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İstanbul İl Müdürlüğü “suçtan zarar gören”, 19 hastane ve sağlık şirketi “malen sorumlu”, 47 kişi de “şüpheli” olarak yer aldı.
Doktor şüpheli Fırat Sarı’nın elebaşısı olduğu suç örgütünün sevk ve idaresini doktor şüpheli İlker Gönen ile 112 Acil Çağrı Merkezi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir’in yaptığı belirtilen iddianamede, suç örgütünün esas amacının işletmesini devir aldıkları yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin 112 sevk sistemini bertaraf ederek doluluğunu sağlamak, hastaların basamaklarıyla oynama yaparak SGK’den üst sınırdan ödeme almak olduğu aktarıldı.
Şüpheli Fırat Sarı’nın elebaşısı olduğu suç örgütünün Akabe Sağlık Tesisleri AŞ’ye ait özel Avcılar Hospital, Özel İstanbul Şafak Sağlık Hizmetleri AŞ’ye ait Özel Avrupa Şafak Hastanesi ve Özel İstanbul Şafak Hastanesi, Medilife Sağlık Hizmetleri ve Yonca Sağlık Hizmetlerine bağlı Özel Bağcılar Medilife Hastanesi ve Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi, Refik Arslan AŞ’ye bağlı Özel Bağcılar Şafak Hastanesi, Beymed AŞ’ye ait Özel Birinci Hastanesi, Doğamed AŞ’ye ait Özel Doğa Hospital, Reyap AŞ’ye ait Özel Reyap İstanbul Hastanesi ve Çorlu Reyap Hastanesi, Ekip Sağlık AŞ’ye ait Özel TRG Hospitalist Hastanesi, Esenler Güney Hastanesi ve Silivri Kolan Hastanesi’nin yenidoğan yoğun bakım ünitelerini kiralayarak işletmesini devraldığı ve söz konusu hastanelerin tamamında doktorlar yerine hemşirelerin sağlık hizmeti sunduğu aktarıldı.
İddianamede, şüpheliler Fırat Sarı ve İlker Gönen’in 10 kez “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “nitelikli dolandırıcılık”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve 11 kez uygulanmak üzere “resmi belgede sahtecilik” suçlarından toplamda 177 yıl 6’şar aydan 582 yıl 9’ar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
Şüpheli Gıyasettin Mert Özdemir hakkında ise “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapis istendi.
Aralarında doktor, hemşire ve sağlık görevlilerin de bulunduğu 18 şüpheli hakkında da bebeklerin ölümüne ilişkin “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi” suçundan 10 ila 437 yıl 6 ay arasında hapis cezası talep edildi.
Bu arada, Savcı Y.E’nin tehdit edilmesine ilişkin soruşturma devam ediyor.
Yenidoğan çetesi” soruşturmasında İstanbul’daki 9 özel hastanenin ruhsatı iptal edildi
112 Acil Çağrı Merkezi’nde çalışan kişilerle ortak hareket edilerek, bebek acil hastalarının önceden anlaşılan özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edilip ölümlerine sebebiyet verildiği ve haksız kazanç sağlandığı iddiasına ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul’daki 9 özel hastanenin yönetimine ruhsat iptal kararı tebliğ edildi.
Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünden İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne yazı gönderildi.
Yazıda, “Teftiş Kurulu Başkanlığının 28 Eylül 2024 tarihindeki sayılı inceleme raporu ve ekleri ile mezkur rapora istinaden Bakanlık makamından alınan 18 Eylül 2024 tarihli onay gereği alınmış olunan ve yazı ekinde yer alan makam onayları doğrultusunda işlem uygulanması, uygulanan bu işlemlerin Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin ‘Faaliyetin durdurulması durumunda hastalara ilişkin işlemler’ başlıklı 65/A maddesinde yer alan ‘Özel hastanenin tamamında veya bir kısmında faaliyetin geçici olarak durdurulması veya ruhsatın iptal edilmesi söz konusu olduğunda müdürlük tarafından öncelikle mevcut yatan hastalarla ilgili tespit yapılır. Nakli mümkün olmayan hastaların tedavilerinin tamamlanmasından ve nakli mümkün olanların da diğer hastanelere nakillerinden sonra özel hastanenin faaliyeti durdurulur. Bu durumdaki hastanelere yeni hasta kabulü yapılamaz.’ hükmü doğrultusunda yürütülmesi hususunda bilgilerini ve gereğini rica ederim.” ifadelerine yer verildi.
Söz konusu yazı üzerine soruşturmada adı geçen Özel Avcılar Hospital, Özel TRG Hospitalist Hastanesi, Özel Birinci Hastanesi, Özel Güney Hastanesi, Özel Bağcılar Medilife Hastanesi, Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi, Özel Reyap İstanbul Hastanesi, Özel Şafak Hastanesi Bağcılar ve Özel Silivri Kolan Hospital’ın ruhsatları iptal edildi.
Karar hastanelere tebliğ edildi
Kararın ardından İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü görevlileri polis eşliğinde ilgili hastanelere gitti.
Hastane yönetimiyle görüşen ekipler, ruhsat iptali kararını bu kişilere tebliğ etti.
İlgili kararın muhataplara tebliğinin ardından bazı hastanelerin tabelaları sökülmeye başlandı. Polis ekipleri, hastanelerin çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı.
Bazı vatandaşlar, kapatılan hastanelerde tedavi gören yakınları için hastanelere geldi.
Özel Güney Hastanesinin kapısına “Hastanemizde tedavi ve hasta bakım hizmetleri durdurulmuştur.” yazısı asıldı. Bazı hastane personeli mesai arkadaşlarıyla vedalaşarak binadan ayrıldı.
Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesinin çalışanları, alınan kararı alkışlarla protesto etti, bazılarının ağladığı görüldü. Çalışanların buradaki bekleyişi sürüyor.
Özel TRG Hospitalist Hastanesinin binasının yanında bulunan Bağcılar Ülkü Ocakları üyeleri, slogan atıp hastaneyi protesto etti.
Tebliğin ardından, Reyap Hastanesi yazısı brandayla örtüldü. İşlemlerin tamamlanması sonrası hastanenin mühürleneceği öğrenildi.
Hastaların sevki başladı
Ekipler tebliğ sonrasında hastanelerden ayrılırken, buradaki hastaların kamu hastanelerine sevki için çalışma başlatıldı.
Müdürlük koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, yenidoğan ve durumu ciddi olan hastalar öncelikli olmak üzere, hastaların ambulanslarla kamu hastanelerine sevk edilme işlemlerine başlandı.
Bazı hasta yakınları, durumu ağır olmayan hastalarını kendi imkanlarıyla hastanelerden alarak evlerine götürdü.
Mağdurlar hastane önlerine geldi
Ruhsatları iptal edilen hastanelerde daha önce tedavi gören ya da hayatını kaybeden çocukların aileleri de hastane önlerinde toplandı.
Özel Avcılar Hospital’da torunu daha önce tedavi gören bir kadın, hastane önüne gelerek tepki gösterdi. Doğduktan sonra 2 ay boyunca torununun hastanede kaldığını söyleyen kadın, burada durumunun kötüleştiğini, çıkarıp eve götürdüklerinde kendine geldiğini anlattı.
Özel Güney Hastanesine gelen Nazlı ve Mesut Ahi çifti, 2023’te bebeklerinin 3 gün boyunca hastanede tutulduğunu, daha sonra Bağcılar Medilife Hastanesine sevk edildiğini söyledi.
Gözyaşlarını tutamayan anne Nazlı Ahi, tedavinin 6’ncı gününde bebeğinin öldüğü haberini aldıklarını belirterek “24 Nisan 2023’te doğum yapmıştım. Çocuğumu kaybettim, mağdurum. Bunun sonuçlanmasını istiyorum. Doğum yaptığım gece bebeğim gayet iyi, sağlıklıydı. Ertesi gün, ‘Bebeğin üç damarında tıkanıklık, hipertansiyon, solunum sıkıntısı var.’ dediler ve çocuğu üç gün yatırdılar. Sonra dediler ki ‘Çocuğu sevk ediyoruz.’ Medilife Hastanesine sevk edildi.” dedi.
Anne Ahi, çocuğunun kendisine gösterilmediğini ve toplamda 6 gün hastanede kaldığını anlatarak “Çıkmasınlar içeriden. İçim kan ağlıyor dünden beri. Ben bir anneyim. Bu anneye yapılmaz. 3 tane daha çocuğum var, onlar gayet sağlıklı. Onlar devlet hastanesinde doğdular. O zamandan şüphelerim vardı. Çocuğum parçalansın, otopsi olsun istemedim. Şikayetçiyim. Bu davanın arkasındayım. Asla peşini bırakmayacağım. Deselerdi ki ‘Çocuğunuz için para istiyoruz.’ ben onlara trilyonlar verirdim ama çocuğumu benden almasalardı.” diye konuştu.
Özel Avcılar Hospital’da dünyaya gelen bebeği tedavi altında olan Ercan Gökdoğan ise “Bebeğim 15 Ekim akşamı, saat 19.00 gibi dünyaya geldi. 2-2,5 saat bizim yanımızda durdu. Bebek annesini emmediği için solunum sıkıntısı var dediler, yoğun bakıma aldılar. Kuvöze aldılar. Pazartesi, çarşamba, cuma görüş günleri var. Annesinden süt sağıp getiriyorum ve çocuğumu görüyorum. Onda herhangi bir sıkıntı yok. Annem ve kardeşim bugün süt getirmeye gelmişlerdi. Haberi görür görmez buradan ayrılmamalarını söyledim. Yoğun bakım ünitesine bakan doktor var. Onunla görüştük. Evrakımızı hazırladık. Birazdan başka bir hastaneye sevkini alacağız çocuğumuzun. Endişe etmiyorum, gördüm çünkü çocuğumu az önce, herhangi bir sıkıntısı yok.” ifadelerini kullandı. (AA)
Yenidoğan bebek çetesi olarak kamuoyuna yansıyan oluşumla ilgili kamuoyunun ve siyasilerin tepkisi büyüyor.
Bu çetenin, İstanbul’da 112 Acil Çağrı Merkezi’nin kimi çalışanlarıyla ortak hareket ederek acil sağlık durumu olan bebekleri özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk ettiği, bundan haksız kazanç sağladığı ve bazı bebeklerin ölümlerine sebebiyet verdiği iddia ediliyor.
Bu çeteyle ilgili olarak İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün ihbarı üzerine Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinasyonunda 21 Mayıs 2023 tarihinde soruşturma başlatıldı.
20 Haziran 2023 tarihi itibarıyla iki ayrı operasyonla şüpheliler gözaltına alındı.
30 Ağustos 2024’te tutuklu şüphelilerin avukatının soruşturmayı yürüten savcıyı tehdit ettiği basına yansıdı.
Eylül ayında ise Bağcılar Özel Şafak Hastanesi’nin faaliyeti askıya alındı.
22’si tutuklu olan 47 şüpheli hakkındaki iddianame 16 Ekim’de hazırlandı.
Ayrıca Özel Avcılar Hospital Hastanesi, Özel TRG Hospitalist Hastanesi, Özel Birinci Hastanesi, Özel Güney Hastanesi, Özel Bağcılar Medilife Hastanesi, Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi, Özel Reyap İstanbul Hastanesi, Özel Şafak Hastanesi Bağcılar, Özel Silivri Kolan Hospital Hastanesi ve Çorlu Reyap Hastanesi’nin ruhsatları iptal edildi.
SGK ise soruşturma yapılan SGK sözleşmeli hastanelere yönelik incelemelerin üç başmüfettiş ile üç müfettiş tarafından yürütüldüğünü aktardı.
Aynı zamanda mevzuat çerçevesinde SGK’nın anlaşmalı hastaneleri yalnızca fatura ve mali yönden denetlediği belirtildi.

Özel’den çağrı: “Gelin kamulaştıralım”
Bakırköy Savcılığı tarafından hazırlanan 400 sayfalık iddianame detaylarının basına yansıması üzerine kamuoyundan ve siyasilerden tepkiler geliyor.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, konuyla ilgili X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “Bir baba olarak çok üzgünüm. Halkımızın üzüntüsünü de en derinden paylaşıyorum. Haksız kazanç elde etmek için cennet kokulu bebeklerimizin hayatını hiçe sayan bu vicdansızların hak ettikleri cezayı alması için konunun takipçisi olacağım” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise çeteyi araştırması için parti temsilcilerinden bir heyetin kurulduğunu aktardı
Özel ayrıca, “Getirin, o hastanelerin hepsini bir gecede kamulaştıralım Meclis eliyle” açıklamasında bulundu.
CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na istifa çağrısı yaparak, “Başka bir ülkede olsa hükümet istifa ederdi. Bizde ise sorumluluğu olan siyasiler büyük bir yüzsüzlük ve pişkinlikle koltuğa yapışıyorlar” dedi.
Yücel, bebek ölümlerinde eski sağlık bakanı Fahrettin Koca ve ondan önceki Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun da sorumluluğu olduğunu söyledi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ise açıklamasında yasal sürecin devam ettiğini vurgulayarak, “Bu illegaliteyi yapan, insanlıktan nasibini almamış insanlarımızla, gerçekten Türkiye’de sağlık hizmetini özveriyle sunan, gece gündüz çalışan, kendini insanlığa adamış sağlık çalışanlarımızın bir tutulmasını istirham ediyorum” diye de ekledi.
“Korku filmi gibi”
İstanbul Tabip Odası ise yaşananlar ile ilgili olarak, “Sağlığın alınır satılır bir meta, hastaların müşteri, sağlık kuruluşlarının ise ticarethane durumuna getirilmesinin sonucudur” yorumunda bulundu.
“Bu gibi olayların yaşanmaması için uygulanmakta olan sağlığı piyasa dinamiklerine terk eden, özelleştirmeyi amaçlayan ve amacı kâr etmek olan politikalar terk edilmeli, sağlık giderleri genel bütçeden karşılanmalı, bütçeden sağlığa ayrılan pay artırılmalıdır” diyen kurum, yoksa bu gibi olayların daha çok yaşanacağı uyarısında bulundu.
Diken haber sitesine konuşan Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Başkanı Reşat Bahat ise şaşkın olduğunu söyledi:
“Hem yenidoğan hem de erişkin hem de kardiyolojik yoğun bakımdan bu kadar zarar ederken böyle bir işe nasıl tevessül edilir, nasıl kâr temin ettiler anlamış değilim. Hekimliğe ve sektöre büyük zarar verdiler. Bunun hiç iyi sonuçları olmayacak.”
Dönemin İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Özel Hastaneler Denetim Birimi’nde uzman olarak görev yapan Dr. Malik Türkay Esin ise DHA’ya soruşturmanın nasıl başladığını ve yürütüldüğünü aktardı.
Esin, “Kayıtları dinlemesem, görmesem, bunun bir korku filmi, sağlık camiasını kirletmek amacıyla yapılabilecek bir iş olduğunu düşünürdüm. Bir insan olarak bunun yapılabilmesi hakikaten ciddi bir patoloji. Hele bir de bebeğe yapılmasını aklınız kabul etmiyor” dedi.

Müezzinoğlu’nun hastanesi de iddianamede geçiyor
İddianamede ayrıca eski sağlık bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun hastanesi Özel Avcılar Hospital’ın da ismi var.
Müezzinoğlu, Oda TV’ye yaptığı açıklamada, “Yüzlerce çalışanımız oldu. Kimse yanlış yapmadı diyemeyiz. İddianameye bakmadım, kamuoyuna yansıyan dışında da bir bilgim yok. Ancak hastane yönetiminden bilgi aldım, o yüzden içim çok rahat. Çalışma arkadaşlarım işlerini iyi yapan kişilerdir” dedi.
Ancak hastane de ruhsatı iptal edilen hastaneler arasında yerini aldı.
Eski AKP MKYK Üyesi Mücahit Birinci ise, “Çete mete değil. Türk milletinin geleceğine kasteden Siyonist bir terör örgütüdür” ifadelerini kullandı.
Birinci’nin sözlerine tepki gösteren Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da, “Sağlıkla ilgili yasaları siz çıkarıyorsunuz. Siyonistler Gazze’de bebek ve çocuk öldürüyor. Buradaki çetelerden siz sorumlusunuz” dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafını paylaşarak gündemle ilgili Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’ndan bilgi aldığını aktardı.
Özgür Özel: ‘Yenidoğan çetesinin hastanelerine el koyalım!”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Büyükşehir Belediyesi Fuar Merkezi’nde, Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in “6. Ay Tanıtımı” toplantısına katıldı.
Bazı hastanelerin adının da geçtiği İstanbul’daki “Yenidoğan çetesi” soruşturmasına değinen Özel, bebek ölümlerinin kimsenin aklından çıkmadığını, bu soruşturmaya bulaşan herkesin hesabını vermesi gerektiğini ifade etti.
Özel, soruşturmada bir ismin CHP ile ilişkilendirildiğini, gerekli kontrolü yaptıklarında söz konusu kişinin üyeleri olmadığını gördüklerini belirterek, yine de parti olarak gereken hassasiyeti göstereceklerini kaydetti.
Soruşturmada Sağlık Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ihmalleri olduğunu, denetim konusunda üzerine düşeni yapmadıklarını öne süren Özel, benzer bir soruşturma başlatılması durumunda benzer tablonun diyaliz hastaları başta olmak üzere farklı hastalıklar üzerinde de çıkacağını iddia etti.
Özel, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiğini, FETÖ’nün mülklerine KHK ile el konulduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu: “Şimdi OHAL’e gerek yok, OHAL kanun yetkisini kullanalım. Eğer varsanız, zaten yeterli milletvekili sizde var. 128 milletvekili de bizde var. FETÖ’nün yaptırdığı hastane ve okullarına nasıl KHK ile el konulduysa, bu işe bulaşan hastanelere salı günü Meclis’te hep beraber el koyalım.”
Haber ajansları

















