Stratejik değeri yüksek, rezervi en büyük demir madeni, Divriği Demir Madeni’miz, özelleştirmeciler tarafından kapatılıyor.
Kapatılan bu maden, sadece demir-çelik fabrikalarımızın değil, inşaat ve otomotiv sektörünün, gemicilik ve demiryolu sanayisinin, havacılık ve metal sektörünün, daha onlarca sanayinin hammaddesidir.
Unutmayalım ki Fransa, Almanya, İngiltere, Amerika, Çin başta olmak üzere sanayi ülkelerini, Avrupa Birliği denilen emperyalist gücü yaratan da, yine demir-çelik ve kömür birliğidir.
Unutmayalım ki, demir madeni köleliğin kilidini açan madendir.
Tarımda, sanayide ve savunmada güçlü olmayan ülkeler başkasının esiri olurlar ve bu gerçeği bugünlerde yeniden görüyoruz.
Atatürk bu gerçeği gördüğü için, savaştan çıkan Cumhuriyetimizin ilk işi, demir çelik fabrikası kurmak, fabrikaların ihtiyacı olan madeni kendi topraklarımızda çıkarmak olmuştur.
Divriği Demir Madeni bu amaçla işletmeye açıldı.
Karabük, Ereğli ve İskenderun Demir Çelik Fabrikaları bu amaçla kuruldu.
Ereğli Kömürü ve diğer madenler bu amaçla millileştirildi.
MTA bu amaçla kuruldu, TDÇİ, ETİ madencilik, Etibank bu amaçla kuruldu.
Yabancıların madenlerden kovulduğu, madenleri millileştirilmiş ve kamulaştırılmış, sanayisi ve savunması güçlü bir Türkiye için çalıştı cumhuriyet ve bunu yarattı.
Ancak özelleştirmeci hükümetler, cumhuriyetin her şeyini sattıkları gibi, madenleri ve demir çelik fabrikalarını da sattılar.
Bu vatana ihanetti, geçmişimize ve geleceğe ihanetti.
Ancak satılan kurumları alanlar, kurumun zenginliklerini yağmalamakla yetinmediler. İlk fırsatta milli kurumları kapattılar, yabancı malları soktular ülkeye. Ülkemizi ithal ürünlere, yabancı tekellere işgal ettirdiler.
Bu da ikinci ihanetti, vatana ihanetin katmerlisi idi.
KURTULUŞ SAVAŞINDAN, İRAN SAVAŞINDAN DA MI DERS ALMADINIZ?
Tarımda, sanayide ve savaş gücünde milli değilseniz, Kurtuluş Savaşı da, Çanakkale Savaşı da boşa gitmiş demektir.
47 yıllık kuşatma ve ambargo yaşayan İran, dünyanın en büyük eşkıyası ABD’yi ve 70 yıldır Arap dünyasına kan kusturan İsrail’i, nasıl oluyor da perişan edebiliyor?
Açıktır ki madenleri, sanayisi ve teknolojisi devlete aittir ve bilime önem vermektedir.
Hemen yakınımızda bu örnek varken, asıl önemlisi kendi Kurtuluş Savaşımızın büyük deneyi varken madenleri satmak ve kapatmak, hele de ülkemizin en büyük demir madenini kapatmak, büyük suçtur, vatana ihanetin ta kendisidir.
SUÇLULAR DERHAL TUTUKLANMALIDIR!
Yok edilen sadece Divriği Demir Madeni ve Divriği’nin geleceği değil, ulusal bağımsızlığımızdır.
Yok edilen, bir bütün olarak ekonomidir, devletin savunma kapasitesidir.
Türkiye’nin en büyük demir madenini kapatanlar, 30 yıldır Divriği ve Hekimhan madeninin kaymağını yiyerek semizleşenlerdir.
30 yıldır maden yağmasıyla yetinmeyip, üzerine ikram edilen Ereğli ve İskenderun Demir Çelik Fabrikalarının gelirlerini sömürerek semizleşenlerdir.
Madenlere ve fabrikalara taşeronlar sokan, işçileri azgınca sömürenlerdir.
Yıllarca işçileri iliğine kadar sömüren, “daha ucuz” diye ithal maden getirmeye kalkan, posası çıkarılmış sebze gibi işçileri sokağa atan, vatan ve millet değerleri körelmiş aç gözlülerdir.
Dünya savaşa doğru giderken, Türk Ordusu ile bağlantılı OYAK’ın, en zengin demir madenimizi kapatarak ithal madene yönelmesi, sadece vicdansızlık değil, büyük cehalettir, izansızlık ve akılsızlıktır.
Cumhuriyetin hazinelerini sömüren, yerli madenlerimizi kapatarak daha ucuz diye ithal madene yönelen, posası çıkarılınca işçileri sokağa atanlar, ülkenin bugününü ve geleceğini karartmakta, vatana ihanet suçu işlemektedir.
Suçludurlar, suç işlemektedirler.
Cumhuriyet Savcılarımızı ulusal değerlerimize sahip çıkmaya, suça karşı harekete geçmeye çağırıyoruz.
Suçlular derhal tutuklanmalıdır.
AKP iktidarını göreve çağırıyoruz!
Madenleri satarak ve kapatılmasına ses çıkarmayarak işlediğiniz suçu telafi etmek elinizde.
Madenler derhal yeniden kamulaştırılmalıdır.
Yeniden üretime açılmalı, eksik olan teknolojik yatırım derhal yapılmalıdır.
İthalat, yerli üretim yetmediği takdirde ve sadece ihtiyaç kadar yapılmalıdır.
İşten çıkarılan işçiler derhal işbaşı yaptırılmalı, boşta geçen sürelerinin ücretleri eksiksiz ödenmelidir.
Milletimizi, işçi sınıfımızı ve bütün sendikalarımızı, Türkiye’nin bu yerine konulamaz değerine ve işçilerimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Sosyalist Cumhuriyet Partisi


















